{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/649 <br>KARAR NO: 2024/681<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/02/2024<br>NUMARASI: 2024/25 (D. İş) - 2024/55 Karar<br>TALEP:İhtiyati Haciz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin taşımacı/ alt işveren olarak borçlu  şirket ile çalışmakta olduğunu, aralarında ticari taşımacılık ilişkisi olduğunu, borçlu şirketin Yıldız Teknik Üniversitesi taşımacılık ihalesini aldığını, bu kapsamda müvekkili ile de taşımacılık hizmet sözleşmesi akdettiğini, müvekkilinin de bu sözleşmenin edimlerinden olan taşımacılık işini 2022 yılından beri ifa etmekte olduğunu, bu ticari ilişkinin devam ettiği süreç içerisinde müvekkilinin borçlu şirkete yapmış olduğu işlerden kaynaklı olarak hak etmiş olduğu ücretlere ilişkin faturalar kestiğini ve düzenli olarak karşılıklı olarak cari hesaplarına işlediklerini, borçlu şirketin Kasım 2023 tarihine kadar kesilen faturaları düzenli olarak ödediğini, ancak Kasım 2023 ayındaki faturayı eksik ödediğini, Aralık 2023 tarihindeki faturayı ise hiç ödemediğini, borçlu şirketin müvekkili gibi olan toplamda 82 kişinin bu şekilde parasını ödemediğini, hatta bir kısmının hak etmiş olduğu ücreti hiç ödemediğini, bu 82 mağdurdan 13 kişinin taraflarınca temsil edildiğini, ayrıca borçlu şirketin tarafların hizmet verdiği Yıldız Teknik Üniversitesinden alacaklarını tahsil etmek amacı ile baskı yaptığını, akabinde Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından müvekkilinin de kayıtlı olduğu İstanbul Umum Servis Odası'na bu durumun sorulduğunu, meslek odasının ise 2024/24 sayılı 04.01.2024 tarihli yazısı ile onlarca aracın alacaklarının ödenmediğini beyan ettiğini, onlarca taşımacı tarafından borçlu şirketle iletişime geçilmeye çalışıldığını, her seferinde farklı nedenler öne süren şirketin, gelinen son aşamada hiçbir şekilde iletişim kurmadığını, bu durum üzerine borçlu şirkete ihtar çekildiğini ve müvekkillerinin hak etmiş olduğu alacakların ödenmesinin talep edildiğini, borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi dönüş de yapılmadığını, müvekkilinin güncel alacağının 75.900,00 TL olduğunu, rehinle de teminat altına alınmamış alacak için İİK’ nun 257. maddesinin aradığı bütün şartların gerçekleştiğini, işbu şartlara göre müvekkilin bir alacağı olup borcun vadesinin geldiğini iddia ederek; alacakları karşılığında borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin borçluya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Karşı taraf vekili ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde özetle; Öncelikle söz konusu davacı iddialarının resmi kayıtlara ve müvekkili ile ihtiyati haciz isteyen arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu, müvekkilinin ihtiyati haciz isteyene borcu bulunmadığını, ihtiyati haciz isteyenin iddialarının gerçekle bağdaşmadığının en büyük göstergesinin ekte 12 aylık sabit fiyatlı sözleşme bulunmaktayken müvekkilinin şifahi zam yaptığı iddiası olduğunu, müvekkili tarafından şifahen yapılan zam söz konusu olmadığı gibi bunun mümkün de olmadığını, çünkü ihaleli işte fiyat farkı uygulaması bulunmadığını, yani müvekkilinin de 12 ay sabit fiyatla kamu kurumuna hizmet verdiğini, bu sebeple yaklaşık olarak dahi ispat edilemeyen alacak yönünden ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğini, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin ... İKN’lu “Personel Servis Hizmet Alımı İşi” nde ihtar edenler ile müvekkilinin birlikte çalıştığını, taraflar arasında imzalanmış sözleşme ile 12 aylık sabit sefer ücreti belirlendiğini ve ihaleli işin bu şekilde icra edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye dayanan alacakların müvekkili tarafından ihtiyati haciz isteyene ödendiğini, bu hususun banka kayıtları, ticari kayıtlar ve sözleşme ile sabit bulunduğunu, bu ödemelerin ilgili dönemleri kapsayan sefer sayıları ve sözleşmedeki birim fiyatları ile Hizmet İşleri Genel Şartnamesi 18. Madde uyarınca yapılarak idareye bildirildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre şartlar oluşmadığı halde keşide edilen faturaya dayalı alacakların da tahsil edilmeye çalışıldığını, bir kısım alacaklar yönünden fatura keşide etme şartlarının oluşmadığını, faturanın idare tarafından araçların sefer sayıları ve cezai işlemlerinin belirlendiği hakkediş raporunun düzenlenmesinden sonra keşide edilmekte olduğunu, ihtiyati haciz talep edenin, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca alacağının bulunmadığının bilincinde olduğundan anlaşmaya aykırı keşide ettiği faturaları haciz baskısı altında tahsil etme gayretinde olduğunu savunarak; ihtiyati haciz talebi açık bir şekilde usul ve yasaya aykırı olduğundan, talep edenin alacağının bulunmadığı ve ihtiyati haciz için aranan şartların oluşmadığından talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"... talep edenin karşı taraf şirket ile verilen taşıma hizmeti uyarınca yapılan ticari ilişkide düzenlenen faturalar uyarınca oluşan cari hesap bakiye alacağın tahsilinin sağlanabilmesi için ihtiyati haciz talep ettiği, buna göre talep eden tarafından ihtiyati hacze konu edilen alacağın faturaya dayalı olduğu, fatura düzenlenmesinin karşı tarafın borçlu sayılması için yeterli belge sayılamayacağı, bedelinin ödenip ödenmediği, ödenmiş ise ödenmeyen kısmın miktarı yargılamayı gerektirir nitelikte olup, dosyaya sunulan delillere göre de alacağın varlığı ve miktarı yönünden ihtiyati haczin verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilemediği, ihtiyati haciz isteyen tarafça sunulan delillerin bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığı anlaşılmakla, koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı  ihtiyati haciz talep eden vekili vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlu davalı şirketin Yıldız Teknik Üniversitesi taşımacılık ihalesini satın aldığını müvekkili ile de bu hususta taşımacılık hizmet sözleşmesi yaptığını, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, 2023 Ekim ayına kadar ödemelerin düzenli yapıldığını, Kasım ayından itibaren eksik ödeme yapıldığını, alacaklarının somut delillerle mahkemeye sunmalarına rağmen talebinin reddine karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.  Karşı taraf vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Söz konusu iddialarının resmi kayıtlara ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu, ihtiyati haciz isteyene borçlarının bulunmadığını, ihtiyati haciz isteyenin iddialarının gerçekle bağlaşmadığını, 12 aylık sabit fiyatlı sözleşme bulunmasına rağmen müvekkilinin zam yaptığı iddiasına dayanıldığını, ihtiyati haciz isteyene bütün borçlarının ödenmiş olduğunu, alacağın varlığı ve miktarının ihtilaflı olduğunu belirterek istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Talep ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı alacaklı  vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz  talep edebilmek için, İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması, müeccel para alacağı yönünden ise  İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların  bulunması gerekir.  İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde \"Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\" şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla  yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Yaklaşık ispat ölçüsünde haklılığının bulunması halinde  muaccel bir para alacağı yönünden ihtiyati haciz, kararı verilebilecektir. Somut olayda; ihtiyati haciz isteyen talebine dayanak olarak taraflarca yapılan sözleşme bir kısım fatura örnekleri, banka dekontları, İstanbul Umum Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odasının Yıldız Teknik Üniversitesine yazdığı yazı örneği, bir kısım ihtar edenlerin davalıya gönderdiği ihtarname örneği dosyaya sunmuş, karşı tarafça da servis taşımacılığı tip sözleşmesi ve karşı tarafça gönderilen ihtarname örneği dosyaya sunulmuş, ilk derece mahkemesince talep duruşmalı olarak değerlendirilmiş, tarafların beyanı tespit edilmiştir.  Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemez. Buna göre alacağın varlığı ve miktarı hususunda dosyaya sunulan deliller ile davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatlanmadığı anlaşılmakla  mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğrudur. Açıklanan nedenlerle HMK' nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda ihtiyati haciz talep eden  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.08/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d8ec12546f0e3246","SID":"9bd99079c91469b2"}}