{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/551 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1035<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02.02.2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/444 E.<br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Tedbire İtiraz<br>KARAR TARİHİ\t: 22.05.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22.05.2024<br><br>\tİzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.02.2024 tarih 2023/444 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden (davalı) vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tTALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkili şirketin ...bank'a ait 27.07.2020 çek basım tarihli, Z1033450 seri numaralı, 1.500.000,00 TL bedelli çeki kaybettiğini Haziran 2022’de fark ettiğini, 17.06.2022 tarihinde savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, ayrıca çekin iptali ve ödeme yasağı konulması talebiyle İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/493 E. sayılı dosyasında dava açtıklarını, çekin yaklaşık 1 yıl sonra, davalı ... tarafından cirolanmış halde davalı şirket tarafından 07.03.2023 tarihinde İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2023/2088 E. sayılı dosyasında icra takibine konulduğunu, davalı ...'ın müvekkil şirketin eski ortağı olduğunu, müvekkili şirketteki görevi nedeniyle çeki elde etmiş olduğunu ve geri teslim etmediğini, çekin davalı şirket lehine kötü niyetli bir şekilde doldurulduğunu, davalı ...’ın eşi dava dışı ...’ın davalı şirketin kurucusu olduğunu, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibin iptali amacıyla İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2023/179 E. sayılı dosyasında dava açtıklarını, ancak müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitinin esas hakkında yapılacak bir yargılamayı gerektirdiğinden işbu menfi tespit davasını açma zorunluluğu doğduğunu belirterek, İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2023/2088 E. sayılı dosyasının icrasının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, müvekkilinin takip konusu çekten <br>dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere hükmedilecek tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince 01.06.2023 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, İİK 72/2. maddesindeki şartlar oluşmadığından icra takibinin tedbiren durdurulması talebinin reddine, İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca takip konusu borcun %15'i oranında teminat yatırılması halinde İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2023/2088 Esas sayılı icra dosyasındaki paranın tedbiren alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. <br>\tİTİRAZ : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... Şti. vekili 02.02.2024 tarihli duruşmada, çekin zayi sebebiyle iptali için İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/493 E. sayılı dosyasında davacı yanın ileri sürdüğü hususların mahkeme içi ikrar olduğunu belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece,  kıymetli evrakın zayii iddiasıyla açılan davada ileri sürülen hususlar ile eldeki davada ileri sürülen hususların çelişki oluşturmadığı, mahkeme içi ikrar olarak değerlendirilen hususun tedbir kararının yeniden gözden geçirilmesini gerektirir bir durum olmadığı, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin kaldırılmasına dair istemin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı ... Şti. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Şti. vekili,  mahkemece verilen tedbir kararının, borcunu ödemekten imtina eden davacı/borçlunun kötü niyetini korur mahiyette olduğunu, müvekkili şirketin kendisine ciro yoluyla geçen, keşidecisi davacı şirket olan dava konusu çeki bankaya ibraz ettiğini, ancak çek üzerine İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/492 E-2022/801 K sayılı ilamıyla iptal edildiği ibraz tarihinde ilgili hesapta 546,68 TL olduğu bilgisi yazılarak ödenmediğini, bunun üzerine İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2023/2088 E. sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, bu takibe karşı davacı tarafça çekin iptal edildiği gerekçesiyle İzmir 10. İcra Mahkemesinin 2023/179 E. sayılı dosyasında takibin iptali davası açıldığını, icra hukuk mahkemesince çekin hamiline yazılı olduğu, çek üzerindeki imzaya itirazda bulunulmadığı, yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği ve alacaklıya ödeme yapılmadığı,  çek iptali davasında alacaklının taraf olmadığı İİK'nun 169/a maddesine göre borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlanması gerektiği, davacı tarafından bu nitelikte belge ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine ve takibin devamına karar verildiğini, İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin bu kararı karşısında eldeki davada ilk derece mahkemesinin verdiği tedbirin devamı kararının çelişkili bir durum yarattığını, ayrıca İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/276 E. dosyasında \"çek iptalinin iptali\" davası açıldığını, kesin hüküm teşkil etmeyen bir hususla ilgili olarak müvekkili şirketi mağdur edecek şekilde tedbirin devamına karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, 02.02.2024 tarihli duruşmada verilen tedbirin kaldırılması isteminin reddine yönelik kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t: Talep, çek nedeniyle davacı hakkında yapılan icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince İİK 72/3 maddesi uyarınca icra dosyasındaki paranın tedbiren alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına dair ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiştir. <br>\tİİK'nın 72/3. maddesinde \"İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. HMK'nın 390/3. maddesi gereğince de tedbir talep eden davacının davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmektedir.<br>\tHMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.<br>\tDavacı tarafça, dava konusu çekin kaybedildiğinin fark edilmesi üzerine 17.06.2022 tarihinde savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, ayrıca çekin iptali ve ödeme yasağı konulması talebiyle İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/493 E. sayılı dosyasında dava açıldığı, çekin 07.03.2023 tarihinde davacı şirketin eski ortağı olan davalı ... tarafından kötü niyetle doldurulup cirolanarak davalı şirket tarafından icra takibine konulduğu, icra takibinin iptali amacıyla İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2023/179 E. sayılı dosyasında dava açıldığı iddia edilerek, icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması, davacının takip konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti, takibin iptali istemiyle eldeki dava açılmış olup; iddia ve savunma, dosyadaki belgeler dikkate alındığında davacının ihtiyati tedbir istemekte yaklaşık ispat koşulunu yerine getirdiği kanaatine varılarak verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tBu durumda istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... Şti. yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 276,90 TL'nin ihtiyati tedbire itiraz eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbire itiraz eden davalı ... Şti.'nin yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"82c3dbec21876512","SID":"c73f59fc0abef45d"}}