{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/570 - 2024/850<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/570 <br>KARAR NO\t: 2024/850<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/116 E.  -  2022/14 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali ile Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/01/2022 tarih ve 2021/116 E. - 2022/14 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ve \"...\" ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin 2019/68404 sayılı ve \"...+şekil\" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin tescilli ve tanınmış markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markada “...” ibaresi kullanılarak müvekkilinin markalarının daha üstün ve nitelikli bir hali olduğu da vurgu yapılmakta böylece hem iltibas hem de haksız rekabet oluşturulmaya çalışıldığını, “...” ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığını, dava konusu markanın müvekkili markalarının bir serisi veya yeni bir versiyonu olarak algılanacağını, başvurunun SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da reddinin gerektiğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2021-M-849 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>Diğer davalı şirket vekili, mobil cihazların yapısal olarak bir ... veya ufak bir çantada taşınmasının hayatın olağan bir parçası olduğunu, her alanda bu tarz mobil ve/veya sanal ortam uygulamalarına maruz kalan tüketicinin \"...\" ibaresini bünyesinde barındıran bir marka gördüğünde bunu her duyduğunda davacı firma ile ilişkilendirmesinin mümkün olmadığını, ayrıca \"...\" ibaresinin üç harften oluşan kısa bir ibare olduğunu, kısa markaların benzerlik değerlendirmesinde farklılıkların daha fazla dikkat çektiğini, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın kapsamında yer alan hizmetlerin tamamının, davacıya ait redde mesnet markaların kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı; her ne kadar dava konusu marka ile davacı markalarında “...” ve “...” ibareleri ortak olarak yer alsa da, “...” ibaresinin ayırt edici niteliğinin zayıf olması, dava konusu markada yer alan figüratif unsurun mevcudiyeti, dava konusu markanın renk dahil tertip tarzının davacı markalarından oldukça farklı olması, davacının tescilli markalarının zayıf markalar olması nedeniyle taraf marka işaretleri bakımından görsel, işitsel ve anlamsal olarak karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunmadığı; SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının değerlendirilebilmesi için markaların benzer olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu markanın kötüniyetle yapıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, \"-...\" ekinin ayırt edici olmadığını, ekin taraf markaları arasındaki iltibası pekiştirdiğini ve tüm sınıflarda zayıf, ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olduğunu, benzer bir davada \"...\" ibaresi zayıf olsa da \"...\" ibaresinin daha zayıf olduğu yönünde karar alındığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...\" ibaresinin ... telefonu yerine kullanılan bir kelime olduğu, ayırt ediciliğinin düşük olduğu, \"...\" ibareli markaların alıcı kitlesinde \"... telefonu aracılığıyla erişilebilen bir hizmet\" algısını oluşturduğu, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olması nedeniyle yeterli ayırt ediciliğin sağlanması halinde herkes tarafından kullanılabileceği, somut uyuşmazlıkta da \"...\" ibaresi, şekil unsuru ve markanın düzenleniş biçiminin başvuruyu davacının sadece kelime unsurundan oluşan markalarından yeterince farklılaştırdığı, dava konusu başvuru ile davacının itiraza mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30.11.2022 tarih ve 2021/4488 E.- 2022/8514 K. sayılı ilamında \"...\" ibaresinin, 19.12.2022 tarih ve 2021/5323 E.-2022/9208 K. sayılı ilamında \"...\" ibaresinin  davacının \"...\" esas unsurlu markalarıyla benzer bulunmadığı, taraf markaları benzer bulunmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, başvurunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı, öte yandan, davacı tarafça emsal gösterilen \"... ...\" ibaresinin kelime markası olduğu, dava konusu marka kompozisyonunda ayırt ediciliği sağlayan unsurların bulunduğu  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/05/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 25/05/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45a20e191bd94e30","SID":"e2e2ebfd22b0e93d"}}