{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/362 <br>KARAR NO: 2024/709<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 01.12.2020<br>NUMARASI: 2017/696 Esas - 2020/712 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki  itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşlup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  davalının İzmir'de merkezi bulunan .... Tic. AŞ nin İstanbul bayiliğini yaptığını, müvekkili ile davalı arasında satın alınmayı düşünülen yazılım ve yazılım eğitimi ile teknik destek hizmetiyle ilgili ön görüşme yapıldığını, ön görüşme neticesinde davalı tarafla çalışmama ve sözleşme yapmama kararı alındığını, 26/08/2014 tarihinde müvekkil şirket hesabından sehven ... 22.125,00 TL'lik ödeme yapıldığını, sehven yatırılmış olan paranın iadesinin yapılmadığını, müvekkil şirkete hiçbir hizmet verilmemesine rağmen fatura düzenlenip gönderildiğini, faturanın gerçeği yansıtmadığını, davalı tarafından herhangi bir sözleşme akdedilmediğini, davalı taraftan hiçbir yazılım programı, eğitim ve destek hizmeti alınmadığını, 8 günlük faturaya itiraz süresi içinde söz konusu gerçeği yansıtmayan davalı tarafa ait faturaya ilişkini iade faturasının asılın ve davalı hesabına sehven yapılan 22.125,00 TL ödemenin müvekkil şirket hesabına 3 gün içinde yatırılmasına ilişkin Bakırköy ... Noterliğinin ... yevmiye nolu 29/09/2014 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalı tarafın iade faturasına karşı hiçbir hukuki işlem başlatmadığını, ihtarnameye cevap verilmediğini ve sehven yatırılan paranın iade edilmediğini, davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu iddia ederek; davalı tarafın icra takibine vaki haksız itirazının reddi ile icranın devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının iddialarının asılsız olduğunu, müvekkiline ödemenin sehven yapılmadığını, yapılan ödemenin sunulan hizmetin karşılığı olarak, davacı şirkete tebliğ edilen ve herhangi bir itiraza uğramayan faturaya istinaden yapıldığını, hatta yapılan kısmi ödeme nedeniyle müvekkilinin davacıdan 22.125,00 TL bakiye alacağının bulunduğunu, davacının müvekkili ile çalışma kararı aldığını, davacı tarafın isteği doğrultusunda sözleşmenin müvekkil tarafından imzalanarak ... Kolejleri Kurumsal İlişkiler Yöneticisi ... teslim edildiğini, damga vergisinin fazla olması sebebiyle davacı taraf sözleşmenin tek nüsha olarak imzalanmasını talep ettiğini, sözleşme tek suret olarak müvekkil tarafından imzalandığını ve davacı tarafından imzalandıktan sonra kendisine de bir suretin teslim edilmediğini, müvekkilinin davacı şirkete yazılım kurulumunu, yazılımın kullanılmasına ilişkin eğitim ve destek hizmeti sunduğunu, durumun e-mail yazışmaları ile sabit olduğunu, davacı şirkete hizmet sunularak yazılım kurulmuş olduğu gibi versiyon güncellemesinin de yapıldığını, müvekkili tarafından verilen bu hizmetin karşılığı olarak da fatura tanzim ederek davacı şirkete teslim edildiğini, davacı şirket faturaya itiraz süresi olan 8 günlük sürede faturaya ve içeriğine itiraz etmeyerek faturayı kabul ettiğini ve kısmi ödemeyi müvekkilin hesabına yaptığını, müvekkiline ihtarname ve iade faturası gönderilmediğini, ihtarnamede muhatabın müvekkili olmadığını, .... Tic. AŞ olduğu ve adresinin İzmir adresi olduğunu, iade faturasında müvekkilin adı ve adresi yer almasına rağmen ihtarnamede iş bu hizmetin sunumunda doğrudan muhatap olmayan, iade faturaya konu 20/08/2014 tarihli faturanın sahibi olmayan 3.şirkete yer verilmesi ve tebligatın bu şirketin adresine yapılmasına anlam verilemediğini, ihtarname ve iade faturasının tarihinin 29/09/2014 olduğunu, müvekkili tarafından kesilerek davacı şirkete teslim edilen faturanın tarihi ise 20/08/2014 olduğunu savunarak; davanın reddini, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Davacının davalıya yapmış olduğu 22.125,00 TL tutarlı 26/08/2014 tarihli ödemenin, davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş olan ve davacı kayıtlarına alındığı anlaşılan 44.250,00 TL tutarlı faturaya istinaden yapıldığı sabittir. Davacı, sehven ödeme yaptığı iddiasını ispat edememiştir. Davacının \"davalı tarafından hizmetin verilmediği\" yönündeki iddiasını da ispata yarar bir delil de bulunmaktadır. Taraflar arasında 04/03/2014 tarihinde başlayarak 30/09/2019 tarihine kadar devam eden e-posta yazışmalarında \"Davacının davalıdan hizmet almadığına ve sehven ödenen 22.125,00 TL tutarın geri istenmesine yönelik\" bir anlatımın bulunmadığı, dava dışı ....AŞ tarafından verilen 16/09/2020 tarihli cevabındaki \"Yetkili bayimiz ... (davalı) tarafından ... Tic. AŞ'ye satışı yapılan okulsis.net programı davacı tarafından sağlanan ve bağlantı bilgisi verilen servere 18/09/2014 tarihinde yüklenerek kurulum hizmeti verilmiştir.\" açıklaması uyarınca davaya konu hizmetin davalı tarafından davacıya verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından kabul edilerek defterlerine işlenen davalı faturasına 8 günlük yasal süre içinde itiraz edilmeyerek aynı süre içinde fatura bedelinin yarısının ödenmesinin sehven yapıldığı yönündeki iddianın basiretli tacir olması gereken davacı yönünden yerinde olmadığı, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere faturaya konu hizmetin davalı tarafından davacıya verildiği anlaşıldığı...\" gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilince sehven yapıldığı iddia edilen 22.125,00 TL lik ödemenin davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı tespiti karşısında, hükme esas alındığı anlaşılan 03.02.2020 tarihli bilirkişi rapor içeriğinde yer verildiği üzere, davalı defterlerinin usule uygun tutulmuş defterler olduğunun kabulünün mümkün olmayacağını, buna göre iş bu raporun hükme esas alınamayacağı yönündeki itirazlarının yerinde görülmesi gerektiğini, ancak mahkemece bu durumun hatalı değerlendirmeye neden olduğunu, İlk derce mahkemesince ve dayanak raporda müvekkilince kesilen iade faturasının süresi içinde kesilmediği, iade faturasının davalı yerine bayiliğini yürüttüğü dava dışı Bilsa Şirketine kesildiği ve proğramların silinmiş veya değiştirilmiş olabileceği varsayımı ile server incelemesi taleplerinin reddinin hatalı olup, serverlerde ineleme yapılması halinde hizmet verilmediğinin anlaşılabilecekken bu yöndeki taleplerinin reddinin de doğru olmadığını, Yargılama sürecinde davalının bayiliğini yürüttüğü ihtilafsız olan dava dışı ... Şirketi cevabının objektif olmayacağının gzetilerek, cevaba  göre hizmet verildiğinin kabulünün hatalı olacağını,  Taraflar arasındaki mail yazıları kapsamında hizmetin verilip verilmediği hususunun belirlenemeyeceği dikkate alınarak, ilk derece mahkemesinin maillerde ödemenin sehven yapıldığına dair yazışma olmadığı belirtilerek gerekçe yapılmasının hatalı olacağını, maillere konu proğramların da farklı proğramlar olduğu ileri sürülerek, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne  karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı yanca hizmet verilmemesine rağmen sehven davalı hesabına yapılan ödemenin davalıdan tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın İİK 67 maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davaca  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, davalı taraf ile satın almayı düşündükleri yazılım ve yazılım eğitimi ile ilgili ön görüşme yaptıklarını, bu ön görüşme sonucunda davalı  ile çalışmama kararı alındığını, ancak bu sırada  davalı tarafın hesabına 26/08/2014 tarihinde sehven 22.125,00 TL tutarında ödeme gönderildiğini, davalıdan herhangi bir hizmet ve program alınmamasına rağmen, sehven gönderilen ödemenin iade edilmediğini,  davalı ile  sözleşme imzalanmadığı gibi herhangi bir hizmette alınmadığını, davalının göndermiş olduğu faturanın da iade edildiğini ileri sürmüştür. Davalı ise, davacının yapmış olduğu ödemenin sehven yapılan bir ödeme olmadığını, kendileri tarafından sunulan hizmetin karşılığı olarak yapıldığını, davacı şirkete tebliğ edilen ve herhangi bir itiraza uğramayan faturaya istinaden yapıldığını, bu ödemenin kısmi nitelikte olduğunu, bakiye 22.125,00 TL alacaklarının bulunduğu savunulmuştur. İlk derce mahkemesince yapılan yargılama aşamasında taraf delilleri toplanmış, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu davalının davacıya düzenlediği 44.250,00 TL tutarlı faturanın davacı defterlerinde de kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tacir olup, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altındadır. Davalı faturasının davacı defterlerine kayıtlandığı da dikkate alındığında, davacının almadığını iddia ettiği proğram ve hizmet nedeniyle gönderilen faturayı kendi ticari kayıtlarına işlememesi gerekir. Davalı faturasının davacı defterlerine kayıtlandığı da gözetildiğinde, davalının hizmeti verdiğinin karine olarak kabulü gerekir. Davacı faturayı iade ettiğini ileri sürmüş ise de, önce defterlerine kayıtladığı faturanın sonradan iade faturası ile iadesi kapsamında kestiği iade faturasının dayanağının davacı yanca kanıtlanması gerekir. Yargılama sürecinde davalının bayiliğini yürüttüğü anlaşılan dava dışı Bilsa tarafından mahkeme müzekkeresine verilen cevap içeriğinde, davacı bilgisayarlar serverlerine yüklendiği bilgisi verilmiştir. Bunun dışında davacı çalışanı olduğu ihtilafsız olan ve yargılama aşamasında tanık olarak dinlenen  ...  in beyanları ile de, taraflar arasında proğram alınıp kurulumu için ticari ilişki kurulduğu, proğramın kurulumuna ilişkin hizmetin verildiği bu konuda davacı şirket çalışanlarına  eğitimlerin de verildiğinin beyan edildiği anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar dikkate alındığında davalının, davacı tarafından hizmet verilmediği, gönderilen ödemenin sehven gönderildiği ve karşılıksız ödeme olduğu yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Yukarıdaki deliller ışığında ve davalı faturasının davacı yanca kendi defterlerine kayıtlandığı da dikkate alındığında, ve davacı çalışanı  tanık ... in beyanları kapsamında davacı şirketteki bilgisayarlarda proğramın kurulu olup olmadığı yönünde server incelemesi yapılması talebinin reddinin ise sonuca etkili olmadığı sonucuna varılmış, davacı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 373,20 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 02.05.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7b02bb760d79ab92","SID":"02afbdd619f4c9a0"}}