{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2022/167 Esas<br>KARAR NO:2024/343<br><br>DAVA:Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ:09/03/2022<br>KARAR TARİHİ:16/05/2024<br><br>Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; davalı ... müvekkilleri ...'nın babası ... ve annesi ... tarafından kurulmuş bir aile şirketi olduğunu, müvekkilleri ... ve ...'nın davalı şirkette pay sahibi olduklarını, davalı şirketin hali hazırda yönetim kurulu üyesi ve Başkanı ...'nin aynı zamanda davalı şirket kayıtlarında gözüken %52,90 oranındaki hissesi ile hakim hissedar olarak gözüktüğünü ve davalı şirketi \"Tek Yönetim Kurulu Üyesi\" sıfatıyla münferiden yönettiğini, dava dışı ...'nin aynı zamanda müvekkili ...'nın erkek kardeşi, müvekkili ...'nın ise dayısı olduğunu, davalı şirketin yıllar içinde büyüyerek döküm, lojistik, liman hizmetleri, otomotiv parçası üretimi gibi birçok önemli alanda hizmet veren, istihdam sağlayan ve ülkemiz için katma değer yaratan bir şirket haline geldiğini, dava dışı ...'nin, seneler içinde davalı şirket ve grup şirketlerindeki sermaye yapısını ve yönetimi haksız ve hukuka aykırı olarak ele geçirmesi nedeniyle, müvekkilleri tarafından davalı şirket ve dava dışı ...'ye başta pay düzeltme davası olmak üzere muhtelif davalar ikame edildiğini, bu davaların büyük bir kısmının derdest olduğunu, 31/12/2020 tarihinde gerçekleştirilen sermaye artımı ve 14/10/2021 tarihinde tescil edilemeyen sermaye artırımı ile işbu davaya konu 15/12/2021 tarihinde yapılan sermaye artırımının müvekkillerin paylarını azaltmak üzere verilmiş bilinçli kararlardan olduğunu, bahsi geçen olağanüstü genel kurul toplantısı ile yapılmak istenenin, .... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayısı ile görülmekte olan dava ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayısı ile görülen dava bakımından davaların sonuçlarına usul ve yasaya aykırı olacak şekilde etkide bulunmaktan ibaret olduğunu, dava dışı ...'nin münferit yönetiminde olan davalının, kuruluşundan itibaren neredeyse hiçbir kâr dağıtımı yapmadığını, davalı şirket yönetimi tarafından sermaye artırımına alternatif hiçbir çalışma yapılmadığı gibi iyileştirici önlemlere dair bir çalışmada yapılmadığını, genel kurul toplantısı öncesi ve sırasında TTK'nın 376/3 maddesi uyarınca bir ara bilançosu sunulmadığı gibi kuvvetle muhtemel böyle bir çalışmada yapılmadığını, davalı şirketin 14/10/2021 tarihinde söz konusu sermaye artımı girişimde bulunduğunu ve müvekkillerinin rüçhan haklarını da görmezden gelerek doğrudan ... şirketinin alacağını davalı şirket sermayesine eklenmek üzere toplantı gerçekleştirildiğini, buna ilişkin toplantı tescilinin Ticaret Sicili tarafından reddine karar verildiğini, 14/10/2021 tarihli toplantının gündemi ve içeriğine göre davalı şirket yönetimi ve hakim hissedarı ...'nin tek amacının en baştan beri davalı şirketin sermayesini Ferro alacağından artırarak hakim hissedarı haline gelmeye başladığı Ferro'nun davalı şirketteki hisse oranını artırmak sureti ile müvekkillerinin hisse oranını düşürerek %10'nun altına indirmek olduğunu, 14/10/2021 tarihli toplantının üzerinden neredeyse 2 ay sonra yine aynı şekilde 15/10/2021 tarihinde sermaye artırımına ilişkin olağanüstü genel kurul toplantısı düzenlendiğini, buna göre 1 yıl içerisinde toplamda 3 kez sermaye artırımı için toplantı yapıldığını, davalı şirket için sermaye artırımının somut olayda gerekmediğini, gerekli olmamasına rağmen davalı şirketin sermaye artırımının tamamen kötü niyetli olduğunu ve müvekkillerinin paylarını azaltmak için yapılmış olduğunu, dava konusu sermaye artırımı kararının TTK'nın 421/2-a maddesi uyarınca oybiriğiyle alınmadığından yok hükmünde olduğunu, TTK'nın 376.maddesine göre uygun bir kararda alınmadığından davalı şirketin sona ermiş vaziyette olduğunu, 31/12/2020 tarihinde yapılan sermaye artırım kararının .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda iptaline karar verildiğini, işbu davaya konu 15/12/2021 tarihli genel kurul öncesinde davalı şirketin 31/12/2020 tarihinde gerçekleştirdiği genel kurulda alınan sermaye artış kararının iptaline karar verilmesi nedeniyle bu davaya konu sermaye artırımının da iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek tedbiren davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 15/12/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlardan şirket sermayesinin 180.000.000-TL'den 55.000.000-TL arttırılarak 235.000.000-TL'ye çıkartılmasına dair 2 numaralı kararının yürütülmesinin durdurulmasına, davalı şirketin zarara uğratılmasının önlenmesi ve müvekkillerin paylarının korunması ve tasfiye işlemlerinin yürütülmesi amacıyla davalı şirket yönetiminin atanacak yönetim kayyıma devredilmesine, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde davalı şirketin denetimi için kayyım atanmasına, somut olayda 2 numaralı günden maddesinin müzakeresinin ve oy nisabının TTK m.421/2-a hükmüne aykırı olması ve TTK m.376/2 hükmüne aykırı olması sebebiyle davalı şirketin 15/12/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin 2 numaralı kararın hükümsüzlüğünün tespitine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 15/12/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin başta 2 numaralı kararının TTK m.421/2-a hükmüne aykırı olması ve TTK m.376/2 hükmüne aykırı olması nedeniyle TTK m.447 uyarınca batıl olduğunun tespitine, bu talepleri kabul edilmediği takdirde dilekçeleri içerisinde yer verdikleri sebepler doğrultusunda, davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 15/12/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin 2 numaralı kararının usul ve yasaya aykırı şekilde alınmış olması nedeniyle TTK m.445 maddesi uyarınca iptaline, davalı şirketin, davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 15/12/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında TTK m.376 uyarınca bir karar tesis edememesi nedeniyle, TTK m.376/2 gereği sona erdiğinin tespitine ve tasfiye işlemlerinin başlatılmasına, bu hususta davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davacıların ... A.Ş.'nin 15/12/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ve diğer hususlara ilişkin dilekçelerindeki tüm iddia, isnat ve taleplerinin; haksız, mesnetsiz, gerçek dışı ve MK madde 2'de yazılı dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve reddinin gerektiğini, davacıların dava dilekçesinde davanın konusuyla ve davanın tarafları ile ilgili olmayan hususlarda bolca açıklamalarda bulunduğunu, davanın dayandığı vakıalara ilişkin açıklamaların baştan sona TMK.nın 2. maddesine ve HMK.nın 29.maddesine aykırı olduğunu, davalı şirketin ortaklarından ... San ve Dış Tic. A.Ş.'ye (... San ve Dış Tic. A.Ş.'nin davalı şirketin %59,4 hisse oranı ile en büyük hissedarı) olan ve devamlı suretle faiz ve vergisel yükümlülükler doğuran borcun kapatılması amacıyla ortak alacağının sermayeye eklenmesi amacıyla 14/10/2021 tarihinde genel kurul gerçekleştirildiğini, ancak ... Müdürlüğü tarafından ortak alacağının sermaye katılması şeklindeki sermaye artışlarının da nakit sermaye artışı olarak değerlendirildiği bu nedenle diğer hissedarlarının rüçhan haklarını kullanabilmeleri için gereken işlemlerin yapılması gerektiğini, ayrıca ortak alacağının varlığının rapor ile değil yine genelgeler uyarınca Mahkeme aracılıyla bilirkişi marifeti ile tespit ettirilmesi gerektiği, eksiklikler tamamlandıktan sonra tescil hususunun yeniden değerlendirileceği gerekçesi ile sermaye artışının tescili talebinin iade edildiğini, İstanbul Ticaret Müdürlüğünün tescil talebinin eksikliklerin tamamlanması gerekçesiyle iade edilmesinden dolayı 15/12/2021 tarihinde aynı gündemle yeniden olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün belirtildiği şekilde nakit sermaye artışı usuli ile sermaye artışı yöntemi uygulandığını, davacılarda dahil tüm hissedarlara rüçhan haklarının kullanmaları için bildirimler yapıldığını, ... San ve Dış Tic. A.Ş. alacağının varlığının tespiti için .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında bilirkişi marifeti ile tespit ettirildiğini, rüçhan haklarını kullanmayan hissedarların rüçhan hakkı hissedar ... San ve Dış Tic. A.Ş.'ye kullandırılarak davalı şirketten olan alacağı, davalı şirketin sermayesine eklendiğini, bu şekilde eksikliklerin tamamlanmasından sonra tescil başvurusu yapıldığını ve İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğü tarafından kararının tescil ve ilan edildiğini, davalı şirketin ... San ve Dış Tic. A.Ş.'ne borçlandırılmadığını, aynı şekilde ... ... dava dışı yönetim kurulu başkanının tasarrufu ile davalı şirketle birleştirilmediğini, davalı şirketin geçmişte dağıtılabilir kârın olduğu dönemlerde bir kısım kâr dağıtımı yaptığını, davacıların iddialarının aksine davalı şirketin TTK'nın 376.maddesi kapsamında sermayesini yitirmemiş olduğunu, TTK'nın 421. maddesi kapsamında sermaye tamamlaması ihtiyacının bulunmadığını, bu husususun bağımsız denetim raporlarında açıkça görülebileceğini, 15/12/2021 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısında şirketin 180.000.000 TL olan sermayesinin 55.000.000 TL nakit olarak arttırılması ile 235.000.000 TL'ye çıkartılmasına karar verildiğini, rüçhan haklarını kullanmayan hissedarların rüçhan haklarının ... San ve Dış Tic. A.Ş. tarafından kullanıldığını, ... San ve Dış Tic. A.Ş.'nin bu sermaye için davalı şirketten olan alacaklarının 55.000.000 TL'lik kısmını kullandığını, böylece bilançodaki ortaklara borçlar kaleminin kapatıldığını, davalı şirketin faiz ve vergi yükünden kurtarıldığını, davacıların davalı şirketin ve grup şirketleri aleyhine 2019 yılından itibaren 23 adet dava açtığını, davacıların işbu davadaki tüm iddia ve isnatlarının TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacılar tarafından açılan tüm davaların kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava; TTK'nın 445 ve 446. maddelerine istinaden açılmış davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin 15/12/2021 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulu toplantısının 2 nolu kararlarının iptali istemine ilişkindir.  <br>TTK'nın 445. ve 446.maddelerine göre genel kurul toplantısında hazır bulunupta karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçiren pay sahipleri,  kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kurallarına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren üç ay içerisinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açabilir.<br>Davacıların davalı şirket pay sahibi olup üç aylık süresi içerisinde bu davayı açtığı, şirket merkezinin adresine göre Mahkememizin yetkili olduğu ve davacıların iptalini talep ettiği gündem maddelerine muhalefet şerhi verdiği görülmüştür.<br>Taraf delilleri toplanmış, davalı şirketin ticari sicil dosya sureti ve genel kurul toplantı tutanağı ile ekleri incelenmiş, bilirkişi heyetinden rapor ve ek rapor  alınmıştır.<br>Davalı şirketin 15/12/2021 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında davaya konu 2 numaralı gündem maddesinde; 10/09/2021 tarih ve 38 sayılı yönetim kurulu kararı gereğince şirket ana sözleşmesinin sermeye başlıklı 6.maddesinin aşağıda yazıldığı şekliyle tadil edilerek 180.000.000-TL olan şirket sermayesinin 55.000.000-TL arttırılarak 235.000.000-TL'ye çıkartılması, arttırılan sermayenin tamamının ortakların şirketten alacaklarından karşılanmasının müzakeresine geçildiği, yapılan oylama sonucunda davacı ... ve ...'nın 21.319.330 adet olumsuz oyuna karşılık diğer hissedarların 158.680.670 adet olumlu oy ile ve oy çokluğuyla kabulüne karar verildiği, davacı Seray Kalaylı vekilinin ve ...'nın muhalefet şerhi verdikleri görülmüştür.<br>... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar tarafından davalı şirket aleyhine 31/12/2020 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan 2 numaralı sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptaline dair dava açıldığı, davanın kabulü ile 31/12/2020 tarihli genel kurulda alınan 2 numaralı sermaye artırımı kararının iptaline karar verildiği görülmüştür. <br>Bilirkişiler Prof. Dr. ..., ... ve Prof. Dr. ...  mahkememize sundukları 27/04/2023 tarihli raporlarında; dava konusu 15.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağında, şirketin 180.000.000 TL olan sermayesinin 55.000.000 TL artırılmak suretiyle 235.000.000 TL’sine artırılmasına ilişkin karar alındığı görüldüğünü, bu karar sonrasında davacıların hisse pay oranlarının, hisse payları oranında davacı ... hissesinin %10,51’den %8,05’e, davacılardan ...’nın ise hissesinin %1,33’den %1,02’ye düştüğünün tespit edildiğini, şirketten alacaklı görünen ve şirkette sadece 100 TL tutarında sermaye payı olan ... A.Ş.’nin ise sermaye artırımı sonrasında hisse payının 55.000.100 TL tutarında ve %23,40 oranında hisseye sahip olduğunu, TTK’nun 376. maddesi hükümlerine göre davalı şirketin sermaye kaybının hesabına ilişkin yapılan incelemeler sonucunda; şirketin 15.12.2021 tarihli genel kurulundan önce dosyada mevcut bulunan 31.08.2021 tarihli bilançosu çıkarıldığını; TTK’nun 376. maddesinde belirtilen sermaye kaybı hesabını; ((Sermaye + Kanuni Yedek Akçeler) – (Varlıklar – Borçlar) / (Sermaye + Kanuni Yedek Akçeler), ((180.000.000 TL + 4.090.138,31 TL) – 67.087.115,29 TL) / (180.000.000 TL + 4.090.138,31 TL) = 0,635574638 olarak hesaplandığını, TTK’nun 376. maddesine göre göre sermayenin 2/3’ünün kaybı için oranın 0,66667 olması gerekmekte olduğunu, somut olayda şirketin sermaye kaybı oranının 0,635 olarak hesaplandığı ve sermaye kaybının 2/3 oranına çok yakın bir oranda gerçekleştiği tespit edildiğini, bu tespit uyarınca da davalı şirketin henüz TTK. m. 376/no.2 hükmündeki rejime tabi olmadığının anlaşıldığını, davalı ... San. ve Tic. A.Ş.’nin 15.12.2021 tarihli olağanüstü genel genel kurul toplantısında 2. Gündem maddesiyle alınan sermaye artırımı kararında uygulanacak yetersayı TTK. m. 421/n.2’deki değil; TTK. m. 421/no.1’deki yetersayı olduğunu ve bu açıdan söz konusu kararın geçerli olduğu sonucun varılması gerektiğini, davacılar vekilinin şirketin aktifinde yer alan 115.000.000- TL tutarında alacağı olduğunu ve bu alacağın tahsili durumunda nakdi sermaye artırımına gerek kalmayacağı şeklindeki beyanları ile ilgili olarak; Tekdüzen Hesap Planında “245 Bağlı Ortaklıklar” hesabı açıklamasından da görüldüğü gibi, işbu hesaptaki tutarın bağlı ortaklıktaki sermaye payı olduğunu, (alacak olmadığı) dolayısıyla tahsili mümkün bir alacak olmadığını, bu hususla birlikte bütün dosya kapsamı dikkate alınmakla değerlendirme yapıldığında, davalı şirketin 15.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımı kararında iyi niyet kuralına (TTK. m. 445) aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakta olduğunu, 15.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 2. maddesinde alınan sermaye artırım kararı ve davacıların rüçhan haklarıyla ilgili olarak; artırılan sermayenin tamamının, ortaklardan ... A.Ş.’ye, bu ortağın alacağı kapsamında verildiğini, bu durumun davacı pay sahiplerinin rüçhan hakkının eşit işlem ilkesine (TTK. m. 357) aykırı olarak kaldırılması sonucunu doğurduğunu, bu bakımdan söz konusu kararın, Kanuna (TTK. m.357) aykırılık sebebiyle (TTK. m. 445) iptaline karar verilebileceği kanaatine varıldığını, davalı tarafın ileri sürdüğü, hissedarlara rüçhan haklarını kullanmaları konusunda bildirimler yapıldığını, davacıların rüçhan haklarını kullanmadığı iddiasını ispatlarsa o zaman rüçhan hakkının kullanılması kapsamında bir iptal sebebi kalmayacağını belirtmişlerdir.<br>Bilirkişiler Prof. Dr. ..., ... ve Prof. Dr. ...  mahkememize sundukları 01/03/2024 tarihli ek raporlarında; davala şirketin sermaye kaybının 2/3 oranına çok yakın bir oranda gerçekleştiğinin tespit edildiğini, bu tespit uyarıncada Davalı şirketin henüz TTK. m. 376/no.2 hükmündeki rejime tabi olmadığının görülmekte olduğunu, alınan sermaye artırımı kararında uygulanacak yetersayının TTK. m. 421/no.2’deki oy birliği değil; TTK. m. 421/no.1’deki yetersayı olduğu ve bu açıdan söz konusu kararın geçerli olduğu sonucun varılması gerekmekte olduğunu, bu sebeple de oybirliğiyle yükümlülük getiren bir genel kurul kararı alınması gerekirken, yönetimde olan çoğunluğun azlığa tahakkümü olacak şekilde sermaye artışına gitmesi ve böylece bedelli sermaye artışında rüçhan hakkını kullanamayacak davacıların pay oranlarının iyice düşürülmesi suretiyle dürüstlük ilkesine aykırı hareket edildiği sonucuna varılamadığını, şirketin sermaye kaybının 2/3 oranına çok yakın bir oranda gerçekleşmesi sebebiyle TTK. m. 376/no.2 hükmünün uygulanması gerektiği, bu kapsamda oybirliğiyle yükümlülük getiren bir genel kurul kararı alınması gerekirken, çoğunluğun azlığa tahakkümü olacak şekilde sermaye artışına gitmesi ve böylece bedelli sermaye artışında rüçhan hakkını kullanamayacak davacıların pay oranlarının iyice düşürülmesi suretiyle dürüstlük ilkesine aykırı hareket edildiğinin kabulüyle iptale karar verilmesinin Mahkemenin takdirinde olduğunu, Davalı şirket genel kurulunun aldığı 14.10.2021 tarihli kararla başlayan süreçte, ticaret sicil müdürlüğünün tescili yapmaması sebebiyle sermaye artırımı tamamlanamadığını, tamamlanamayan sermaye artırımının bağlayıcı olmadığını, taahhütlerin geçerli olmadığını, bundan sonra artık davalı şirketin 15.12.2021 tarihli genel kurulunda alınan karara göre işlem yapılması söz konusu olduğunu, 15.12.2021 tarihli genel kurul yeni bir genel kurul ve alınan karar yeni bir karar olduğunu, özellikle rüçhan hakkının kullandırılması ve pay sahiplerinin pay oranlarını ve buna bağlı pay sahipliği haklarını koruma olanağı tanınması gerektiğini, pay sahipleri bu suretle veya rüçhan hakkını devrederek (TTK. m. 461/no.4) hareket etme olanağına kavuşucağını, sonuç itibariyle 15.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 2. maddesinde alınan sermaye artırım kararı ve davacıların rüçhan haklarıyla ilgili olarak; artırılan sermayenin tamamının, ortaklardan ... A.Ş.’ye, bu ortağın alacağı kapsamında verildiğini, bu durumun davacı pay sahiplerinin rüçhan hakkının eşit işlem ilkesine (TTK. m. 357) aykırı olarak kaldırılması sonucunu doğurduğunu, bu bakımdan söz konusu kararın, Kanuna (TTK. m. 357) aykırılık sebebiyle (TTK. m. 445) iptaline karar verilebileceği kanaatine varıldığını belirtmişlerdir.<br>Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıların hissedarları oldukları davalı şirketin 15/12/2021 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan sermaye artırımına ilişkin 2 numaralı kararının iptalini talep ettikleri, ayrıca davalı şirketin 15/12/2021 tarihli genel kurulunda TTK'nın 376.maddesi uyarınca bir karar tesis edilmemesi nedeniyle davalı şirketin sona erdiğinin tespitine, tasfiye işlemlerinin başlatılmasına ve bu hususta tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ettikleri, davalı şirketin ise davanın reddini talep ettiği, dava konusu 15/12/2021 tarihli genel kurulun 2 numaralı gündem maddesinde davacıların karşı oy ve muhalefetleriyle ve oyçokluğuyla davalı şirketin sermayesinin 180.000.000 TL'den 55.000.000 TL arttırılarak 235.000.000 TL'ye çıkartılmasına, artırılan sermayenin tamamının ortakların şirketten alacaklarından karşılanmasına karar verildiği, bu karar sonrasında davacı ... hissesinin %10,51’den %8,05’e, davacılardan ...’nın ise hissesinin %1,33’den %1,02’ye düştüğünün tespit edildiği, şirketten alacaklı görünen ve şirkette sadece 100 TL tutarında sermaye payı olan ... A.Ş.’nin ise sermaye artırımı sonrasında hisse payının 55.000.100 TL tutarında ve %23,40 oranında hisseye sahip olduğu anlaşılmıştır. <br>Bilirkişi heyeti tarafından yapılan sermaye kaybı hesabına göre; davalı şirketin sermaye kayıp oranının 0,635574638 olduğu, TTK’nın 376. maddesine göre sermayenin 2/3’ünün kaybı için oranın 0,66667 olması gerektiği, buna göre davalı şirketin 15/12/2021 tarihli olağanüstü genel kurulu toplantısında 2 numaralı gündem maddesi ile alınan sermeye artırım kararında uygulanacak olan yeter sayının TTK'nın 421/1 fıkrasında belirlenen nisaba göre belirleneceği, aynı maddenin 2. fıkrasındaki oybirliği nisabının gerekmediği anlaşılmıştır. <br>TTK'nın 445.maddesine göre; kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kurallarına aykırı olan genel kurul kararlarının iptali pay sahipleri tarafından talep edilebilir. <br>TTK'nın 357.maddesinde; pay sahipleri eşit şartlarda eşit işleme tabi tutulur hükmü mevcuttur. <br>Somut olaya bakıldığında; dava konusu 15.12.2021 tarihli genel kurul yeni bir genel kurul ve alınan karar yeni bir karar olduğu, özellikle rüçhan hakkının kullandırılması ve pay sahiplerinin pay oranlarını ve buna bağlı pay sahipliği haklarını koruma olanağı tanınması gerektiği, pay sahipleri bu suretle veya rüçhan hakkını devrederek hareket etme olanağına kavuşacağı, sonuç itibariyle 15.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 2. maddesinde alınan sermaye artırım kararı ve davacıların rüçhan haklarıyla ilgili olarak artırılan sermayenin tamamının, ortaklardan ... San ve Dış Tic. A.Ş’ye, bu ortağın alacağı kapsamında verildiği, bu durumun davacı pay sahiplerinin rüçhan hakkının eşit işlem ilkesine aykırı olarak kaldırılması sonucunu doğurduğu, bu bakımdan söz konusu kararın, TTK'nın 357.maddesinde düzenlenen eşit işlem kuralına aykırılık sebebiyle TTK'nın 445. maddesi kapsamında kanuna aykırılık nedeniyle iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>Davacılar her ne kadar 15/12/2021 tarihli genel kurulda alınan 2 numaralı karar ile ilgili hükümsüzlüğünün tespitini ve batıl olduğunun tespitini talep etmiş ise de; dava konusu 2 numaralı kararın hükümsüz veya batıl olma durumunun bulunmadığından davacının bu taleplerinin yerinde olmadığı ancak kanuna aykırılık nedeniyle iptal talebinin yerinde olduğu anlaşıldığından davacının dava konusu 15/12/2021 tarihli genel kurulda alınan sermaye artırımına ilişkin 2 numaralı kararın iptaline ilişkin davasının kabulüne karar verilmiştir. <br>Davacılar, davalı şirketin TTK'nın 376/2.maddesi gereğince sona erdiğinin tespiti ile tasfiye işlemlerinin başlatılması ve tasfiye memuru atanmasını talep etmiştir. <br>TTK'nın 376/2.maddesinde; \"son yıllık bilançoya göre sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının 2/3'sinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhal toplantıya çağırılan genel kurul sermayenin 1/3 ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer\" düzenlemesi mevcuttur. <br>TTK'nın 376/2.maddesindeki hükmüne göre şirketin kendiliğinden sona ermesi için; son yıllık bilançoya göre sermaye ile yedek akçeler toplamının 2/3'sinin zarar nedeniyle karşılıksız kalması, bu nedenle genel kurulun toplantıya çağırılması ve genel kurulda sermayenin 1/3 ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar verilmemesi gerekir. <br>Somut olaya bakıldığında, bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamaya göre  davalı şirketin sermaye kayıp oranının 0,635574638 olduğu, bu nedenle davalı şirketin sermayesinin 2/3 oranında kaybetmemiş olduğu, kaldı ki; bununla ilgili olarak genel kurulun toplantıya çağırılmadığı ve genel kurulda buna ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar alınmadığı anlaşıldığından TTK'nın 376/2.maddesi gereğince şirketin sona erdiğinin tespitine ilişkin davacıların talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davacıların buna ilişkin davalarının reddine karar verilmiştir.  <br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;<br>a)Davalı şirketin 15.12.2021 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısının 2 nolu gündem maddesi ile alınan kararın iptaline,<br>b)Davacıların, davalı şirketin TTK.nın 376/2. maddesi gereği sona erdiğinin tespiti ve tasfiye işlemlerinin başlatılması ile tasfiye memuru atanması talebinin reddine, <br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 346,90 TL harcın davalıdan tahsiline,<br>3-Davacılar tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 80,70 TL peşin harç toplamı 161,40 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,<br>4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,<br>5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın ret edilen kısmına göre hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, <br>6-Davacılar tarafından yapılan 12.000 TL bilirkişi ücreti ve 232,5‬0 TL tebligat- müzekkere masrafları olmak üzere toplam 12.232,5‬0 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.116,25 TL.sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,<br>7-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,<br>Taraf vekillerinin yüzlerine karşı,  gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2024<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7a9696f34e7e1f5","SID":"a7c9924c4a2a0ed8"}}