{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/840 <br>KARAR NO\t: 2024/766<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİH: 26/01/2021<br>NUMARASI: 2018/54 E. - 2021/49 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rekabet Yasağı Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 13.07.2015 başlangıç tarihli danışmanlık sözleşmesi ile ...  bünyesinde bulunan SPA merkezinin yönetim ve temsilinin davalıya bırakıldığını, iş ilişkisinin 31.10.2017 tarihinde davalının istifası ile sona erdiğini ve davalının sözleşmedeki rekabet yasağına aykırı şekilde, 500 metre mesafede ... isimli yeni bir spor tesisi açarak müvekkilinin çalışanları ve müşterilerini ayarttığını, davalının çalıştığı pozisyonunun avantajından yararlanarak, müvekkilinin müşterilerine ulaşarak kendisine yönlendirmesinin sözleşmede yer alan \"aynı bölgede 6 ay boyunca rekabet etmeme, edindiği ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgeleri kendi menfaatine kullanmama yükümlülüğüne\"  aykırı olduğunu, sözleşmenin III/37 ve V/8 maddeleri ile rekabet ve gizlilik yükümlülüğüne ilişkin getirilen sınırlamanın, TBK'nın 444 ve 445. maddelerine uygun  olduğunu, geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunduğunu, davalının iş ilişkisinde, müvekkilinin müşteri çevresi ve iş sırlarını öğrenebilecek pozisyonda olduğunun, sözleşme ile kararlaştırılan rekabet yasağının TBK'nın 445. maddesi gereğince makul şekilde sınırlandırıldığını, 500 metre mesafede iş yeri açılmasının, müvekkilinin müşteri portföyünden yararlanma iradesini gösterdiğini, müvekkili şirket nezdinde çalışan pek çok spor hocası ve diyetisyene iş teklifinde bulunan davalının, iş teklifini kabul eden ...  ve ... ile diyetisyen ...'i çalıştırdığını, bu çalışanların müşteri memnuniyeti ve satışlarının yüksek olduğunu, ...'nun tüm spor hocalarının koçu olarak çalıştığını ve bu kişinin bir çok eğitime gönderilerek masraf yapıldığını, çalışanların ayrılmasından sonra üyelik iptallerinin yaşandığını, devam eden bir çok üyenin de özel derslerini davalıdan almaya başladığını, iptaller nedeniyle müvekkilinin 2017 Kasım ve Aralık aylarında 50.000 TL zarara uğradığını, cezai şart ödenmesi için zararının kanıtlaması gerekmediğini ileri sürerek, sözleşmede kararlaştınlan 10.000 USD cezai şart karşılığı olan 37.919,00 TL'nin şimdilik 1.500,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; 06.07.2015 tarihli sözleşmenin müvekkilince imzalanmadığını, TBK 444. maddesi uyarınca rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin yazılı şekilde yapılması gerektiğini, davanın sözleşmeye dayalı cezai şart talebi olması nedeniyle öncelikle müvekkilinin sözleşme ile bağlı olduğunun kanıtlanması gerektiğini, aksi halde sözleşmenin V/8 maddesindeki gizlilik ihlali halinde dayandırılan şart nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, taraflar arasında davacının iddia ettiği gibi gizlilik anlaşması bulunmadığı gibi, müvekkilin herhangi bir şekilde davacının ticari bilgilerini paylaşmadığını, bu nedenle  sözleşmenin V/8 maddesine dayanarak cezai şart talep edilemeyeceğini, iş sözleşmesinin müvekkilince sona erdirilmediğinden geçersiz sözleşmenin III/37. maddesine dayanarak hak talebinde bulunulamayacağını, iş ilişkisinin 13.07.2016 tarihli Ek Protokolden anlaşılacağı üzere 13.07.2017 tarihinde sona erdiğini, süre sonunda sona eren sözleşmenin yeni şartlar ile yenilenmesinin  talep edilmesine rağmen, davacının sözleşmeyi yenilemediğini, 06.07.2015 tarihli sözleşme kabul edilmemekle birlikte sözleşmenin III/37. maddesinde, sözleşmenin bitmesi ve yenilenmemesi halinde müvekkilinin rekabet etme yasağının söz konusu olmayacağına yer verildiğini, müvekkilin istifa ettiğinin kanıtlanamadığını, müvekkilinin iş yerinin davacı ile rekabet edecek ve davacıyı zarara uğratacak nitelikte olmadığını, iş ilişkisi sona erdikten soma, 200 M2 çatı katında sadece pilates dersleri verilen iki çalışanlı bir stüdyo açıldığını, davacının ise her türlü olanağı bulunan büyük çaplı bir tesis işlettiğini, stüdyonun Kozyatağı lokasyonunda olmadığını, davacının çalışanlarının ayartılmadığını, cezai şart miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddi istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava konusu olayda davacı tarafın 111/37 ve V/8 olmak üzere iki ayrı sözleşme maddesine dayandığının görüldüğü, bu maddelerden V/8 maddesi 'davalının, açıkça gizli olduğu bildirilsin veya bildirilmesin bu sözleşmenin ifası sırasında edindiği ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgelerin gizli bilgiler olarak değerlendirildiğini, işverenin yazılı onayı olmaksızın gerek sözleşme süresince işverene ve/veya müşterilerine ait gizli bilgileri kasıtlı ve kusurlu olarak kesinlikle ifşa etmeyeceğini, yayınlamayacağını, kamuya açıklamayacağını veya menfaatine kullanmayacağını' hüküm altına alındığı, bu maddenin yer, zaman ve konu bakımından sınırların hiçbirini içermediğinden,  Genel olarak bir gizlilik taahhüdü olarak düzenlenmiş böyle bir sözleşme maddesinin rekabet yasağı sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği, rekabet yasağının geçerliliği ve hakkaniyete uygun sınırlar içerip içermediğinin sözleşmenin 111/37. Maddesi bakımından değerlendirilmesi gerektiği, Ayrıca somut olay açısından her ne kadar sözleşmenin ilgili maddesi geçerli olsa da, bu gizlilik taahhüdüne aykırı davranılıp davranılmadığının da belirlenmesi gerektiği,  Dosyaya mübrez belgeler arasında davacımn hangi müşterilerinin davalı tarafa geçtiği veya hangi bilgilerin paylaşıldığı tam olarak belirlenmediği, gizliliğe aykırı hareket edilip edilmediği konusunun  mahkemenin takdirine bırakıldığı,Rekabet yasağının ihlal edildiği hallerde, çoğu zaman ihlal sonucu ödenecek bir cezai şart da belirlenmektedir. Bu halde yasağı ihlal eden taraf herhangi bir zarar söz konusu olmasa dahi sözleşmeyi ihlal ettiğinden dolayı cezai şartı ödemekle yükümlü olmaktadır. Dava konusu sözleşme incelendiğinde ise 111/37 hükmünde herhangi bir cezai şart belirlenmemiştir. V/8 hükmünde bir cezai şart belirlenmiş ise de bu hüküm rekabet yasağına ilişkin bir düzenleme olmayıp, bir gizlilik sözleşmesi niteliğinde olduğundan, burada yer alan cezai şart düzenlemesinin rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin 111/37 maddesi bakımından uygulanmasından bahsedilemeyeceği,Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin V/8. Maddesinde belirtilen gizlilik taahhüdü maddesinin bir rekabet yasağı sözleşmesi olarak kabul edilemeyecği, sözleşmede ayn bir rekabet yasağı maddesi bulunduğunu,Gizlilik taahhüdünün ihlal edilip edilmediği konusunda sunulan delillerin takdirinin  mahkemeye ait olduğu, belirtir değerlendirmelerde bulunmuşlardır.Dava konusu sözleşmede 111/37 hükmünde herhangi bir cezai şart belirlenmediği, V/8 hükmünde bir cezai şart belirlenmiş ise de bu hükmün rekabet yasağına ilişkin bir düzenleme olmayıp, bir gizlilik sözleşmesi niteliğinde olduğu, tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde;  davacımn hangi müşterilerinin davalı tarafa geçtiği veya hangi bilgilerin paylaşıldığı tam olarak belirlenmediği, gizliliğe aykırı hareket edilip edilmediği konusunun ispatlanamadığı, ayrıca  davacının kasıtlı şekilde zarara uğratılmak istendiğine yönelik yine toplanan deliller nazarında somut  bir bulguya rastlanmadığı, davacı firmada çalışırken yaptığı işe bağlı olarak öğrendiği bilgileri rakip bir işletmede kullanarak eski işverenine önemli ölçüde bir zarar verme ihtimalinin bulunduğuna ilişkin bir kanaate erişilmediği..\"  gerekçesiyle davanın reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasında düzenlenen 13.07.2015 başlangıç tarihli sözleşme ile müvekkiline  ait fitness ve spa merkezinin yönetim ve temsilinin davalıya bırakıldığını, iş ilişkisinin 31.10.2017 tarihinde davalının istifası ile sona erdiğini, ancak davalının sözleşmedeki rekabet yasağı ve gizlilik taahhüdüne aykırı şekilde, işten ayrıldıktan sonra müvekkili şirkete 500 metre mesafede spor tesisi açtığını, müvekkilinin çalışanları ve müşterilerinin ayartılarak, müvekkilinin zarara uğratıldığını, ayartılan personel için eğitim masrafı yapıldığını, sözleşmede aynı bölgede 6 ay boyunca rekabet etmeme yükümlülüğü bulunduğunu, Davalının gizlilik taahhüdüne aykırı davrandığının dosyadaki delillerle kanıtlandığını, davalının yönetici olması nedeniyle müşteri portföyü geniş personellerin bilgilerine haiz olduğunu ve bu personelleri kendi bünyesinde işe başlatarak gizli bilgileri kendi menfaatine kullandığını, davalının müvekkili şirketteki çalıştığı pozisyonun müşteri çevresine nüfuz edebilecek ve iş sırlarını öğrenebilecek nitelikte olduğunu, raporda da bu hususun belirtildiğini, müvekkili şirkette çalışırken edinilen bilgilerle şirkete 500 metre mesafede iş yeri açılmasının da kötü niyeti gösterdiğini, spor hocaları ile diyetisyenin ayartıldığı gibi, bu sayede bir çok müşterinin aboneliklerini iptal ederek davalının işlettiği kursa gittiklerini, yönetici olan davalının personel hakkında sahip olduğu başarı grafiklerini kullanarak bu personeli ayarttığını, müşterileri kendi tesisine yönlendirerek sözleşmede yer alan gizlilik yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, davalının tesis açmasından sonra bir çok abonelik iptali yaşandığını ve bu müşterilere davalının tesisinde hizmet verildiğinin sosyal medya hesaplarından yayınlandığını, davalı tarafından müvekkil şirket üyelerinden yazı alınarak dosyaya sunulmasının bile şirket üyelerine nüfuz edildiğini, bu yolla müşteri bilgilerinin kullanıldığını gösterdiğini, müşteri çevresi ve personel bilgilerinin gizli bilgi olduğunu, üyelerin yeni açılan davalının işletmesine yönlendirilmesi ve personelin davalının işletmesine çağrılmasının da gizli bilgilerin kullanıldığını ispatladığını, mahkemece bu tespitler ve bilirkişi raporu yok sayılarak, davalının, müvekkili şirkete zarar verme ihtimalinin bulunmadığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, delillerin gerekçeli kararda değerlendirilerek hükme esas alınmadığını, abonelik iptalleri ile bir kısım ücretlerin iade edilmesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra, sözleşmeye aykırı şekilde kendi nam ve hesabına iş yeri açan davalı işçinin rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayalı  TBK'nın 444 ve devamı maddeleri  uyarınca ceza koşulu alacağının tahsili  istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Rekabet yasağı 6098 sayılı TBK'nın Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ilâ 447. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.  Öte yandan, TBK’nın 445/1. maddesi hükmüyle, rekabet yasağı kaydının  işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin  türü  bakımından   uygun   olmayan   sınırlamalar   içeremeyeceği  hüküm  altına  alınmıştır. Bununla birlikte Kanun'un 445/2. maddesinde ise hakime, sözleşmede yer alan aşırı nitelikte rekabet yasağını kapsam ve süre yönünden sınırlayabilme yetkisi verilmiştir. TBK'nın 447/2. maddesindeki düzenlemede ise, iş akdinin işçi tarafından haklı nedenle feshi veya işveren tarafından haksız şekilde feshi halinde rekabet yasağının sona ereceği belirlenmiştir.Taraflar arasında düzenlenen 06.07.2015 tarihli danışmanlık sözleşmesi ile davalı işçinin vereceği hizmetin esasları düzenlenmiştir. III/37. maddesinde, \"danışman, otelden kendi şahsi istifasıyla ayrılması halinde iki aydan önceden yönetime bilgi vermelidir ve 6 ay boyunca Kozyatağı lokasyonunda çalışmamayı kabul eder.\" görüldüğü gibi bu maddede  rekabet yasağı düzenlenmiş ise de, düzenlenen rekabet yasağı bir yaptırıma bağlı tutulmadığı gibi, danışmanın istifası şartına da bağlanmıştır. Davalı, bu sözleşmeyi kabul etmemekte ve taraflar arasındaki ilişkinin 13.07.2016 tarihli ek protokole göre yürütüldüğünü, bir yıllık sürenin sona ermesinden sonra yeni bir sözleşme imzalanmaması nedeniyle sözleşmenin sona erdiğini belirtmektedir. Oysa ek protokolün, 13.07.2015 tarihli sözleşmenin eki olduğu belirtilmiş ve bu sözleşmenin bir çok maddesinin devam edeceği kararlaştırılmıştır. Bu nedenle 13.07.2016 tarihli sözleşme ile davalının bağlı olduğu kabul edilmiştir. Davacı, davalının istifa ettiğini kanıtlayamadığından sözleşmenin 37.maddesine göre, davacının talebi yerinde değildir. Davalı işçinin, istifa ettiği kanıtlanmamıştır. Aksine, ek sözleşme süresinin sona ermesinden sonra, yeni bir sözleşme düzenlenmemesi nedeniyle, sözleşme ilişkisinin sona erdiği anlaşılmıştır. TBK'nın 447/2. maddesindeki düzenlemeye göre, iş akdinin işçi tarafından haklı nedenle feshi veya işveren tarafından haksız şekilde feshi halinde rekabet yasağının sona erecektir. Sözleşmenin V/8.maddesinde, \"açıkça gizli olduğu bildirilsin veya bildirilmesin danışmanın bu sözleşmenin ifası sırasında edindiği ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgeler gizli bilgiler olarak değerlendirilir. Danışman otelin yazılı onayı olmaksızın gerek sözleşme süresince otele ve/veya müşterilerine ait gizli bilgileri kasıtlı veya kusurlu olarak kesinlikle ifşa etmeyecek, yayınlamayacak veya kamuya açıklamayacak veya menfaatine kullanamayacaktır. Danışman iş bu gizlilik hükmünü ihlal halinde, otelin uğrayacağı tüm zarar ve ziyan hakları saklı kalmak kaydı ile münhasıran 10.000 Dolar cezai şart ödemeyi kabul eder.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Belirtilen düzenlemeye göre müşteriye ait bilgilerin kusurlu olarak ifşa edilmediği, yayınlanmadığı veya kamuya açıklandığını ilişkin bir kanıt bulunmamaktadır. Davacı vekili, davalının hakim pozisyonundan yararlanılarak müşteri bilgilerinin temin edildiğini ve rekabet yasağına aykırı şekilde, davacının personel ve müşterilerini ayartılarak, davalı tarafından açılan spor merkezinde çalışanların istihdam edilerek müşterilere hizmet verildiğini. ileri sürmüştür. Dava dilekçesinde, genel olarak TTK'nın 55. maddesinde düzenlenen, rakipleri müşteri ve personelinin ayartılması yoluyla haksız rekabete ilişkin açıklamalar yapılmış, ancak bu kapsamda bir talepte bulunulmamıştır. Davacının talebi açıkça sözleşmede belirtilen edime aykırılık nedeniyle cezai şarta ilişkindir. Talebin cezai şarta ilişkin olması nedeniyle davacının bir zarara uğradığını kanıtlama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu durumda, davacının çalışanlarının ve müşterilerinin, davalı tarafından ayartıldığının, bu işlemlerde davacının bilgilerinin kullanıldığını, usulüne uygun delillerle kanıtlanması gerekir. Maddi vakıaların tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Dosyada bulunan belgeler ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, davacının çalışanlarının davalı tarafından ayartılmadığı ve çalışanların davalıdan kaynaklanmayan nedenlerle, davacıya ait iş yerinden ayrıldıktan sonra davalının yanında çalışmaya başladıkları anlaşılmıştır. Tanık beyanlarından, davacının bir kaç müşterisinin davalının açtığı spor salonuna gittikleri ve buna ilişkin sosyal medya paylaşımı yaptıkları anlaşılmaktadır. Ancak bu müşterilerin de davalı tarafından ayartıldığına ilişkin bir kanıt bulunmamaktadır. Sözleşmenin III/37. maddesinin bir yaptırımı bulunmadığı dikkate alındığında, belli mesafede, kendisi istifa etmeyen ve sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davacıya verdiği danışmanlık hizmeti sonlandırılan davalının, iş yeri açmasının sözleşme ve yasaya aykırı bir yönü bulunmamaktadır. Aynı şekilde davalının, kanuna veya rekabet yasağı sözleşmesine aykırı somut bir eylemi belirlenmeden, davacının çalışanları ve müşterilerine kendi iradeleriyle ayrıldıktan sonra davalı ile birlikte çalışmaları başlı başına dürüst rekabeti bozucu eylem değildir. İlk derece mahkemesince bu hususlar tespit edildikten sonra HMK'nın 281 .maddesi gereğince bilirkişi raporunun diğer delillerle birlikte değerlendirilerek usul ve yasaya uygun şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 256,82 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd1534f5aa5fb760","SID":"b999979176fc05c3"}}