{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2024/487 Esas 2024/568 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/487 <br>KARAR NO\t: 2024/568<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/01/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2024/17 Esas<br>İHTİYATİ TEDBİR TALEP <br>EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>KARŞI TARAF DAVALI\t<br>TALEP \t: İhtiyati Tedbir<br>TALEP TARİHİ\t: 09/01/2024<br>KARAR TARİHİ\t : 30/04/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 03/05/2024<br>\tTaraflar arasındaki anonim şirketin borç alacak durumunun tespiti, davalının hisselerinin davacı adına tescili istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tİhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eğitim hizmetleri alanında faaliyette bulunduğunu, bu amaçla kurduğu ... adını verdiği firmaya davalıyı ortak ettiğini, davalının ortaklık karşılığında 750.000,00 TL ödemesi gerekirken kredi ile temin ettiği 57.500,00 TL'yi ödediğini, devam eden süreçte kredinin de şirketten karşılandığını, bakiye tutarı ödemediğini, şirket kurulurken makine, teçhizat ve malzemenin müvekkiline ait olan ... Akademiden emaneten temin edildiğini, devam eden süreçte işletme faaliyetinde bulunulduğunu, para akışı insiyatifinin davalı tarafından yürütüldüğünü, internet bankacılığı kullanıldığını, yapılan işler ile ilgili tahsil edilen paraların takibinde bir takım usulsüzlüklerin olduğunun fark edildiğini, bu durum davalıya iletildiğinde davalının işyerini terk ederek hesap vermekten kaçındığını, internet bankacılığı kendisi tarafından yürütülmüş olmakla şifreleri değiştirip hesapların kullanılmasını engellediğini, şirketin işleri ile ilgili yetkinin tarafların müşterek imzası ile kullanılması kararlaştırıldığı için davalının bu yetkisine istinaden şirketin işleyişine engel olduğunu, hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, davalının yaptığı usulsüzlüklerin tespiti sonrasında şirket hissesini devretmeyi kabul ettiğini, ayrıca şirkete ait birtakım alet ve makinelerin kendisine ait iş yerine götürülüp halen kullanıldığını, şirkete gelen ödemelerin, şirket hesabına girmeden doğrudan adına aktarıldığını, bu bedellerin davalının kredi kartı ve borçlarının ödenmesinde kullanıldığı bilgisinin edinildiğini belirterek şirketin hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak usulsüzlük ve borç alacak durumunun tespitinin yapılmasını, davalının borcunun veya varsa alacağının tespiti ile şirket hissesinin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca şirketin işleyişinde çift imza zorunluluğu bulunması nedeniyle bu sağlanamadığından şirkete muhasip kayyım atanması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, dilekçe ekinde sunulan belgelerin davanın esası yönünden ihtiyati tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat edebilecek nitelikte olmadığı, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  ... ... Şirketi'nin iki ortaklı olup, iki ortak da %50 hisse sahibi olduğunu, yapılan anlaşmaya göre de işlemler çift imza ile gerçekleşeceğini, taraflar arasında ciddi anlaşmazlık söz konusu olduğunu, gerek ceza gerekse hukuki ihtilafların sürdüğünü, şirketin işlemlerini yapamadığını, gelen tahsilatlarını gerekli ödemelere aktaramadığını, personelin maaşını ödeyemez ve elektrik su vs. giderlerini ödeyemez durumda olduğunu, elektriğin kesme ihbarının bildirildiğini, aynı zamanda öğrencilerin eğitim görmesi ve sınavlara girmesi gibi bir durumun söz konusu olduğunu, sınavda görevli personel hakkında davalı ortağın muhasebeye dayatmasıyla işten çıkarılma işlemi yapıldığını, her iki ortak bir araya gelmediği durumda şirket kitlenmiş ve çalışamaz durumda olduğunu, şirketin iki ortaklı olduğuna dair belgenin dosyaya sunulduğunu, çift imza ile yetkili olduklarına dair belgenin de dosyaya ibraz edildiğini, muhasebecinin dahi bu ihtilaf nedeniyle işi bıraktığını, taraflar arasındaki ihtilafların da dosyaya bilgi olarak sunulduğunu, bunların tarafların bir araya gelemeyeceklerinin kanıtı olduğunu, bir ortak (davalı) tek başına ayrı bir bankadan bilgi vermeksizin hesap açtığını, bu olayda şirket personelinin mağdur olacağı işten ayrılıp tazminat davası açabileceği, işin yürümeyeceği, öğrencilerin mağdur olacağı ve bir sürü tazminat ve cezai sorumlulukla karşılaşacağının aşikar olduğunu, kayyum atanması durumunda ise şirketin ortakları yani bu davanın taraflarının menfaatine bir durum olacağını, şirketin yaşamını devam ettirmesi için soluk alabilmesi için bir yetkili tayin edilmesinin zorunlu olduğunu, ortaklar bir araya gelmeden şirketin yönetiminin sağlanamadığını, haklı nedenlerin varlığı durumunda YK’nin veya diğer yöneticilerin temsil yetkisinin, bir ortağın başvurusu üzerine mahkemece kaldırılabileceğini, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda mahkeme temsil yetkisini ihtiyati tedbir niteliğinde kaldırarak bu yetkiyi bir kayyıma verebileceğini, kayyımın atanmasını, görevlerini, temsil yetkisini ve bunların sınırlarını mahkemenin kendiliğinden tescil ve ilan ettireceğini, ayrıca şirket içi menfaat ihtilaflarına ait davalarda şirket varlığının korunması sebebiyle de kayyım atanmasının gerekli olabildiğini, Kanuna göre şirkete kayyım atanabilmesi için yönetim kurulunun işlevini yitirmiş olması gerekmekte olup mevcut durumda yönetim kurulunun zaten işlevini yitirdiğini, ortakların bir araya gelmesinin mümkün olmadığını, her ne kadar mahkeme bunun ispat edilmesi gerektiği gerekçesi ile talebi reddetmişse de dosyaya sunulan beyan dilekçeleri ve dava dilekçesi eklerinde sunulan evrakların şirketin bu durumunu ispatlar nitelikte bulunduğunu, tüm bu nedenlerle işletme çalışamadığını, çift imza gerektiği için şirket işlemlerini yerine getiremediğini, ortakların bir araya gelmemesi, şirketin organlarından yoksun kalması anlamına geldiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>\tHMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>\tHMK'nun 390/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecektir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.<br> \tDava dışı ... Akademiyle ilgili yazılı beyan, tarafların kolluk beyanları, dava konusu olaya ilişkin davacının savcılık şikayet dilekçesi sureti, ... ... İnşaat Taah. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. imza sirküleri, anılan şirketin 30/12/2022 tarihli yönetim kurulu kararı, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tİhtiyati tedbir talep eden davacı vekili ... ... İnşaat Taah. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.'nin ortağı olduklarını, şirketin müşterek imzayla temsil edildiğini, davacının yönetim kurulu başkanı, davalının ise yönetim kurulu başkan vekili olduğunu, taraflar arasında çıkan ihtilaf nedeniyle bir araya gelemediklerini, karşı taraf davalının yetkisine istinaden şirketin işleyişine engel olduğunu ileri sürerek ... ... İnşaat Taah. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.'ye muhasip kayyım atanması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir. Mahkemece yaklaşık ispatın gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine hükmedilmiştir.   <br>\tDavacı yanın ihtiyati tedbir talebi ... ... İnşaat Taah. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.'ye muhasip kayyım atanmasına yöneliktir. Ticaret kanunumuzda mahkemeye anonim ortaklık yönetim kurulu üyelerini (gerekçe ne olursa olsun) görevden alma ve yerlerine yenilerini atama yetkisi tanımamıştır; bu yetki genel kurula aittir. Bu nedenle mahkemenin yönetim kurulu üyelerini yönetim ve temsil yetkilerinin ellerinden alması sonucunu doğuran yönetim kayyımı atanması kararını ancak bu yetkilerin hukuken veya fiilen kullanılamadığı hallere özgü olarak verilebilmesi gerekir. Kısaca mahkeme yönetim kurulu üyelerinin sahip oldukları ve kullandıkları yönetim ve temsil yetkilerini, çoğunluğun gücünü kötüye kullandığı, azınlığı ezdiği, ortaklar veya yönetim kurulu üyeleri arasında derin anlaşmazlıklar olduğu, şirketin sürekli zarar ettiği vb. gibi gerekçelerle ellerinden alarak bir temsil kayyımına veremez. <br>\tYönetim kayyımlığı, yönetim boşluğu giderilinceye kadar devam eden geçici bir koruma önlemidir. Yönetim kayyımının görevi tüzel kişinin yasal organın oluşması ya da organın çalışmasındaki fiili veya hukuki tıkanıklığın giderilmesi (engelin kalkması) ile sona erer. <br>\tŞu halde hakim, şirketin iyi yönetilmediği gerekçesiyle yönetim kayyımı atayamaz; diğer bir anlatımla, hakim şirket yönetiminde \"yerindelik\" denetimi yapamaz. MK'nın 427/4.maddesinin amacı şirketi daha iyi bir yönetime kavuşturmak değildir; bu olgu şirketin iç sorunudur. Şirket yönetiminin izlemek ve değerlendirmek yetkisi münhasıran genel kurula aittir. Yönetimi beğenmeyen ve yerinde bulmayan genel kurul, yönetim kurulu üyelerine görevden alabilir, tekrar seçmeyebilir; ibra etmeyebilir ve haklarında sorumluluk davası açılmasına karar verebilir. <br>\tYönetim kurulu üyelerinin şirketi özensiz yönettiği, hatta görev ve yetkilerini kötüye kullandıkları iddiaları da kayyım atanması yoluyla çözümlenemez. Ortaklar bu iddiaları genel kurula taşıyıp orada sorunlara çözüm arayabilirler. Bu konuda TK 37.maddedeki bilgi alma ve inceleme, 438.madedeki özel denetim isteme, TK 553 vd.'da ki yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açma, TK 445 ve 447 uyarınca genel kurul ve yönetim kurulu kararları aleyhine iptal ve butlan davaları açma ve (azlık olarak) 531.maddeye göre şirketin haklı sebeple feshini dava etme haklarından yararlanabilirler. Kısaca ortaklar bütün bu konulardaki ihlal iddialarını ve azınlığın çoğunluk tarafından ezildiği yakınmalarına TK'nın tanıdığı bireysel ya da azlık hakları ile çözüm aramak zorundadırlar. Bu yolda gitmeyerek anılan gerekçelerle mahkemeden şirkete yönetim kayyımı atanmasını istemek mümkün değildir (Prof. Dr. Ersin Çamoğlu, Anonim Ortaklığa Yönetim Kayyımı Atanması, İstanbul Barosu Dergisi, Cilt 91, Sayı 5, Yıl 2017, sahife 17,24 ve 25).<br>\tTürk Medeni Kanunu'nun 403/2. maddesinde, kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı, 426. maddesinde vesayet makamının, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atayacağı, kayyım atamasının yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel olmayacağı, 427. maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.  <br>\tSomut olayda ihtiyati tedbir talep eden davacı yan, hissedarı bulunduğu dava dışı anonim şirketin müşterek imzayla temsil edildiğini, yönetim kurulu üyesi olan davalının usulsüz işlemler yaptığını, tarafların bir araya gelemediğini, şirketin iş ve işlemlerinin yerine getirilemediğini iddia ederek, şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir. <br>\tTürk Ticaret Kanunu'nda kayyım atanmasına ilişkin düzenleme mevcut olmadığından talebin Türk Medeni Kanunu'nda yer alan kayyıma ilişkin hükümlere göre değerlendirilmesi gerekecektir. Türk Medeni Kanunu'nun 403/2. maddesinde kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atayacağı, 426. maddesinde vesayet makamının, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atayacağı, kayyım atamasının yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel olmayacağı, 427. maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağına ilişkin düzenlemeler yapılmış olup mevcut düzenlemeler ile ilk derece mahkemesinin kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi ara kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-İhtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 30/04/2024<br><br>Başkan - ...           Üye - ...                   Üye - ...                 Zabıt Katibi - ...<br>...       ...      ...      ... <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1bbc69c21a5b26d","SID":"ca16235c20372ae2"}}