{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/05/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 11/03/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 12/03/2024<br>  Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - .... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, davalı banka tarafından, dava dışı ...... Sağlık Hiz. İnş. San. Tic. A.Ş.'ne 24.11.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 5.000.000 TL tutarında kredi kullandırıldığını, bu krediye istinaden de müvekkiline kefalet sözleşmesi imzalattırıldığını, davalı banka tarafından bahsi geçen kredi sözleşmesinin teminatı olarak, aynı tarihli, aynı taraflar arasında ve yine aynı tutarda bir senet alındığını, bu senedin teminat olarak alındığını ve geçersiz olduğunu, davalı banka vekilinin Konya .. Ağır Ceza Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu 06.08.2021 ve 27.08.2021 tarihli dilekçelerinde, davaya konu Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının dayanağı olarak bu 24.11.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesinin gösterildiğini, bunun da senedin teminat için alındığının bir göstergesi olduğunu, müvekkili yönünden kefilliğin şartlarından olan eş rızası alınmadığından kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmaksızın, banka tarafından müvekkili adına başlatılan haksız takipten dolayı borçlu olmadığını, davalı banka tarafından diğer kefillerin kefaletlerinin sona erdirildiğini, bu sebeple müvekkilinin kefaletinin de sona erdiğini, davalı tarafından başlatılan takipte işlemiş faiz ile icraya girişildiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, temerrüt faiziyle takip yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek,  müvekkilinin Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen alacaktan dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı banka aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, takibe konu senedin bir kambiyo senedi olduğunu, davacının, senedin bedelsiz olduğunu usulüne uygun olarak ispatlanması gerektiğini, davacının senedin ödendiğine dair herhangi bir delil sunmadığını, davacı tarafın dava konusu senette aval veren olarak imzasının bulunduğunu, TTK'nın ilgili hükümleri uyarınca iddialarının borçtan sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, davacının teminat senedi iddiasının gerçeği yansıtmadığını, aval veren davacının 5.000.000 TL bedelli senetten tek başına dahi sorumlu olduğunu, takibe 439.237,36 TL'sinin  konu edildiğini, müvekkili banka tarafından davacı aleyhine olacak şekilde diğer kefillerin kefaletinin sona erdirilmesinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddi ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Dava konusu tüm kayıtlar davalı  bankadan celp edilmiş ve dosya taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm ve tespiti için bankacılık işlemleri alanında uzman bilirkişiye tevdii edilmiş olup, bilirkişi 19/12/2022 tarihli kök raporu ve  17/04/2023 tarihli ek raporunda neticeten; Davalı Banka tarafından T.C. Konya .. İcra Müdürlüğü’ nün 26.02.2018 Tarih, ....E. Sayılı <br>takip dosyası ile başlatılan “Kambiyo Senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) Özgü Haciz <br>Yolu ile Yapılacak Takipte Ödeme Emri” ile, <br>Borçlular; ..... Sağlık Hiz. İnş. San. Tic. A.Ş. <br>...., ...., ..... Otomotiv San. Tic. A.Ş.  <br>.....L’ den, <br>25.11.2014 keşide tarihli 02.08.2016 vadeli 5.000.000,00.TL Bedelli Senet ile, <br>378.919,14.TL Asıl Alacak 59.181,46.TL %9,75 İşlemiş Faiz 1.136,76.TL %0,30 Komisyon (keşideciden tahsili) <br>439.237,36.TL Toplam alacak talep edildiği, <br>...... Bankası A.Ş. nezdinde; <br><br>Banka ile dava dışı .....Sağlık Hiz. İnş. San. Tic. A.Ş. arasında <br>24.11.2014 tarihli, 5.000.000,00.TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, <br>..... Bankası A.Ş. ile imzalanan 24.11.2014 tarihli, 5.000.000,00.TL tutarlı <br>Müteselsil Kefalet ve Hesap Rehni Sözleşmesi’ nin Müteselsil Kefil ve Rehin Verenler sayfasında <br>......, Bağımsız Müteselsil Kefil sayfalarında, ...., ...., ......’ in her birinin ayrı ayrı, Kefalet Türü kısmına el yazısı ile “bağımsız toplu müteselsil <br>kefil oldum” ifadeleri yazılarak 24.11.2014 tarih, 5.000.000,00.TL Kefalet Limiti ile bağımsız <br>müteselsil kefil olarak imzalarının yer aldığı, (kefillere ait eş muvafakatına rastlanılamadığı), Davalı Banka tarafından dava dışı asıl borçlu ..... Eğitim ve Sağlık Hiz. İnş. San. <br>Tic. A.Ş.’ ne, 28.11.2014 tarihinde .... Prj. açıklaması ile 25 taksitte ödenmek üzere <br>3.340.623,75.TL Leasing (finansal kiralama) kullandırıldığı, <br>29.07.2016 tarihinde kalan 866.332,00.TL bakiye borç tutarının takibe alındığı, <br>..... Bankası A.Ş. tarafından ..... Doğalgaz Dağıtım A.Ş.’ ne hitaben <br>..... ve Sağlık Hiz. İnş. San. Tic. A.Ş. ile yapılan Doğalgaz Satış Sözleşmesi <br>gereği güvence bedeli teminatı olarak 19.09.2012 tarihinde 18.000,00.TL ve 28.000,00.TL olmak <br>üzere 2 adet Kesin Teminat Mektubu düzenlenmiş olduğu, <br>davalı Banka tarafından muhataplar .....ve Sağlık Hiz. İnş. San. Tic. A.Ş., <br>...., ....... Tic. A.Ş. ve ......’ e gönderilen 02.08.2016 Tarih, .... <br>Yevmiye Numaralı ihtarname ile,  <br>Dava dışı asıl borçlu ...... ve Sağlık Hiz. İnş. San. Tic. A.Ş.’ ne kullandırılan <br>krediler ile ilgili olarak, <br>1.169.805,80.TL Toplam Nakdi Borç Tutarı <br>Çek Tazmin Bedelinden kaynaklanan 20.640,00.TL ve Gayr-i Nakdi Kredilerden (Teminat Mektubu, <br>Akreditif, vb.) kaynaklanan 28.000,00.TL olmak üzere toplam 48.640,00.TL Mer’ i Gayr-i Nakdi Borç <br>tutarının ödenmesinin ihtar edildiği, <br>.....' ten 400.000,00 TL ve .....' ten 400.000,00 TL tahsil edilmesi sonucunda <br>kefaletlerinin sona erdirildiği, <br>25.11.2014 keşide tarihli 02.08.2016 vadeli 5.000.000,00.TL bononun kredi ile bağlı <br>olduğunun kabul edilmesi durumunda; <br>Dava dışı asıl borçlu ..... ve Sağlık Hiz. İnş. San. Tic. A.Ş.’ ne kullandırılan <br>kredilerin muacceliyeti ile gönderilen 02.08.2016 Tarih, .... Yevmiye Numaralı ihtarnamede   <br>toplam 1.169.805,80.TL Nakdi Borç, 48.640,00.TL toplam Mer’ i Gayr-i Nakdi Borç tutarının <br>ödenmesinin ihtar edildiği, ....' ten 400.000,00 TL ve .....' ten 400.000,00 <br>TL tahsil edilmiş olduğu, yapılan tahsilatların hangi risklere mahsup edildiğine dair belge/bilgi <br>bulunmadığı, davacı .....’ den talep edilen 378.919,14.TL Asıl <br>Alacak tutarının ait olduğu risk bilgileri, kredi hareketleri, kâr payı, mahrum kalınan kâr payı <br>bilgi/belgelerinin dosya kapsamına sunulması halinde tespit ve hesaplama yapılabileceği, 25.11.2014 keşide tarihli 02.08.2016 vadeli 5.000.000,00.TL bononun kredi ile bağlı <br>olduğunun kabul edilmemesi durumunda; <br>Davacı .....’den talep edilen 378.919,14.TL Asıl Alacak tutarına ait riskin mahiyeti <br>ile ilgili belgelerin dosya kapsamına sunulması halinde tespit ve hesaplama yapılabileceği tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporları mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır. <br>Davacı vekilinin 11/05/2023 tarihli duruşmadaki beyanında; müvekkili hakkında başlatılan icra takibindeki asıl alacak işlemiş faiz ve komisyon olarak hesaplanan tutarlara hesap yönünden itirazları olmadığını, müvekkilinin kefillik durumunun geçerli olmadığının ve diğer kefillerin kefaletinin sonlandırılması ile birlikte kefilliğinin sona erdiğinin tespitine yönelik menfi tespit ettiklerin, söz konusu takibe konu kambiyo senedi kefalet sözleşmesinden kaynaklı olduğunu beyan etmiştir. <br>Her ne kadar davacı vekili itirazlarında ve iddialarında davacının kefaletinden kaynaklı sorumluluğunun bulunmadığını beyan etmiş ise de; dava konusu uyuşmazlık bonodan kaynaklanmakta olup, bono üzerinde asıl borçluyu takiben atılan imzalar aval hükümlerine tabi olduğundan davacının, dava konusu senette aval veren, davalının lehtar  ve  senedin keşidecisinin de dava dışı ..... Öğrenci Yurtları ... A.Ş. olduğu anlaşılmış olup, avalin kefaletten farklı bir müessese olup bağımsız ve asli bir nitelik taşımaktadır, 6102 sayılı TTK'nın 702. maddesi gereğince bononun asıl keşidecisiyle birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 724. maddesi gereğince de kambiyo senetlerinde müteselsilen borçluluk esası söz konusu olup, bonoda imzası olan herkesin hamile karşı müteselsilen sorumluluğu bulunduğundan, 6102 sayılı TTK'nın özel hükümler olması nedeniyle kambiyo senetlerinde Borçlar Kanunu'nun 584. ve 603. maddelerinin ve dolayısıyla da Borçlar Kanunu'nda yer alan eş rızasının kambiyo taahhüdünde uygulanamayacağı sabittir, bu cihetle davacının eş rızasına ilişkin iddialarını itibar edilmemiştir.<br>Her ne kadar davacı iddialarında bazı kefillerin sorumluluklarının sona erdirildiğini bu durumun davacı içinde sirayetli olacağını beyan etmiş ise de; mahkememizce yargılamaya esas alınan bilirkişi raporu ve davalı banka kayıtlarının irdelenmesinde dava dışı avalistler ...... ve .......'ün sorumluluklarının 400.000,00 'er TL ödenmesi karşılığında sonlandırıldığı anlaşılmış olup, bu yöndeki iddialara itibar edilmemiştir. <br> Ayrıca 6102 sayılı TTK’nın 702/2. maddesinde, aval veren kişinin teminat altına aldığı borcun, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün  geçerli olacağı düzenlenmiş olup, dava konusu senetle ilgili dava dışı keşideci ve lehtar arasındaki temel borç ilişkisinin iş bu davada değerlendirilemeyeceği, yine davacı yanın dava ve takibe konu bonoda aval veren konumunda olmasından ötürü, anılan düzenleme kapsamında davacının senedin 24/11/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında teminat olarak verildiği, ancak yazılı delille ispat edilebileceği, davacı yanın bu yönde dosyaya herhangi bir yazılı bilgi belgeyi sunmadığından bu iddiaları da ispatlayamadığı anlaşılmış olup, davacı vekilinin 11/05/2023 tarihli beyanında icra takibindeki hesaplanan tutarlara yönelik itirazlarının bulunmaması hususu nazara alınarak davanın reddine...\" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, takibe konu senedin teminat senedi olduğunu ve takibin müvekkilinin kefil olarak bulunduğu kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, davalı banka tarafından açıkça davaya konu kambiyo takibinin 24.11.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesine dayandığının mahkemeye yazılan dilekçeler ile de ikrar edildiğini, takibe konu senedin, kredi sözleşmesinin teminatı olduğunu, davalı bankanın takibe dayanak gösterdiği genel kredi sözleşmesinde ve kefalet sözleşmesinde kefil olarak görünen müvekkilinin eşinin muvafakatinin alınmadığının görüleceğini, bu nedenle kefilliğin geçerli olmadığını, teminat senedi geçerli olmadığından, müvekkilinin avalinden de söz edilemeyeceğini, davalı banka tarafından müvekkili aleyhine olarak diğer kefillerin kefaletlerinin sona erdirildiğini, bu nedenle müvekkilinin aleyhine sona erdirilen kefalet miktarınca müvekkilinin de kefaletinin geçersiz olacağını, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına  karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Yargıtay HGK'nın  2020/11-698 E. -  2022/1545 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere '' Kambiyo senedinin düzenlenmesinde en önemli unsur temel alacağın varlığıdır. Ancak temel alacağın senedin tanzimi anında mutlak surette varlığı gerekli değildir. Başka bir ifadeyle kambiyo senedinin metninde muayyen bir meblağın yazılması gerekli ise de bu husus temel alacağın da muayyen olmasını gerektirmez; temel alacak doğduğu anda, senette yazılı olan miktardan az ise, senet kısmi bedelsizliğe uğrar (İnan, s. 45). Bu itibarla taraflar arasında temel ilişkinin varlığına rağmen, temel alacağı doğmamış ancak doğması mümkün ya da şarta bağlanmış bir alacak için veyahut da cezai şarta ilişkin olarak kambiyo senedi düzenlenebilir. Bu şekildeki bir alacağa bağlı olarak düzenlenen senet, vadesi gelmesine rağmen alacak doğmamışsa, o an için bedelsizdir. Fakat bu bedelsizlik geçici bir süre için olup, alacak doğunca senedin bedelsizliği alacak miktarı kadar ortadan kalkacaktır (Ertekin, Erol/Karataş, İzzet: Uygulamada Ticari Senetler, Ankara, 1998, s. 693). Bu kapsamda kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir.<br> Temel borç ilişkisindeki bir edimin teminatı olarak düzenlenen kambiyo senetlerinde, teminat ettikleri husus gerçekleşinceye kadar geçici bedelsizlik, gerçekleşince kesin bedelsizlik söz konusudur. Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır. Bu itibarla kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlenmesi hâlinde borçlu, senet lehtarın elindeyse (ciro görmemişse), teminatı talep etme şartlarının oluşmadığını (riskin gerçekleşmediğini) ya da alacaklının senedin teminatını oluşturduğu borç miktarını aşan bir talepte bulunduğunu kişisel def’î olarak öne sürebilir. Senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def’înin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür.<br> Bir teminat senedinden söz edilebilmesi için ya senedi düzenleyen kişinin temel ilişkiden kaynaklanan ediminin (cezai şart öngörülen durumlar dışında) doğrudan doğruya belirli bir para borcunun ödenmesi olmaması yani paradan başka bir edim olması, ya da alacaklının uğrayacağı muhtemel zararları güvenceye bağlamak amacı ile senedi vermiş olması gerekir.<br> Hemen belirtilmelidir ki, kambiyo senedinin üzerinde teminat kaydı var ise ancak neyin teminatı olduğu belirtilmemiş ise bu kayıt kambiyo senedinin mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. Sadece teminat olduğuna dair eklenen bu kayda doktrinde mücerret teminat kaydı denilmektedir. Buna karşılık senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan veya ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Başka bir deyişle kambiyo senedinin teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağı için senet hükümsüzdür ve bu hükümsüzlük; borçlu tarafından, lehtara veya ciranta konumunda olan hamile karşı da ileri sürülebilir. Dolayısıyla senet metninden anlaşılan bu def’î mutlak def'î niteliğinde olup, üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.''<br>Yine Yargıtay HGK'nın  2021/12-995 E.- 2023/825 K.sayılı kararında da ifade edildiği üzere; ''Senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan ve ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Örneğin \"hisse devrinin teminatıdır\", \"...ile imzalanan sözleşmenin teminatıdır\", “eseri ... tarihinde tamamlayamamam hâlinde ödeyeceğim”, “inşaat bitiminde ödenecektir\" şeklindeki kayıtlar. Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılan bu gibi hâllerde bono kayıtsız (koşulsuz) borç vaadi içermediği için hükümsüzdür.''<br>Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Davacı tarafça, takibe konu edilen senedin teminat senedi olup, geçersiz olduğu, kefilliğin şartlarından olan eş rızasının alınmadığı, bu nedenle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu, davalı tarafından davacı aleyhine olarak diğer kefillerin kefaletlerinin sona erdirildiği iddia edilerek, dava konusu takip dosyası ve  takibe konu edilen alacaktan dolayı borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş, davalı tarafça, takibe konu edilen senedin bir kambiyo senedi olduğundan illetten mücerret olduğu, davacının senette aval veren olarak imzası bulunmakta olup, borçtan sorumlu olduğu, davacının teminat senedi iddiasının gerçeği yansıtmadığı ve yazılı delille ispat edilmesi gerektiği savunularak, davanın reddi istenmiştir.<br> Dava ve takip konusu senet, 24.11.2014 tanzim, 02.08.2016 vade tarihli, 5.000.000 TL bedelli, keşidecisi ..... Öğrenci Yurtları A.Ş., lehtarı davalı banka olan bono olup, davalının bonoda aval veren olarak yer aldığı ve senet metninde '' 5.000.000 TL için avalist oldum'' ibaresinin yazılı olduğu ve anılan senede dayalı olarak dava konusu kambiyo senetlerine özgü takibin başlatıldığı anlaşılmıştır.<br>Mahkemece yapılan yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmakla, somut olayda ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının öncelikle senedin teminat senedi olması nedeniyle geçersiz olduğunu ispat etmesi gerektiği, mahkemece her ne kadar anılan hususunun davacı tarafça ispat edilemediği belirtilmiş ise de, davalı vekili tarafından Konya .. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ..... E. sayılı dosyasına ibraz edilen 06.08.2021 havale tarihli dilekçede ''... Borçlu şirket tarafından 24.11.2014 sözleşme tarihinde 5.000.000,00 TL değerinde genel kredi sözleşmesi ile müvekkili bankadan kredi çekilmiştir. Bu kredi borcuna ilişkin olarak da 24.11.2014 tanzim tarihli ve 02.08.2016 ödeme tarihli 5.000.000,00 TL ödeme tutarlı emre yazılı senet verilmiştir. Müvekkil bankanın alacağı bu senede dayandığı, dosyanızın sanıklarından ......'ün ise, bu emre yazılı senette 5.000.000,00 TL için avalist olduğu, müvekkili bankanın alacağını tahsil etmek için Konya .. İcra Müdürlüğü'nün..... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yaptığı...'' şeklindeki beyanları ile dava konusu senedin, aynı tarihte çekilen ve aynı tutarda olan genel kredi sözleşmesine teminat olarak verildiğini ikrar ettiği, mahkeme içi ikrar niteliğindeki bu beyanın kesin delil olup, davacı tarafça işbu kesin delil ile senedin teminat senedi olduğunun ispat edildiği bu itibarla, aval sadece kambiyo senetlerinde söz konusu olduğundan, senedin kambiyo senedi vasfında olmaması nedeniyle davacının avalist olarak da sorumluluğunun bulunmadığı,  6098 sayılı Kanun'un 583' üncü maddesinde kefalet için öngörülen şekil şartlarının da bulunmaması sebebiyle kefalet şartlarının da gerçekleşmediği nazara alınarak davanın kabulü ile davacının dava konusu icra takibi ve takibe konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.<br>İİK'nın 72/5 maddesinde ''Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz.'' hükmü düzenlenmiş olup, somut olayda davalının takip başlatmakta kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı ve kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.  <br>Bu durum karşısında, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve aşağıda yazılı olduğu şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A) Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/05/2023 tarih, .... Esas - .... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>1- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının  karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>2- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 10,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 502,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1- Davanın KABULÜ ile; Davacının, Konya .İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasından ve takibe konu 24/11/2014 tanzim, 02/08/2016 vade tarihli senetten dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,<br>2- Davacının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,<br>3- Karar tarihi itibariyle alınması gereken 30.004,30 TL harçtan, peşin alınan 7.501,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.503,22 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3- Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince takdir edilen  67.493,23 TL ücret-i vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br><br>4- Davacı tarafından yapılan, 7.501,08 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 800,00 TL bilirkişi ücreti, 106,75 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam        8.488,53 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5- HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,<br>C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, <br>D) Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde, dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 11/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br>     Başkan ....                 Üye .....                       Üye .....                   Katip ....<br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6194b9d608129d3","SID":"2ccd68ef27d18e82"}}