{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/866 <br>KARAR NO: 2024/883<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/02/2024<br>NUMARASI: 2023/1152 Esas (ARA KARAR)<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>VERİLDİĞİ TARİH:24/05/2024<br>YAZILDIĞI TARİH:24/05/2024 <br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1152 Esas sayılı dosyasında verilen 29/02/2024 tarihli ara kararı davalı ...  A.Ş vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 20/05/2023 tarihinde yaya olarak seyir halinde iken ...  sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın kendisine çarpması sonucu kaza geçirdiğini, yaşanan kazada müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını ve uzun süre tedavi gördüğünü, devam eden süreçte davalı tarafından müvekkiline hiç bir suretle yardımda bulunulmadığını, ne maddi ne de manevi hiç bir destek sağlanmadığını, müvekkilinin vücudunda uzuv kaybının olduğunu, öncelikli olarak müvekkilinin ...  Üniversitesi Hastanesi nezdinde görmüş olduğu tedavi evraklarının celbi ile maluliyet oranın belirlenerek hesaplama yapılmasını, daha sonra ise müvekkilinin geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatı ve tedavi giderlerinin hesaplanmasını talep ettiğini beyan ederek müvekkili lehine ihtiyati haciz kararı verilmesine, müvekkili için 500,00-TL maddi tazminatın fazlaya ilişkin dava talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak olarak şimdilik davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte ancak sigorta şirketinin sorumluluğu kadar bilirkişi marifetiyle tespit edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkili için davalı ... 'dan davalı Sigorta Şirketinin sorumluluğu bulunması halinde sigorta şirketinden de alınarak sorumluluğu bulunan davalılardan müştereken müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte alınmak üzere 50.000,00-Tl manevi tazminata hükmedilmesine, ayrıca sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunması halinde davalı Türkiye Sigortadan (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) müvekkili lehine kaza tarihinden işleyecek en yüksek faizi ile birlikte 500,00-TL fazlaya ilişkin dava talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak olarak şimdilik maddi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk derece mahkemesinin 27/12/2023 tarihli ara kararında; <br> \"...TALEBİN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; <br>1-a)Manevi tazminat talebi yönünden İHTİYATİ HACİZ İSTEMİNİN REDDİNE, <br>  b)-Maddi tazminat talebin yönünden ise alacaklının İ.İ.K.’nın 257/1.maddesindeki koşullara uygun ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00-TL alacağın tahsili için, borçluların borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE,<br>2-İİK'nın 259/1.maddesi gereğince alacağın %15'i oranında HMK'nun 87.maddesine göre nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubu alınmasına,\" dair karar verildiği görülmüştür.Davalı ... vekilinin 11/01/2024 havale tarihli dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinden herhangi bir alacak hakkı bulunmadığını, müvekkilinin davacı tarafın oğlu ile yaptığı görüşmeler doğrultusunda davacı tarafın oğlu tarafından 2.500-TL tedavi gideri yapıldığını müvekkiline ilettiğini, müvekkil de  dilekçesi ekinde sundukları banka dekontu doğrultusunda 2.500-TL 'yi davacı tarafa ödediğini, davacının müvekkilinden alacağı bulunmadığını, müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ...  A.Ş vekilinin 12/01/2024 havale tarihli dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketi gibi sigorta şirketlerinin devlet denetiminden ötürü hükmedilen tazminatı ödeme bakımından mal eksiltme veya mal kaçırma gibi hileli işlemlerde bulunma ihtimalinin olmadığını bu nedenle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Mahkemenin 29/02/2024 tarihli ara kararında; \"...davaya konu kazaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağında davalı sürücünün de kazanın meydana gelişinde kusurunun bulunduğuna ilişkin tespit ile davacının kaza nedeni ile yaralandığını belirten hastane evrakları ile davacının maddi zararı hususunda yaklaşık ispatı koşulu sağlandığından ve mahkememizce takdir edilen teminat miktarı yeterli olduğundan, İİK madde 265 de ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin sınırlı olarak sayılması ve davalıların diğer itirazlarının dava içinde esas hükümle birlikte değerlendirilecek olması nedeni ile davalılar vekillerinin ihtiyati hacze itirazın reddine\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ...  A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; talep edilen ihtiyati haciz kararının tamamen kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin 18/10/2019 tarihli ve 30922 sayılı Resmi GAzetede yayımlanan Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulunun denetimi altında bulunduğundan hükmedilen tazminatı ödeme bakımından mevcudunu eksiltme veya mal kaçırma ihtimalinin bulunmadığını, buna rağmen davacı tarafın icra yoluna gitmek yerine ihtiyati haciz talebinde bulunmasının, bu talebin müvekkili şirkete zarar vermek saikiyle yapılmış kötü niyetli bir talep olduğunu destekler nitelikte olduğunu beyan ederek mahkemenin 29/02/2024 tarihli ara kararının bozularak ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede;Uyuşmazlık; yaralanmalı trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen tedavi giderleri bedeli olarak maddi tazminat ve manevi tazminat istemli davada davalılar aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları gösterilmiştir.İİK'nın 257. maddesi uyarınca; alacağının vadesi gelmiş (alacak muaccel) ve alacak rehin ile güvence altına alınmamış ise, alacaklı mahkemeye başvurarak ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyebilir (İİK m. 257/1). Bu halde alacaklı, mahkemede yalnız alacağın varlığını, vadesinin geldiğini ve alacak için bir rehin bulunmadığını ispat etmekle yetinecektir, alacaklının başka bir hususu ispat etmesine gerek yoktur.Alacağının vadesi henüz gelmemişse (alacak müeccel ise), alacaklı kural olarak borçlunun mallarına ihtiyati haciz konulmasını isteyemez. Ancak alacaklı borçlunun belli bir ikametgahının bulunmadığını, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklanın haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispat ederse, ihtiyati haciz kararı verilebilir.İİK'nın 257. ve 258. maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep edenin, karşı taraftan var olduğunu iddia ettiği alacağın varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekli olmayıp, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterlidir.Somut olayımızda, ilk derece mahkemesince davanın 500,00-TL tutarındaki değeri nazara alındığında günümüz ekonomik koşullarında anılan miktarın herkesin üzerinde bulunabilecek bir değere karşılık geldiğinden ihtiyati haciz talebinin reddine dair yapılan değerlendirme doğrudur.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E:2011/10600, K:2012/16344 sayılı kararında da benzer yönde bir açıklama ve değerlendirmeye yer verilmiştir.) Öte yandan, ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği bakımından davacının dava dilekçesinde şimdilik istediği maddi tazminat miktarının esas alınması gerekir. Davacının, iş bu davada şimdilik maddi tazminat olarak talep ettiği 500,00 TL'nin, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında, her halükarda hayatın olağan akışı içerisinde neredeyse herkes tarafından, dolayısı ile davalı tarafından da ödenecek meblağ dahilinde bulunduğu, kaldı ki maddi tazminat bakımından ihtiyati haciz talebinin kabulüne ilişkin karar verilmesi halinde dahi talep edilen maddi tazminat miktarı ile sınırlı şekilde ihtiyati hacze karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla somut olayda maddi tazminat talebi bakımından da ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış, maddi tazminat bakımından ihtiyati haciz talebinin reddine dair ilk derece mahkemesinin ara kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu verilen 29/02/2024 tarihli ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle dairemizce istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... A.Ş vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince davalı ...  A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)<br>1-)Davalı ...  A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-)İstinaf başvurusu sırasında peşin alınan harçların mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-) Davalı ... A.Ş tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-)Davalı ... A.Ş tarafından istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana iadesine, <br>6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - f  maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/05/2024<br>\t\t\t\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35a2d4c359cbdd82","SID":"616cd4a451743a5f"}}