{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1639 Esas<br>KARAR NO: 2024/935 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/10/2021<br>NUMARASI: 2020/256 E.  -  2021/330 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım ( Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi  ve aşamalardaki beyanlarında; müvekkilinin mimari sektörde faaliyet gösterdiğini, ancak davalının ise yurtdışında başka kişiler adına tescilli olan ürünleri Türkiye’de kendi adına tescil ettirmiş olması nedeniyle iş bu davanın açılması gerektiğini, ... tescil no.lu tasarım belgesindeki 5 no.lu tasarımın, davalının kendi tasarımı olmayıp, bu tasarımın 2012 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde kamuya sunulduğunu, https://.../.../....../ ... adlı web sitesine giriş yapıldığında söz konusu tasarımın 8 yıl önce kamuya sunulduğunun görüleceğini, öte yandan, söz konusu tasarımın Türkiye’de de tescil edildiğini, TPE’de tescilli ... no.lu tasarım tescil belgesindeki 6. no.lu tasarım incelendiğinde, ilgili tasarımın birebir aynısının başka bir kişi adına tescilli olduğunun görüleceğini, ... tescil no.lu tasarım belgesindeki 7. no.lu tasarım, davalının kendi tasarımı olmayıp, bu tasarımın da 2012 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde kamuya sunulduğunu, https://www...net /... ve https://.... com/.../.../ internet adresleri incelendiğinde, davalının yine yurtdışında kendisinden önce üretilen ve halen daha satışı yapılan tasarımları taklit ederek tescil belgesi aldığının, dolayısıyla, söz konusu tasarımların kendisine ait olmadığının sabit olduğunu, ... tescil no.lu Tasarım Belgesindeki 11. no.lu tasarım davacının kendi tasarımı olmayıp, bu tasarımın 2012 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde kamuya sunulduğunu, söz konusu tasarımın yine 2014 yılında ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri’nde kamuya sunulmuş olup, https://.../.../.../ ... ve https://.... com /... adreslerinden bu hususun tespit edilebileceğini, söz konusu bu tasarımın da Türkiye’de başka bir kişi tarafından tescil edilmiş bir tasarım olduğunu, nitekim, TPE’de tescilli ... no.lu tasarım tescil belgesindeki 5. no.lu tasarım incelendiğinde ilgili tasarımın birebir aynısının başka bir kişi adına tescilli olduğunun görüleceğini, bu husustan anlaşılacağı üzere, Türk Patent ve Marka Kurumu’nun tasarım araştırmalarında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinin ortaya çıktığını, zira TPE'nin daha önce yurtdışında kullanılan bir tasarıma tescil belgesi verdiği gibi, tescil verdiği tasarım için Türkiye’de yapılan bir başvuruyu kabul ettiğini, dolayısıyla TPE'nin, bir tasarım için hem gerekli araştırmayı yapmadan tescil kararı verdiğini, hem de yine bu tasarım hakkında tescil kararı verdikten sonra, başka birisi tarafından yapılan aynı başvuruyu kabul etmiş olduğunu, ... Tescil no.lu Tasarım Belgesindeki 16. no.lu tasarım davacının kendi tasarımı olmayıp, bu tasarımın 2012 Yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde kamuya sunulduğunu, https://.../... sayfası incelendiğinde de, söz konusu tasarım yine ilk olarak yurtdışında bulunan birisi tarafından tescil edildiğinin görüleceğini, ... tescil no.lu tasarım belgesindeki 2. no.lu tasarım davacının kendi tasarımı olmayıp, bu tasarım 2012 Yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde kamuya sunulduğunu, https://.... org/.../ http:// .../  web sayfası incelendiğinde, söz konusu web sitesinden ilgili tasarımın ilk olarak 2016 yılında kamuya sunulduğunun görüleceğini, ... Tescil no.lu tasarım belgesindeki 2. no.lu tasarım davacının kendi tasarımı olmayıp, bu tasarım 2012 Yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde kamuya sunulduğunu, ilgili tasarımın davalıdan çok önce http://web.archive.org/web /.../ http://...com/pdf/...pdf adresi üzerinden kamuya sunulduğunu, ... tescil no.lu tasarım belgesindeki 8. no.lu tasarım davalının kendi tasarımı olmadığını, davalıdan çok daha uzun zaman önce Çin’de üretilerek satılmaya başlanmış ve kamuya sunulmuş olduğunu, yine bu tasarımın da yukarıda belirtilen tasarımlarda olduğu gibi Türkiye’de bir başkası adına da tescilli olduğunu, nitekim, TPE’de tescilli ... no.lu tasarım tescil belgesindeki 9. no.lu tasarım incelendiğinde ilgili tasarım birebir aynısının başka bir kişi adına tescilli olduğunun görüleceğini, ... tescil no.lu Tasarım Belgesindeki 16. no.lu tasarımın davalının kendi tasarımı  olmadığını,http://web.archive.org/web/.../ http://...com /...pdf adlı adres üzerinden inceleme yapıldığında söz konusu tasarımın 2010 yılında kamuya sunulduğunun görüleceğini, ... tescil no.lu Tasarım Belgesindeki 6. no.lu tasarım davalının kendi tasarımı olmadığını, netice itibarıyla, davalı adına tescilli olan tasarımların, davalıdan çok uzun yıllar önce yurtdışında kamuya sunulmuş ve aynı zamanda Türkiye’de de bir başkası adına tescilli olan tasarımlar olduğunu, dolayısıyla da davacı adına kayıtlı olan tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiş, müvekkili şirkete ait olup, üzerine haksız şekilde ihtiyati tedbir koyularak muhafaza altına alınan tüm ürün ve tasarımların (İstanbul Anadolu 2. Fshhm 2020/65 E. Sayılı Dosya Üzerinden), öncelikli olarak teminatsız şekilde ihtiyati tedbir kapsamında müvekkili şirkete iade edilmesine, taleplerinin reddi halinde ise, mahkemenin uygun göreceği bir teminat karşılığında iade edilmesine, dava konusu tasarımların, davalıdan çok uzun yıllar önce yurtdışında kamuya sunulmuş olması nedeniyle, bu ürün ve tasarımların davalı tarafından kullanılması ve davalının bu tasarımlar üzerinde tasarruf hakkı olmaması nedeniyle, dava konusu tasarımlar ve ürünleri için her türlü materyal, yayın, reklam, afiş, broşür, kalıp, yazılı ve görsel tanıtım aracının bulundukları yerden toplatılarak yargılama sonuna kadar öncelikli olarak teminatsız şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, taleplerinin reddi halinde, sayın mahkemenizin uygun göreceği bir bedel karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalıya ait ... tescil numaralı tasarımdaki 6 numaralı tasarım, ... tescil numaralı tasarımdaki 5, 7, 11 ve 16 numaralı tasarımlar, ... tescil numaralı tasarımdaki 2, 3 ve 8 numaralı tasarımlar, ... tescil numaralı tasarımdaki 16 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, masrafı davalıya ait olmak üzere bu hükümsüz kararının Türkiye’de tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında; müvekkili şirketin 2005 yılından itibaren Türkiye ve Dünyada dekoratif duvar, tavan, cephe kaplama panellerinin öncü ismi ve yenilikçi markası olarak faaliyet gösterdiğini, ilgili Bakanlıkça talep edilen UTO Belgesi (Ulusal Teknik Onay)'ne ve \"G\" etiketine sahip olup, en üst kalitede hammaddeler kullanılarak, en yüksek standartlarda hizmet verdiğini, ayrıca tüm tasarımlarının kendi sektöründe bir ilk olma özelliği taşıyan \"A2 yanmazlık sınıfı\" belgesine sahip olup, Almanya merkezli \"...\" tarafından ISO9001 ve ISO10002 müşteri hizmet kalitesi norm ve standartlarına uygun olarak periyodik olarak denetlendiğini ve bu standartlara uygun şekilde hizmet verdiğini, müvekkiline ait Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde tescil edilen; ... no'lu tescilli tasarımlardan 6 no'lu tasarım, ... no'lu tescilli tasarımlardan 5, 7, 11 ve 16 no'lu tasarımlar, ... no'lu tescilli tasarımlardan 2 ve 8 no'lu tasarımlar, ... no'lu tescilli tasarımlardan 16 no'lu tasarımların, tamimiyle müvekkilin özgün yaratıcılığının ürünü olduğunu, bu tasarımların esasen tarih boyunca kullanılan bir takım motiflerin, müvekkilin tasarım dili ve hayal gücü ile yenilik ve ayırt edici özellikleri haiz olarak günümüz mimari tasarım diline uyarlaması, özel inorganik pigmentlerle renk kombinasyonları ve sonrasında yapılan özel boyama teknikleriyle “doğala yakınlık” yakalanarak ve montaj kolaylığı açısından büyük ebatlarda ölçeklendirilerek dekoratif duvar kaplama panelleri olarak meydana getirildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.55 uyarınca tasarım \"ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümü\" olarak tanımlandığını, tasarımların aynısı olduğu iddia edilen ürünler incelendiğinde, ölçülerinin 24x24 olduğu, ham maddesinin metal, montaj tekniği bakımından yapıştırma, çizgilerinin ise net ve parlak olduğunun görüleceğini, ancak müvekkil Şirket'e ait tasarımlarda yer alan her bir plakanın ölçüleri 120x240 komplike şekilde, izoftalik polyester ve fiber glass ham maddeye (düşük solventli hammadde kullanımı) sahip farklı bir üretim süreci içeren, mekanik montaj yöntemi ile montajı yapılan, mukavemet, dayanıklılık ve yangına dayanım olarak gelişmiş, eski ve doğal görünümlü tasarımlar olduğunu, dosya kapsamında yapılacak olan \"yenilik\" incelemesinde tasarımın işlevselliğine, uygulandığı ürünlere, tasarımın çizgi ve şekline, tasarımın rengine, dokunuşuna ve malzemesine bütünüyle birlikte bakıldığını, \"Ayırt edicilik\" incelemesinde ise tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenimin farklılık arz etmesi arandığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.223 uyarınca yabancı dildeki bir belgeye dayanan tarafın tercüme evraklarını da mahkemeye sunmasının zorunlu olduğunu, davacının sunduğu delillerin tercümelerinin sunulmadığını, bu sebeple kabul edilemeyeceğini, davacının  İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/65 E. Sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının infazının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, \"muhafaza altına alınan tüm ürünler üzerine ihtiyati tedbir kararı koyularak davacıya iade edilmesini\" ve davaya konu edilen tasarımların Müvekkili Şirket'e ait olmadığı iddiası ile \"tasarımlara ait her türlü kalıp, görsel, şekil, tanıtıcı ürün, tasarım vb. tüm ürünler üzerine ihtiyati tedbir koyulmasını\" talep ettiğini, davacı tarafın, İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/65 E. Sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir verilen, toplatılan taklit malları hakkında, ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinde hiçbir hukuka uyarlık bulunmadığını, sadece hakkında açılan hukuk davası ile aşağıda belirtilen ceza dosyasında davacı şirket yetkilisinin haksız rekabet suçundan cezalandırılmasına ilişkin verilen kararı bertaraf etmek amacıyla hukuksuz şekilde talep edildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159. maddesinde yer verilen ihtiyati tedbir hükümlerinde belirtildiği üzere, davacı tarafın kendine ait herhangi bir sınai mülkiyet hakkı bulunmadığını ve tescilli ya da tescilsiz bir tasarımını davaya konu etmediğini,  rekabetin önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile haksız eylemlerden dolayı müvekkili Şirket'in uğradığı zararın tazmini amacıyla İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/65 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhinde dava açılmış olup, yargılamanın devam ettiğini, dosya kapsamında bir tasarım uzmanı ile bir bilişim uzmanı bilirkişi heyetince düzenlenen 10/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili Şirket'e ait davaya konu edilen tescilli tasarımlar ile Sena Mimarlık'ın internet sitesi ve showroomlarında Müvekkili Şirket'ten iltibas ve intihal ederek satışa sunduğu ürünler karşılaştırılarak \"bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı gerekçesi ile benzer veya ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıklarının\" tespit edildiğini, bu tespitin ardından, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından 29/06/2020 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verildiğini ve ihtiyati tedbir kararının infazının gerçekleştirildiğini savunarak, davacı tarafın, kanun hükümlerine aykırı ihtiyati tedbir talebinin reddine, haksız ve soyut iddialar ile dayanaksız bir şekilde açılmış işbu davanın esastan reddine,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 28/10/2021 tarihli 2020/256 E. -  2021/330 K. sayılı kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı sunulan bilirkişi heyet raporları ve izahı yapılan mevzuat kapsamında kapsamında değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulü ile TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... numaralı, ..., 7, 11 ve 16 numaralı, ...- 2, 3 ve 8 numaralı tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, hükümsüzlük şartlarının oluştuğu ispatlanamayan ... numaralı tasarım tescili yönünden açılan davanın reddine...\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF BAŞVURULARI: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davaya konu edilen ... tescil numaralı tasarımın 6 numaralı tasarımının  hükümsüz kılınan diğer tasarımlar gibi daha önce alenileştiğini belirterek, ... numaralı tasarım hakkında verilen kararın ortadan kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davacı şirket yetkilisi hakkında, müvekkiline ait tasarımları taklit ettiği ve haksız rekabette bulunduğundan İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/185 Esas, 2020/493 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, ceza mahkemesinin kararının hukuk hakimi için de bağlayıcı olduğunu, Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, bu davanın ceza davasını bertaraf etmek için açıldığını,Mahkemece 4 kişiden  (çift sayı) oluşan bilirkişi heyetinin raporuna itibar edilerek karar verilemeyeceğini, bu durumun HMK'nun 267/1. Maddesine ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu,Yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, sundukları deliller değerlendirilmeden, aleyhe olan hususlarda delil vasfını taşımayan belgeler ile eksik ve hatalı incelemeler sonucunda hukuka aykırı olarak rapor tanzim edildiğini,Dava konusu tasarımların başvuru tarihlerinden daha önceki yıllardan itibaren müvekkili tarafından kamuya sunulduklarını, sunukları 2006, 2011 ve 2014 tarihli katalog, fatura ve fuar fotoğraflarından, müvekkilinin bu  tasarımları tescil tarihinden çok daha önce kamuya sunduğunun görüldüğünü, SMK'nun 56/4 ve 56/5. maddelerinde yenilik ve ayırt edicilik değerlendirilmesinde tescilli ve tescilsiz tasarımlar yönünden kamuya sunulma tarihlerinin dikkate alınacağının hüküm altına alındığını, Her ne kadar bu tasarımlar, TPMK kayıtlarındaki tarihlerde yapılan başvuru ile tescil edilmişlerse de, tescil tarihlerinden yaklaşık 5 yıl öncesi itibariyle müvekkili tarafından üretilip satıldıklarını, yani kamuya sunulduklarını,Dosyadaki delillerinin göz ardı edilerek hazırlanan hatalı bilirkişi raporunun kabul edilemeyeceğini,İşbu tasarımların ilk kez başka firmalar tarafından kamuya sunuldukları iddialarının ispat edilemediğini, Bilirkişiler tarafından tasarım üzerindeki desenin yalnızca bir kesiti dikkate alınarak değerlendirme yapıldığını, tasarıma ait diğer özellikleriyle ilgili deerlendirme yapılmadığını, Davacının bu tasarımların daha önceki tarihlerde kamuya sunulduklarını ispat etmesi gerektiği halde, bu ispat koşullarını yerine getiremediğini,Davaya konu tasarımların mevcut külliyatı oluşturan tasarımlar ile doğrudan, ayrık olarak ve birebir kıyaslanmadıklarını, müvekkilinin bütün tasarımlarının yenilik kriterine sahip olduklarını,Tasarımların ayırt edici olup olmadıklarına dair incelemenin yüzeysel değerlendirmelerle ve delil vasfı taşımayan bir takım veriler kıstas alınarak yapılmasının bilirkişi raporunun sonucunu hatalı kıldığını,Davaya konu ... tescil nolu tasarımdaki 8 nolu tasarımın 10/04/2013 tarihinde, 2 nolu tasarımın 26/02/2013 tarihinde davalı şirket ortağı ... adına tescil edilmiş olmasına rağmen bu hususun bilirkişiler tarafından değerlendirilmediğini, tasarımların 2013 yılında TPMK'daki görünürlük kalitesinin düşük olması nedeniyle daha görünür şekilde yeniden tescil ettirildiklerini, Mahkemece yeni bir heyetten rapor alınması taleplerinin karşılanmadığını, adil yargılanma haklarının ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, Davacı tarafça sunulan belgelerin delil niteliklerinin bulunmadığını, yabancı dilde yazılı belgelerin tercümelerinin dosyaya sunulmasının zorunlu olduğunu,Dava konusu tasarımlara ilişkin cevap dilekçelerindeki beyanlarını tekrar ettiklerini belirterek, bilirkişi raporuna itirazları gözetilerek yeniden uzman bilirkişilerden, gerekirse yerinde inceleme yapılarak yeniden rapor alınmasına, yerel mahkemenin aleyhe kararının kaldırılmasına, haksız ve soyut iddialarla dayanaksız şekilde açılmış işbu davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı dekoratif duvar kaplama paneli tasarımının 31/12/2009 tarihinde, ... numaralı dekoratif taş pano tasarımının 02/05/2014 tarihinde, ... numaralı dekoratif duvar kaplama paneli tasarımının 15/01/2016 tarihinde, ... numaralı duvar kaplaması tasarımının 25/05/2018 tarihinde yapılan başvurular sonucunda, aynı tarihlerde davalı şirket adına tescil edildikleri tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince sınai mülkiyet uzmanı ..., bilgisayar mühendisi ..., endüstriyel tasarımcı ... ve sektör bilirkişisi inşaat mühendisi ...  oluşan bilirkişi heyetinden alınan 14/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda; \"...dava dosyasına sunulan deliller, resen yapılan araştırmalar ve tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan teknik değerlendirmeler çerçevesinde; Hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 31.12.2009 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLMADIĞI, Hükümsüzlüğü talep edilen ..., 7, 11 ve 16 numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 15.01.2016 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLMADIĞI, hükümsüzlüğü talep edilen 2018/03563- 2, 3 ve 8 numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 25.05.2018 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLMADIĞI, Hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 02.05.2014 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLDUĞU\" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava; endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü taleplerine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.SMK'nun 55/1. maddesinde ise; tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünüm olarak tanımlanmış, tasarımın tescilli olması halinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması halinde ise tescilsiz tasarım olarak korunacağı belirtilmiştir.Yine SMK'nun 56. maddesinde tasarımın korunabilmesi için yenilik ve ayırt edicilik niteliğine sahip olması gerektiği belirtilmiş, bir tasarım tescilli ise başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz ise kamuya sunulduğu tarihten önce dünyanın her hangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edileceği, bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya sunulduğu tarihten önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğunun kabul edileceği, ayırt edicilik niteliğinin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarım geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesine bakılacağı belirtilerek yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin tanımı yapılmıştır.SMK'nun 77. maddesinde ise; tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerinin bulunmaması halinde tasarımın hükümsüz sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir.Bu yasal düzenlemeler ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; her ne kadar bilirkişi heyetinin dört bilirkişiden oluşturulmasının usule aykırı olduğu iddia edilmişse de, bilirkişilerden birinin bilgisayar mühendisi olup, yalnızca delil olarak bildirilen intrenet sitelerinin görsel ve tarihsel içeriklerinin tespitini yaptığı, tasarımla ilgili uzman bilirkişilerin üç kişi oldukları, bilirkişilerin uzmanlık alanları farklı olduğundan, oluşturulan bilirkişi heyetinde bir usulsüzlük bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Her ne kadar davacı şirket yetkilisi hakkında haksız rekabet suçundan yargılandığı İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/185 Esas, 2020/493 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, ceza mahkemesinin kararının hukuk hakimi için de bağlayıcı olduğu iddia edilmişse de, hükümsüzlük davasında haksız rekabet suçuyla ilgili ceza mahkemesi kararının delil teşkil etmeyeceği, zira hükümsüzlük davasında davaya konu tasarımların hükümsüzlük koşullarının mevcut olup olmadığının araştırılacağı, bu nedenle mahkemece ceza davasının sonucuna itibar edilmemesinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan ikinci cevap dilekçesinde davaya konu edilen ... numaralı tasarımın 2016 yılı ve daha önceki yıllarda müvekkili tarafından kamuya sunulduğunu, ... numaralı tasarımın 2016 yılı ve daha önceki yıllarda müvekkili tarafından kamuya sunulduğunu, ... numaralı tasarım ile ... numaralı tasarımın da, müvekkili tarafından 2016 yılı ve daha önceki yıllarda kamuya sunulduklarını, ...numaralı tasarımın ise 2005, 2006, 2007 yıllarında müvekkili tarafından kamuya sunulduğunun beyan edildiği, buna ilişkin fatura ve belgelerin dilekçe ekinde dosyaya sunulduğu, yine istinaf dilekçesinde dava konusu tasarımların başvuru tarihlerinden daha önceki yıllardan itibaren müvekkili tarafından kamuya sunulduklarını, sundukları 2006, 2011 ve 2014 tarihli katalog, fatura ve fuar fotoğraflarından, müvekkilinin bu  tasarımları tescil tarihinden çok daha önce kamuya sunduğunun görüldüğünü, davaya konu ... tescil nolu tasarımdaki 8 nolu tasarımın 10/04/2013 tarihinde, 2 nolu tasarımın 26/02/2013 tarihinde davalı şirket ortağı ... adına tescil edilmiş olmasına rağmen bu hususun bilirkişiler tarafından değerlendirilmediğini, tasarımların 2013 yılında TPMK'daki görünürlük kalitesinin düşük olması nedeniyle daha görünür şekilde yeniden tescil ettirildiklerini beyan ettikleri, davalı vekilinin beyanlarına göre; bu tasarımların kamuya ilk sunumları davalı tarafından yapılmış olsa bile, SMK’nun 57/2. maddesinde belirlenen 12 aylık hoşgörü süresinden  daha önce kamuya sunulmuş olmaları nedeniyle tasarımların yenilik özelliklerinin mevcut olmadığı, hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, kaldı ki bilirkişilerce dosyaya sunulan deliller üzerinde yapılan inceleme ile de bu tasarımların yenilik özelliklerinin mevcut olmadığının tespit edildiği, bilirkişi raporunda görsellere de yer verilmekle denetime uygun oldukları, bilirkişi heyetinin konusunda uzman bilirkişilerden oluştuğu, bu nedenlerle Mahkemece bu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; alınan bilirkişi raporu ile davacının yenilik kırıcı olarak sunduğu delillerin incelenmesi sonucunda davaya konu edilen davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın tescil başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğuna dair bir delil elde edilemediği, davalı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde bu tasarımın ilk kez müvekkili tarafından 05/08/2013 tarihinde kamuya sunulduğunun beyan edildiği, tasarımın tescil başvuru tarihi 02/05/2014 olduğundan davalı tarafından kabul edilen kamuya sunum tarihinin SMK’nun 57/2. maddesi uyarınca 12 aylık hoşgörü süresinde olduğu anlaşılmakla, mahkemece bu tasarımla ilgili ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin de reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yandan alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın  davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı yandan alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 13,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 6,50 TL'sinin  davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan; 138,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 69,00 TL'sinin  davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,  6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 16/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f3f23beb5f7a687","SID":"329b636a61e26377"}}