{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/481 <br>KARAR NO: 2024/566<br>KARAR TARİHİ: 18/04/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:  23/01/2024 (Ek Karar)<br>NUMARASI: 2023/119 D.İş -  2023/117 D.İş Karar<br>TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/04/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; talep konusu edilen alacağın, Deniz İş Kanunu'na tabi iş akdinden kaynaklanan bir işçilik alacağı olduğunu, talep eden tarafından dosyaya sunulan iş akdinden de açıkça görüldüğü üzere talep edenin çalıştığı gemi Türk Bayraklı olmakla bu gemideki çalışmaların çözümünde bakılacak kanun Deniz İş Kanunu olduğunu, ihtiyati haciz talep edilen alacağın yargılamayı gerektirdiğini, müvekkili şirketin, iddia ve talep konusu alacağın yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınması halinde ödemeden kaçınan yahut maddi anlamda aciz bir şirket olmamakla 200.000,00 TL civarındaki bir tutar için ihtiyati haciz talep edilmesi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, talep edenin söz konusu bakiye ücrete hak kazanmamış olduğunun ekte sunulan istifa dilekçesi ile  sabit olduğunu, talep edenin  müvekkili şirkete ait gemiden kendi isteği ile sunduğu dilekçe akabinde ayrıldığını, dolayısıyla bakiye ücret talebi haksız olduğunu, söz konusu ihtiyati haciz talebinin görevli mahkemeden talep edilmediğini, talep eden tarafından 200.000,00 TL gibi düşük bir tutar için seferden men gibi müvekkil şirket açısından telafisi mümkün olamayacak yaptırımlara başvurulduğunu belirterek  ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>CEVAP: İhtiyati haciz isteyen vekili itiraza karşı cevap dilekçesinde özetle: TTK 1320.maddesinde gemi alacakları başlıklı olup 1a maddesinde ise ülkelerine getirilme giderleri de dahil gemi adamlarının ücretleri gemi alacağı olarak sayıldığını,  TTK 1352 ise  hangi alacakların gemi alacağı kapsamında olduğunun sayıldığını, Buna göre 1352/L bendi gereğince gemi adamları ücret alacağı gemi alacağı kapsamında olduğundan dolayı ihtiyati haciz talep edileceği belirtildiğini, davalı  tarafın talep edenin ücretini ödemediğini, müvekkilinin yurt dışında gemide iş kazası geçirdiğini ve bu yönde raporu olduğu  halde davalının, müvekkilini çalıştırmaya devam ettiğini, müvekkilinin de haklı olarak kendisini raporlu olduğu halde çalıştıran ve ücretini ödemeyen işyerinden ayrılmak istediğini beyanla itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ek kararı veren ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"İtiraza konu olan Mahkememizin 28/12/2023 tarihli ve 2023/119 D.İŞ 2023/117 karar sayılı kararı ile \"Talep edenin talebinin KABULÜ ile, 6.660,00 USD ücret alacağı ile sınırlı olmak üzere... Nolu   Türk Bayraklı ... isimli geminin ihtiyaten haczine  karar verilmiştir. Söz konusu karara itiraz nedeniyle 23/01/2024 tarihinde yapılan mürafa duruşmasında muteriz vekili beyanında;  İtiraz dilekçesini tekrar ettiğini, bakiye alacağa yönelik taleplerin yerinde olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, çalıştığı döneme ilişkin olarak  yapılan ödemelerin mevcut olduğunu, bu nedenle taleplerinin kabulünü talep etmiştir. İİK'nun 265.maddesinde; borçlunun ihtiyati haciz kararına karşı, ihtiyatin haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak itiraz edebileceği hükmü düzenlenmiştir. İtiraz eden vekili, talep edenin kendi isteği ile işten ayrıldığını, talebin bakiye ücret alacağına ilişkin olduğunu ve yargılamayı gerektirdiğini ileri sürmüş ise de gemi adamının 27/11/2022-06/02/2023  tarihleri arasında gemide çalıştığının dosyaya sunulan hizmet belgesi ile ispatlandığı, talep eden vekilinin sunmuş olduğu dekonta göre Ocak ayı maaşının ödenmiş olduğunun anlaşıldığı, itiraz eden tarafından çalışılan diğer sürelere ilişkin olarak ödeme yapıldığının ortaya konulamadığı görülmektedir. Bu kapsamda incelenen itirazın neticesinde, TTK'nun 1353.maddesi bendleri uyarınca deniz alacağı niteliği taşıyan ve TTK'nun 1362.maddesine göre yaklaşık ispat kurallarına göre ispatlanan alacaktan dolayı mahkememiz tarafından verilen ihtiyati haciz kararının yerinde olduğu anlaşıldığından  ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine, \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın, Deniz İş Kanunu'na tabi iş akdinden kaynaklanan bir işçilik alacağı olduğunu, nitekim, talep eden tarafından dosyaya sunulan iş akdinden de açıkça görüldüğü üzere talep edenin çalıştığı gemi Türk Bayraklı olmakla bu gemideki çalışmaların çözümünde bakılacak kanunun Deniz İş Kanunu olduğunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun \"Görev\" başlıklı 5. maddesinin ilk fıkrasının a bendinde iş mahkemelerinin hangi davalara bakmak için görevli olduğu düzenlenmiş ve \"..5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,\" bakmaya iş mahkemelerinin görevli olduğunun belirtildiğini, ihtiyati haciz talebine konu alacağın hizmet akdinden kaynaklanan bir alacak olduğuna şüphe bulunduğunu dolayısıyla 2011 yılında kabul edilen TTK sonrasında 2017 yılında ilan edilen İş Mahkemeleri Kanunu her türlü hizmet akdinden kaynaklanan uyuşmazlığın İş Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini açık şekilde düzenlemiş olduğundan talep edenin iddiasına konu alacağın iş mahkemelerinde değerlendirilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde talep edenin iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, ihtiyati haciz talep edilen alacak yargılamayı gerektirdiğini, davalı şirket, iddia ve talep konusu alacağın yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınması halinde ödemeden kaçınan yahut maddi anlamda aciz bir şirket olmamakla 200.000,00 TL civarındaki bir tutar için ihtiyati haciz talep edilmesi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu nitekim, talep eden tarafından ihtiyati haciz kararının icraya konu edildiği İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından davalı şirkete ait geminin seferden meni dahi talep edildiğini, 200.000,00 TL'lik bir iddia ve talebe karşılık herhangi bir ödeme güçlüğü içinde olduğuna dair bir emare taşımayan şirketin gemisine seferden men kararı istemenin kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu, ileride yapılacak yargılama savunmaların kapsamlı şekilde sunulacağını ifade etmekle birlikte, ekte gemi adamına yapılan ödemelerin bir kısmını gösterir dekontlar sunulduğunu, ödemeyi gösterir belgelerin her aşamada sunulabileceği göz önünde bulundurularak dekontların dikkate alınmasını, söz konusu ihtiyati haciz talebinin görevli mahkemeden talep edilmediğini, devamında ise talep edenin davalı şirketten herhangi bir hak ve alacağı olmadığı, en azından bu talep ve iddiaların yargılamayı gerektirir nitelikte olması, talep eden tarafından 200.000,00 TL gibidüşük bir tutar için seferden men gibi davalı şirket açısından telafisi mümkün olamayacak yaptırımlara başvurulmuş olması birlikte değerlendirilerek, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. İhtiyati haciz isteyen vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: 1352/L bendi gereğince gemi adamları ücret alacağı gemi alacağı kapsamında olduğundan dolayı ihtiyati haciz talep edileceğinin belirtildiğini bu hususun TTK da yer aldığını, iş kanunda veya deniz iş kanunda değil TTK 4. maddesinde ise TTK da düzenlenen kanun maddeleri nedeniyle davaının hangi mahkemede görüleceğinin belirtildiğini, davalının ısrarlı olarak 200.000 TL düşük tutarlı miktar için seferden men talep edilmeyeceği yönünde iddiada bulunduğunu oysa ihtiyati hacizi düzenleyen TTK 1352 vd maddelerinde rakam sınırlaması bulunduğunu, davalının ibraz ettiği dekontlar ile tüm borcunu ödediğini ispatlayamadığını, sadece maaş değil fazla mesai ve izin parası da dahil olarak yazıldığını, ayrıca dekontların toplam tutarı 288.071 TL olmasına karşılık davacının çalışma süresi sonucunda alacağı ise yaklaşık Türk Lirası cinsinden 550.000 TL olduğunu, davalının davacının çalışma sürelerine ve ücretine itiraz etmediğini, çalışma süresi ve çalışma ücreti hesaplandığında bile davalının davacının ücretini ödemediği açıkça ortaya çıktığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep,  gemi adamı alacağına dayalı olarak verilen geminin ihtiyati haczine ilişkin kararın itirazen kaldırılması, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati hacze karar veren mahkemenin görevli olup olmadığı ve ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz isteyen tarafça,  ... Gemisinde uzakyol 1. zabit olarak çalıştığını ancak 37 günlük ücret alacağının ödenmediğinden bahisle, gemi üzerine ihtiyati haciz konulması talep edilmiş, mahkemece talep kabul edilerek geminin ihtiyati haczine karar verilmiştir.  Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden tarafından, ilk derece mahkemesinin görevli olmadığı ve ihtiyati haczin şartlarının bulunmadığı iddiasıyla gemi üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır. İhtiyati haciz istemi bakımından görevli mahkemeye ilişkin TTK'nın 1352 ve devamı maddelerinde ile İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu halde, ihtiyati haczin ihtiyati tedbirin özel bir türü olması nedeniyle ihtiyati tedbire ilişkin düzenlemelere göre ihtiyati haciz talebinde görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Bu açıklamalar ışığında, ihtiyati haczin, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilmesi gerekir. Esas hakkında görevli olan mahkeme ise göreve ilişkin HMK'daki genel hükümlere ve özel kanunlardaki düzenlemelere göre tayin edilir. İhtiyati haciz kararı görevsiz mahkeme tarafından verilmiş ise, borçlu, ihtiyati haciz kararına  karşı görev itirazında bulunabilir. Her ne kadar İİK'nun 265. maddesinde görev itirazı ayrıca yazılı değilse de, görev kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca her aşamada ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da her aşamada resen nazara alınır. Ancak, itirazı inceleme görevi ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye ait olup, mahkemece itiraz varit görürse ihtiyati haciz kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Buna göre, mahkemenin ihtiyati haciz talebi bakımından görevli olmaması halinde görevsizlik kararı değil, itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. 4857 sayılı İş Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “deniz ve hava taşıma işlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Deniz taşıma işlerinde çalışanlar 854 sayılı Deniz İş Kanununa tabidir. Gemiler aracılığı ile yapılan deniz taşıma işleri ayrı bir yasaya tabi olduğundan, 4857 sayılı Yasa'nın kapsamı dışında bırakılmıştır. Deniz İş Kanununun 46. maddesi uyarınca, “Bu kanun kapsamına giren gemi adamlarıyla bunların işveren veya işveren vekilleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında, 5521 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Hizmet aktinde ayrıca bir hüküm yoksa dava geminin bağlama limanında iş davalarını bakmaya yetkili mahkemede görülür.” Deniz İş Kanunu 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bir geminin Deniz İş Kanunu'nun kapsamına girebilmesi için denizlerde, göllerde ve akarsularda çalıştırılması, bu geminin Türk Bayrağı taşıması, geminin yüz ve daha yukarı grostonilatoluk olması gerekir. Maddenin 2. Fıkrasına göre de, aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğu takdirde, bu gemilerle, bu gemilerde çalışan ve çalıştıranlar Deniz İş Kanunu hükümlerine tabi olacakları gibi işverenin çalıştırdığı gemi adamı sayısı beş veya daha fazla bulunduğu takdirde başka bir şart aranmaksızın, başka bir anlatımla geminin grostonilatosuna bakılmaksızın, bu gemi Deniz İş Kanunu kapsamına giren bir işyeri olacaktır. Gemi yabancı ülke bayrağı taşıyor veya gemi Türk bayraklı olsa dahi yüz grostonilatoluk değilse ya da diğer belirtilen istisnai şartları taşımıyor ise bu gemide çalışanlar hakkında Deniz İş Kanunu uygulanamaz. Taşıma işinde çalışan bu gemideki işçiler de 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kaldığından, haklarında Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Öte yandan, 6102 sayılı Kanun'da, 6762 sayılı Kanun'un 1005 vd. maddelerinde yer verilen düzenlemeden farklı olarak kaptanın hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. Gemi adamlarının ücret alacaklarının gemi alacağı niteliğinde bulunması, davada rehin hakkı tesisi talebi bulunmadığı takdirde TTK'nın deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanmasını gerektirir nitelikte değildir(Yargıtay 11. HD'nin 09/07/2018 tarih ve 2016/14874 - 2018/5012 E-K). 25/10/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğü giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1-a maddesindeki düzenleme ile, 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemi adamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işlere iş mahkemelerinin bakacağı hüküm altına alınmıştır.  Somut olayda, geminin ihtiyati haczine ilişkin talep gemi adamının ücret alacağına dayalı olup söz konusu geminin Türk Bayrağı taşıdığı ve 100 grastonilatadan fazla olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlık Deniz İş Kanunu hükümlerine tabidir. Deniz İş Kanunu hükümlerine göre ise görevli olan iş mahkemesince geminin ihtiyati haczine ilişkin talebin değerlendirilmesi gereklidir.  Bu halde, ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın görev yönünden kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; TTK'nın 1353. maddesi bendleri uyarınca deniz alacağı niteliği taşıyan ve TTK'nın 1362. maddesine göre yaklaşık ispat kurallarına göre ispatlandığından bahisle İhtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle itiraz edenin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; İhtiyati hacze itiraz eden ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İstinaf incelemesine konu İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/119. D.İş sayılı dosyası üzerinden verilen 23/01/2024 tarihli ek kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-İhtiyati hacze vaki itirazın KABULÜ ile, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/12/2023 Tarih 2023/119 D.İş E. , 2023/117 D.İş K. sayılı kararı ile verilen ihtiyati haczin tüm neticeleri ile birlikte KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından yapılan masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesine göre 5.900,00 TL avukatlık ücretinin ihtiyati haciz talep edenden alınarak,  ihtiyati hacze  itiraz edene  verilmesine;  4-İhtiyati hacze itiraz eden vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 5-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 1.169,40 TL'lik yargılama giderinin ihtiyati haciz isteyenden alınarak İhtiyati hacze itiraz edene verilmesine, 6-İstinaf aşamasına ilişkin olarak ihtiyati haciz isteyen tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362(1)-f maddesi ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca  oy birliği kesin olarak ile karar verildi. 18/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e2ea15cb6b7996f","SID":"cdde9e61d37b1cc2"}}