{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/353 <br>KARAR NO: 2024/450<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/09/2020<br>NUMARASI: 2018/39 Esas -  2020/454 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin davalıya satmış olduğu bir takım ürüne karşılık 17/02/2017 tarihli ve ... seri numaralı 10.022,40 TL meblağlı fatura düzenlediği, davalının fatura borcunu ödememesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe yapmış olduğu itiraz üzerine işbu davanın açılması zaruretinin doğduğu belirtilerek; davalının  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Takibe dayanak edilen faturanın müvekkili şirket yetkilileri tarafından ödendiğini, müvekkili şirketin davacı taraftan 2-3 yıllık süre boyunca değişik zamanlarda peynir satın aldığını ve alının peynirlerin bedellerinin her alışveriş sırasında elden ödendiğini savunmuş, davanın reddine karar verilmesini, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"... Davacı yanca ödeme olgusunun ispatlanamamış olduğu, davalı yanın itirazlarında haksız olduğu, icra takip tarihi itibarı ile davacı yanın icra takibine konu fatura alacağından dolayı 10.022,40 TL alacaklı olduğu, davacının davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmış, davanın kabulü ile davalı borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına ve ayrıca alacak likit kabul edildiğinden hükmolunan 10.022,40 TL alacağın %20 sine tekabül eden 2.004,48TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı davasındaki iddiasını kanıtlayamadığını ve usulüne uygun defter tutmamış olduğunu, dolayısı ile mahkemenin vermiş olduğu karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine; hükmün bozulması yerine, davanın Bölge Adliye Mahkemesi’nde yeniden görülmesine karar verilirse; ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılmasını ve duruşmalı yapılacak istinaf incelemesi neticesinde yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava taraflar arasında ticari satıma dayalı düzenlenen faturaya dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça davalı hakkında İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... E. Dosyası ile \"17/02/2017 tarihli ... sıra nolu faturaya istinaden ödenmeyen 10,022,40 TL\" borcun sebebi gösterilerek ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın borca itirazı ile takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. İlk derece mahkemesinde dosyaya alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne   karar verilmiştir.  Karara karşı davalı vekili yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı  ve davanın kanıtlanmış olup olmadığı noktasındadır. Davacı defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelmesi sonucu düzenlenen 13/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda davacı ticari defterlerinin yasal tasdiklerinin süreside yapıldığı ve usulüne uygun tutulduğu belirlenmiş olmakla davalının bu yöne ilişen istinaf istemi yerinde değildir Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı).  Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan  bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza  uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu  sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder.  Davacının düzenlediği faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Davalı taraf faturayı ödediğini savunmuş ve kendi ticari defterlerinde ödeme kaydı yapmış ise de ödemeye dair herhangi bir belge sunulmadığı gibi kendi ticari defterlerindeki kayıtların da dayanağı tediye belgesinin bulunmadığı bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Davalı taraf delil listesinde yemin deliline dayanmış ancak mahkemece kendisine verilen kesin süre içinde yemin metnini sunmadığından yemin delilinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Bu durumda davacının alacağını her iki tarafın ticari defterlerine kaydedilen fatura ile ispatladığı, buna karşılık ödeme itirazında bulanan davalının bu savunmasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 172,00 TL harcın, alınması gerekli olan 684,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 512,63 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2024\t </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e88c7af08ecbd97","SID":"9a98ae622105c376"}}