{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/674 - 2024/904<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/674 <br>KARAR NO\t: 2024/904<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/58 E.  -  2021/94 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/04/2021 tarih ve 2019/58 E. - 2021/94 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili ile davalı ... ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin sermayesinin İstanbul Büyükşehir Belediyesine ve Belediyeye bağlı işletmelere ait olduğunu, müvekkilinin İstanbul şehrinde kamu hizmeti verdiğini ve tüm raylı ve ... ulaşım sistemleri ile servislerini sağladığını, davalı ... ... nezdinde tescilli yaklaşık 80 tane markasının bulunduğunu, müvekkilinin bu markalarını mesnet göstererek davalı şahsın 2017/87189 nolu ve \"... ...\" ibareli marka başvurusuna yaptığı itirazın dava Kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu markadaki “...” ve “...” ibarelerinin ikisinin de genel ve kapsayıcı ifadeler olduğunu, bu ibarelerin hiç kimsenin tekeline bırakılamayacağını, dava konusu başvurunun müvekkiline ait “...” unsurlu markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, yerli ve milli üretim politikaları ile müvekkili şirketin yapmakta olduğu ar-ge çalışmaları kapsamında ... ..., ... ..., ... ..., ... ...gibi ibareler üzerinde projeler yürütüldüğünü, ortalama tüketicilerin dava konusu markayı gördüklerinde doğrudan müvekkili şirket ile ilişkilendireceğini ileri sürerek, YİDK'nın 2018-M-10782 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>Davalı ... ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, müvekkili ...’ün ... Holding’in kurucusu olduğunu, ... Turizm firmasının yolcu kapasitesi ve taşıma ağı bakımından Türkiye’nin lideri konumda olduğunu, müvekkilinin tescilli “...” esas unsurlu muhtelif markalarının bulunduğunu, davacı şirket tarafından 2016 yılında yapılan 2016/61989 sayılı “... ...” ibareli marka başvurusunun yayımına müvekkili tarafından yapılan itiraz sonrasında davacı yana ait başvurunun reddine karar verildiğini, davacı yanın yalnızca İstanbul şehrinde faaliyet gösterdiğini, ve bir taşıma aracı/taşıt adı olarak “...” ibaresini kullandığını, müvekkilinin 2009 yılından beri tescilli \"...\" ibareli markaların sahibi olduğunu ve markalarını ilgili sınıfta aralıksız olarak kullandığını, davacı yan markaları ile iltibasa yol açması muhtemel sınıfların kısmen müvekkili başvurusu kapsamından çıkarılmış olduğunu, bu haliyle kalan emtialar yönünden herhangi bir iltibas ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2017/87189 nolu marka ile davacı yana ait mesnet markaların 39. sınıf “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri (tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri dahil). Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri.” bakımından aynı/aynı tür oldukları; davacı adına tescilli \"...\" esas ibareli markalar ile davalının \"... ...\" ibareli markaları arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının \"... ...\" markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu; davalının kazanılmış hak iddiası mevcut ise de, davalının kazanılmış hak iddia ettiği markaları fiili olarak kullandığına ilişkin yeterli delil ibraz etmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, YİDK'nın 2018-M-10782 sayılı kararın iptaline, davalıya ait 2017/87189 nolu \"... ...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markaların bütün olarak bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerektiğini, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDiğer davalı şahıs vekili, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olduğunu, müvekkilinin 39. sınıf hizmetler yönünden kazanılmış hakkının bulunduğunu, markalar arasında iltibas oluşmayacağını, davacının kısıtlı bir alanda faaliyet gösterdiğini, YİDK kararının yerinde olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında \"...\" ibaresinin ortaklığından kaynaklı yüksek düzeyde görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilse dahi, başvurudaki \"...\" ibaresinin markaya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, başvuruda davacı markalarından ayırt edilmesini sağlayacak başkaca bir unsurun da yer almadığı,  emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, bu hale göre  dava konusu başvuru ile davacının itiraza mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, öte yandan, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları uyarınca diğer şartlar yanında, müktesep hak iddiasına konu markanın uzun süreli kullanımının ispitlanması gerektiği, oysa davalı ...'ün, müktesep hak iddiasını dayandırdığı markaların dava konusu hizmetler için çekişmesiz kullandığının iddia ve ispat olunmadığı anlaşılmakla, davalı ... ve davalı ... ... vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekili ile davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... ile davalı ... ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 27/05/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c35be631339c3b2","SID":"0eea52ab6f5ee744"}}