{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/311  <br>KARAR NO: 2024/498<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/11/2023<br>NUMARASI: 2023/461 Esas, 2023/983 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 03/05/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkil ...'nın, ülke çapında tanınan ve diş kliniği, ağız ve diş sağlığı merkezi, hastane, saç ekim merkezi gibi alanlarda nam salmış bir mimar olup, 25-30 mimarı bünyesinde çalıştıran ... Mimarlık Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin Yönetim Kurulu Başkanı ve tek pay sahibi olduğunu, davalı ...'nin saç ekim merkezinin sahibi olup, ilgili merkezinin mimari çizimleri için müvekkili ile anlaştığını, müvekkili ile davalı ... arasında, 09.05.2022 tarihinde 150.000,00 TL bedelli mimari çizim proje sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin akdedilen anlaşma gereği üzerine düşen edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini ancak, davalının sözleşmede kararlaştırılan ödemelerin sadece bir kısmını yaptığını, 75.000,00 TL'lik bakiyeyi ödemediğini, müvekkilinin maddi zarara uğradığını, müvekkilinin yaptığı işin tespiti için delil tespiti yaptırdığını ileri sürerek taraflar arasında akdedilen sözleşme doğrultusunda, müvekkili davacıya ödenmesi gereken ancak ödenmeyen 75.000,00 TL'lik bakiye bedelin sözleşme tarihinden itibaren işlemiş olan ticari faizi ile birlikte davalı tarafça müvekkili davacıya ödenmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı vekilinin esasa ilişkin iddialarının yerinde olmadığını, öncelikle davanın yanlış davacı gösterilmek suretiyle ikame olunduğunu, davacı ...'nın, ... Mimarlık Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin sahibi ve yetkilisi olduğunu, yine dava dilekçesinin eki olarak sunulan teklif metninin altında da işbu şirketin kaşesinin yer aldığını, Anonim Şirket olduğu belirtilen ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin tüzel kişiliği haiz olması bahsiyle davada taraf ehliyetine sahip olduğunun da tartışmasız olduğunu, bu itibarla davacı olarak ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. belirtilmesi gerekirken, ...’nın davacı olarak gösterilmesinin usuli bir hata olduğunu, bu kapsamda taraf değişikliği yapılması hususunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesi gereğince muvafakatlerinin bulunmadığını savunarak davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir. Mahkemece, iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu mimari çizim proje sözleşmesinin taraflarının ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalı ... olduğu, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. yetkilisi davacı ...’nın aktif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle husumetten reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, sözleşmeye her iki tarafında asil olarak imza attığını, sözleşme tarihinde davacının kurucusu olduğu anonim şirketin kurulmuş dahi olmadığını, sözleşmenin 9.05.2022 tarihli şirket kuruluşunun ise 11.01.2023 tarihli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.  Dava dayanağı sözleşme ... Tasarım Uygulama ... ismi ile davacı ... tarafından imzalanmış olup, sözleşme tarihinde bu isimde bir gerçek kişi tacir olmadığı gibi gerçek kişi tacirlerde firmanın sahibi ve yetkilisinin kendi ismi ile dava açması mümkün olup, davadan önce yaptırılan delil tespiti sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna karşı davalı tarafça itiraz edildiği halde davacının husumetine yönelik olarak davalının tespite itirazı da bulunmaması ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde mahkemece davanın esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken davanın husumetten reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.11.2023 tarih, 2023/461 Esas, 2023/983 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/05/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e952ea91c7676fa","SID":"f5e807e2ffe326a2"}}