{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2021/1833<br>KARAR NO\t\t: 2024/770<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2019/308<br>KARAR NO\t\t: 2021/562<br>DAVA TARİHİ\t: 03.07.2019<br>KARAR TARİHİ\t: 08.10.2021<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 16.05.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 20.05.2024<br><br>Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.10.2021 tarih ve 2019/308 Esas, 2021/562 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili ile davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br> Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ... Belediyesi ... Mahallesi ... Sosyal Tesisleri ahşap işinin yapımı konusunda sözleşme yapıldığı, buna göre ... Belediyesinin ihaleyle davalıya verdiği ... Mahallesi ... Sosyal Tesisleri ahşap işini, davalının müvekkiline taşere ettiğini, sözleşme bedelinin 640.000,00-TL+KDV olduğunu, sözleşme gereği müvekkilinin üstlendiği ahşap işlerini yaptığını, davalı tarafın ihaleyi yapan kuruma işi teslim ettiğini, nihayetinde ihaleyi düzenleyen kurumun davalıya bu işten kaynaklı hakediş ödemesini yaptığını, davalı yanın sözleşme gereği ödemesi gereken bedeli tam olarak ödemediğini, davalı yanla yapılan anlaşma gereğince 640.000,00-TL ve bu tutar üzerinden KDV miktarının müvekkiline ödeneceğini, davalı yanın KDV tutarını işi teslim aldığı ve faturaya bağlandığı halde KDV tutarını ödemediğini, ayrıca davalının sözleşmede anlaşılandan fazla yapılan iş bedelini de müvekkiline ödemediğini, Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/11 D.İş sayılı tespit dosyasında sözleşmede anlaşılandan fazla yapılan işlerin bedelinin 86.790,00-TL olduğunu, işin tamamlanmış olduğunu ve evlerin kullanıma hazır olduğunun tespit altına alındığını, alacakların tahsili amacıyla Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6735 Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı yanın alacağın tahsilini sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, itiraz sonucu takibin durduğunu, davalının itirazının kötü niyetli ve haksız olduğunu, borcunu ödemeyen borçludan alacağın tahsilini sağlamak için alabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle; borçlunun Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6735 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve dayanaksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlu hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>YANIT:<br> Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Davacının ileri sürmüş olduğu sebeplerin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, işbu davanın reddi gerektiğini, Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6735 E sayılı dosyası üzerinden alacaklı (davacı) tarafından davalı müvekkili şirket aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, mezkur takibe ilişkin ödeme emrinin müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, işbu haksız ve kötü niyetle başlatılmış olan icra takibine yasal süresi içerisinde itirazda bulunulduğunu ve bu doğrultuda takibin durdurulduğunu, müvekkili şirketin, ... Belediyesi ile belediyeye ait “... Sosyal Tesis ve Çevre Düzenlemesini\" yapmak üzere sözleşme akdedildiğini, anılı sözleşme çerçevesinde davacı taraf ile de tesisteki ahşap işlerinin yapımı hususunda taşeron sözleşmesi imzalandığını, davacı yan ile akdedilen sözleşmenin “Sözleşmenin konusu” başlıklı 3. maddesinin açık olduğunu, \"Bu sözleşmenin konusu, ... Belediyesinin ... Sosyal Tesisleri ahşap yapım işleri projesi kapsamında yapılacak olan isin tüm talep ve talimatlarına ve bu konudaki işin gerektirdiği tûm yasal mevzuat hükümlerine uygun bir şekilde ifası ve ikmali\" dir şeklinde olduğunu, karşı tarafla yapılan sözleşmede de açıkça belirtildiği üzere, davacı yanın ... Belediyesinin müvekkili şirkete sunduğu projeye ve teknik şartnameye uygun olarak ahşap yapımını gerçekleştirmekle yükümlü olduğunu, ancak davacı yanın sözleşmeye aykırı olarak imalatlarda bulunduğunun tespit edildiğini, yapılan imalat ve montajda korkuluk ile motifli ahşap kaplamaların belirtilen ağaçtan yapılmadığı, yeterli ve gerekli malzeme kullanılarak ve sağlıklı bir isçilik ile montaj işleminin gerçekleşmediğinin anlaşıldığını, müvekkili tarafından davacı yana çekilen ihtarnamelere rağmen davacı tarafın eksikliklerini ve ayıplarını gidermediğini, karşı tarafın belirtilen ayıplı edimlerini ve müvekkili firmanın uğradığı zararın tespiti amacı ile taraflarınca Manisa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/24 D. İş sayılı dosyası üzerinden tespit talebinde bulunulduğunu, mahallinde yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporunda; teknik şartnamede, ahşap kapı pencere pozu yapılması işi tarif edilirken kullanılacak malzemenin Sibirya menşei çam ağacı veya sedir ağacı olacağının, kerestelerin kurutma fırınında 70 dereceden 30 dereceye inen ısıya tabi tutularak kurtulacağının ifade edildiğini, aynı fırınlama işlemi görmüş malzemenin diğer iş kalemleri olan ahşap dış kapı ve pencere yapılması işinde, ahşap korkuluk yapılması işinde ve motifti ahşap kaplama yapılması işinde de kullanılacağının belirtilmiş olduğunun ifade edildiğini, ancak mahallinde imalatlarda kullanılan malzemenin 3. sınıf tam fırınlanmamış budaklı cam kereste olduğu ve bu kerestenin açık alan için uygun olmadığının tespit edildiğini, zira fırınlama işlemini tam görmediği için kereste içindeki nemi tam manası ile atamadığını, tam kurumayan bu kerestenin imalatta kullanıldığı zaman kurumaya başladığı anda yüzeyde çatlaklar vermeye başladığını, ilerleyen zamanda ise bu çatlakların derinleşmesi ve akabinde yüzeysel eğim bozukluklarına sebebiyet vereceğinin raporda belirtildiğini, dolayısıyla anılan tespit raporu ile de davacı yanın kendi kusuru ile sözleşme ve teknik şartnameye aykırı olarak ayıplı imalatlarda bulunduğunun ortaya konulduğunu, ayrıca davacı yanın sözleşmede belirtilenden fazla imalatta bulundukları ve bu fazla imalat bedelinin müvekkili tarafından davacı yana ödenmediğine ilişkin iddialarını ve bu doğrultuda Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/11 D.İş tespit dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, zira bu raporun taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine aykırı olup sözleşme şartlarını yerine getirmeyen davacı yanın kendisi olduğunu davacı yanın sözleşmeye aykırı ayıplı imalatlarda bulunduğunu, davacı yanın tüm sözleşme, proje ve sair tetkikleri gerçekleştirdikten sonra fiyat teklifinde bulunduğunu, tarafların karşılıklı anlaşarak sözleşme akdedildiğini, bu noktada, davacı yanın fazla imalat gerçekleştirdikleri iddiası ile bedel talebinde bulunmuş olmasının başta MK 2 anlamında dürüstlük ilkesine aykırı olup tamamen suiniyetli bir talep olduğunu, davacı yan tarafından sözleşmede belirtilenden fazla yapılmış bir imalatın söz konusu olmadığını, zira ihale teknik şartnamesinin hazırlandığını, davacı yan tarafından da bu şartname doğrultusunda imalat gerçekleştirildiğini, kaldı ki davacı yanın belirttiği şekilde fazla imalatı söz konusu olsaydı, müvekkili firmanın da iddia olunan bu fazla imalat için ilgili belediyeden bedel talebinde bulunmuş olacağını, yapılan fazla imalat söz konusu olmayıp, davacı yana sözleşme gereği ödenmesi gereken miktarın ödendiğini, açıklanan nedenler ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; haksız ve dayanıksız davanın reddine, alacaklının başlatmış olduğu icra takibinin iptali ve kötü niyetli alacaklının kötü niyetle takip başlatılmasından mütevellit %20'den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile davacı yanın kötü niyetine göre belirlenecek avukatlık ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 08.10.2021 tarih ve 2019/308 Esas, 2021/562 Karar sayılı kararı ile özetle; \"...Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; davalının karşıyaka 2. İcra müdürlüğünün 2019/6735 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 55.150,17-TL asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, İcra inkar tazminatına yönelik talebin reddine,\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF EDEN: Davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili tarafından verilen 11.11.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirketin 12/06/2018 tarihli 640.000,00 TL + KDV bedelli taşeronluk sözleşmesi kapsamında \" Belediyesi ... mahallesi ... Sosyal Tesisleri Ahşap Yapım İşi\" hususunda davacı yanı taşere ettiğini, bahse konu sözleşmenin \"sözleşmenin konusu\" başlıklı 3. Maddesinde de ifade olunduğu üzere davacı yanın ... Belediyesinin müvekkili şirkete sunmuş olduğu proje ve teknik şartnameye uygun olacak şekilde ahsap yapımını gerçekleştirmek ile yükümlü kılındığını, müvekkili şirket tarafından davacı yanın sözleşmeye aykırı ayıplı imalatlarda bulunduğunun tespit edildiğini, bu ayıpların giderilmesi defaten kendilerine bildirilmiş olduğunu fakat davacı tarafça gereğinin yerine getirilmediğini, taraflarınca Manisa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/24 D. İş dosyası üzerinden delil tespiti talebinde bulunulduğunu, \"müvekkili şirketin ... Belediyesine ait ... Sosyal tesis ve Çevre düzenlemesi işini yapmak üzere akdettiği sözleşme, sözleşme ekinde yer alan proje ve teknik şartname doğrultusunda karşı tarafça gerçekleştirilen \"ayıplı imalatların\" ve ayıpların giderilmesi için harcanılması gerekli \"bedelin\" tespiti talep edildiğini, mahallinde yapılan incelemeler neticesinde düzenlenen 17/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda bazı tespitlerde bulunulduğunu, dilekçelerinde bu tespitleri ayrıntılı olarak dile getirdiklerini, bilirkişi raporunda yalnızca iş bu çatlayan ya da yerinden düşen parçaların değiştirilmesi gerektiği tespitine yer verildiğini, buna ilişkin herhangi bir hesaplama yapılmadığını, bilirkişinin değiştirilmesi gerekli ayıplı imalatların sökülüp yerlerine yenisinin yapılması halinde piyasa rayiçleri göz önünde bulundurulmak sureti ile bu işlemin kaça mal olacağına dair bir hesaplama yapması ve çıkan rakamı raporda yapılan kesin hesaptan düşmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun bu yönden eksik olduğunu, hükme esas alınmasının mümkün olmadığını,  ayıplı imalatlar karşılığınca %10 oranında nefaset kesintisi yapılmış olması ise müvekkili şirket nezdinde son derece orantısız ve hakkaniyetsiz olduğunu, dava konusu taşınmazda yalnızca 1 yıl içerisinde çok sayıda ayıbın meydana geldiğini, bilirkişi raporundaki bir başka hatalı tespitin ise; sayın bilirkişi raporunda \"Şartnameye göre kullanılacak ahşap malzemenin 1. Sınıf Sibirya çamı ya da sedir ağacı kullanılması gerektiğinin belirlenmiş olduğu TS 1264'te, 1. Sınıf kereste malzeme için  ‘en çok olduğu yerde 1 m uzunluk için çapı 2 cm’yi geçmeyen sağlam budak bulunabileceğini, fakat budak çapları toplamının parça genişliğinin 1/5'ini geçemeyeceğini, çürük ve düşen budaklar bulunmayacağını, parça boyunun 1/20 sini geçmeyen çatlaklar bulunabilir’ şeklinde tarif edilen özellikler dikkate alındığında dava konusu yerde kullanılan malzemenin standarda uygun olduğu” şeklinde kanaate sahip olduğunu, fakat bilirkişinin dava konusu taşınmazda kullanılan malzemenin kalitesi anlamında esas aldığı TS 1264,  28/05/2009 tarihi itibari ile yürürlükten kaldırıldığını, yerine ts en 942 standardı kabul edildiğini, şu durumda yürürlükteki TS en 942 standardına göre 1.sınıf kerestelerde budaklar “görünen yüzeyde yüzün azami %10’u veya azami 2 mm çapında bulunabilir iken; 1.sınıf kerestelerin yüzeyinde ince veya kalın çatlaklara ise müsaade edilmemektedir.” o halde, kullanılan malzemenin TS standartlarına uygunluğundan bahsedilemeyeceğini, bu husustaki itirazları da değerlendirilmeksizin mevcut rapor üzerinden hüküm kurulmuş olmasının kabul edilemeyeceğini, muhasebe bilirkişi tarafından yapılan hesaplama da son derece hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan ticari defter ve kayıt incelemesi netcesinde tespit olduğu davacı tarafça müvekkili şirket adına KDV dahil toplamda 698.497,05 TL bedelli 11 adet fatura düzenlendiğini ve davacı ticari defter ve kayıtlarına faturaların tamamının işlendiğini, takas -mahsup defi talepleri değerlendirilmeksizin hüküm kurulmuş olmasının asla kabul edilemeyeceğini, davacı tarafça düzenlenen en son fatura tarihi olan 15/11/2018 olduğunu, ek sözleşmenin 3. Maddesinde düzenlendiği şekilde işin en son teslim edilmesi gereken tarihin 08/10/2018 olduğunu, davacı yanın işin tesliminden yaklaşık 40 gün geciktiğini, sözleşme gereği davacı yanın müvekkili şirkete geciktiği her gün için %0,06 oranında gecikme bedeli ödemesinin zorunlu olduğunu, davacının bugüne kadar müvekkili şirkete herhangi bir gecikme bedeli ödemiş olmadığını, davacı yanın müvekkili şirkete olan borcunun müvekkili şirketten var olduğunu iddia ettiği alacak miktarından çok daha fazla olduğunu, bu nedenle karşılıklı olan alacak borç ilişkisinin fazla olan miktar oranında takas - mahsup edilerek davacı tarafça başlatılan icra takibinin iptalini ve iş bu davanın tümden reddinin gerektiğini, tehiri icra taleplerinin kabulü ile istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar yerel mahkeme tarafından verilen kararın icrasının geri bırakılmasını, yerel mahkemece verilen kısmen kabul edilen kısmının kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın tümden reddi yönünde hüküm kurulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>Davacı vekili tarafından verilen 22.11.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın eksik inceleme ile iş bu hukuka aykırı karar kurulduğunu, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporları arasında çelişkileri gidermeden hükme esas alınamayacak rapora dayanak hüküm tesis edildiğini, bilirkişi raporunun ayıplı imalat yapıldığına dair kısımlarının hatalı tespitler olduğunu, Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/11 D.İş sayılı tespit dosyasında, üzerinden zaman geçememiş haliyle yapılan tespitte işin sözleşemeye uygun olarak ve ayıpsız bir şekilde yapıldığı tespit edildiğini, eksik yapılan bir imalat söz konusu olmamasına rağmen bilirkişi heyetince eksik  imalat  olduğu yönünde tespitte bulunulduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilince yapılan fazla yapılan imalat bedeli eksik hesaplandığını, müvekkilinin fazla imal ettiği imalat Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/11 D.İş sayılı tespit dosyasında açıkça tespit edildiğini, sözleşme birim fiyatlarına bu imalat  yönünden iskonto uygulanarak bedel tespitinin yapılmasının kabul edilemeyeceğini, rapora yaptıkları itirazları görmezden gelinerek karar tesis edildiğini, dosya kapsamında 4 adet bilirkişi raporu bulunduğunu ve tüm raporların birbiri ile çelişmekte olduğunu, ilk derece mahkemesinin çelişkileri gidermeden karar kurmasının hukuka aykırı olduğunu, sözleşmede iskonto ve tenzilat oranı olmadığını, bilirkişi raporunda bu yönlü tespitlerin yapılarak hesaplamaların bu iskontolar üzerinden yapılması ve mahkemenin de rapora dayanak hüküm kurmasının hatalı olduğunu, İlk derece Mahkemesinin ilk almış olduğu bilirkişi raporunda 151.169,41.-TL davalıdan alacaklı oldukları yönünde tespit varken, son raporda ise 55,000 TL alacaklı olduğumuza dair tespit yapıldığını, bu kadar fahiş bir fark olan raporlar arasında ki çelişki giderilmeden karar kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, ilk derece Mahkemesi müvekkilinin kayıtların da olmayan ve karşı yanın da ödediğine dair belge sunamadığı 11.494,99 TL'nin de hesaba katılarak alacaklarından düşürülmesine karar verildiğini, bu yönüyle de hukuka aykırı bir karar olduğunu, 11.494,99 TL nin ödendiğine dair hiç belge olmadan İlk derece Mahkemesinin bunu dikkate alması ve alacaklarından düşürülmesinin hukuka aykırı olduğunu, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasını, hukuka aykırı ilk derece mahkemesinin kısmı ret kararının kaldırılarak iyi niyetli olan davacı müvekkili açısından davanın kabulünü, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:<br>Dava konusu uyuşmazlık, BK.nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan  alacak nedeniyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne  kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili  ve davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen sebeplerle istinaf edilmiştir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun  470 ve devamı maddelerinde düzenlenen “Eser sözleşmesi” yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olan eser sözleşmesinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir.<br>Taraflar arasındaki sözleşmenin bedeli, 6098 sayılı TBK 480. (818 sayılı BK 365. maddesi) maddesinde düzenlenen götürü bedel olarak kararlaştırılmıştır. Götürü bedelli sözleşmede, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacağı  kabul edilmektedir. (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 14.11.2019 tarih, 2019/1350 esas ve 2019/4613 karar sayılı ilamı) Götürü bedelli sözleşmede, iş sahibinin fazla ödemesinin bulunup bulunmadığı fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle asıl sözleşme kapsamında yapılan işin eksiklikler gözetilerek tüm işe göre fiziki oranı bulunmalı ve bu oran sözleşme bedeline uygulanmalı, ilave yani sözleşme dışı işlerle ilgili olarak da yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa rayici ile hesaplama yapılıp (serbest piyasa rayici içerisinde KDV bulunduğundan ayrıca KDV ilave edilmemelidir.) her iki kalemin toplamı yüklenicinin hakkettiği iş bedeli olarak bulunmalı, davacının ödediği bedel iş bedelinden mahsup edilmelidir.<br>Somut olayda, taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesi niteliğindedir. Davalı şirket, ... Belediyesi'nden ihale yoluyla aldığı işin bazı kısımlarını 12/06/2018 tarihli sözleşme ile alt yüklenici olarak davacıya devretmiştir.  Yüklenicinin borcu sözleşmeye  ve fen ve tekniğine uygun şekilde ve zamanında işi teslim, iş sahibinin borcu ise, iş bedelinin ödenmesidir. Dosyada alınan bilirkişi raporlarında davacının hakedişi belirlenirken genel fiyat teklifi başlıklı ve sözleşmenin eki olduğu belirtilen belgelerdeki tutarlar dikkate alınarak tenzilat oranı hesaplanmış ve hakedişler de bu orana göre belirlenmiştir. Taraflar arasındaki 12/06/2018 tarihli sözleşmenin bedeli, 6098 sayılı TBK 480. (818 sayılı BK 365. maddesi) maddesinde düzenlenen götürü bedel olarak 640.000,00-TL + KDV olarak kararlaştırılmıştır. Götürü bedelli sözleşmede, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması gerekir. Bu durumda,  sözleşme kapsamındaki işlerden eksik ve kusurlar dikkate alınarak yüklenicinin gerçekleştirdiği imalâtların fiziki gerçekleşme oranı tespit ettirilip bu oranın 640.000,00 + KDV olan toplam iş bedeline uygulanması suretiyle hak edilen iş bedeli hesaplattırılmalıdır.   Ayrıca davacı sözleşme dışı fazladan iş yaptığını ve davalı tarafça bedelinin ödenmediğini iddia etmektedir.   Yargıtay İçtihatlarında sözleşme dışı iş yapılmış ve bunun iş sahibinin yararına olması durumunda sözleşme ve dava  tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı BK’nın 410 ve devamı maddelerine göre vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenecek bedelinin istenebileceği kabul edilmektedir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 24/04/2017 tarih, 2016/1874E., 2017/1749K. sayılı ilamı, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 09/10/2015 tarih, 2015/948E.,  2017/1749K. sayılı ilamı) Gerek bakiye iş bedeli, gerekse fazla iş bedeline ilişkin hesaplamalar bakımından yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ek rapor alınmalı, davalı tarafça kanıtlanan  ödemeler düşülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. <br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,<br>2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.10.2021 tarih ve 2019/308 Esas, 2021/562 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına,<br>5-Davacı vekili tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf peşin karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davacıya iadesine, <br>6-Davacı vekili tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>7-Davalı vekili tarafından yatırılan 941,82 TL istinaf peşin karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davalıya iadesine, <br>8-Davalı vekili tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>9-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.  <br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"14fe8987ac7a34a1","SID":"4d0429464afd97e1"}}