{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İZMİR <br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2020/543 Esas<br>KARAR NO\t: 2021/219<br>DAVA\t: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))<br>DAVA TARİHİ\t: 07/10/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 25/02/2021<br>Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili Mahkememize verdiği 07/10/2020 tarihli  dilekçesinde ; davacı ... ' ın davalı şirket çalışanı iken işten çıkarıldığını ve davacı tarafça davalı aleyhine İstanbul Anadolu...İş Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyası ile işçilik alacak davası açıldığını , mahkemenin... K sayılı ilamı ile davacı  lehine karar vererek işçilik alacaklarını hüküm altına aldığını ve mahkeme kararındaki alacaklar için İstanbul Anadolu  ...İcra Müdürlüğünün...  Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını , davalıya borcunu ödemesi için icra emri gönderildiğini fakat icra emrine rağmen  davalı- borçlunun borcunu ödemediğini , borçlunun kendisine gönderilen icra  emrini tebliğ aldığını  ancak 03/10/2018 tarihinden beri borcunu ödemediğini , işçilik alacağını alamayan ve hasta olan davacının bu süreçte mağdur olduğunu ve alacağın tahsili için dava açmanın zaruri olduğunu ,İİK. 177  Maddesinde  \"Aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir. 1.Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa;    2.Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3 .308 inci maddedeki hal varsa; 4.İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağrılır.\" düzenlemesinin bulunduğunu , İİK.177/4 hükmü gereğince davalı-borçlunun iflasını istemek gereği doğduğunu  belirtmiş , davalı şirketin  iflasına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili Mahkememize verdiği 07/12/2020 tarihli cevap dilekçesinde; Mahkemenin... Esas sayılı dosyasında hazırlanan 12.10.2020 tarihli “ Basit Usul Tensip Zaptı “nın 2. Maddesinde:“ ………iflas avansı tutarı olan 20.000,00 TL’ nın her bir davalı için tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılması için davacı vekiline süre verilmesine, bu süre içerisinde belirtilen giderin yatırılmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin davetiye ile ihtarına “ 3. Maddesinde:“………ilan bedeli olan 2.500,00 TL’ nin HMK 114/g maddesi gereğince 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılması için davacı vekiline süre verilmesine, bu süre içerisinde belirtilen giderin yatırılmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin davetiye ile ihtarına “ , karar verildiğini  , davacı tarafa 19.10.2020 tarihinde “ ihratarlı e tebligat “ gönderildiğini ve bu e tebligatın davacı tarafa 24.10.2020 tarihinde tebliğ edildiğini ancak davacı tarafça “ ihtaratlı davetiye gönderilmiş olmasına ve kesin süre içerisinde gerekli bedeller ödenmesi gerektiği halde” iflas avansı ve ilan bedelinin  yatırılmadığını , iflas davalarında iflas avans ve ilan bedellerinin kesin süre içerisinde yatırılmamasının davanın reddi sebebi olduğunu , bu husus da davacı yana ihtarat ta yapıldığını ,davanın “ dava şartı yoklu” sebebiyle usulden reddinin gerektiğini ,davacı tarafça davalı aleyhine açılmış olan iflas davasının dayanağının; İstanbul Anadolu... İş Mahkemesi ... Esas ve 2018/495 Karar sayılı mahkeme kararı olduğunu ancak bu kararın henüz kesinleşmediğini , dosyanın İstinaf incelemesinde olduğunu , davacının  henüz İş Mahkemesi kararı kesinleşmemişken, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir başka dosya daha açtığını , davanın derdestlik sebebiyle reddinin gerektiğini ,davacının açmış olduğu iflas istemli davanın; İstanbul Anadolu... İcra Müdürlüğü’ nün ... Esas sayılı dosyasına dayandırıldığını , bu takip dosyasının ilamlı icra dosyası olsa da takibe konu kararın henüz kesinleşmediğini, takip dosyasında sadece haciz talep edildiğini ,iflas gibi bir istemin söz konusu olmadığını ,davacının bu icra dosyasına dayanak yaparak iflas isteminde bulunmasına imkan olmadığını ,davacının haciz istemli takibini bir defaya mahsus dahi olsa iflas istemli takibe çevirmesi, davalı tarafa iflas istemli icra emrinin tebliği ve sonrasında tahsilatını sağlayamaması durumunda iflas davasına başvuru yapması gerektiğini ,davacı tarafça açılan iflas istemli davanın hukuki temelinin olmadığını , aleyhine iflas istemli dava açılan davalı  şirket... San. Ve Tic. A.Ş.’ nin yönetiminin TMSF ’ de olduğunu ,Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF/Fon) tarafından,... bünyesindeki alacaklarını tahsili amacı ile 6183 sayılı Kanun kapsamında yasal işlemlere başlanılmış olup yine 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında mevcut olan hak ve yetkileri ile 16.05.2013 tarih ve 135 sayılı TMSF Fon Kurulu Kararı ile 17.05.2013 tarihinde davalı şirket... A.Ş.’ nin yönetimini devraldığını , sonrasında yeni bir yönetim kurulu oluşturulduğunu ve hiç vakit kaybedilmeksizin 23.05.2013 tarihinde davalı ... A.Ş.’ nin 6183 sayılı Kanun kapsamında Fon tarafından haczedilen gayrimenkulleri, menkul malları ve Türk Patent Enstitüsü nezdindeki hakları ile bu varlıkların feri ve mütemmim cüzü niteliğindeki sözleşmeleri ve bu sözleşmelerden doğan ancak başlı başına iktisadi değeri olmayanlar da dâhil olmak üzere diğer tüm mal, hak ve varlıkları bir araya getirilerek, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu gereğince... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü oluşturulduğunu , dolayısıyla davalı şirket hakkında verilen TMSF kararları uyarınca davalı şirketin iflasına karar verilmesine imkân olmadığını , 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu, sair mevzuat ve TMSF kararları uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiğini , davacının tek bir işçi alacağına dayalı olarak iflas yoluyla takibe başvurmasında hukuki yararı olmadığını , İcra İflas Yasasının 177 ve 178 maddelerinde yazılı hususlar çerçevesinde bir borçlunun iflası için aranan şartların gerçekleşmediğini ,davalı  şirketin İİK 178 çerçevesinde tanımlanan aciz halinde olmadığını belirtmiş ,  davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkememizin 12/10/2020 tarihli Basit Usul Tensip Tutanağının 2 nolu bendinde \" İcra İflas Kanunu' nun 181. maddesi delaletiyle aynı yasanın 160. Mad. gereğince ilk alacaklılar toplantısının yapılmasına kadar gerekli muameleler için 2020 yılına göre belirlenen iflas avansı tutarı olan 20.000,00-TL' nın her bir davalı  için tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılması için davacı vekiline süre verilmesine, Bu süre içerisinde belirtilen giderin yatırılmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin davetiye ile ihtarına, \" , 3 nolu bendinde de \" Davanın niteliği gereği İİK.' nun 181/2. mad. delaletiyle aynı yasanın 166/2. Mad. gereğince iflas davası açıldığı hususunun Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde, Basın İlan Kurumu aracılığı ile trajı 50.000' in üzerinde yurt düzeyinde dağıtımı yapılan bir gazetede ve yerel bir gazetede ilanına, gerekli ilan  bedeli olan 2.500,00-TL' nin HMK' nın 114/g mad. gereğince 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılması için davacı vekiline süre verilmesine, Bu süre içerisinde belirtilen giderin yatırılmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin davetiye ile ihtarına, \"   karar verildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 24/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça verilen kesin sürede gerekli iflas avansı ile gider avansının yatırılmadığı belirlenmiştir.<br>Her ne kadar davacı tarafça davalı şirketin ilama müstenit alacak icra emri ile istenildiği halde ödenmediğinden bahisle İİK 177/4 hükmü gereğince  iflasına karar verilmesine yönelik olarak dava açılmış ise de; davacı tarafa Mahkememizin 07/10/2020 tarihli tensip tutanağı 2 ve 3 nolu bendi ile 20.000,00 iflas avansı ile 2.500,00 TL yapılacak ilanlar ile ilgili gider avansını yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde gerekli iflas avansı ile gider avansının yatırılmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin davacı tarafa  ihtar edilmesine karar verildiği,  Mahkememiz tensip ara kararının davacı vekiline 24/10/2020  tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde gerekli iflas avansı ve  gider avansının yatırılmadığı, HMK.'nun 114/g maddesinde davacının  yatırması gereken gider avansının yatırılmış olmasının dava şartı olarak düzenlendiği, Mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırması ve dava şartı noksanlığı tespit etmesi halinde davanın usulden reddine karar vermesi gerektiği, incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, HMK'nun 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br> 1-Davanın dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 114/g ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2- Eksik kalan 4,90 TL harcın davacı tarafça tamamlanmasına,<br>3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,<br>Dair tebliğden itibaren 10 gün içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar davalı vekili Av.  ...  'ın yüzüne karşı davacının yokluğunda yokluğunda açıkça okunup anlatıldı. 25/02/2021<br>Başkan ...<br> E İMZA<br>Üye ...<br> E İMZA<br>Üye ...<br> E İMZA<br>Katip ...<br>E İMZA<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c2deba5f90300c41","SID":"9a18556d28c7677a"}}