{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/941 <br>KARAR NO\t: 2024/984<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 18/01/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2018/518 Esas,  2022/33 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 22/11/2017 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin, ... plaka numaralı araç ile seyir halinde iken davalı ... şirketince sigortalanmış ve sürücüsü ... olan ... plaka numaralı araç ile çarpıştığını, kaza neticesinde müvekkili ... ile aynı araçta bulunan oğlu ...'ın yaralandığını, kazaya karışan ... plaka numaralı aracın zorlu mali mesuliyet sigortasının davalı ... tarafından yapıldığı tespit edildiğini, müvekkilinin zararının tazmin amacı ile sigorta şirketine başvuru yaptığını, hasar dosyası açıldığını, ancak taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, kaza nedeniyle soruşturma açıldığını, kaza kaynaklı maddi zarara uğrayan müvekkiller adına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir müvekkil için 1.000,00-TL tutarında maddi, 25.000,00-TL tutarında manevi tazminat talebi, yargılama gider ve ücretlerinin davalı taraf üzerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasının Kars ilinde meydana geldiği, müvekkilinin ikamet adresinin Kars olduğunu, bu nedenle dosyanın yetkili ve görevli mahkemesinin Kars Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kaza sonrasında davacılar davalı ... şirketinden başvurarak maddi zararlarını talep ettiklerini, dolayısıyla müvekkile yüklenen kusuru kabul etmemekle davacıların bu kaza nedeniyle meydana gelen zararları var ise sigorta şirketi tarafından karşılanacağının aşikar olduğunu, davacıların hastanede oldukları sürede müvekkilinin aile büyükleri tarafından ziyarete gidildiğini, hastanede bir miktar maddi yardımda bulunduklarını, tazminat hukukunun temeli zarara olan neden olay nedeniyle zarar görenin zararının giderilmesi olup tazminat zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini, davacılar vekillerinin gerek maddi ve gerekse manevi tazminat taleplerinin yapılacak yargılama sonucu reddine karar verilmesi gerektiğini, yapılacak yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>Davalı .... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların müvekkil şirkete başvuru yapmadan dava açtıklarını, dava şartı yokluğundan iş bu davanın reddi gerektiğini, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sürücünün kusurunun açık bir şeklide tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet oranlarının alınması için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine sevkinin gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan herhangi bir ödeme olup olmadığının sorulmasını, davacının tazminat talebinden indirilmesine, cismani ve destek tazminatı hesabının aktüerler siciline kayıtlı bilirkişi kanalı ile yapılmasını, müterafik kusur ve hatır taşıması indirim taleplerinin de değerlendirilmek suretiyle hesaplanmasını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, masraf ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; dava 22.11.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepli olarak açılmış, yargılama aşamasında davacılar vekili maddi tazminat taleplerinin karşılandığını, manevi tazminat yönünden taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir.<br> Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>    Dosya kapsamında alınan ATK raporunda davacı ... ...'ın geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olarak tüm vücut engelinin %10 olduğu, davacı ... ...'ın tüm vücut engelinin %16 olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacıların vücut bütünlüğü bakımından maluliyetleri, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde davacıların kusur durumları da gözetilerek davacılar yararına manevi tazminata hükmedilerek manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava açılış tarihi itibari ile manevi tatmin sağlayabilecek bir rakam olan 25.000-TL halihazırda karar tarihinde ekonomik olarak bir hayli değer kaybettiğini, halihazırda dava dilekçesindeki miktar yönünden tam kabul kararı verilse dahi alım gücüne kıyasla tatmin edici bir miktar olmadığı açıkken 3.000-TL'lik tutarın manevi tatmin duygusu sağlamaktan bir hayli uzak olduğunu, özellikle her bir müvekkilin zararının ve durumunun kendi içinde değerlendirilmesi gerekmekte iken dosyanın yeterince irdelenmediğini, ...'ın davaya sebebiyet veren kazada yolcu oluşu kaza neticesinde %32,3 oranında sürekli iş göremezlik tespiti ve müvekkilin çocuk yaşta dolayısıyla bu kazanın fiziksel ve psikolojik travmalarının derinden hissedeceğini, hal böyle iken yerel mahkemece hüküm altına alınan miktarın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararda manevi tazminat ve vekalet ücretine ilişkin kısımların kaldırılması, manevi tazminat talepleri yönünden dava dilekçesinde belirtilen tutarın dikkate alınmak suretiyle tam kabul kararı verilmesi, yargılama gider ve ücretlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:\t<br>Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davalı ...'un sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araç ile 22.11.2017 günü, saat 09:30 sıralarında, çift yönlü ... yolunu takiben sanayi sitesinden Kars merkez istikametine seyredip, olay mahalline geldiğinde, karşı istikametten gelmekte olan davacı sürücü ...'ın kullandığı ... plakalı otomobilinin hakimiyetini kaybederek sol şeride girmesi, kendisininde kamyonetinin ön kesimi ile şeridine giren bu otomobilin sağ yan kesimine çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazasında davacılar ... ve aynı araçta yolcu olan çocuk ... yaralanmıştır.<br> Davacılar tarafından kaza nedeniyle davalılar ... plaka sayılı araç sürücüsü  ... ve aracın ZMMS sigortacısı davalı ... şirketinden 1.000,00'er TL maddi ve davalı araç sürücüsünden 25.000,00'er TL manevi tazminatın tahsili ile davacılara verilmesini talep etmişler, mahkemece maddi tazminat hakkında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, her bir davacı için 3.000,00 TL ayrı ayrı manevi tazminata hükmedilmiştir.<br>Hükmü davacılar vekili istinaf etmiştir.<br>1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı ...'ın kazanın meydana gelmesindeki kusur oranına göre davacı için takdir edilen manevi tazminatın az olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>2-\"...Manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı, fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir. Öte yandan, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.) maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Yine BK 47 (TBK 56). maddesi hükmüne göre; hâkimin özel halleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde, bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nisbetinde iadesini amaçladığından hâkim, MK.'nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir.\" (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.05.2003 gün 2003/21-368-355 ve 23.06.2004 gün 2004/13-291-370 sayılı kararları)<br>Somut olayda, kaza tarihi (22.11.2017), kazanın meydana geliş biçimi, kusur durumu ve  tarafların sosyal ve ekonomik durumları hep birlikte nazara alındığında; manevi tazminatın amacının, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek olduğu, Hakimin manevi tazminat miktarını tarafların kusur oranlarına, sosyal ve ekonomik durumlarına ve adalete uygun olarak takdir etmesi gerektiği, takdir edilecek miktarın, manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde tutularak, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği gibi davacılar lehine anılan ilkeler de  dikkate alınarak manevi tazminatın takdir edilmesi gerekir. Mahkemece somut olaya uygun düşecek şekilde kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmayan ve % 32,3 oranında maluliyeti bulunan davacı ... için takdir edilen manevi tazminatın miktarının düşük olduğu ve az takdir edildiği anlaşılmıştır.<br>Ayrıca, manevi tazminat talebinin kısmen reddine karar verildiği halde reddedilen kısım yönünden AAÜT m. 10/2 maddesi uyarınca davalı yararına hükmedilecek vekalet ücreti davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği gözetilerek davalı yararına daha yüksek miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.<br> Bu itibarla davacı vekilinin istinaf başvurusunun davacı ... yönünden  kabulü ile davacı yararına daha yüksek bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği ve  davalı yararına hükmedilecek vekalet ücreti davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği, ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince İlk Derece  Mahkeme kararının kaldırılmasına,  yeniden hüküm kurularak davacı ... lehine 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsiline  karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>I-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18/01/2022 tarihli, 2018/518 Esas ve 2022/33 Karar sayılı kararın HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"1-Maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile, <br>-Davacı ... için 3.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, <br>-Davacı ... için 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, <br>3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 888,03-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 177,61-TL harcın mahsubu ile bakiye noksan 710,42-TL eksik harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4-Davacılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan 13.000,00-TL ücreti vekaletin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine,<br>5-Davalı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan 13.000,00-TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine, <br>6-Davalı ... ile davacıların sulh olduklarından dolayı vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>7-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 177,61-TL peşin harç, 500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.362,00-TL Adli Tıp Fatura Bedeli, 105,00-TL e-tebligat, 153,05-TL posta ve 70,00-TL tebligat ücreti olmak üzere toplam 2.403,56-TL'nin davanın kabul red oranları nazara alınarak 624,92-TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, kalan kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,\" şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>III-Davacılardan alınan istinaf karar peşin harcının davacılara iadesine,<br>IV-Davacılar tarafınca istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL başvuru harcı ve 111,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 331,70-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,<br>V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>VI-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK' nın 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ee0e01e13893a8c","SID":"d9b92e3d588abad8"}}