{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/340 <br>KARAR NO: 2024/706<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 27.12.2018<br>NUMARASI: 2017/576 Esas - 2018/404 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, temlik alan davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Ltd Şti ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi Üsküdar ... Noterliğinin 08/08/2016 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kat edildiğini, yine ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyası ile ilamsız takip başlattıklarını,( aynı alacakla ilgili ihtiyati haciz kararı aldıklarını ve ihtiyati haciz kararının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyası infaz edildiğini, ) davalıların borca ve ferilerini itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılara usulüne uygun şekilde tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi vermedikleri görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Temlik sözleşmesi incelendiğinde sadece nakdi alacakların temlik edildiği gayri nakdi alacakların ise temlik edilmediği görüldüğünden, ... Bankası AŞ nin gayri nakdi alacakların deposu yönünden açtığı davayı , dosyanın işlemden kaldırılması ve 3 aylık süresi içerisinde yenilememesi nedeniyle bu kısım yönünden davanın açılmamasına, nakdi alacaklar açısından ise toplanan deliller alınan bilirkişi raporuna göre, Temlik alan ... AŞ nin nakit alacaklar yönünden davasının kısmen kabulüne, davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas nolu takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin; 730.256,69 TL asıl alacak , 30.670,75 TL işlemiş faiz, 1.533,54 TL BSMV olmak üzere toplam 762.460,98 TL alacak üzerinden takibin devamına, asıl alağa takip tarihinden itibaren yıllık %54 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, 152.492,19 TL icra inkar tazninatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,  temlik alan davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine aşağıdaki şekilde karar vermek...\" gerekçesiyle, davacı ... Bankası AŞ nin gayrinakit alacaklarının deposu yönünden açtığı itirazın iptali davasının açılmamış sayılmasına, davalılar vekille temsil edildiğinden 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacı ... Bankası AŞ den alınarak  davalara verilmesine, gayri nakdi kredi açısından 35,90 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden  ve bu miktar harç 22.06.2017 tarihli harç makbuzu ile yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, temlik alan ... AŞ nin nakit alacaklar yönünden davasının kısmen kabulüne, davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas nolu takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin; 730.256,69 TL asıl alacak , 30.670,75 TL işlemiş faiz, 1.533,54 TL BSMV olmak üzere toplam 762.460,98 TL alacak üzerinden takibin devamına, asıl alağa takip tarihinden itibaren yıllık %54 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, 152.492,19 TL icra inkar tazninatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,  temlik alan davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı borçlularır hiç bir ödemede bulunmadığını ve kefalete, takibe, anaparaya, faiz oranına ve miktarına itiraz ettiklerini ve devamında müvekkili şirket tarafından haksız itiraza karşı İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/576 E. Sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açıldığını, Davalı borçlulara aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinde asıl alacağın 730.256,69-TL ve takip açılış tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 73.190,62-TL, 2.323,84-TL BSMV, 2.906,85-TL masraf ve 24,58-TL KKDF toplamı 808.702,58-TL iken ve bilirkişi raporunda özellikle faiz miktarının farklılık göstermesi bilirkişinin faiz hesaplamasında hesap kat ihtarının tebliğ tarihini temerrüt tarihi olarak kabul etmesinden kaynaklandığını, halbuki davalı borçlunun hesap kat ihtarı gönderildiği tarihten çok önceki bir dönemde ödemelerini aksatmış ve temerrüde düştüğünü, bilirkişi tarafından detaylı inceleme yapılmaksızın temerrüt tarihinin araştırılmadan hesap kat ihtarının tebliğ tarihinin baz alınmış olması hatalı hesaplamaya ve nihayetinde müvekkili şirketinde zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, mahkemece bu hatalı işleme dayanarak, takibin 730.256,69TL asıl alacak, 30.670,75TL işlemiş faiz ve 1.533,54TL BSMV tutarı olarak toplam 762.460,98TL olarak kabul edilmiş, takip talebindeki  42.519,87 TL olan kısmı da böylece reddedildiğini, mahkemece bu hatalı işleme dayanarak, takibin 730.256,69 TL asıl alacak, 30.670,75 TL işlemiş faiz ve 1.533,54 TL BSMV tutarı olarak toplam 762.460,98 TL olarak kabul edildiğini, takip talebindeki  42.519,87 TL olan kısmın da böylece reddedildiğini, Ayrıca taraflarına 5.436,58 TL karşı vekalet ücretine hükmedildiğini, davalıların mecburi dava arkadaşı olduğu ve kendilerini tek bir vekille temsil ettikleri göz önüne alındığında, ortada açık bir şekilde yanlışlık bulunduğunu, nispi hesaplamada ters orantının mümkün olmadığını, davanın yarısından fazlası kabul edilmişken, vekalet ücretinin daha fazla ödenmesine hükmedilmesi, mantığa ve hukuka aykırı olduğunu, Sonuç olarak yapılan hesaplama sonucu kabul edilen faiz tutarına yönelik itirazları giderilmediğini, ayrıca bu hesaplama sonrasında müvekkili şirkete haksız bir şekilde karşı vekalet ücretine hükmedildiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, dava dışı şirkete kullandırılan kredi borcunun davalı  müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Öncelikle davalılar vekilince 25.01.2021 tarihli sunalan dilekçe ile davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesine cevapların bildirildiği, bu dilekçede kararın davlalar lehine bozulması talep edildiği görülmekle birlikte, sunulan dilekçesinin istinafa cevap olarak sunulduğu, kaldı ki istinaf harcı yatırılmadığı gibi, katılma yoluyla kararın istinaf edildiğine dair bir beyanda bulunmadığı gözetilerek, davalılar vekilinin 25.01.2021 tarihli dilekçesinin davacı vekilinin istinafına karşı beyan dilekçesi olduğu sonucuna varılmış, istinaf incelemesi davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri kapsamında yapılmıştır. Davacı banka (temlik alacaklısı) tarafından dava dışı şirkete kullandırılan  kredi borcunun ödenmediği ileri sürülerek, asıl kredi borçlusu şirket ile  davalı kefiller aleyhine 730.256,69 TL asıl alacak, 73.190,62 TL işlemiş faiz, 2.906,85 TL masraf, 24,58 TL KKDF, 2.323,84 TL BSMV olmak üzere toplam 808.702,58 TL alacağın tahsili için icra  takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Aynı takipte gayrı nakit alacakların depo edilmesi talep edilmiş ise de, bu talebe ilişkin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hükmün bu bölümüne ilişkin istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Takipte nakit alacakların tahsili talebi yönünden ise  İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar ışığında, nakti alacak yönünden taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak, 730.256,69 TL asıl alacak, 30.670,75 TL işlemiş faiz, 1.533,54 TL BSMV si olmak üzere toplam 762.460,98 TL alacağın tahsili yönünde davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı temlik alacaklısı vekilince bu talep yönünden kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunda bulunulduğu istinaf dilekçesi içeriğinden anlaşılmaktadır.Davacı temlik alacaklısı vekilince faiz hesaplamasında bilirkişi raporunda hesap kat tarihi itibariyle temerrütün oluştuğu kabulü ile yapılan hesaplamanın hatalı olduğu ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir. Davalı kefiller kendi temerrütlerinin sonucuyla bağlıdırlar. İlk derece mahkemesince hükme esas alındığı anlaşılan bilirkişi raporunda,  kat ihtarının davalılara  tebliğ tarihi itibariyle temerrütleri belirlenmiş, buna göre davalı kefillere kat ihtarı tebliğ tarihi dikkate alınarak temerrüt faizi hesabı ile bulunan tutar dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince davalıların kat ihtarı tebliği ile oluşan temerrüt tarihleri dikkate alınarak yapılan  faiz hesaplamasına değer verilerek  kurulan hüküm isabetli olup, davacı vekilinin kat ihtarından önce borçluların ödemelerini aksattıkları ve davalıların temerrüdünün  buna göre belirlenmesi gerektiği yönündeki istinafı yerinde görülmemiştir. Takipte istenen tutar ile kabul edilen tutar yönünden, davanın reddedilen kısmı itibariyle kendini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğrudur. İl derce mahkemesince davanın reddedilen kısmı üzerinden karar tarihindeki AAÜT esaslar uyarınca kendisini aynı vekille temsil ettiren davalılar lehine tek bir nisbi vekalet ücretine hükmedildiği dikkate alındığında, davacılar vekilinin davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinafı da yerinde değildir.Davacılar vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinın karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca essatan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 02.05.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63967fb920c0aa52","SID":"78769942fa998e57"}}