{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1573 Esas<br>KARAR NO: 2024/933 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/05/2022<br>NUMARASI: 2018/586 E. -  2022/86 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde;  ... Otelinin Osmanlı İmparatorluğu döneminden itibaren döneminin en önemli ve lüks otellerinden olduğunu, davacı vakfın \"gündüz bakımı, kreş hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri, otel, motel, pansiyon\" vs olmak üzere 43. sınıf ve \"huzurevi hizmetleri\" olmak üzere 44. sınıfta tescilli markaların sahibi olduğunu, ... başvuru tarihli 43-44. sınıfta \"...\", ... başvuru tarihli 43-44. sınıfta \"...\", ... başvuru tarihli 43. sınıfta \"...\" markalarının davacı adına tescilli olduğunu, davalının aynı sektörde faaliyet göstermekte olup, hizmet sağladığı \"...\" ismiyle davacı markasıyla iltibasa sebep verdiğini ve davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz ederek haksız rekabet teşkil edecek şekilde kullandığını, bu kullanımının iyi niyetli davranış kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalının \"...\", \" ...\" ibarelerini kullanmasının haksız kazanç elde etmesine neden olduğunu belirterek, davalının \"...\", \"...\" ibarelerini \"...\" olarak 43. sınıfta kullanmasının davacı marka haklarına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğunun tespitine, men-ine ve durdurulmasına, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıya ait .../.../tr/... ve http://..../tr adlı internet sitelerinden \"... hotel\" ibarelerinin tedbiren kullanımının engellenmesine, ilgili sitelerden çıkarılmadığı taktirde terkinine, şimdilik 6769 sayılı yasanın 151/c maddesi gereği lisans seçeneğine göre  1.000,00 TL maddi tazminat, 15.000,00 TL marka itibar tazminatı ve 50.000,00 TL manevi tazminatın faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH: Davacı vekili 21.2.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 487.927.33 TL olarak ıslah etmiştir. <br>CEVAP:Davalı açılan davaya süresi içinde cevap vermemiş, daha sonra sunduğu 04.07.2019 tarihli beyan dilekçesinde ise;  davacının SMK m. 7’ye dayanarak gösterdiği \" ...\" iddiasının gerçeği yansıtmadığını, söz konusu gayrimenkulün davalı yetkilisi  ...’nın diğer şirketi olan .... A.Ş. adına kayıtlı olduğunu, yıllar evvel ...  A.Ş. Manavgat Şubesinden ihale yoluyla satıldığını belirterek, davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>MAHKEME KARARI: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 24/05/2022 tarihli 2018/586 E. -  2022/86 K. sayılı kararıyla; \"...Davalının davacıya ait marka  hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2-Marka hakkını  ihlal nedeniyle somut olayın özellikleri alınan bilirkişi raporları kapsamına göre SMK 151/2-c kapsamında 487.923.33  TL maddi  tazminatın yasal faizi ile birlikte  ile davalıdan tahsiline,3-Manevi tazminat isteminin  kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,4-İtibar tazminatı isteminin reddine, 5-HMK 389 V maddeleri gereğince davanın etkinliğinin temini yönünden davalının “...”, “HOTEL ...”, ibarelerinin her türlü tanıtım , reklam ve tanıtımlarda ve alan adı içinde ticari olarak kullanmasının tedbiren önlenmesine,tanıtımda kullanılan tüm basılı materyale, broşüre, kartvizit ve basılı reklam vasıtalarına el konulmasına,  davalının kullanımında olan alan adlarına  ait içeriklerden ... ve ... hotel ibarelerinin çıkarılmasına, fiziken el konulacak mataryel yönünden ticari evrak ve faturaların hariç tutulmasına,  6100 sayılı HMK'nın 393/1 maddesi gereğince 1 hafta içinde tedbirin  infazı için ilgili icra dairesine başvurulmaması durumunda tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağının ihtarına, ( davacı vekiline ihtar yapıldı) 6100 sayılı HMK'nın 393/2 maddesi gereğince iş bu tedbirin  İstanbul İcra Dairesini aracılığıyla infazına, 6-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ...  Mevkii, ... Ada, ... parsel sayılı taşınmazın hiçbir zaman müvekkil şirkete ait olmadığını, dava tarihinden yıllar önce müvekkili şirketin yetkilisi ... diğer bir şirketi olan ... A.Ş. adına kayıtlı olduğunu, dava açılmadan yıllar önce bu şirketin de mülkiyetinden çıktığını, bu durumun (eski kapatılan) Antalya .... İcra Müdürlüğü’nün ... e sayılı dosyası ve taşınmazın tapu kayıtlarında da açıkça görüldüğünü, dava konusu işbu yerin dava tarihinde ... Limited Şirketi adına kayıtlı olduğunu, ancak Mahkemece talep etmelerine rağmen tapu kaydının getirtilmediğini,  Müvekkiline ait olmayan ve müvekkili tarafından kullanılmayan otel isminden dolayı müvekkili aleyhinde verilen tazminatın, karşı tarafın haksız yere kazanç sağlamasına neden olacağını,Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında www.antalyahotel.org alan adının \"who is\" kaydının incelendiği ve sahibinin adının gizlenmiş olduğunun, ayrıca bu alan adının 28.04.2016 tarihinde oluşturulmuş olduğunun tespit edildiğini, yine bilirkişinin, raporda, gerekirse bir bilişim uzmanının görevlendirilerek bu hususun tespit edilebileceğini belirttiğini, ancak yerel mahkemenin bu hususun tespitini istemediğini, bu hususun tespitinin dava konusu uyuşmazlığın çözümü için oldukça önemli olduğunu, müvekkili şirketin işletmemiş olduğu bir yer için link koymasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, nitekim ... alan adının \"who is\" kaydının açıklığa çıkarılması sonucunda haklılıklarının ortaya çıkacağını, dava konusu yerin kimin tarafından işletildiği hakkında bir bilgilerinin bulunmadığını, Yine hükme esas alınan bilirkişi raporlarında ... alan adının müvekkili şirket adına kayıtlı olduğundan ve ...  isimli otele bu site üzerinden giriş yapıldığından bahsedildiğini, müvekkili şirketin temsilcisi ... 2000'li yıllarda ... gibi birçok otelinin bulunduğunu, tüm bu oteller için yalnızca bir tane internet sitesi kurulduğunu ve bu site üzerinden rezervasyonlar yapıldığını, 2000'lerin başında dava konusu yerin de ... diğer bir şirketi olan ... A.Ş. adına kayıtlı olduğunu ve işletildiğini, ancak daha sonrasında işlerinin kötü gitmesi sonucu dava konusu yer ve daha başka yerlerin icra yoluyla satıldığını, akabinde bu sitenin bu şekilde kaldığını,  ancak dava konusu yerin satılması sonrasında dava konusu yeri ... A.Ş.'nin de işletmediğini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte yerel mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporlarının hatalı olduklarını, Mahkemece rapor tanzim edilmesi için yetki verilen bilirkişi SMMM ... raporda da açıkça beyan ettiği üzere herhangi bir yerinde inceleme yapmadan veya ticari defterleri celp etmeden yalnızca Kurumlar Vergisi Beyannamesinde beyan edilen ciro üzerinden hesaplama yaptığını,  müvekkili şirket bünyesinde ... gibi birçok otel işletmesi bulunduğunu, bilirkişinin ticari defterleri incelemeden, kesin mizanları celp etmeden doğrudan Manavgat Vergi Dairesi Müdürlüğünden celp edilen beyanlardan toplam cironun %15'ini hesapladığını, bu hesabın hatalı olduğunu, toplam ciroda bir çok otelden elde edilen cironun bulunduğunu, hükme esas alınan bu raporun detaylı inceleme yapılmadan hazırlanmış olup, gerçeği yansıtmadığını, akabinde gerek 06.10.2021 tarihli ara karar uyarınca alınan bilirkişi heyeti raporu, gerekse de 04.06.2021 tarihli hesap bilirkişisi ve marka vekili bilirkişisinin hazırlamış oldukları raporda da 20.10.2020 tarihli SMMM Bilirkişi ... tarafından hazırlayıp dosyaya sunmuş olduğu rapordaki miktarların göz önünde bulundurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporları denetime elverişsiz ve gerçeği yansıtmaktan uzak olduğunu, müvekkili şirketin ticari defterleri, kesin mizanları celp edilmeden ve yerinde inceleme yapılmadan gelişigüzel hazırlandığını, bu hesaplamanın  davacı tarafa haksız kazanç sağlayacağını belirterek, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nin 24.05.2022 tarihli, 2018/586 Esas ve 2022/86 K. sayılı hatalı kararının istinaf incelemesi sonucu düzeltilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı “...” markasının 43. sınıfta, ... numaralı “...” markasının 43 ve 44. sınıflarda, ... numaralı  “... den beri hizmetinizde” markasının 43 ve 44. sınıflarda davacı adına tescilli oldukları tespit edilmiştir. Dosya içine getirtilen davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; ...   A.Ş.‘nin ticari sicilde ... numarası ile kayıtlı olup, durumunun aktif olduğu, 1991 yılında kurulduğu, faaliyet alanları arasında, sözleşme kapsamında turizm hizmetlerinin yanı sıra otel motel , tatil köyü turizm hizmetleri kapsamında kiralama, işletme, devir vb,, işlerin yapılmasının yer aldığı, bu firmanın önceki ticari unvanının ise ... SAN. A.Ş. olduğu, unvan değişikliğinin 08.11.2005 tarihli ... numaralı ticari sicil gazetesinde yayınlandığı ve ... A.Ş.  olarak tescil edildiği, daha sonra ise ... A.Ş. unvanın 05.01.2009 tarih ve ... numaralı ticari sicil gazetesinde yayınlandığı tespit edilmiştir.Dosya içinde bulunan tapu kaydı incelendiğinde; ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ...  Mevkii, ... Ada, ... parsel sayılı, bahçeli ev niteliğindeki taşınmazın 27/04/2021 tarihli satış sonucunda ... Tic. Ltd. Şirketi adına tescil edildiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişiler ... ve ... oluşan heyetten alınan 20/02/2020  tarihli bilirkişi raporunda; ... alan adının davalı şirket adına (Eski Ünvanı ... AŞ) kayıtlı olduğu, http://.../.../tr/.... linkinde ... ibaresinin MARKASAL olarak kullanıldığı, ...  isimli otelin “... Mah, ... Geçidi ... Antalya, Türkiye” adresinde bulunduğunun ve bu site üzerinden otel tanıtım ve rezervasyonlarının yapıldığı, yani 43.sınıfta yer alan “Geçici konaklama hizmetleri. Otel, Motel, tatil köyü, pansiyon v.b. hizmetler (geçici barınma) çadır kiralanması hizmetleri” nde kullandığını, ...org isimli web sitesi ve alan adı sahibinin tespit edilemediği, http://...,org/tr SİTESİ VE LİNKİ incelendiğinde; ... isimli otelin “... Mah, ... Geçidi ... Antalya, Türkiye” adresinde bulunduğunun ve bu site özerinden otel tanıtım ve rezervasyonlarının yapıldığını, yani 43.sınıfta yer alan “Geçici kortaklama hizmetleri. Otel, Motel, tatil köyü, pansiyon v.b. hizmetler (geçici barınma) çadır kiralanması hizmetleri” nde kullandığını, mali inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davalı firmanın Manavgat vergi dairesi Müdürlüğünden celp edilen beyanlardan toplam cirosunun 3.567.449,70 TL olduğu, lakin sağlıklı bir hesaplama yapılabilmesi ticari defterlerin, kesin mizanların celp edilmesi ya da davalı adresinde yerinde incelenmesi gerektiğini, ancak bu inceleme neticesinde dava konu marka kullanımı ile elde edilen ciroya ulaşılabileceği  görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir..İlk derece mahkemesince Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla 2020/21 Talimat dosyasında Bilirkişi ... alınan 20/10/2020  tarihli bilirkişi raporunda; Davalı Şirket ... Tic.San.A.Ş. Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesi sonucunda Davacı Markasının Kullanılması suretiyle elde edilen Cironun 2016 YILI- 1.296.760,86 TL 2017 YILI- 1.028.121,94 TL 2018 YILI- 927.966,05 TL TOPLAM CİRO = 3.252.848,85 TL. olduğu, toplam cironun  % 15 ‘inin ise  487 .927,33 TL olduğunu  bildirmişlerdir. İlk derece mahkemesince bilirkişi Mali müşavir ... ve marka vekili ... Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla 2021/3 Talimat sayılı dosyasından alınan 04/06/2021  tarihli raporda; Davalı şirketin 2016-2017 ve 2017 yıllarına ait cirolarının %15 inin hesaplanması için dosya kapsamına davalı şirketin 2016-2017 ve 2018 yıllarına ait Kurumlar Vergisi Beyannameleri sunulmuş olup, bu beyanname ekinde ciroların göründüğünü,  Gelir Tablolarının  mevcut olduğunu, Gelir Tabloları üzerinde yapılan detaylı incelemede davalı şirketin 2016-2017 ve 2018 yıllarına ait cirolarının raporda belirtilen şekilde olduğunu ve söz konusu bu ciroların davalı şirketin otelcilik faaliyetinden oluştuğunu, SMMM Bilirkişi  ... hazırlayıp dosya kapsamına sunduğu 20.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere; 2016 YILI CİRO TUTARI (Otelcilik Faaliyetinden Elde Edilen) : 1.296.760,86 2017 YILI CİRO TUTARI (Otelcilik Faaliyetinden Elde Edilen) : 1.028.121,94 2018 YILI CİRO TUTARI (Otelcilik Faaliyetinden Elde Edilen) : 927.966,05 ÜÇ YILLIK TOPLAM CİRO: 3.252.848,85 olduğunu, bu toplam cironun %15 inin ise 487.927,33 TL olduğunu beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince bilirkişiler Prof. Dr. ..., ...  ve  ... oluşan bilirkişi heyetinden alınan 20/01/2022  tarihli raporda;  TTK m. 54, m. 55/1/a/4, SMK m. 7, m. 29, m. 151, çerçevesinde davalı ... A.Ş.’nin fiilinin davacı ...  ’nın tescilli “...”, “...”, “...” markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davacı vakfın davalı ... A.Ş.’den lisans bedeli olarak 487.927,33 TL talep edebileceğini, manevi tazminat tutarının ise  Mahkemece belirleneceğini bildirdikleri anlaşılmıştır.<br>G E R E K Ç E: Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, alan adlarına erişimin engellenmesi, maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatı davasıdır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekili her ne kadar davaya konu otelin bulunduğu taşınmazın tapu kaydının dosya içine getirtilmediğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, tapu kaydının dosya içinde mevcut olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar taşınmaz başka bir şirket adına tescilliyse de, otelin başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işletilmesi mümkün olduğundan, tapu kaydının tek başına  davanın çözümü için yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır.Davalı vekilinin davaya konu edilen ... isimli otelin müvekkili tarafından işletilmediğine dair istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; her ne kadar davalı şirkete ait olduğu tespit edilen www...com.tr alan adlı internet sitesinde bu otelin tanıtımının yapıldığı bilirkişi raporları ile tespit edilmişse de, günümüzde bazı internet sitelerinde yalnızca başkalarına ait otellerin tanıtımının ve rezervasyon işlemlerinin yapıldığı bilinmektedir. Bu nedenle davalıya ait internet sitesinde de bu tanıtımın başkasına ait otelin yalnızca pazarlanması ve rezervasyon hizmeti amacıyla yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için, ...’in işletme hakkının kime ait olduğunun tespitinin gerektiği, zira otel işletmeciliğinden elde edilen ciro ile yalnızca otel rezervasyonu hizmetinden elde edilecek cironun aynı olmayacağı, maddi tazminatın da buna göre hesaplanacağı düşünüldüğünde, Mahkemece bu konunun araştırılması gerekirken, davalı tarafın bu yöndeki itirazlarıyla ilgili araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.Kabule göre de; davalının ticari kayıtları üzerinde inceleme yapılarak tazminat hesaplanması için Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesine iki kez talimat yazılmasına rağmen, mali bilirkişilerin davalıya ait ticari kayıtlar üzerinde inceleme yapmadan, yalnızca daha önce dosyaya getirtilen davalı şirkete ait Kurumlar Vergisi Beyannamelerini inceleyerek hesaplama yaptıkları, davalı vekilinin bu cirolarının içinde müvekkiline ait başka otellere ait gelirlerin de yer aldığına dair itirazlarının değerlendirilmediği, bu nedenle mali bilirkişilerden alınan raporların hükme esas alınamayacağı kanaatine varılmıştır.Tüm bu nedenlerle; bu aşamada davalı vekilinin diğer istinaf talepleri incelenmeksizin, istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece Antalya İl Emniyet Müdürlüğü’nden, Antalya İl Turizm Müdürlüğü’nden ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan ... isimli otelin açık adresi yazılarak dava tarihinde ve 2016, 2017 ve 2018 tarihlerinde kim tarafından işletildiği sorularak, buna ilişkin belge örneklerinin istenilmesi, ayrıca Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazarak, davalı şirkete 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait tüm ticari defter ve belgelerini mahkemeye sunması, yerinde inceleme talep edeceklerse bu konuda dilekçe sunması için kesin süre verilerek, aksi takdirde ticari defter ve belgelerini sunmaktan kaçınmış sayılacağının ve bu konuda karşı tarafın beyanlarına itibar edilebileceği ihtarlı olarak davalı vekiline tebliğ edildikten sonra, inceleme günü tespit edilmesi ve her iki taraf vekiline de inceleme günü bildirilerek, davalının ticari kayıtları üzerinde mali bir bilirkişi tarafından inceleme yapılması, 2016, 2017 ve 2018 yılında dava tarihine kadar olan süre içerisinde ... isimli otelden elde ettikleri cironun belirlenmesi, bundan sonra lisans bedeline göre davacının talep edebileceği tazminatın hesaplanması için rapor alınması, kesin süreye rağmen ticari defter ve belgeler sunulmadığı takdirde dosyada mevcut delillere göre değerlendirme yapılarak tazminatın belirlenmesi suretiyle yargılamaya devam edilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince,  İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 24/05/2022 tarihli 2018/586 E. -  2022/86 K.  sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren  ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davalı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan; 220,70TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 92,00TL (posta-teb-müz) masrafının davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,  b)Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 16/05/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"707e9c20e975fff6","SID":"7ca944eaaa884b0a"}}