{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/07/2023<br>NUMARASI\t\t: Esas -  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - <br>\t  Av. ... -<br>\t  Av. ... -<br>\t <br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: ... -  (T.C Kimlik No: ...)<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - <br>\t  Av. ... - <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 03/05/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 08/05/2024<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile açılan Menfi Tespit davasında 19/07/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine,  üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Konya...İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile  müvekkiller aleyhine Vakıfbank Gaziemir/Çarşı -İzmir Şubesine ait  30 Ocak 2023 tarihli, .... sayılı ve  750.000 TL bedelli,  keşidecisi ...Malzemeleri A.Ş., lehdarı ... İş Ortaklığı olan, ....... ve Tic. Ltd. Şti'nin ciranta olduğu çek bedelinin tahsili yönünde  icra takibi başlatıldığını, davaya konu çekteki ciro silsilesinin bozuk olduğunu, çekin yasal unsurlarının mevcut olmadığını, mahkemeye konu edilen icra takibine dayanak  yapılan çekin de dahil olduğu (3) adet çek  hakkında, icra takibi açılmadan önce  İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinde .... sayılı çek iptal davasında verilen 17 Ocak 2023 tarihli ödeme yasağı kararı bulunduğunu, bahsedilen çek iptali davasında ayrıca 17 Ocak 2023 tarihli ilan ile Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi Yazı İşleri Müdürlüğüne çekleri elinde bulunduranların anılan çekleri Mahkemeye ibraz etmesine ilişkin  ilgili ilanların yapılması kararı verildiğini, mahkemeye konu edilen icra takibindeki çek hakkında ödeme yasağı kararı bulunmasına, banka kayıtları ve şerhi uyarınca çek bedelinin karşılığının olmasına fakat ödeme yasağı kararı çerçevesinde hesaba bloke konarak ödenmemesine rağmen, davalı tarafından çek bedelinin  tahsili amacıyla Konya .. İcra Müdürlüğünde .... sayılı kambiyo senedine dayalı icra takibi açmasının usul, yasa ve mahkemece verilen ödeme yasağı kararına aykırı olduğunu, çek ile ilgili karşılıksız ibaresi bulunmadığını, bankanın şerhinden de görüldüğü üzere hesap bakiyesinin çek bedeli  kadar yani 750.000 TL olduğu hususunun da çekte bulunduğunu, müvekkillerinin takipte alacaklı gözüken  davalı taraf ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, kesinlikle tanımadıklarını, bu şahsa herhangi bir borçlarının da bulunmadığını, müvekkillerinden .... Ltd. Şti'nin en son olarak çekleri, son hamil olan.... ve Pazarlama A.Ş 'ye  teslim etmiş olup ciranta olarak gözükmeyen, ancak en son hamil olan ve çekler nezdindeyken çalınan ... Pazarlama A.Ş 'den sonraki  ...Giyim Tekstil Nakiye İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. ve .... Nakliyat Sanayi ve Ticaret Şti'yi tanımadıklarını, müvekkillerinin ... Nakiye İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ...i ve Ticaret Şti. ile de herhangi bir ticari ilişkisi ve borçları bulunmadığını, tüm bu gerekçeler karşısında icra takibine, icra takip konusu  borcun tamamına, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz edildiğini belirterek Konya ..İcra  Müdürlüğünün .... esas sayılı icra takip dosyası ve icra takip dayanağı Vakıfbank  Gaziemir/Çarşı İzmir Şubesine ait  30 Ocak 2023 tarihli, ... sayılı 750.000 TL bedelli çek nedeniyle müvekkillerin davalılara karşı borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde takip yapıldığından %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; çek incelendiğinde fiziken bir birini takip eden cirolar olduğu  ve müvekkilinin davacılar arasında ve diğer cirantalar arasında hukuki ve ticari ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığından dolayı ciro silsilesinin kopukluğu nedeniyle müvekkilin keşideciye müracat hakkının engellenemeyeceğini, davacı .... şirketi tarafından çekin dava dışı intema şirketine  devir teslim ve ciro edildiğine göre artık davacıların ciro silsilesinin kopukluğundan bahsetmesinin mümkün olmadığını, davacılar ile dava dışı İntema şirketi arasında hukuki ve ticari bir ilişki bulunması nedeniyle  çeklerin bu şirkete verildiğini, o halde davacıların eldeki davayı açmasında hukuki yararı olmadığını, çeki tedavüle çıkaran ortağın çeki adi ortaklık adına tedavüle çıkardığının kabulü gerektiğini,   belirterek davanın reddi ile takibin durdurulması nedeniyle % 20 oranında kötü niyet tazminatının davacılardan tahsili ile müvekkiline verilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...Somut olayda ; Dava ve takip konusu çekin Vakıfbank İzmir Gaziemir Şubesine ait, İzmir 30/01/2023 keşide tarihli, 750.000 TL. bedelli, ... çek numaralı olup, lehtarının...,...., ... Ortaklığı olduğu, çekteki ilk cironun, bu 3 şirketin oluşturduğu adi ortaklık adına değil, sadece ... Ltd. Şti. adına yapıldığı, çekte karşılıksızdır ibaresinin bulunmadığı, ibraz tarihinin de yazılı olmadığı, davalı ...'nın aradaki cirantalardan sonra en son hamil olduğu, bu çeke dayalı olarak Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden 08/02/023 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı,.. İcra Müdürlüğünün 27/04/2023 tarihli kararı ile yetkisizlik nedeniyle takibin kapatılmasına karar verildiği, icra dosyasının süresinde yetkili icra dairesine gönderilmesinin istenilmediği anlaşılmıştır.<br>Dava konusu çekin süresinde bankaya ibraz edilerek karşılıksızdır ibaresinin yazdırılmadığı anlaşılmış ise de; bunun sonucu Yargıtay HGK’nun 18.04.2018 gün ve 2017/11-106 E. 2018/925 K. sayılı emsal içtihadında da belirtildiği  üzere, \"hamilin tüm sorumlulara, hatta bu arada keşideciye karşı da kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkını kaybetmesidir (TTK, m. 720). Bu olasılıkta hamil, tarafı olmak kaydı ile asıl borç ilişkisine dayanabileceği gibi, TTK, m. 730/1-14 hükmü yollaması nedeniyle çekler hakkında da uygulanacak kambiyo hukukuna özgü sebepsiz zenginleşme davasına da başvurabilir (TTK, m. 644). Dolayısıyla ilk derece mahkemesi karar gerekçesinin aksine dava konusu çek muhatap bankaya ibraz edilmediği halde kambiyo senedi vasfını taşımaya devam etmektedir.\"<br>Ancak, dava konusu çekte asıl sorun ciro zincirinde kopukluk olup olmadığı sorunudur. Yargıtay HGK’nun 30.11.2021 gün ve 2017/(19)11-2738 E. 2021/1513 K. sayılı emsal içtihadına göre de; \"Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir.  Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz. Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir...\"<br>Dava konusu çekin lehtarı..., ... ve ....şirketlerinin oluşturduğu iş ortaklığı (adi ortaklık) olup, ilk ciro bu adi ortaklık adına değil, sadece ... Ltd. Şti adına yapılmış olup, çek metninden de ciro zincirinin ilk cirodan itibaren kopuk olduğu, yukarıda yazılı Yargıtay HGK'nin emsal içtihadında da belirtildiği üzere çeke dayalı hakkın davalı son hamil ...'ya geçmediği ve davalının ciro zincirindeki kopukluktan önceki sorumlulara ve bu arada keşideciye müracaat edemeyeceği sonucuna varılarak, davacı keşidecinin dava konusu çekten dolayı davalıya karşı borçlu ve sorumlu olmadığı, bu menfi tespit davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu sonucuna varılmış ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Davacı taraf, feri nitelikte icra takibinin iptali talebinde de bulunmuş ise de; ilgili icra takibinin yetkisizlik nedeniyle kapatılması ve icra dosyasının süresinde yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesinin istenilmediğinin belirlenmesi nedeniyle, feri nitelikteki bu talebin reddine karar verilmiştir.<br>Davacı taraf, kötüniyet tazminatı talebinde de bulunmuş ise de; 2004 s. İİK'nin 72/5. maddesine göre davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için, takibin sadece haksız olması yeterli olmayıp kötüniyetli olarak da yapılması gerekmektedir. 4721 s. MK'nin 3/1. maddesine göre de iyiniyet karine olarak davalı tarafta mevcut olup, davacı tarafından davalının bu takibi kötüniyetli olarak yaptığı ispat edilemediğinden yine feri nitelikte olan kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş...\" gerekçesiyle; <br>1-Davacının davasının KABULÜ ile Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı (yetkisizlikle kapatılmasına karar verilen) icra takibine dayanak teşkil eden, Vakıfbank İzmir Gaziemir Çarşı Şubesine ait, keşidecisi...Malzemeleri A.Ş., lehtarı ..... İş Ortaklığı olan, İzmir 30/01/2023 keşide tarihli..... çek nolu ve 750.000 TL. bedelli çekten dolayı, davacı ...Ş.'nin davalı ...'ya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, <br>2-Davacının fer'i nitelikteki Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibinin iptali ile yine fer'i nitelikteki kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kötü niyet tazminatına ilişkin hükmü hatalı olup, bu hükmün düzeltilerek kararının onanması ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesi gerektiğini, davalının; çek hakkında ödeme yasağı bulunmasına, çek bedelinin hesapta blokede tutulmasına ve bu durumu bilmesine, çek üzerinde bu hususların banka kaşesi ile yer almasına, ayrıca müvekkili ile herhagi bir ticari ve/veya borç ilişkisinin olmadığını da bilmesine rağmen müvekkil hakkında icra takibine geçmiş olmasının davalının kötüniyetli olduğunu ortaya koyduğunu, davalının çek ile ilgili olarak İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinde ....sayılı çek iptal davasında verilen 17 Ocak 2023 tarihli ödeme yasağı kararı bulunduğunu da bildiğini, davalının kötü niyetinin açık olduğu halde aleyhine tazminata hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek; ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın düzeltilerek onanmasına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına da hükmedilmesine karar verilmesi talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2021 tarihli ve 2017/(19)11-2738 Esas, 2021/1513 Karar sayılı kararının yanlış yorumlandığını, eldeki davada davacının keşideci olup imzasını inkar etmediği gibi çekin lehtar adi ortaklık tarafından tedavüle çıkarılmasa bile çekin arka yüzünde görünüşte ciro silsilesinin kopuk olmadığını, çekin ibrazından önce iptaline dair karar verilmediğini, çekin adi ortaklığı temsile yetkili ... şirketi tarafından ciro ve teslim yolu ile dava dışı ....şirketine teslim edildiğini, böylelikle çekin ellerinden rızaları dışında çıkmadığını, bu nedenle çek ile ilgili ciro silsilesinin kopuk olduğundan bahsedilemeyeceğinden davanın reddi gerektiğini ve müvekkilinin çekin iktisabında kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığını ileri sürerek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava menfi tespit talebine  ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı taraf, dava konusu senet üzerinde yer alan ciro silsilesinin bozuk olması nedeniyle davalının meşru hamil olmadığını ileri sürerek menfi tespit talep etmekte, davalı taraf ise ciro silsilesinde herhangi bir bozukluğun olmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir. <br>Dava konusu çekin keşidecisinin davacı ...Ş., lehtarının  \"... İş Ortaklığı\" olduğu, çek arkasındaki  ilk cironun ...Turizm Ltd.Şti. tarafından yapıldığı görülmektedir. Dava konusu çek ... İş Ortaklığı lehine düzenlendiğinden uyuşmazlığın çözümünde Türk Borçlar Kanunu'nun 620. Ve devamı maddelerinin dikkate alınması gerekmektedir. 6098 sayılı Kanun'un 625 inci maddesinde;  \"Yönetim, sözleşme veya kararla yalnızca bir veya birden çok ortağa ya da üçüncü bir kişiye bırakılmış olmadıkça, bütün ortaklar ortaklığı yönetme hakkına sahiptir.<br>Ortaklık, ortakların tümü veya birkaçı tarafından yönetilmekte ise, bunlardan her biri, diğerleri katılmaksızın işlem yapabilir; ancak ortaklığı yönetmeye yetkili olan her ortak, tamamlanmasından önce işleme itiraz etmek suretiyle, bu işlemin yapılmasını engelleyebilir.<br>Ortaklığa genel yetkili bir temsilci atanması ve ortaklığın olağan dışı işlerinin yürütülmesi için, bütün ortakların oybirliği gereklidir. Ancak, gecikmesinde sakınca olan hâllerde, bu konuda yönetici ortaklardan her biri yetkilidir.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>Davacı taraf,  dava konusu çekte yer alan ilk ciro imzasını atan .... İnş. Ltd.Şti.'nin .... İş Ortaklığı'nı temsile yetkili olmadığı yönünde herhangi bir itiraz ileri sürmemiştir. Buna göre dava konusu çek üzerindeki ciro silsilesinin bozuk olduğundan bahsedilmesi mümkün değildir. Ayrıca Türk Ticaret Kanunu'nun 818. Maddesi yollaması ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 687. Maddesinde yer alan;  \"Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.\" düzenlemesi gereğince dava konusu çek üzerindeki imzasını inkar etmeyen davacının lehtarın imzasının lehtara ait olup olmadığı konusunda itirazda bulunması mümkün değildir. Mahkemece bu hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerektiği, davalı vekilinin  istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiği, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A) Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>1- Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>2- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>B) Davalının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/07/2023 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br><br>1-İstinaf başvurusunda bulunan  davalı tarafından yatırılan 14.171,57 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, <br>2-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Davacı tarafından yatırılan 14.171,58 TL harçtan, alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 13.743,98‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>3- Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince hesap edilen 121.282,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,<br>D) İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>E) İlk derece mahkemesince 15/09/2023 tarihinde yazılan harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin ilk derece mahkemesince istenmesine, <br>F)- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>G) Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  03/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>(Muhalif)<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br> <br>                   MUHALEFET: Dava konusu çekin keşidecisinin davacı ...Ş., lehtarının  .... İş Ortaklığı\" olduğu, çek arkasındaki  ilk cironun ......Turizm Ltd.Şti. Tarafından yapıldığı görülmektedir. Dava konusu çek ....İş Ortaklığı lehine düzenlendiğinden uyuşmazlığın çözümünde Türk Borçlar Kanunu'nun 620. Ve devamı maddelerinin dikkate alınması gerekmektedir. 6098 sayılı Kanun'un 625 inci maddesinde;  \"Yönetim, sözleşme veya kararla yalnızca bir veya birden çok ortağa ya da üçüncü bir kişiye bırakılmış olmadıkça, bütün ortaklar ortaklığı yönetme hakkına sahiptir.<br>Ortaklık, ortakların tümü veya birkaçı tarafından yönetilmekte ise, bunlardan her biri, diğerleri katılmaksızın işlem yapabilir; ancak ortaklığı yönetmeye yetkili olan her ortak, tamamlanmasından önce işleme itiraz etmek suretiyle, bu işlemin yapılmasını engelleyebilir.<br>Ortaklığa genel yetkili bir temsilci atanması ve ortaklığın olağan dışı işlerinin yürütülmesi için, bütün ortakların oybirliği gereklidir. Ancak, gecikmesinde sakınca olan hâllerde, bu konuda yönetici ortaklardan her biri yetkilidir.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Bu madde hükmüne göre dava konusu çek üzerinde yer alan ilk cironun adi ortaklığı temsile yetkili ortak tarafından yapılmış olması halinde cironun geçerli olacağı kabul edilmelidir. Mahkemece taraflarca gösterilen deliller eksiksiz olarak toplandıktan sonra dava konusu çek üzerinde cirosu olan ....Tur. Ltd. Şti'nin çek lehtarı olan  lehtarı olan \"... İş Ortaklığı\"nı temsile yetkili olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.  Öte yandan, hamilin senedi bile bile borçlunun zararına hareket ederek kötü niyetle iktisap ettiği iddiasının da TTK'nın 599. maddesi hükmü uyarınca keşideci tarafından ispatlanması gerektiğinden  (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/14291 Esas ve  2016/1780 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. ) ve davacı taraf dava konusu çekin dava dışı  .... ve Pazarlama A.Ş nezdinde iken zayi olduğunu, bu şirket tarafından tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında .... soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürdüğünden  İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında yürütülen soruşturmanın sonucunun işbu davaya etkisi de gözetilmelidir. Mahkemece İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında ....soruşturma sayılı dosyasının eldeki davaya etkisinin değerlendirilmemesi de doğru olmamıştır. Bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının  HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına  karar vermek gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. <br><br>\t\t\t\t\tÜye ...<br>\t\t\t\t\te-imzalıdır<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24a6e0fe13895402","SID":"4dc41782760c70e4"}}