{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   31. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/574 - Karar No:2024/558<br>                     T.C.<br>                ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ        <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  \t\t     \t(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1  md)\t                                                            <br>ESAS NO\t: 2023/574 <br>KARAR NO\t: 2024/558<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2018/212 E-2023/182 K<br><br>DAVACILAR\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 23/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29/05/2024<br>\t<br>Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın  reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,  davacıların oluşturduğu iş ortaklığının dava dışı Toplu Konut İdaresinin gerçekleştirdiği işi aldığını, iş kapsamında bazı işlerin yapılması için davalı ile baskı beton sözleşmesi, akrilik kaplama sözleşmesi, otomatik sulama sözleşmesi adı altında üç adet sözleşmenin imzalandığını, işlerin tamamlanma süresinin doksan gün olarak belirlendiğini, davalının imzalanan sözleşmeler kapsamındaki işi belirlenen süre içerisinde bitiremediğini, gönderilen ihtarname üzerine eksik işleri tamamlamak hususunda taahhütte bulunduğunu, taahhüt kapsamında belirlenen sürede işlerin tamamlanmaması halinde 50.000,00 TL cezai şartı ödemeyi kabul ettiğini, davalı tarafından taahhüt edilen sürede de işlerin tamamlanamadığını, davacılar tarafından sözleşme konusu işlerin davalı namı hesabına yaptırıldığını, davalı tarafından işin süresinde tamamlanmaması nedeniyle gecikilen her gün için 250,00 TL olmak üzere 8.000,00 TL gecikme cezası ile taahhütname gereğince 50.000,00 TL cezai şartın ödenmesinin gerektiğini, davalı tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle icra takibi yaptıklarını, davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek Ankara 19. İcra Dairesinin 2017/20773 esas sayılı dosyasında itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>            Davalı vekili, davacıların işin namı hesaba başkalarına yaptırıldığına ilişkin iddialarının yerinde olmadığını, dava dışı ... tarafından düzenlenen faturaların ve yapılan ödemelere ilişkin çeklerin düzenleme tarihleri dikkate alındığında davalı tarafından işin bitirilemediğine ilişkin dönem içerisinde ödeme gerçekleştirilmiş sonucunu ortaya çıkardığını, iş yaptırmadan ödeme yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında davalı tarafından edimlerin süresinde yerine getirildiğini, eksik imalat bulunmadığını, Toplu Konut İdaresi kayıtlarının incelenmesi ile işin süresinde yapıldığının ortaya çıkacağını beyan ederek davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"...Toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, taraflar arasında davacıların iş sahibi, davalının yüklenici olduğu sözleşmelerin imzalandığı, Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi incelemesinden geçerek kesinleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/01/2019 tarih, 2015/126 esas, 2019/38 karar sayılı kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmelere konu işin 12/10/2014 tarihinde yüklenici ... Mimarlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından tamamlandığının ve davalıların oluşturduğu iş ortaklığı tarafından ise buna ilişkin olarak 24/10/2014 tarihinde sosyal güvenlik kurumuna bildirimde bulunulduğunun tespit edildiği, yapılan bu tespit ve tespite ilişkin kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi karşısında taraflar arasında imzalanan sözleşmelere konu işin davalı yüklenici tarafından yerine getirildiğinin kabul edilmesi ile anılan karar içeriğinde belirtilen gerekçeler dikkate alındığında davacıların oluşturduğu iş ortaklığının taraflar arasındaki sözleşme konusu işin davalı tarafından yerine getirilmediği ve dava dışı kişilere namı hesaba yaptırıldığı iddiasının ve davacıların oluşturduğu iş ortaklığının icra takibine konu etmiş oldukları yansıtmaya dayalı fatura alacaklarına ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı, takibe konu edilen yansıtma faturalarında yazılı alacaklarının talep edilemeyeceği, davacıların oluşturduğu iş ortaklığının taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında davalı tarafından yapıldığı kabul edilen işleri çekince koymak suretiyle teslim aldığına ilişkin dosya kapsamına herhangi bir bilgi veya belgenin sunulmadığı, sözleşme ile kararlaştırılan gecikme cezasının ve taahhütname başlıklı belge ile belirlenen cezai şartın 6098 sayılı TBK'nin 179. maddesinde belirlenen cezai şart niteliğinde bulunduğu, TBK'nin 179/2. maddesi uyarınca davacı iş sahibinin davalı yüklenici tarafından yapılan işin çekince konulmak suretiyle teslim alındığına ilişkin dosya kapsamına herhangi bir belge veya bilginin sunulmaması nedeniyle sözleşme ile kararlaştırılan gecikme cezası ile taahhütname ile belirlenen cezai şartın da talep edilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine, takibin kötü niyetli olarak başlatıldığı hususu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine...\" karar verilmiştir.\t\t\t\t\t\t<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; delillerin toplanmadığını, tanıklar dinlenmeden karar verildiğini, bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, bilirkişi incelemesi yaptırılmış olsaydı, işin geç teslim edildiği ve başka yükleniciye tamamlatıldığı ve TOKİ'ye teslim edildiğinin anlaşılacağının, cezai şart alacağının bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, 27/08/2014 tarihli tahahhütnamede işin tamamlanması halinde şantiye şeflerine kabul ve imza ettirileceği yazmasına rağmen bu kabullerin yaptırılmadığını, işin asıl iş sahibi TOKİ'ye teslim edilmiş olmasının, işin davalı tarafından tamamlandığına delil olmayacağını, müvekkilinin hiç bir zaman işi teslim almadığını, bu nedenle cezai şart yönünden çekince koymasının söz konusu olmadığını, işin süresinde tamamlanıp tamamlanmadığının dahi mahkemece araştırılmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.  <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının takipte kötü niyetli olduğunun ıspat edildiğini, davacının işin bitirildiğini bilmemesinin söz konusu olamayacağını, davacının bizzat işin bitirildiğini, SGK'ya 24/10/2014 tarihinde bildirdiğini, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/126 esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada müvekkilinin fazladan iş yaptığının tespit edildiğini, davayı müvekkilinin kazanacağını anlayınca, davacının iş bu davaya konu takibi başlattığını, davacının ticari defterlerinde cezai şarta ilişkin hiç bir kayıt bulunmadığını, hak edişlerden kesinti yapmadığını, tutanak ve fatura altına almadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bitiminden 2 yıl sonra bunları ileri sürdüğünü, işin bitirilmesiyle teminat mektubunun iade edildiğini, tüm bunlar dikkate alındığından davacının icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğunu ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE:<br> Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan  itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>  HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90  TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70  TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,<br>3-Davalıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70  TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca  yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere  23/05/2024  tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.   <br><br>Başkan                         Üye                        Üye                  Katip <br> <br><br> <br>   <br> <br><br><br>   <br>¸e-imzalıdır                   ¸e-imzalıdır                   ¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"363a7ceb86fd6324","SID":"89356cde8f7028b7"}}