{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1575 <br>KARAR NO: 2024/1529<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/02/2024<br>NUMARASI: 2018/168 E - 2024/60 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 27/05/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkil kurum ile davalı arasında tarihinde alçak gerilim elektrik şebekesinden elektrik satışına ilişkin perakende satış sözleşmesi imzalanmış olduğu, taraflar arasındaakdedilen sözleşme gereğince elektrik kullandırılmaya başlamıştır. Sözleşme tarihinden sonra davalı borçlu hakkında düzenlermiş olan ... döneminden itibaren 2008/2 tarihleri arasında faturalar düzenlendiği, bunun dışında borçlu hakkında kaçak elektrik kullandığı da tespit edilmiş olduğu bununla ilgili 12.04.2008 tarihinde tutanak düzenlendiği ve usulüne uygun tahakkuk da düzenlendiği, Buna rağmen, davalı borçlu tarafından müvekkil kuruma herhangi bir ödeme olmadığı gibi hakkında açılan icra takibine, yetki ve borca itiraz ettiği, tüm bu nedenlerle Borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazıtı iptali ile asıl alacağa uygulanı %16,80 yıllık 6183 Sayılı Yasa gereği değişecek oranlar üzerinden gecikme zammı, işbu gecikme zammına işbu gecikme faiz tutarına işleyecek 18 KDV ile birlikte takibin devamına, Haksız ve mesnetsiz kötü niyetle takibe itiraz ederek takibi durduranı borçlunun %20'den olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine, Mahkeme masrafı ile ücret-i vekaletin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil 2006 yılında İstanbul Outlet Alışveriş merkezinde ... Salonunu işlettiği bunun üzerine de AVM Yönetimi davacının ek olarak sunmuş olduğu elektrik bağlama istek formundan da görüldüğü üzere müvekkilin dükkanın elektrik hizmetinden yararlandırmak için müvekkil adına elektrik abonelik işlemleri tamamlatıldığı ve müvekkil adıma AVM içindeki elektik odasında sayaç taktırıldığı, Müvekkil şahsen davacı kurumla hiçbir elektrik tedarik gözleşmesi akdetmediği ve hususi olarak abonelik talebinde bulunmadığı kaldı ki davacı tarafından EK olarak sunulan sözleşmede müvekkilin imzasının yer almadığı, Müvekkil birkaç ay dükkanını işletmeye  başladıktan sonra elektrik faturalarının yüksek gelmesi üzerine bu durumu AVM yönetimi ile görüşüp bir elektrikçi çağrıltılıp elektrik saatine baktırılmasını talep ettiği ancak AVM Yönetimi kendi AVM teknisyenlerinin olduğunu, onlar da kimsenin elektrik odasına giremeyeceğini, yasak olduğunu,kendilerinin  müvekkilin elektrik saatini kontrol edip ilgileneceklerini söyleyip müvekkili geri gönderdiğini, Müvekkil 2006 darı 2007 yılına kadar dükkanı fiili olarak kullandığı talep edilen dönemlerde müvekkil dükkanını kapattığı ve fiili olarak elektrik kullanımı yapmadığı, Müvekkil 2007 yılırıdan sonra dükkanınt kapatmıştır ve AVM yönetimi tarafından dükkan açılırken müvekkil adına açtırılan elektrik saati yine AVM yönetimi tarafından elektrik idaresine başvurularak kapatılması gerekirken bunun yapılmadığı ve kötü niyetli kişilerce elektrik saatinde oynandığı,  Müvekkil hakkında davacı tarafından başlatıları icra takibindeki fatura alacaklarının 2007-2008 tarihlerine ait olduğu,  tüm bu nedenlerle dava dilekçesine karşı cevapların kabulüne karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince; \"1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında kaçak kullanım ve normal kullanım bedeli 5.060,08 TL, gecikme zammı toplamı 9310,67 TL gecikme zammı KDV toplamı 1.675,9 TL'ye ilişkin yapmış olduğu takibin iptali ile takibin bu şekilde devamına, fazlaya, ilişkin talebin reddine, 2-İcra inkar tazminat talebinin reddine,\" kararı verilmiştir. Söz konusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında \"Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir\" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 28.250,00 TL'dir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından istinaf edilen davanın değeri 33.705,11 TL olup, hükmedilen miktar 16.046,65 TL, reddedilen tutar ise 17.658,46 TL olup karar tarihinde davacı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davacı istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi  gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  Davacı istinaf dilekçesinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından reddine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d152761e11a5458","SID":"ca920783f90a6663"}}