{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2342 Esas <br>KARAR NO\t: 2024/710 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t: 2019/1042 Esas -  2021/608 Karar <br>TARİHİ : 01/07/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN<br>2020/359 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN<br>2020/409 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN<br>2020/408 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN<br>2020/407 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN<br>2020/406 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN<br>2020/405 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 25/04/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  Müvekkili Bankanın Bostancı/İstanbul Şubesi ile ... TİC. LTD. ŞTİ. arasında Kredi sözleşmesi imzalandığını ve buna istinaden adı geçen firmaya ticari kredi açıldığını ve kullandırıldığını, davalı ...'nun ise, söz konusu Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalının, kredilerin kullandırıldığı tarihte aynı zamanda şirket ortağı ve yöneticisi konumunda bulunduğunu, söz konusu sözleşme hükümlerine riayet etmeyen borçluların sözleşmesi feshedilerek, Kartal ....ncü Noterliğinin 17.01.2019 Tarih, ... Yevmiye No.lu ihtarnamesi ile söz konusu borcun borçlulara bildirildiğini, fakat buna rağmen borcun ödenmediğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile asıl alacağın fer'ileriyle birlikte tahsili için ilamsız icra yolu ile icra takibine başlanıldığını, borçlu davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu bildirdiğinden bahisle itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  zamanaşımı, yetki, görev, husumet itirazlarının kabulüne, ayrıca, dava konusu kefalet sözleşmesinin TBK 583. maddesinde belirtilen yazılı şekil şartlarına uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğinin bilinmediğini, kanunda yazılı şekilde, TBK 584. maddede belirtildiği üzere kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için müvekkilinin eşinin açık rızasının alınması gerektiğini, müvekkilinin, temerrüde düşürülmediğini, ayrıca, davacı tarafın talep ettiği faizin sözleşmesel ve yasal bir dayanağının bulunmadığını, davacı tarafın fahiş miktardaki faiz istemine açıkça itiraz ettiklerini, genel kredi sözleşmesinde belirtilen faiz miktarının hukuka aykırı olduğunu, kredi sözleşmesi hükümlerinin müzakere edilerek kararlaştırılmadığmı, bu hükümler bankanın müşterilerine imzalatmak üzere matbu olarak hazırlamış olduğu sözleşme hükümleri olduğunu, bu nedenle, müvekkiline imzalatılan çerçeve nitelikli genel işlem koşulu içeren sözleşme olduğunu, dava konusu alacak likit bir alacak olmayıp, yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle %20 icra inkar tazminatına itiraz ettiklerini, belirtilen sebeplerle davanın reddini, Davacı tarafın, dava konusu alacak iddiasının % 20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/359 Esas sayılı dosyasına hitaben davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil Banka Bostancı/İSTANBUL şubesi ile ... arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, ticari kredi açıldığını ve kullandırıldığını, davalı ... söz konusu kredi sözleşmesinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, bu tarihte şirketin ortağı ve yöneticisi olduğunu, sözleşme hükümlerine riayet etmeyen borçluların sözleşmesini feshedildiğini, Kartal ... Noterliğinin 17/01/2019 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile söz konusu borcun borlulara bildirilidğini, dolaşımda bulunan 25 adet çekler ile ilgili şubeye iade edilmesi veya iadesinin mümkün olmadığını banka sorumluluk bedelinin bankadaki bir hesapta depo edilmesi talep edildiğini, borcun ödenmediğini, dolaşımda bulunan çekler bankaya iade edilmediğini, borçlular hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe geçildiğini, çeklerin sorumluluk tutarı takibe dahil edilmediğini, davalı takibe itiraz ettiğini ve İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1042 Esas sayılı dosyasına itirazın iptali talepli dava açıldığını, davaların aynı ve tarafların aynı olması sebebiyle dosyanın  İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1042 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, karşı tarafın haksız itirazının iptal edilmesini, takibin devamını ve davalı borçlu tarafından takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödenmesini ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/409 Esas sayılı dosyasına hitaben davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka Bostancı Şubesi ile ... Tic. Ltd. Şti. Arasında kredi sözleşmesi imzalandığını ve buna istinaden adın geçen firmaya ticari kredi açıldığını ve kullandırıldığını davalı ...'nun söz konusu kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalının kredinin kullandırıldığı tarihte aynı zamanda şirket ortağı ve yöneticisi olduğunu, borcun ödenmediğini, bu nedenle borçlular hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyadan takibe geçildiğini, dolaşımda bulunan 25 adet çekin sorumluluk tutarının bu takibe dahil edilmediğini, sonrasında davalının takibe itiraz ettiğini ve İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesine 2019/1042 Esas sayılı dosyasından itirazın iptali davası açtıklarını, dolaşımda bulunan ... nolu 100.000,00 TL tutarındaki çekin bankaya ibraz edildiğini, çekin karşılıksız çıkması sebebiyle sorumluluk tutarı olan 2.030,00 TL nin ibraz edene ödendiğini, ödenen tutarın borçlulardan tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra yolu ile  icra takibi başlattıklarını, mahkememize açılan dava ile İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1042 E. Sayılı dosyasının taraflarının ve konusunun aynı olduğunu ve yargılamanın tek elden yürümesi açısından açılan davanın bu esas numaralı dosya ile birleştirilmesine, davalı borçlu tarafından takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesin talep ve dava etmiş,  bu  talebini  duruşmada tekrar etmiştir. Taraflara tebligat  yapılarak taraf teşkili  sağlanmıştır. Davalı vekili  cevap  dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan davanın süresinde açılmadığını, zaman aşımı itirazlarının olduğunu, davalının Genel Müdürlük adresinin Kağıthane olduğunu bu nedenle yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının dava konusu sözleşmenin Bostancı Şubesi tarafından düzenlendiğini beyan ettiğini, bu sebeple huzurdaki davanın aktif husumet yokluğundan reddine talep ettikleri, müvekkilinin 25/05/2018 tarihinde, Kadıköy .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi ile ... Tic. Ltd. Şti. Deki hisselerini dava dışı ... devrettiğini, davacı tarafın icra tazminatı istemini reddini talep ettiklerini, dava konusu alacak iddiasının %20 sinden az olmamak üzere davacı tarafın müvekkili olan şirkete karşı kötü niyet tazminatından sorumlu bulunmasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/408 Esas sayılı dosyasına hitaben davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili Banka Bostancı Şubesi ile .... Tic. Ltd. Şti. Arasında kredi sözleşmesi imzalandığını ve buna istinaden adın geçen firmaya ticari kredi açıldığını ve kullandırıldığını davalı ...'nun söz konusu kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalının kredinin kullandırıldığı tarihte aynı zamanda şirket ortağı ve yöneticisi olduğunu, borcun ödenmediğini, bu nedenle borçlular hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyadan takibe geçildiğini, dolaşımda bulunan 25 adet çekin sorumluluk tutarının bu takibe dahil edilmediğini, sonrasında davalının takibe itiraz ettiğini ve İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesine 2019/1042 Esas sayılı dosyasından itirazın iptali davası açtıklarını, dolaşımda bulunan ... nolu 87.500,00 TL tutarındaki çekin bankaya ibraz edildiğini, çekin karşılıksız çıkması sebebiyle sorumluluk tutarı olan 2.030,00 TL nin ibraz edene ödendiğini, ödenen tutarın borçlulardan tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra yolu ile  icra takibi başlattıklarını, mahkememize açılan dava ile İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1042 E. Sayılı dosyasının taraflarının ve konusunun aynı olduğunu ve yargılamanın tek elden yürümesi açısından açılan davanın bu esas numaralı dosya ile birleştirilmesine, davalı borçlu tarafından takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesin talep ve dava etmiş,  bu  talebini  duruşmada tekrar etmiştir. Taraflara tebligat  yapılarak taraf teşkili  sağlanmıştır. Davalı vekili  cevap  dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan davanın süresinde açılmadığını, zaman aşımı itirazlarının olduğunu, davalının Genel Müdürlük adresinin Kağıthane olduğunu bu nedenle yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının dava konusu sözleşmenin Bostancı Şubesi tarafından düzenlendiğini beyan ettiğini, bu sebeple huzurdaki davanın aktif husumet yokluğundan reddine talep ettikleri, müvekkilinin 25/05/2018 tarihinde, Kadıköy ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi ile ... Tic. Ltd. Şti. Deki hisselerini dava dışı ... devrettiğini, davacı tarafın icra tazminatı istemini reddini talep ettiklerini, dava konusu alacak iddiasının %20 sinden az olmamak üzere davacı tarafın müvekkili olan şirkete karşı kötü niyet tazminatından sorumlu bulunmasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/407 Esas sayılı dosyasına hitaben davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili Banka Bostancı Şubesi ile ... Tic. Ltd. Şti. Arasında kredi sözleşmesi imzalandığını ve buna istinaden adın geçen firmaya ticari kredi açıldığını ve kullandırıldığını davalı ...'nun söz konusu kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalının kredinin kullandırıldığı tarihte aynı zamanda şirket ortağı ve yöneticisi olduğunu, borcun ödenmediğini, bu nedenle borçlular hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyadan takibe geçildiğini, dolaşımda bulunan 25 adet çekin sorumluluk tutarının bu takibe dahil edilmediğini, sonrasında davalının takibe itiraz ettiğini ve İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesine 2019/1042 Esas sayılı dosyasından itirazın iptali davası açtıklarını, dolaşımda bulunan 0017220 nolu 50.000,00 TL tutarındaki çekin bankaya ibraz edildiğini, çekin karşılıksız çıkması sebebiyle sorumluluk tutarı olan 1.600,00 TL nin ibraz edene ödendiğini, ödenen tutarın borçlulardan tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra yolu ile  icra takibi başlattıklarını, mahkememize açılan dava ile İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1042 E. Sayılı dosyasının taraflarının ve konusunun aynı olduğunu ve yargılamanın tek elden yürümesi açısından açılan davanın bu esas numaralı dosya ile birleştirilmesine, davalı borçlu tarafından takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesin talep ve dava etmiş,  bu  talebini  duruşmada tekrar etmiştir. Taraflara tebligat  yapılarak taraf teşkili  sağlanmıştır. Davalı vekili  cevap  dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan davanın süresinde açılmadığını, zaman aşımı itirazlarının olduğunu, davalının Genel Müdürlük adresinin Kağıthane olduğunu bu nedenle yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının dava konusu sözleşmenin Bostancı Şubesi tarafından düzenlendiğini beyan ettiğini, bu sebeple huzurdaki davanın aktif husumet yokluğundan reddine talep ettikleri, müvekkilinin 25/05/2018 tarihinde, Kadıköy .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi ile ... Tic. Ltd. Şti. Deki hisselerini dava dışı  ... devrettiğini, davacı tarafın icra tazminatı istemini reddini talep ettiklerini, dava konusu alacak iddiasının %20 sinden az olmamak üzere davacı tarafın müvekkili olan şirkete karşı kötü niyet tazminatından sorumlu bulunmasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/406 Esas sayılı dosyasına hitaben davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka Bostancı/İstanbul Şubesi ile ... Tıc. Ltd. Şti. arasında Kredi sözleşmesi imzalandığını ve buna istinaden adı geçen firmaya ticari kredi açıldığını ve kullandırıldığını, davalı ... ise söz konusu Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalı kredilerin kullandırıldığı tarihte aynı zamanda şirket ortağı ve yöneticisi konumunda olduğunu, söz konusu sözleşme hükümlerine riayet etmeyen borçluların sözleşmesi feshedilerek, Kartal ... Noterliğinin 17.01.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu borç borçlulara bildirildiğini, dolaşımda bulunan 25 adet çekin ilgili şubeye iade edilmesi veya iadesinin mümkün olmadığı durumda banka sorumluluk bedelinin bankalarındaki bir hesapta depo edilmesi talep edildiğini, fakat buna rağmen borcun ödenmediğini, dolaşımda bulunan çeklerin bankaya iade edilmediğini ve sorumluluk bedelleri banka hesabına depo edilmediğini, bu nedenle borçlular hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyadan takibe geçildiğini, dolaşımda bulunan 25 adet çekin sorumluluk tutarı bu takibe dahil edilmediğini, sonrasında davalının takibe itiraz ettiğini ve taraflarınca İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1042 E. Sayılı dosyadan itirazın iptali talepli dava açıldığını, müteakiben dolaşımda bulunan ... no'lu 87.500,00-TL tutarlı çekin bankalarına ibraz edildiğini, çekin karşılıksız çıkması sebebiyle sorumluluk tutarı olan 2.030,00-TL ibraz edene ödendiğini, ödenen tutarın borçlulardan tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğümün ... E. sayılı dosyası ile İlamsız İcra yolu ile İcra takibine başlanıldığını, davalı haksız bir şekilde bu takibe de itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, huzurdaki dava ile İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1042 Esas sayılı dosyanın tarafı ve konusu aynı olduğundan, yargılamanın tek elden yürümesi açısından açılan davanın bu esas numaralı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini, davalı borçlunun haksız itirazının iptal edilerek takibin devamına ve davalı borçlu tarafından takip konusu alacağın % 20'sindan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurda görülen davanın süresinde açılmadığını,  dosyaya sunulan sözleşmenin altında davacı tarafın Genel Müdürlüğünün kaşesi oolduğunu, Genel Müdürlük adresinin Kağıthane olduğunun sözleşmeden anlaşıldığını, nitekim huzurda görülen davanın davacı bankanın Bostancı Şubesi tarafından ikame edilmediğini, Genel Müdürlük tarafından ikame edildiğini, bu sebeple yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, dava konusu sözleşmenin ve sözleşmeye konu kredinin ticari olduğuna yönelik bir kayıt olmadığını, bu sebeple huzurda görülen davanın görev yönünden reddi gerektiğini, dava konusu sözleşmenin Bostancı Şubesi tarafından gerçekleştirildiğinin ortada olduğunu, bu sebeple huzurda görülen davanın aktif husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, keza asıl kredi borçlusuna icra takibi başlatılıp, dava açılmadan müvekkiline husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, geçerli bir icra takibinin varlığının dava şartı olduğunu, dayanak icra takibinin geçersiz bir icra takibi olduğunu, huzurda görülen davanın, dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, TBK 584. Madde de belirtildiği üzere kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için müvekkilin eşinin açık rızasının alınması gerektiğini,  müvekkilinin, temerrüde düşürülmediğini, faiz isteminin başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, ayrıca, davacı tarafın talep ettiği faizin sözleşmesel ve yasal bir dayanağı bulunmadığını, davacı tarafın fahiş miktardaki faiz istemine açıkça itiraz ettiklerini, kredi sözleşme hükümleri müzakere edilerek kararlaştırılmadığını, bu hükümler bankanın müşterilerine imzalatmak üzere matbu olarak hazılamış olduğu  sözleşme hükümleri olduğunu, TBK 21.maddesinde “Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.” Hükmü uyarınca müvekkili aleyhine tüm hükümler hakkında müvekkilinin aydınlatılmamış, aydınlatıldığına dair bir bilgi, belgede sözleşmede yer almadığını, iş bu sebeple söz konusu hükümlerin bir ehemmiyeti olmayıp, davacı bankanın tek taraflı olarak belirlediği faiz oranından müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, faiz oranının usul ve yasaya aykırı olarak talep edildiğini, dava konusu alacağın likit bir alacak olmayıp, yargılamayı gerektirmediğini, bu nedenle %20 icra inkar tazminatı talebine itiraz ettiklerini bu nedenlerle Zamanaşımı, Yetki, Görev, Husumet itirazlarının kabulüne, davanın reddine, davacı tarafın, dava konusu alacak iddiasının % 20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/405 Esas sayılı dosyasına hitaben davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka Bostancı/İstanbul Şubesi ile ... Tıc. Ltd. Şti. arasında Kredi sözleşmesi imzalandığını ve buna istinaden adı geçen firmaya ticari kredi açıldığını ve kullandırıldığını, davalı ... ise söz konusu Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalı kredilerin kullandırıldığı tarihte aynı zamanda şirket ortağı ve yöneticisi konumunda olduğunu, söz konusu sözleşme hükümlerine riayet etmeyen borçluların sözleşmesi feshedilerek, Kartal .... Noterliğinin 17.01.2019 Tarih, ... Yevmiye No'lu ihtarnamesi ile söz konusu borç borçlulara bildirildiğini, dolaşımda bulunan 25 adet çekin ilgili şubeye iade edilmesi veya iadesinin mümkün olmadığı durumda banka sorumluluk bedelinin bankalarındaki bir hesapta depo edilmesi talep edildiğini, fakat buna rağmen borcun ödenmediğini, dolaşımda bulunan çeklerin bankaya iade edilmediğini ve sorumluluk bedelleri banka hesabına depo edilmediğini, bu nedenle borçlular hakkında İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyadan takibe geçildiğini, dolaşımda bulunan 25 adet çekin sorumluluk tutarı bu takibe dahil edilmediğini, sonrasında davalının takibe itiraz ettiğini ve taraflarınca İstanbul Anadolu 12. Aslive Ticaret Mahkemesi 2019/1042 E. Sayılı dosyadan itirazın iptali talepli dava açıldığını, müteakiben dolaşımda bulunan ... no'lu 19.500,00-TL tutarlı çekin bankalarına ibraz edildiğini, çekin karşılıksız çıkması sebebiyle sorumluluk tutarı olan 1.600,00-TL ibraz edene ödendiğini, ödenen tutarın borçlulardan tahsili için İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğümün ... E. sayılı dosyası ile İlamsız İcra yolu ile İcra takibine başlanıldığını, davalı haksız bir şekilde bu takibe de itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, huzurdaki dava ile İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1042 E. sayılı dosyanın tarafı ve konusu aynı olduğundan, yargılamanın tek elden yürümesi açısından açılan davanın bu esas numaralı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini, davalı borçlunun haksız itirazının iptal edilerek takibin devamına ve davalı borçlu tarafından takip konusu alacağın % 20'sindan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurda görülen davanın süresinde açılmadığını,  dosyaya sunulan sözleşmenin altında davacı tarafın Genel Müdürlüğünün kaşesi oolduğunu,  Genel Müdürlük adresinin Kağıthane olduğunun sözleşmeden anlaşıldığını, nitekim huzurda görülen davanın davacı bankanın Bostancı Şubesi tarafından ikame edilmediğini, Genel Müdürlük tarafından ikame edildiğini, bu sebeple yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, dava konusu sözleşmenin ve sözleşmeye konu kredinin ticari olduğuna yönelik bir kayıt olmadığını, bu sebeple huzurda görülen davanın görev yönünden reddi gerektiğini, dava konusu sözleşmenin Bostancı Şubesi tarafından gerçekleştirildiğinin ortada olduğunu, bu sebeple huzurda görülen davanın aktif husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, keza asıl kredi borçlusuna icra takibi başlatılıp, dava açılmadan müvekkiline husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, geçerli bir icra takibinin varlığının dava şartı olduğunu, dayanak icra takibinin geçersiz bir icra takibi olduğunu, huzurda görülen davanın, dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, TBK 584. Madde de belirtildiği üzere kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için müvekkilin eşinin açık rızasının alınması gerektiğini,  müvekkilinin, temerrüde düşürülmediğini, faiz isteminin başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, ayrıca, davacı tarafın talep ettiği faizin sözleşmesel ve yasal bir dayanağı bulunmadığını, davacı tarafın fahiş miktardaki faiz istemine açıkça itiraz ettiklerini, kredi sözleşme hükümleri müzakere edilerek kararlaştırılmadığını, bu hükümler bankanın müşterilerine imzalatmak üzere matbu olarak hazılamış olduğu  sözleşme hükümleri olduğunu, TBK 21.maddesinde “Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.” Hükmü uyarınca müvekkili aleyhine tüm hükümler hakkında müvekkilinin aydınlatılmamış, aydınlatıldığına dair bir bilgi, belgede sözleşmede yer almadığını, iş bu sebeple söz konusu hükümlerin bir ehemmiyeti olmayıp, davacı bankanın tek taraflı olarak belirlediği faiz oranından müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, faiz oranının usul ve yasaya aykırı olarak talep edildiğini, dava konusu alacağın likit bir alacak olmayıp, yargılamayı gerektirmediğini, bu nedenle %20 icra inkar tazminatı talebine itiraz ettiklerini bu nedenlerle Zamanaşımı, Yetki, Görev, Husumet itirazlarının kabulüne, davanın reddine, davacı tarafın, dava konusu alacak iddiasının % 20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/07/2021 tarih 2019/1042 Esas -  2021/608 Karar sayılı kararında; \"Dava, kredi genel sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalı taraf zamanaşımı defini ileri sürmüş olup takibe konu genel kredi sözleşmesi mevcut olup, sözleşmeye dayanarak açılan davalarda zamanaşımı süresi 10 yıl olduğundan davalı vekilinin zamanaşımı yönündeki itirazları yerinde görülmemiştir. TBK’nun “Müteselsil Kefalet” başlıklı  586. m. “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Takibe ve davaya dayanak yapılan kredi sözleşme örneği dosyamıza sunulmuştur. Davacı bankanın icra takip tarihi itibari ile kullandırılan krediden dolayı davalı borçludan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunda;  kullanılan ticari kredi nedeniyle davacının davalı ve kefil ...'dan asıl ve birleşen dosyalar kapsamında alacağı tespit edilmiştir.Asıl dava olan mahkememizin 2019/1042 Esas sayılı dosya kapsamı, kredi sözleşmesi hükümleri ile, usul ve yasaya uygun hazırlanan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde ; davacı bankanın , dava dışı  şirket olan ... Tic. Ltd. Lti. ile imzaladığı sözleşme kasamıda  kredili mevduat hesabında kredi kullandırdığı , söz konusu kredi sözleşmesine, dava dışı şirket ortağı olan kefil/davalı ...'nun, TBK nın 586 vd göre geçerli şekil şartlarına uyarak müteselsil kefil olduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği anlaşılmakla ve gerekçeli, denetime elverişli ve somut olaya uygun bilirkişi raporu  hükme esas alınmış, asıl dosya olan mahkememizin 2019/1042 Esas sayılı dosyasındaki takip olan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 232.613,53 TL Asıl alacak, 17.695,38 TL işlemiş akdi faiz, 3.857,97 TL işlemiş temerrüt faizi, 192,90 faizin gider vergisi ve 492,94 TL ihtarname masrafı olmak üzere 254.852,72 TL üzerinden asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Birleşen dava olan İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/405 Esas sayılı dosyası yönünden dava dışı asıl borçluya verilen ve karşılıksız işlemi uygulanan çek nedeni ile ve karşılıksız bulunan ve bankaca ödenen ... seri numaralı çek yaprağı bedellerinden dolayı  1.600,00 TL asıl alacak, 16,00 TL işlemiş faiz, 0,80 TL faizin BSMV si olmak üzere toplam 1.616,80 TL üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir. Birleşen dava olan İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/406 Esas sayılı dosyası yönünden dava dışı asıl borçluya verilen ve karşılıksız işlemi uygulanan çek nedeni ile ve karşılıksız bulunan ve bankaca ödenen ... seri numaralı çek yaprağı bedellerinden dolayı 2.030,00 TL asıl alacak, 8,46 TL işlemiş faiz, 0,42 TL faizin BSMV si olmak üzere toplam  2.038,88 TL üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir. Birleşen dava olan İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/407 Esas sayılı dosyası yönünden dava dışı asıl borçluya verilen ve karşılıksız işlemi uygulanan çek nedeni ile ve karşılıksız bulunan ve bankaca ödenen ... seri numaralı çek yaprağı bedellerinden dolayı 1.600,00 TL asıl alacak, 26,00 TL işlemiş faiz,1,30 TL faizin BSMV si olmak üzere toplam  1.627,30 TL üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir. Birleşen dava olan İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/408 Esas sayılı dosyası yönünden dava dışı asıl borçluya verilen ve karşılıksız işlemi uygulanan çek nedeni ile ve karşılıksız bulunan ve bankaca ödenen ... seri numaralı çek yaprağı bedellerinden dolayı 2.030,00 TL asıl alacak, 10.15 TL işlemiş faiz, 0,51 TL faizin BSMV si olmak üzere toplam 2.040,66 TL üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir.Birleşen dava olan İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/409 Esas sayılı dosyası yönünden dava dışı asıl borçluya verilen ve karşılıksız işlemi uygulanan çek nedeni ile ve karşılıksız bulunan ve bankaca ödenen ... seri numaralı çek yaprağı bedellerinden dolayı 2.030,00 TL asıl alacak,  8,46 TL işlemiş faiz, 0,42 TL faizin BSMV si olmak üzere toplam 2.038,88 TL üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir.Birleşen dava olan İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/359 Esas sayılı dosyası yönünden dava dışı asıl borçluya verilen ve karşılıksız işlemi uygulanan çek nedeni ile ve karşılıksız bulunan ve bankaca ödenen ... seri numaralı çek yaprağı bedellerinden dolayı 1.600,00 TL asıl alacak,  2,95 TL işlemiş faiz, 0,15 TL faizin BSMV si olmak üzere toplam  1.602,10 TL üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile, A-Asıl Dava (2019/1042 Esas) KISMEN KABULÜNE, 1-Davalının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas  sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 232.613,53 TL asıl alacak,17.695,38 TL işlemiş akdi faiz, 3.857,97 TL işlemiş temerrüt faizi, 192,90 TL BSMV, 492,94 TL masraf olmak üzere toplam 254.852,72 TL yönünden devamına,  kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 39 oranında faiz ve faize %5 oranında BSMV uygulanmasına,2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 232.613,53 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,B-Birleşen Dava (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/405 Esas) KISMEN KABULÜNE,1-Davalının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 1.600,00 TL asıl alacak, 16,00 TL işlemiş faiz, 0,80 TL faizin BSMV'si olmak üzere 1.616,80 TL üzerinden devamına,2-Fazlaya ilişkin istemin Reddine,3-Kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 1.600,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,C-Birleşen Dava (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/406 Esas) KISMEN KABULÜNE,1-Davalının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 2.030,00 TL asıl alacak, 8,46 TL işlemiş faiz, 0,42 TL faizin BSMV'si olmak üzere 2.038,88 TL üzerinden devamına,2-Fazlaya ilişkin istemin Reddine,3-Kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 2.030,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,D-Birleşen Dava (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/407 Esas) KISMEN KABULÜNE,1-Davalının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 1.600,00 TL asıl alacak, 26,00 TL işlemiş faiz, 1,30 TL faizin BSMV'si olmak üzere 1.627,30 TL üzerinden devamına, 2-Fazlaya ilişkin istemin Reddine,3-Kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 1.600,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, E-Birleşen Dava (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/408 Esas) KISMEN KABULÜNE,1-Davalının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 2.030,00 TL asıl alacak, 10,15 TL işlemiş faiz, 0,51 TL faizin BSMV'si olmak üzere 2.040,66 TL üzerinden devamına,2-Fazlaya ilişkin istemin Reddine,3-Kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 2.030,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,F-Birleşen Dava (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/409 Esas) KISMEN KABULÜNE,1-Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 2.030,00 TL asıl alacak, 8,46 TL işlemiş faiz, 0,42 TL faizin BSMV'si olmak üzere 2.038,88 TL üzerinden devamına,2-Fazlaya ilişkin istemin Reddine,3-Kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 2.030,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,G-Birleşen Dava (İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/359 Esas) KISMEN KABULÜNE,1-Dvalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 1.600,00 TL asıl alacak, 2,00 TL işlemiş faiz, 0,10 TL faizin BSMV'si olmak üzere 1.602,10 TL üzerinden devamına,2-Fazlaya ilişkin istemin Reddine, 3-Kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 1.600,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\"  karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacı tarafın, itirazın iptali davası açmış olup birleşen davalarla birlikte davaların kısmen kabulüne karar verildiğini; mahkemenin kısmen kabul kararlarının eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğundan istinaf kanun yoluna başvurma zaruretinin hasıl olduğunu,  Mahkeme gerekçeli kararında her ne kadar dava konusu kredi sözleşmesinin şekil şartları yönünden hukuka uygun olduğunu belirtmişse de mahkeme kararının bu yönüyle hukuka aykırı olduğunu,  Genel Kredi Sözleşmesi esasına dayalı alacak davalarında, alacak iddiasında bulunan tarafın, müteselsil borçlu/kefilin bizzat kendi el yazısıyla, kredinin ne kadarlık kısmına kefil olduğunu açık ve net bir şekilde belirlemedikçe ve bu durumu ispat edemedikçe kredi sözleşmesinin şekil şartları yönünden hukuka uygun olduğunun söylenemeyeceğini; alacağın varlığı kanaatiyle davacı lehine karar verilemeyeceğini; bu yönüyle bakıldığında mahkemenin kısmen kabul kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu,  Banka uygulamalarında her bir kredi işlemi için ayrı ve yeni bir GKS sözleşmesi yapılmakta olduğunu; müvekkilinin her bir kullandırılan kredi de imzasının olup olmadığı araştırılmadan ve bu konuda denetime açık bilirkişi raporu alınmadan karar verilmiş olmasının kararın eksik inceleme ile verildiğine işaret etmekte olduğunu,   mahkeme gerekçeli kararında her ne kadar bilirkişi raporunun nihai karara esas alındığını belirtmişse de, nihai karara dayanak bilirkişi raporuna yönelik haklı ve hukuka uygun itirazları gözetilmeksizin kısmen kabul kararları verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Dava konusu genel kredi sözleşmesinin 20.03.2013 tarihli olduğunu; dava dışı ... Ambalaj şirketinin 20.03.2013 tarihli dava konusu genel kredi sözleşmesi ile 50.000TL kredi kullandığını ve bu kredi borcunun ödendiğini,  bu konuda banka kayıtlarının bilirkişi vasıtasıyla incelenmesi ve rapor tanzim edilmesi için karar verildiğini ve dosya ile eklerindeki birleşen dosyalar ile birlikte bilirkişiye tevdi edildiğini ve bilirkişi dosya muhteviyatı ile davacı bankanın Bostancı şubesinden temin ettiği kredi ekstreleri üzrerinde inceleme ve değerlendirme yaptığını ve inceleme neticesinde 20.03.2014 tarihinde 300.000,00TL sözleşme yapıldığını ve davalı ...’nun ise sözleşmede müteselsil kefil olduğu, mütalaa etmişse de müvekkilinin kendi şirket hissesini devrettiğini ve şirket ile tüm ilişkisinin kesildiğini,  müvekkilinin hisse devrini gerçekleştirdikten sonra hissesini devralan şirket yetkilileri müvekkli ile yapılan eski sözleşme üzerinden kredi çekmeye devam ettiklerinden müvekkilinin sonradan çekilen kredilerden haberi dahi olmadığı gibi, herhangi bir kredi de kullanmamış çek de keşide etmediğini, Karara dayanak bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı olup farklı bir bilirkişiden rapor alınması talepleri haklı ve hukuka uygunken, itirazları gözetilmeksizin karar oluşturulmasının hukuka aykırı olduğunu; % 39 oranında faiz uygulanamasının usule aykırı olup kabul edilmesinin mümkün olmadığını; genel kredi sözleşmesinde belirtilen faiz miktarı ve bu doğrultudaki hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu, dayanılan kredi sözleşme hükümlerinin müzakere edilerek kararlaştırılmadığını; bu hükümlerin bankanın müşterilerine imzalatmak üzere matbu olarak hazırlamış olduğu sözleşme hükümleri olduğunu, TBK'nun 20 ve 21 maddeleri uyarınca genel işlem koşulu mahiyetindeki hükümler olduğunu, müvekkili aleyhine tüm yasal düzenlemeler hakkında müvekkilinin aydınlatılmadığını, aydınlatıldığına dair bir bilgi, onama ve aydınlatma formu ibraz edilmediği gibi  bu hususlarda dayanılan sözleşmenin de yer almadığını, iş bu sebeple söz konusu GKS’deki genel düzenleyici işlemlerin hukuki bir ispat kuvvetinin bulunmadığını; davacı bankanın tek taraflı olarak belirlediği faiz oranından müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını; faiz oranının usul ve yasaya aykırı olarak talep edildiğini, Bunun yanında davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte Sözleşme serbestisi, bir taraf aşırı zenginleşirken, diğer tarafın mahvına sebebiyet verir şekilde uygulanamayacağını; faiz oranını Türk Borçlar Kanununun 120.maddesine aykırı olduğunu, davacı tarafın talep ettiği faizin sözleşmesel ve yasal bir dayanağının bulunmadığını; davacı tarafın fahiş miktardaki faiz isteminin usul ve yasaya aykırı olduğunun gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğunu; faize, miktarına, oranına ve faizin başlangıç tarihine, bilirkişi tarafından tespit edilen % 39 oranındaki temmerüt faizine ve bu doğrultudaki hesaplamaya yönelik itirazlarının haklı ve hukuka uygunken bu itirazları gözetilmeksizin karar oluşturulmasının hukuka aykırı olduğunu, Dava konusu güvence bedeline dayanak kefalet sözleşmesinin TBK 583. maddesinde belirtilen yazılı şekil şartlarına uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğinin bilinmediğini; kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen kefalet sözleşmesinin şekil şartlarına uyularak yapılmadıkça geçerli olmayacağını; bununla birlikte TBK 584. Madde de belirtildiği üzere kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için müvekkilinin eşinin açık rızasının alınmadığını; geçersiz bir kefalet sözleşmesine dayalı yapılan işlemlerin tamamının usul ve yasaya aykırı olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,  Ayrıca geçerli bir icra takibinin varlığının dava şartı olduğunu; davaya konu olan dayanak tüm icra takipleri geçersiz bir icra takibi olduğunu; bu sebeple görülen davanın, dava şartı yokluğundan reddi gerekirken aksi yöndeki mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilinin, 25.05.2018 tarihinde, Kadıköy ... Noterliğinin ... yevmiye no’lu limited şirket pay devri sözleşmesi ile .... Tic. Ltd. Şti’deki hisselerini, dava dışı ...’ e devrettiğini; buna yönelik devir sözleşmesinin de dosyaya sunulduğunu, müvekkilinin hisselerini devrettiği şirketin kredi borçlarından ve çek güvence bedellerinden sorumlu tutulmasının hukuken imkansız olduğunu; bu sebeple görülen davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu,  Dava konusu alacak iddiasının likit olmadığını; müvekkilinin hiçbir kötü niyetinin olmadığını; müvekkilinin 1949 doğumlu olup, birçok sağlık sorunları sebebiyle yetkilisi olduğu şirketi devir ettiğini; müvekkiline usul ve yasaya uygun bir ihtar keşide edilmediğini, kredi sözleşmesi öncesi ve sonrası hukuki sorumlulukların bildirilmediğini; bu sebeple davacı tarafın tüm istemlerinin hukuka aykırı olduğu gibi, müvekkili aleyhine oluşturulan icra inkar tazminatı kararının da hukuka aykırı olduğunu, Müvekkili aleyhine % 5 oranında BSMV uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu,  İleri sürerek, arz ve izah edilen ve de resen gözetilecek sebeplere binaen; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararlarına yapılan istinaf itirazlarının kabulü ile kısmen kabul kararlarının kaldırılmasına, davanın tümden reddine, davacı tarafın, dava konusu alacak iddiasının % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen davalar; genel kredi ve kefalet sözleşmesine istinaden dava dışı kredi lehdarına kullandırılan ve geri ödenmeyen kredilerin tahsili amacıyla kefil aleyhine başlatılan ilamsız takiplere vaki itirazların iptali istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmiş, kararlara karşı asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nun 341/2 maddesi hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu asıl ve birleşen davalarda yerel mahkeme hükmünün verildiği 2021 yılı için HMK'nun 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 5.880,00-TL olmuştur. Birleşen İstanbul Anadolu 14 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/405 esas sayılı davasında kabul edilen tutar 1.616,80-TL; birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/406 esas sayılı davasında kabul edilen tutar  2.038,88-TL; birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/407 esas sayılı davasında kabul edilen tutar 1.627,30-TL; birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/408 esas sayılı davasında kabul edilen tutar  2.040,66-TL; birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/409 esas sayılı davasında kabul edilen tutar  2.038,88-TL; birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/359 esas sayılı davasında kabul edilen tutar 1.602,10 TL'dir. Birleşen davalarda davalı vekili tarafından  kabul edilen miktarlar istinaf konusu edilmiş olup, birleşen davalarda ayrı ayrı verilen kısmen kabul kararları, kabul edilen tutarlar bakımından  kesin niteliktedir.  Bu nedenle, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin, birleşen davalara yönelik istinaf başvurularının  6100 sayılı HMK'nın 341. ve  352/1. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Asıl davada; mahkemece taraf delilleri toplanmış, genel kredi sözleşmesi, kefalet sözleşmesi, kat ihtarı ve tebliğ şerhleri, hesap ekstreleri dosya arasına alınmış, dosya bankacı bilirkişiye tevdii edilerek bilirkişi raporu tanzim ettirilmiş, bu rapor doğrultusunda; davanın kısmen kabulü ile,  asıl davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 232.613,53-TL asıl alacak,17.695,38-TL işlemiş akdi faiz, 3.857,97-TL işlemiş temerrüt faizi, 192,90-TL BSMV, 492,94-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 254.852,72-TL yönünden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren %39 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazla istemin reddine karar verilmiştir. Asıl davada davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; kefalet sözleşmesinin şekil şartlarına uygunluk olmadığından ve eş rızası bulunmadığından geçersiz olduğu, davalının kredi lehdarı şirket ortaklığından ayrılması nedeniyle sorumluluğunun kalmadığı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların hatalı olduğu, tespit edilen temerrüt faizi oranının yasal ve sözleşmesel dayanağı bulunmadığı, genel kredi sözleşmesindeki hükümlerin genel işlem şartı mahiyetinde oldukları, davalı aleyhine BSMV talep edilemeyeceği yönündedir, davalı vekilinin istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü bu hususları bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de ileri sürdüğü anlaşılmıştır.  Davacı bankanın asıl davaya ve asıl dava dayanağı takibe konu ettiği kredi kalemlerinin kredili mevduat hesabı, kredi kartı, borçlu cari hesap kredileri ve tazmin olunan çek sorumluluk bedelleri olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi tarafından kat ve temerrüt tarihleri itibariyle her bir kredi kalemi bakımından alacak hesabı yapılmış, temerrüt faizi oranı belirlenirken  davacının Merkez Bankası'na bildirdiği akdi faiz oranı olan yıllık %30 oranına, aynı bildirimde yer alan \"gecikme faizi ticari kredi genel faizinin %30 fazlasıdır\" beyanı uyarınca %30 ilave edilmiş, temerrüt faiz oranının tüm kredi kalemleri bakımından, takip talebindeki oran gibi yıllık %39 olduğu belirlenmiş, buna göre hesaplama yapılmıştır.  Genel Kredi  Sözleşmesinin temerrüt faizi ve oranı başlıklı 12. Maddesinde; temerrüt halinde bankanın kredilere uygulanan en yüksek faiz oranına bu oranın %50'sinin ilavesi ile  bulunacak oran üzerinden faiz uygulama yetkisi olduğu düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, temerrüt faizi oranının tespiti yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapılarak, banka kayıtları incelenip dava konusu kredi için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı belirlenip,  taraflar arasındaki sözleşmeye göre uygulanması gereken temerrüt faizi oranı, takipte talep edilen oran aşılmamak kaydıyla, saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD 2018/2511 Esas 2019/3854 Karar). Bilirkişi tarafından bu yönde bir tespit yapılmadığı, davalı vekilinin temerrüt faizi oranına yönelik itirazlarının mahkemece de değerlendirilmediği anlaşılmıştır. Öte yandan  5464 Sayılı Kanunun kredi kartlarında faiz hesaplanmasına ilişkin 26/4 maddesi uyarınca; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit ve ilan etmeye yetkilidir. Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1)' de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2014/6) gereğince; \"kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca TCMB tarafından belirlenen azami oranları geçemez\" hükmü gereği kredili mevduat hesabı borçlarına TCMB tarafından  belirlenen kredi kartlarına uygulanan faiz oranlarının uygulanması gerekmektedir. Şu halde bilirkişi kredili mevduat hesabı ve kredi kartı alacağı bakımından temerrüt faiz oranının, temerrüt tarihinde yürürlükte bulunan TCMB'nin tebliğine göre belirlenecek azami yıllık temerrüt faizi oranı üzerinden tespit edilmesi gerekirken, bu iki kredi kalemine, borçlu cari hesap kredisi ile  tazmin edilen çek sorumluluk bedelleri için tespit edilen yıllık %39 temerrüt faiz oranının uygulanması da yerinde olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, dosyanın daha önce rapor tanzim eden bankacı bilirkişiye tevdii ile,  banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak,  davalı vekilinin cevap dilekçesi ile bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü temerrüt faiz oranına yönelik itirazlar değerlendirilmek, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı alacakları bakımından temerrüt faiz oranının ne şekilde tespit edileceğine, diğer kredi kalemleri bakımından temerrüt faiz oranının ne şekilde tespit edileceğine yönelik yukarıda ayrı ayrı yapılan açıklamalar ve belirlenen ilkeler çerçevesinde hesaplama yapılmak suretiyle ek rapor tanzim ettirmek ve oluşacak sonuca göre karar vermektir. Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin birleşen davalara yönelik istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 341 ve  352/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı usulden reddine, asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, kaldırma kararı doğrultusunda davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın asıl davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının  asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun KABULÜ ile;  İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2021 tarih ve 2019/1042 Esas - 2021/608 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Davalının birleşen İstanbul Anadolu 14 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/405 esas sayılı, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/406 esas sayılı, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/407 esas sayılı, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/408 esas sayılı, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/409 esas sayılı davalarına yönelik  istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 341, 352/1 maddeleri  gereğince ayrı ayrı USULDEN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından asıl ve birleşen davalara yönelik yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep eden tarafından asıl davaya yönelik yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 5-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince birleşen davalara yönelik alınması gereken toplam 2.565,6‬0-TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan toplam 187,25‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.378,35‬0TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf  eden üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansı varsa talep halinde iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/04/2024 tarihinde HMK'nın 341. 352/1. maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e99464bab6cb608","SID":"8fdd4c3eac738673"}}