{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1665 Esas<br>KARAR NO: 2024/937 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/05/2022<br>NUMARASI: 2021/49 E.  -  2022/117 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde;  müvekkilinin Yıldız Teknik Üniversitesi bünyesinde sanal gerçeklik ve VR teknolojisi üzerinde sanatsal tasarım, kodlama ve animasyon AR-GE çalışmaları gerçekleştiren, üreten ve gelişmekte olan bir teknoloji şirketi olduğunu, müvekkilinin TÜBİTAK'ın ... başvuru numaralı projesi ile, uçuş korkusu veya kaygısı olan bireylerin, sanal gerçeklik gözlüğü takarak uçuş korkusunu yenmeleri için proje geliştirdiğini, davalı tarafın ise uzman psikolog olduğunu, proje kapsamında TÜBİTAK tarafından zorunlu olarak projede yer alması için müvekkili şirketçe istihdam edildiğini, davalının bu kapsamda projede uzman psikolog olarak yer aldığını ve hiçbir fikri katkısı olmadan müvekkili şirket nezdinde haklarını alarak hizmet verdiğini, akabinde iki aylık hizmeti kapsamında müvekkili şirketin sahibi ve fikri olarak yaratıcısı olan projeden ayrıldığını, işbu davada davalının hiçbir hakkı olmadığı ve bu proje ile ilgili olarak herhangi bir alacağı olmadığı halde müvekkili ve müvekkili şirketin ortaklarına karşı kötü niyetli olarak 62.796,95 TL değerinde alacağı olduğu iddiasıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, ancak müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını iddia ederek, müvekkilinin Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız takip neticesinde, davalıya 62.796,95 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 10/03/2020 tarih, 2019/933 Esas ve 2020/255 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek, dosyanın Bakırköy 11. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği ve bu mahkemece de 18/11/2020 tarih, 2020/255 Esas ve 2020/432 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın Bakırköy 1.FSHHM'ye gönderildiği, yargılamanın bu mahkemede devam ettirilerek sonlandırıldığı anlaşılmıştır. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; TÜBİTAK nezdinde her ne kadar davacı şirket ortakları proje yürütücüsü olarak tanımlanmış ise de, ortaya çıkan eserin müvekkili tarafından bulunduğunu ve vücuda getirildiğini, ortakların projeye katkılarının yazılım desteklemesi sunmaktan öte bir anlam taşımadığını, projenin geliştirilmesi için TÜBİTAK tarafından gönderilen paraların kendi kişisel harcamalarına aktarıldığını, projenin gelişimi için vaat edilen ekipmanların alınmadığını, yazılımsal geliştirmelerin yapılmadığını, müvekkilinin herhangi bir maddi gelir de elde edemediğini, bu durumun muhataplara iletildiğini, muhatapların sorularına ilgisiz kaldığını, müvekkilinin de ortaklığı sonlandırarak projeden ayrılmak durumunda kaldığını, yapılan şifahi görüşmelerde müvekkilinin projenin başından bu yana hak ettiği 62.083,00 TL'nin kendisine ödenmesini, bu şekilde ortaklığın sona erdirilmesini talep etmiş ise de, muhatapların ödemeye yanaşmadığını, bunun üzerine noter vasıtasıyla ihtarname keşide edildiğini, netice alınmaması üzerine ise Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu beyan ederek, açılan davanın reddini ve %20'den aşağı olmamak üzere tazminatın tahsilini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:  Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/05/2022 tarihli 2021/49 E. - 2022/117 K. sayılı kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı deliller, taraf beyanları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafınan Tübitak’a yazılı olarak sunulan dava konusu projenin, FSEK’in 2 ile 5’inci maddeleri (5’inci madde de dahil) sayılan fikir ve sanat eseri türlerinden hiçbirisine dahil olmadığı, bir fikir ve sanat mahsulü olarak eser sayılması için FSEK m.1/B (a) bendi uyarınca eser sahibinin hususiyetini taşıma koşulunu taşımadığı, bu sebeple Tübitak’a yazılı olarak sunulan projenin kendisinin eser vasfını haiz olmadığı, buna karşılık dosyadaki beyanların yorumlanmasından, dava konusu projenin onaylanmasından sonra meydana getirildiği sonucuna ulaşılan bilgisayar programı/yazılımının ise FSEK'in 2. maddesinin 1. fıkrasının “Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları” şekkindeki tanım kapsamında eser olduğu anlaşılmıştır. Bilgisayar programının, programın kodlarını yazan kişi veya kişilerin yaratıcı katkısı ile meydana getirildiğinin aksine, dosyada bir delil bulunmaması dolayısıyla dava konusu yazılımın/bilgisayar programının onu meydana getirenlerin hususiyetini taşıdığı, kanunun aradığı her iki koşulu taşıması sebebiyle davacı şirket tarafından Tübitak’a sunulan projenin onaylanmasına müteakip meydana getirilen uçuş kaygı ve korkusunu yenmeye yönelik sanal gerçeklik uygulaması biçimindeki bilgisayar programının FSEK m.2 kapsamında kalan bir ilim ve edebiyat eseri vasfını haiz olduğu, dava konusu proje ve sonrasında bilgisayar programı haline gelen yazılım üzerinde, davalı yanın FSEK bağlamında eser sahipliği ya da başka bir sıfatla hak sahipliği bulunmadığı, dava konusu projenin onay süreci sonrasında meydana getirilen bilgisayar programı/yazılım üzerindeki eser sahipliğinden doğan mali hakların kullanım yetkisinin FSEK m.18/2 uyarınca davacı şirkete ait olduğu, dava konusu bilgisayar programının yazılımını hangi kişi veya kişiler yapmış ise, FSEK uyarınca dava konusu bilgisayar programı/yazılımı üzerindeki eser sahipliği haklarının bu kişilere ait olduğu, ancak bu tespitin yapılmasının davalı ya davacı arasındaki uyuşmazlığa bir katkısının bulunmadığı, zira davalı yanın söz konusu bilgisayar programını meydana getirdiği şeklinde bir iddia ve savunmasının bulunmadığı, aksine davalı yan vekilinin davaya cevap dilekçesinde yer alan “davacı şirketin dava konusu edilen projeye katkısının “davacı şirket ortaklarının proje yönetici olarak davalı yan tarafından ortaya çıkarılan esere yazılım desteği sağlamaktan ibaret olduğu” şeklindeki beyanından söz konusu bilgisayar programının/yazılımın davacı şirket tarafından davalı yan dışındaki kişi veya kişilere yaptırıldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı kendi uzmanlık alanında bir süre proje kapsamında çalışmış ise de dava ve takip konusu alacak ücret alacağına ilişkin değildir. Dava konusu eserden kaynaklı davacının takip konulu alacağı davalıya borçlu olduğuna dair alacaklı tarafça herhangi bir delil ibraz edilmediğinden ve alacağın dayanağı bulunmadığı, gerekçesiyle; -Davacının davasının KABULÜNE, Bakırköy ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takibe konu 62.796,95 TL alacak nedeniyle davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, \" karar verildiği görülmüştür. <br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Karara mesnet bilirkişi raporunun huzurdaki davada hükme esas alınamayacağını, zira müvekkili tarafından geliştirilen ve bilirkişi tarafından da ifade edilen uçuş kaygı ve korkusunu yenmeye yönelik sanal gerçeklik uygulaması biçimindeki bilgisayar programının davacı şirket tarafından geliştirildiğini, müvekkilinin bu programın geliştirilmesinde asli katkısının olmadığına yönelik bilirkişi kanaatinin doğru olmadığını,  zira geliştirilen projenin uçuş korkusunun yenilmesine yönelik olarak geliştirildiğini, uçuş korkusunun, psikopatolojide fobi olarak adlandırılan ve gerçekte temelinde kaygı bozukluğunun bulunduğu psikolojik ve bedensel yakınmalarla ortaya çıkan özel bir fobiye verilen ad olduğunu, tanımdan da anlaşılacağı üzere uçuş korkusunun tedavisine yönelik yapılacak tüm projelerde başat faktörün bir psikolog ya da bir psikiyatrın varlığı olduğunu, herhangi bir bilgisayar programının insanların psikolojik olarak iyileşmesine yardım edemeyeceğini, davacı şirketin bir psikolog etkisi ve yardımı olmaksızın psikolojik tedavi öneren bir program geliştiremeyeceğini,Dosyada mübrez bilirkişi raporunda bilirkişi “Dava konusu proje ve sonrasında bilgisayar programı haline gelen yazılım üzerinde davalı yanın FSEK bağlamında eser sahipliği ya da başka bir sıfatla hak sahipliği bulunmadığı,” şeklinde kanaat bildirdiğini, şu halde öncelikle Mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, Bilirkişinin dosya münderecatında yer alan Tübitak başvuru formunu dikkate almadığını, ilgili formun onaylanan maaş kısmında müvekkilinin alacağı maaşın 62.083.00TL olarak kabul edildiğini, bu miktarın da zaten icra takibine konu edildiğini, bu miktarın şirket tarafından müvekkiline ödenmediğini, davacı şirket yetkililerinin proje sebebi ile bir gelir elde ettiklerini, ama müvekkiline hak ettiği gelirden mahrum ettiklerini,Neticede davanın konusunun eser sahibinin davacı mı yoksa müvekkili mi olduğu tartışması olmadığını, bunun başka bir konu olduğunu, davanın konusunun projenin gelişiminde katkısı yadsınamayacak müvekkilinin hak ettiği ücretin davacı şirket ve yetkilileri tarafından ödenmemesi olduğunu belirterek, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz ilk derece Mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosya arasında bulunan Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinde; dosya davalısı tarafından, yine dosya davacısı ve dava dışı ... hakkında, toplam 62.796,95 TL alacağın tahsili talebiyle 26/08/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı şirket tarafından borca itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. TÜBİTAK’tan getirtilen proje dosyası incelendiğinde; ... numaralı “...-Sanal Gerçeklik ve Uçuş Fobisi Tedavisi Uygulaması” isimli proje olduğu, projeyi gerçekleştirecek firmanın davacı firma olduğu, Dinlenen davacı tanığı ... beyanında; davacı şirketin bilgisayar alanında  faaliyet gösterdiğini, bazı bilgisayar oyunlarını da geliştirme üzerine çalıştığını, kendisi iç mimar olduğu için oyun projesinde üç boyut ve sair konularında bilgimden yararlanmak için yardım istediklerini, kendisinin de bu sebeple şirkete gelip gittiğini, birlikte oyun projesi geliştirdiklerini, davalı ...   de Tübitak desteli de başka bir projede çalıştığını, danışman olarak bir psikolog gerektiği için ... ’in görev aldığını, bildiği kadarıyla iş akdi ile çalıştığını, Şirketin işleyişi ile çok bir bilgisi olmadığını, bildiği kadarıyla bahse konu \"Uçuş Fobisi\" üzerine olan projenin şirket ortaklarından  ... tarafından  geliştirildiğini beyan etmiştir.Mahkemece FSEK uzmanı ..., Hukukçu –psikoloji uzmanı ... ve muhasebe uzmanı ...’dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 31/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda; \"1. Tübitak'a yazılı olarak sunulan projenin, FSEK'in 2 ila 5'inci maddeleri (5'inci madde de dahil) sayılan fikir ve sanat eseri türlerinden hiçbirisine dahil olmadığı, bir fikir ve sanat mahsulü olarak eser sayılması için FSEK m.1/B (a) bendi uyarınca eser sahibinin hususiyetini taşıma koşulunu taşımadığı, bu sebeple Tübitak'a yazılı olarak sunulan projenin kendisinin eser vasfını haiz olmadığı 2. Buna karşılık dosyadaki beyanların yorumlanmasından dava konusu projenin onaylanmasından sonra meydana getirildiği sonucuna ulaşılan bilgisayar programı /yazılımının ise FSEK’in 2'inci maddesinin 1'inci fıkrasının “Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları\" şekkindeki tanım kapsamında kaldığı, bu bilgisayar programının, programın kodlarını yazan kişi veya kişilerin yaratıcı katkısı ile meydana getirildiğinin aksine dosyada bir delil bulunmaması dolayısıyla dava konusu yazılımın/bilgisayar programının onu meydana getirenlerin hususiyetini taşıdığı, kanunun aradığı her iki koşulu taşıması sebebiyle davacı şirket tarafından Tübitak'a sunulan projenin onaylanmasına müteakip meydana getirilen uçuş kaygı ve korkusunu yenmeye yönelik sanal gerçeklik uygulaması biçimindeki bilgisayar programının FSEK m.2 kapsamında kalan bir ilim ve edebiyat  vasfını haiz olduğu,3. Dava konusu proje ve sonrasında bilgisayar programı haline gelen yazılım üzerinde davalı yanın FSEK bağlamında eser sahipliği ya da başka bir sıfatla hak sahipliği bulunmadığı,4. Dava konusu projenin onay süreci sonrasında meydana getirilen bilgisayar programı /yazılım üzerindeki eser sahipliğinden doğan mali hakların kullanım yetkisinin FSEK m.18/2 uyarınca davacı şirkete ait olduğu, dava konusu bilgisayar programının yazılımını hangi kişi veya kişiler yapmış ise, FSEK uyarınca dava konusu bilgisayar programı /yazılımı üzerindeki eser sahipliği haklarının bu kişilere ait olduğu ancak bu tespitin yapılmasının davalı ya davacı arasındaki uyuşmazlığa bir katkısının bulunmadığı zira davalı yanın söz konusu bilgisayar programını meydana getirdiği şeklinde bir iddia ve savunmasının bulunmadığı aksine davalı yan vekilinin davaya cevap dilekçesinde yer alan “davacı şirketin dava konusu edilen projeye katkısının “davacı şirket ortaklarının proje yönetici olarak davalı yan tarafından ortaya çıkarılan esere yazılım desteği sağlamaktan ibaret olduğu” şeklindeki beyanından söz konusu bilgisayar programının /yazılımın davacı şirket tarafından davalı yan dışındaki kişi veya kişilere yaptırıldığı sonucunun çıktığı, 5. Davalı yan tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından 62.796,95 TL değerinde icra takibi başlatıldığı, dosya ve dosyaya sunulu evrak üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacının yanın borcunun olmadığı sonucunun çıktığı\" yönünde görüş bildirdikleri anlaşılmıştır. <br>G E R E K Ç E: Dava; icra takibinden sonra açılan davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takip neticesinde, davalıya 62.796,95 TL tutarında borçlu olmadığının tespiti davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TÜBİTAK’tan gelen belgeler ile, ... numaralı \"...-Sanal Gerçeklik ve Uçuş Fobisi Tedavisi Uygulaması\" isimli proje olduğu, projeyi gerçekleştirecek firmanın davacı firma olduğu, davalının bu şirketin ya da projenin ortaklarından olduğuna dair bir belge ve bilgi bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı vekilinin davacı şirkete gönderdiği ve takibe dayanak olarak gösterdiği ihtarname ile cevap dilekçesinde, davaya konu projenin tamamen müvekkili tarafından bulunduğunu ve vücuda getirildiğini, proje kapsamında kendisine ödenen maaşları dahi projeye aktardığını beyan etmesine rağmen, istinaf dilekçesinde ise, bu beyanları ile çelişki oluşturacak şekilde davacının onaylanan proje uyarınca müvekkiline ödenmeyen maaş alacağı için icra dosyası ile talepte bulunduklarını,  davanın konusunun eser sahibinin davacı mı yoksa müvekkili mi olduğu tartışması olmadığını beyan ettiği tespit edilmiştir.Dosyada bulunan proje harcamalarına ilişkin belgelerde davalı için ödenecek ücretlere yer verildiği tespit edilmişse de, davalının ihtarname ile cevap dilekçesinde  maaş ödemelerini aldığını, bunları davacı şirkete aktardığını iddia ettiği, ancak bu konuda ispat yükü davalıda olmasına rağmen, dosyaya bir delil sunmadığı anlaşılmıştır.Alınan bilirkişi raporu ile davaya konu projenin amacını açıklayan anlatımın FSEK kapsamında eser niteliğinde olmadığı, kaldı ki bu anlatımın da kime ait olduğunun tespit edilemediği, uçuş korkusunun ortadan kaldırılması için gerçekleştirilen yazılımın dosyaya sunulmadığı, ancak yazılım/bilgisayar programlarının eser niteliğinde oldukları, davalının bu yazılıma katkıda bulunduğunu ispatlayamadığı gibi,  davalının ücretli olarak çalıştığı projeyle ilgili yazılıma/bilgisayar programına katkısı olsa bile FSEK 18/2. maddesi uyarınca hakların davacı şirkete ait olacağına dair görüş bildirildiği, davalının proje sahibi şirketin ortaklarından olmadığı gibi, proje çalışmasına da ortak olarak katılmadığı, ücret karşılığında çalıştığının anlaşıldığı, bu nedenle davalının eser üzerinde hak sahibi de olmadığı, davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı kanaatine varılmakla, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.Tüm bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 4.289,65 TL maktu harçtan, peşin alınan 1.072,42TL harcın mahsubu ile bakiye 3.217,23 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 133,50 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/05/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"839973a7ee8ad38f","SID":"b2a7a3bc21e1c5ac"}}