{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2021/1581 Esas 2024/  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2021/1581<br>KARAR NO\t\t: 2024/545<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 31/12/2020   <br>NUMARASI\t\t: 2014/1108 Esas 2020/779 Karar <br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t<br>DAVA\t: Alacak - Muvazaa, Mal Kaçırma Nedeniyle Tapu İptal Ve Tescil, Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması <br>DAVA TARİHİ\t: 17/01/2013 - 26/03/2014 <br>KARAR TARİHİ\t: 24/04/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:  24/04/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine  ilişkin davaların yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davaların ayrı ayrı reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar ..., ... ve ... vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacılar ... ve ... tarafından davalılar ... ve ... ... ...Ltd.Şti. hakkında açılan ticari nitelikli inanç sözleşmesinden kaynaklı alacak davasına ilişkin dava dosyasına sunduğu 17/01/2013 tarihli asli müdahale talep dilekçesi ile, davacılar ... ve ... tarafından diğer davalılar ... ... ...Ltd.Şti. ve ... arasındaki organik bağ olduğuna ilişkin açıklamalara katıldıklarını, organik bağ oluşmasına neden olan ... ile yapılan sözleşmeler ve ... den alınan işler ve bu işler devam ederken meydana gelen durum ve devamında meydana gelen tüm gelişmelerden sadece yetkili oldukları ......Ltd.Şti. varmış gibi iddia ve talepte bulunduklarını, oysaki davalılar tarafından açılan davada ileri sürülen tüm iddiaların müvekkilinin yetkilisi olduğu ... ...Ltd.Şti.ni de ilgilendirdiğini, ... ile yapılan ve davaya sebep işlerin ...-... adi ortaklığı şeklinde alındığı ve devam edildiği, müvekkiline ait ... şirketinin sadece \"C\" sini almak üzere davalılar tarafından ... kurulduğunu ve daha sonra ...'ın \"K\" sı ile birlikte ... AŞ.nin davalılar tarafından gizlice kurularak organik bağın ilk ayağının oluşturulduğunu, ... ve ...'in dava dilekçesinde bahsettikleri ... Grup ve ...'a fazla ödemeleri bilerek yaptık dedikleri konularda o günkü ... yetkilisi daha sonra bu günkü ... Grubun genel müdürü olan ... olup, geçmişte adi ortaklığın proje müdürü olduğu, ... nin sigortalı mühendisi ...'in de ... de çalışırken %51 hisse ile ... ile birlikte ... İnşaatı kurduklarını, her iki firmanın ... Grup içerisinde yer aldığını, tüm bunların organik bağın varlığına yeterli yegane delilleri olduğunu belirterek, asli müdahil talebinin kabulü ile müvekkili ile davalılar arasındaki ortaklık ilişkisinin tespiti ile karların ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavacılar ... ve ... vekili  davacılar ... ve ... tarafından davalılar ... ve ... ... ...Ltd.Şti. hakkında açtığı ticari nitelikli inanç sözleşmesinden kaynaklı alacak davasına ilişkin dava dosyasına sunduğu 26/03/2014 asli müdahil talep dilekçesi ile, davacı müvekillerinin davaya dahil olmasını talep ettiklerini ... ve ... şirketleri ile uzun süre ticari ilişkiler içerisinde olduğunu ve bu ilişkilerden alacakları doğduğunu, bu alacakların borçlular tarafından ödenmediğini, alacakların tahsili için Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2010/15125-15124-13321 sayılı dosyaları ile icra takibi yapıldığını, yapılan icra takiplerinde şirketlerin herhangi bir mal varlığının olmadığının anlaşıldığını, bu yüzden iflas yoluyla takibe çevrildiği, Ankara 11.Asliye  Ticaret Mahkemesinin 2011/202, 2012/32 esas sayılı ve Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/231, 2013/16 esas sayılı dosyaları ile borçluların iflası istemiyle dava açıldığını, Ankara  11.Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası ile ... hakkında iflas kararı verildiğini, temyiz edildiğini, Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/364 esas sayılı dosyasında başka bir alacaklı tarafından açılan davada iflas kararı verildiğini, temyiz edildiğini, asıl davadaki davacıların ortağı olduğu ... ve ... şirketlerine ait taşınmazlar ve diğer mal varlıklarının davacıların kabulü ve yapılan kardeşlik sözleşmesi ile sabit olduğu üzere asıl davadaki davalılara devir edildiğini, bu davadaki davacının ... ve ... şirketlerinin ekonomik olarak zor durumda olmasını ve bu sebeple ... ihalelerin asıl davadaki davacı tarafça alınabilmesi için mal varlığını devrettiğini, devrin muvazalı olduğunu, ayrıca devredilen taşınmazların sözleşme hitamında devredenlere iade edileceğini açıkça beyan ettiğini, müdahale talebi ile açtıkları davada tüm davalıların alacaklılardan mal kaçırma ve alacaklıları zarara sokma kastı ile hareket ettiklerini belirterek asıl davada davacının belirttiği taşınmazların dava neticesinde davaya dahil olmasını talep ettikleri ... ve ... şirketleri adına tescilini, asıl davadaki taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin (60 - 40 oranında) tescilini var olan ortaklık ilişkisi esas alınarak alacağın belirsiz alacak olması, yapılacak inceleme sonucunda miktarı artırma haklarını saklı tutarak şimdilik dava değeri olarak 100.000,00 TL'nin ... ve ... şirketlerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar ... ... Ltd. Şti. ve ... vekili; davacı  ... ve ... vekili tarafından 17/04/2014 tarihinde açılmış olan davaya karşı cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, taraflar arasında ortaklığı ilişkin olarak hiçbir resmi sözleşme imzalanmadığı gibi davalı ... ve ...'in bu iddialarını kanıtlayan somut delilinde bulunmadığını, müvekkilinin cevabi olarak bildirdikleri ihtarnamelerdeki hususları aynen ifade ettiklerini, asıl dava dosyasında davacı konumunda olan ... ve ...'in avukat ... da olduğunu beyan ettiği kardeşlik hukuk sözleşmesinin bir ortaklık sözleşmesi olmayıp tamamen kardeşlik duyguları ile imzalanmış bir sözleşme olduğunu, davacının katılma talebinde bulunduğu söz konusu dava dosyasında müvekkili ... ... ...Ltd. Şti.'nin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, kaldı ki daval ... ve ...'in, davacı tarafın asli müdahil olarak katılma talebinde bulunduğu Ankara Asliye 17. Ticaret Mahkemesinin 2013/243 esas sayılı dosyasından feragat etmiş olup, müvekkilerinden herhangi bir alacağının bulunmadığını,  davacı tarafın dava dosyasına müdahil olarak katılmasında hukuki yarar bulunmadığından müdahil olarak katılma talebinin ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalılar ... ve ... vekili davacılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından açılan davaya sundukları cevap dilekçesinde özetle;  açılan davayı kabul etmediklerini,  öncelikle davacıların aktif dava ehliyetlerinin olmadığını, muvazaa nedeniyle tapu kayıtlarının iptali istendiğinden hangi tapuların iptali isteniyor ise ona göre harcın ikmali gerektiğini, bu şekilde kül halinde talep belirsiz olarak tapu iptali ve tescil davası açılamayacağını, tapu iptal ve tescil davasının belirsiz alacak konusu olamayacağını, taleplerin  zamanaşımına uğradığını, ... ve ...'ın direk devredilen bir malı olmadığını, müvekkillerinin kardeşliğe dayalı olarak duygusal davranarak dava ikame ettiklerini, ayrıca borçlu müvekkillerin şahsı olmadığına göre ve böyle bir iddia da bulunmadığından, devrettikleri malların da şahsi mülkleri olduğundan davacı iddialarının ortada ve mesnetsiz kaldığını, ortaya hiç bir delil koymadan müvekkillerinin şahsi davasını takip etmek gibi bir yol izlediklerini, davacılardan ...'ın devrettiği bir mal olmadığı gibi ... den de 2008 yılında ortaklıktan ayrıldığını, davacı ...'ın hakkını ortaya koyması, aktif dava ehliyetin ispatlaması, bunları delillendirmesi gerektiğini,  belirterek, haksız davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; tüzel kişiliğin perdesinin aralanması ve organik bağın saptanması kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmede; dosyada bulunan nüfus kayıtlarından, davalılar ..., ... ve ...'ın kardeş oldukları anlaşılmakta ise de; ticaret sicil kayıtlarına göre davalı ... ... ... Ltd. Şti. şirketinin ortakları ile ... ... Ltd. Şti. ve ... şirketleri aralarında ortaklık yapısı yönünden tam bir benzerlik bulunmadığı, ortaklık yapılarının birbiriyle uyuşmadığı, ... ... ... Ltd. Şti.'nin, ... - ... Adi ortaklığının ... ve ...'a olan borçlarına kefil olduğu, diğer borçlarını da devraldığına ilişkin bir kayda dosya kapsamı itibariyle rastlanılmadığı gibi 28/10/2010 tarihli ön sözleşmenin asıl sözleşme yapılıp yürürlüğe girmediği, davacıların adi ortaklığa ait taşınmazların muvazaalı olarak davalı şirkete tescil edildiği iddiasının tasarrufun iptali şeklinde değerlendirilmesi noktasında; ... ... ...Ltd. Şti. adına yapılan tescillerin 28/10/2010 tarihli \"kardeşlik sözleşmesi\" adı ile dayanılan protokolden önce yapılmış olduğu gibi asıl davada davacı tarafça ön sözleşmeye göre ortaklık ilişkisinin tespiti, alacak isteğine ilişkin talepte bulunulma durumu da değerlendirildiğinde taşınmazlara ilişkin devrin iptali talebinin yerinde olmadığı kaanatine varılmakla davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tMüvekkillerinin davalı ...-... Adi Ortaklığının ... ile gelir paylaşımı esasına göre yaptıkları ... inşaat işinin peyzaj işlerini yaparak 2008 yılında tamamladıklarını, hakedişlerinden doğan alacaklarının ödenmemesi nedeni ile adi ortaklık hakkında müvekkili ... tarafından Ankara 7 .İcra Müdürlüğünün 2010/15124 Esas , İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün 2009/35541 Esas, 2009/31127 Esas, 2009/28772 Esas ve 2014/30761 Esas sayılı dosyalarından müvekkili ... tarafından da Ankara 4.İcra Müdürlüğünün 2011/5082 Esas ve 2011/5083 Esas, Ankara 7.İcra Müdürlüğünün 2014/25759 Esas ve 2010/13321 Esas, Ankara 8.İcra Müdürlüğünün 2012/4690 Esas ile Ankara 31.İcra Müdürlüğünün 2011/6436 Esas sayılı dosyalarından icra takibi başlatıldığını, icra takiplerinin devamı sırasında adi ortaklığın ortaklarından ... ...Ltd. Şti.'nin Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.06.2014 tarih ve 2011/202 Esas 2013/210 Karar sayılı ilamı ile iflasına karar verildiğini, iflas dosyalarının devam ettiğini, <br>\tMüvekkillerinden ...'in  iflas masasına başvurusu sonucu toplam 1.503.126,09-TL'nin müflis ... ... Ltd .Şti'nden,<br>\tMüvekkillerinden ... yönünden toplam 142.201,37 TL'nin adi ortaklığın diğer ortağı ... İnş. ... Tur. Tic. Ltd. Şti'nden alacaklı olup alacakları iflas masasına 4.sırada kayıt ve kabul edildiğini, <br>\t... ...Ltd. Şti'nin ortaklarının davalılar ... ve ...,  ... ...Ltd. Şti'nin ortaklarının ise Tahir ve ... olduğunu, adi ortaklığı şirket müdürleri olarak ... ve ... müştereken temsil ve ilzama yetkili kılındıklarını, <br>\t...-... Adi Ortaklığı'nın yalnız müvekkillerine borçlu olmayıp müvekkilleri dışında bir çok şahıs ve şirketlere borcu bulunduğunu, bu nedenle alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaa yoluyla organik bağ bulunan davalı ...'ın hakim ortağı olduğu diğer davalı ... ... Ltd. Şti'ne ve ...'ın eşi ...'a menkul ve gayrimenkullerin devredildiğini, başkaca da malvarlığı kalmadığından müvekkillerinin alacaklarını tahsil edemediğini, <br>\tDavalılar ... ve ... tarafından, diğer davalılar ... ile ... ... İnş.Madeni Yağlar Petrol Ürünleri Tur. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti.  aleyhine Ankara 17.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/243 E.sayılı dava dosyasından açılan davada; davacılar ile davalılar arasındaki \"kardeşlik sözleşmesi\" adı altında yapılan ortaklık ilişkisinin tespiti ile karlarının ödenmesi yönünden 100.000,00 TL'lik tazminat davası açıldığını, <br>\tDavacıların hakim ortakları oldukları ... ve ... Adi Ortaklığının mali sıkıntıya girmesi üzerine, mali sıkıntıdan kurtulmak için davalı ... ile \"inanca dayalı ortaklık\" sözleşmesi yaparak gayrimenkullerini ve işlerini davalı ... ... Ltd. Şti'ne aktardıklarını, bu suretle müvekkilleri ile davalılar arasında ortaklık ilişkisi kurulduğunu,<br>\tTaraflar arasında 30.08.2008 tarihli protokol imzalandığını, imzalanan bu protokole göre,  davalılar ile ortaklığının ... ve ... Adi Ortaklığının borçları ödeninceye ve davacıların  ekonomik olarak refaha erinceye kadar devam edeceğini, devredilen gayrimenkullerin davacılara iade edileceğini, daha sonra protokolün feshedileceğini, buna göre ...  projesinin davalı ...'a devdedildiğini, tarafların bir araya gelerek ... borcundan kalan karın %60-%40 oranında paylaşılması hususunda anlaşıldığını, bu anlaşma sonucu davalı ... ve eşi ... ile diğer davalı ... ... şirketine 100'e yakın arazi, daire vs.gayrimenkulün devredildiğini, devredilen gayrimenkullerin protokol yerine getirilince davacılara geri devredileceğinden  inançlı işlem söz konusu olduğunu, taraflar arasındaki %60 -%40 oranında  var olan ortaklık ilişkisi esas alınarak şimdilik 100.000,00 TL'nin müvekkillerine ödenmesine  karar verilmesinin talep edildiğini, <br>\tAnkara 17.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/243 Esas sayılı dava dosyasında dayanılan protokolün dosyaya ibraz edildiğini, bu protokolün davacı ... tarafından imzalandığını, bu protokolde davalıların imzası yoksa da davalılar ... ve ... ... Şirketi vekilleri tarafından verilen 03.12.2013 tarihli delil listesinin 4.bendinde bu delile dayanıldığını,<br>\tCelp edilen tapu kayıtlarının protokol hükümlerini doğruladığını, <br>\tTaraflar arasında ... ve ... Adi Ortaklığına ait borçların üstlenilmesi ve ... ve ... Adi Ortaklığına ait bir takım işlerin yürütülmesi için davalılar ile davacıların anlaştıklarını, bu anlaşma nedeni ile ... ile 07.10.2009 tarihli protokol ve ... ile 25.06.2010 tarihli müşterek ve müteselsil borçlanma senedi ve müşterek müteselsil kefalet sözleşmesi imzalandığını, bu belgelerde davalı ..., ...  Elkt. Ltd. Şti., ... ...Ltd. Şti., ..., ... İnşaat, ... Yapı Elemanları , ... ... Ltd. Şti.'nin de imzalarının mevcut olduğunu, <br>\tSavcılık dosyalarından alınan iki adet rapor ile dosyaya celp edilen tapu kayıtlarında yalnız davalı ... tarafından imzalanan protokolü doğrulandığını, <br>\tMahkemece açtıkları davanın reddine karar verildiğini, ret gerekçesi olarak bilirkişi raporlarına dayanıldığını, ancak bu raporlara itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı şirketin ortaklarının  ... ve ... olup ... ve ... Adi Ortaklığının  ... ve ...'in öz kardeşleri olduklarını, diğer ortak ...'in mühendis olarak ... ve ... Adi Ortaklığında çalıştığını, <br>\t... İnş. Tur. San.ve Tic. Ltd. Şti'nin ortaklarının ise, itiraza uğrayan her iki bilirkişi raporlarında yanlış tespit edildiğini, iki bilirkişi kurulunun da şirketin ortaklarının ... ve ... olduğunu dosyadaki ticaret sicil kayıtlarına aykırı olarak  tespit ederek  Mahkemenin yanıltıldığını, halbuki 08.03.2012 tarihli sicil gazetesinin 53.sayfasında ... İnşaat ve Madencilik San. Ve Tic. İth. İhr. Ltd.Şti.'nin ortaklarının ... ve ... olduğunu, <br>\tBilirkişilerin kasıtlı olarak, alakası olmayacak şekilde ... İnş. ... Ltd. Şti.'nin ortaklarının başka şahıslar olduğunu, bu nedenle şirketler arasında organik bağ tespit edilemediğini söylemek suretiyle Mahkemeyi yanlış yönlendirdiğini, ... ve ... Adi Ortaklığının ortakları ile devredilen ... ... ...Ltd. Şti'nin ortakları arasında yasanın aradığı şekilde organik bağ oluştuğunu, bu şirketin ortakları olan ... ve ...'ın davalılar ... ve ...'in öz kardeşleri olduğunu, ...'in adi ortaklığın mühendisi bulunduğunu, tarafların adi ortaklığın aczinden sonra oluşturdukları ... ... İnş.sağlık Tur. San.ve Tic. A.Ş ile bu şirket ile birleşen ... ...Ltd. Şti'lerinde ortak olduklarını, bu suretle içiçe şirket bulundukları resmi belgelerle tespit edildiğini,  <br>\tAnkara Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/131758 Soruşturma ve 2014/88413 Soruşturma sayılı dosyalarından alınan her iki bilirkişi raporunda; 13.10.2005 tarihinde ... ... İnş.Sağlık Tur. San.ve Tic. A.Ş'nin ..., ..., ... , ...'ın ortak olduklarını, yine aynı ortaklar tarafından kurulan ... Taahhüt İnşaat....İç ve Dış Tic.Ltd. Şti ile birleştiğini, 22.01.2008 gün ve 6982 sayılı ticaret sicil gazetesine göre ortaklarının ... , ..., ..., ... ve kardeşleri ...'dan oluştuğunu,... ...... Ltd. Şti. ile aralarında organik bağ bulunduğunun tespit edildiğini, Mahkemece bu raporlardaki delil ve belgeler dikkate alınmadan organik bağ bulunmadığından bahisle müvekkillerinin davasının reddine karar verildiğini, <br>\tAdi ortaklığın bir hak süjesi teşkil etmemesi sebeiyle ortaklık işlemlerinden doğan borçların tarafının doğrudan doğruya ortaklar olduğunu, yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde davalılar ... ve ... adi ortaklığın ortağı olan ...… Ltd.Şti. ortakları ve yetkilileri olup, ortak olmayan diğer davalı ...’a her türlü işlemi yapmak üzere vekalet verdiklerini, bunlar arasında yapılan  30.08.2008 tarihli \"kardeşlik hukuku sözleşmesi\" ile adi ortaklığa ait menkul ve gayrimenkul mallar ve işlerin davalı ... ve ... ...… Ltd. Şti.’ne aktarıldığını, ... ..... Ltd. tarafından aktarılan ve elde edilecek işten doğacak karında ortaklar arasında paylaşılacağı konusunda anlaşma yaptıklarını, <br>\tAdi ortaklığın ortaklarından ... İnş. Maden. Ve San. Ltd. Şti., tüm malvarlığını ve devam eden işleri muvazaa yoluyla devredip alacaklılarına borçlarını ödeyemediğinden  Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/202 E. sayılı dosyasından iflasına karar verildiğini, halen iflası Ankara 21.İcra Müdürlüğünün 2011/19 İflas sayılı dosyasında devam ettiğini, iflas masasında bu şirketin her hangi bir malvarlığı bulunmadığından adi ortaklıktan alacaklı olan müvekkillerinin alacağını tahsil edemediklerini, <br>\tTTK'nun 553.maddesine göre ..... Ltd. Şti.’nin yetkilileri ve ortakları olan ... ve ... müvekkiline verdikleri zararı ödemekle yükümlülüğü bulunduğunu, diğer davalılar ..., Ltd. Şti.’nin vekili olarak, Ltd. Şti.’ye ait olan menkul ve gayrimenkulleri ve işleri kendi üzerine ve yetkilisi olduğu davalı ... ... şirketine aktardığı bu suretle her iki şirket arasında kardeşlik ilişkisi oluo organik bağ bulunduğu ve tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesi gereğince sorumlu olduklarının açık olduğunu, <br>\tMüvekkilleri tarafından açılan davanın, adi ortaklığa ait malların davalılar ... ve ... tarafından kardeşleri olan diğer davalı ... ve eşi ... ile organik bağ mevcut olan  diğer davalı ... ...... Ltd. Şti.'ne adi ortaklık malvarlığını alacaklılarından kaçırmak için muvazaa yolu ile aktardıklarından ivazsız bu tasarrufların iptali ile müvekkiller alacağının fer'ileri ile sınırlı olacak şekilde davalı ... ve ... ... Ltd. Şti'ne devredilen taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisi verilmesi, yani tasarrufun iptali davası olduğunu, <br>\tDevredilen taşınmazlara ait bilgiler ve tapu kayıtları  dilekçemizin 9.bendinde belirtilen taşınmazalar ait celp edilen tapu kayıtları üzerinde müvekkilime cebri icra yetkisi verilmesi gerekirken Mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edilmesinin  usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tAnkara 17.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/243 Esas sayılı dava dosyasında davacı olan davalılar ... ve ... şirket mallarının kardeşleri olan ... ve ... ... Şirketine devredildiğini kabul ve ikrar ettiklerini, Mahkemece kabul olgusu dikkate alınarak yapılan tasarruflar üzerinden müvekkili alacağının cebri icra yolu ile tahsiline karar verilmesi gerekirken davalıların  kabulünü dikkate almadan hüküm tesis etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tDavanın 17.01.2013 tarihinde açıldığını, davanın devamı sırasında dava dışı Av.... tarafından 28.12.2015 tarihli dilekçe ekinde 28.10.2010 tarihli ön sözleşme ibraz edildiğini, bu ön sözleşmenin davanın seyrine göre sonradan düzenlendiğinin açık olduğunu, dosyaya ibraz ettikleri ve celp edilen ... ile yüklenici ...-... adi ortaklığı arasında müşterek müteselsil kefalet sözleşmesinin 25.06.2010 tarihinde, yani ön sözleşmeden önce düzenlendiğini,  bu  sözleşmede davalı ... ... ve ... müşterek borçlu ve müşterek kefil olarak yer aldıklarını, <br>\tTapu kayıtlarından görüleceği üzere dilekçelerinin 4.sayfa 9.bendinde belirtilen tapu kayıtlarının davalı ... ... şirketi üzerine daha önce geçirildiğini, tapu kayıtlarına ait resmi senedin 06.06.2008 gün ve 17110 yevmiye sayısı ile ... ... şirketine geçirildiğini, bu  belgelerden de görüleceği üzere Mahkeme kararına esas olan bilirkişi raporlarındaki 28.10.2010 tarihli ön sözleşmeden önce tapu kayıtlarının devir işlemlerinin daha önce yapıldığını, kaldı ki, ön sözleşmenin asıl sözleşme de yapılmadığı nedeni ile geçersiz olduğu yönündeki alınan bilirkişi raporlarının gerçeği yansıtmadığını ve 28.10.2010 tarihli ön sözleşmenin davanın geldiği aşama seyrine göre sonradan düzenlenip ibraz edildiğinin kabulü gerektiği halde Mahkemece bu hususun dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini, <br>\tTaraflar arasındaki asıl sözleşmenin Ankara 17.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/243 Esas sayılı dava dosyasında dosyaya ibraz edilen 30.08.2008 tarihli protokol olduğunu, bu protokolün davalılar ... ve ... tarafından kabul edilerek kar ve alacak talep edildiğini,  30.08.2008 tarihli protokol hükümlerine göre adi ortaklığa ait tapu kayıtlarının davalılar ... ve eşi ... ile diğer davalı ... ... ... Ltd. Şti.'ne aktarıldığını, ... ve ... ile 25.06.2010 tarihinde müşterek ve müteselsil kefalet sözleşmesi yapıldığını, bu durumun davalılar tarafından ikrar ve kabul edildiğini, bu ikrar ve kabul karşısında 30.08.2008 tarihli protokole göre tapu kayıtlarının devredildiği dikkate alındığında sonradan sunulan  28.10.2010 tarihli sözleşmenin sonradan düzenlendiğinin açık olduğunu, <br>\tBilirkişilerin raporunda asıl sözleşme yapılmadığından 28.10.2010 tarihli sözleşmenin yürürlüğe girmediği şeklindeki beyanlarının davalılar ... ve ...'in Ankara 17.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/243 Esas sayılı dosyasındaki ikrarları ve bu ikrarı doğrulayan, dosyaya celp edilen tapu kayıtları dikkate alındığında davalıların kardeşi ... ile hakim ortağı olduğu diğer davalı ... ... Ltd. Şti'nin taraflar arasındaki 30.08.2008 tarihli protokol hükümlerine göre ... ve ... Adi Ortaklığının borçlarını üstlenerek bu adi ortaklığa ait tapu kayıtlarını kendi üzerlerine geçirdiği dosya münderecatı ile sabit olduğu halde Mahkemece sonradan düzenlenmiş 28.10.2018 tarihli ön sözleşmenin asıl sözleşme yürürlüğe girmediğinden bahisle hüküm tesis etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\t... - ... Adi Ortaklığının ... İnşaat Madencilik Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi ile ... İnşaat Sanayı ve Turizm Ticaret Limited Şirketlerinin bir araya gelerek oluşturduğu adi ortaklık olduğunu,  kapatılan Ankara 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/243 Esas  sayılı dosyasında davacıları ... ve ... tarafından ... - ... Adi Ortaklığının ... ile yaptığı işler ve bu işler sonucu iflas aşamasına gelinmesinin davaya konu edildiğini, ... - ... Adi Ortaklığının iflastan kurtulabilmek amacıyla huzurdaki davanın davalılar tarafından ... ... ..Şirketi'nin kurulduğunu ve adı geçen şirket ile anlaşmalar yapılması sağlanarak bu şirkete ... işler verilmesinin temin edildiği ve bu şekilde ... - ... Adi Ortaklığının ...'ye olan borçlarının ödenmesinin planlandığının belirtildiğini, <br>\tDavalılar tarafından organik bağ ilişkisinin anlatıldığı tüm işler ve işlemlerin ... temelinde değil, müvekkilinin sahibi ve ortağı olduğu ... ...Şirketi'nin de bünyesine alarak gerçekleştiğini, Ankara 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/243 esas sayılı dosyasında ileri sürülen tüm iddia ve taleplerinin müvekkili ile de iniltili olduğunu, davalıların söz konusu dosyadaki ifadelerinde ... - ... Adi Ortaklığının karlarını ... ... ...Şirketine ve ...'a aktardıklarını alenen kabul ve ikrar ettiklerini, bu nedenle adi ortaklığın karlarının haksız ve hukuka aykırı şeklide ... ... ...Şirketine ve ...'a aktarılmaması durumunda müvekkilinin sahibi olduğu ... Limited Şirketine kar dağıtımı yapılabileceği ve böylelikle müvekkili ...'ın da kar payı alacağına kavuşacağının aşikar olduğunu, <br>\tAnkara 17. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki ifadeler göz ardı edilse dahi ... ... ...Şirketi'nin 2005 yılında 500.000,00 TL sermaye ile kurulmuş olması, şirketin kurucularının ... - ... Adi Ortaklığında SGK'da çalışan ... ile ... ve ... olması ve adı geçen şirketin kuruluşu akabinde ...'den iş alarak faaliyette bulunması dahi başlı başına organik bağı ve müvekkilinin sahibi olduğu ... ...Şirketini zarara uğratmak kastını göz önüne serdiğini, <br>\t28/10/2010 tarihli Ön Sözleşmeyi müvekkili ...'ın taraf olduğunu, mahkeme gerekçesinde atıfta bulunan söz konusu bu ön sözleşmenin 6.maddesinde %40'lık kar payının ... ve ortaklara ait olacağının belirtildiğini, bahse konu düzenlemeler ışığında müvekkili lehine doğrudan bir hak ya da alacak bahşeden hüküm bulunmadığı yönündeki gerekçenin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin dava konusu talep hakkında şahsi hakkı söz konusu olup, mahkemece yanılgılı değerlendirme yapıldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalılar vekilleri istinaf başvuru dilekçelerine karşı vermiş olduğu cevap dilekçelerinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; davacı ... tarafından açılan dava; ortaklık ilişkisinin tespiti ve karların ödenmesine konu alacağın tahsili, davacılar ... ve ... tarafından açılan dava; muvazaa, mal kaçırma nedeniyle tapu iptal ve tescil, tüzel kişilik perdesinin aralanarak alacağın tahsili isteğine ilişkindir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara  17.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/243 esas sayılı dosyasında asli müdahale talebinde bulunulduğu, yargılama sırasında mahkemece 17/04/2014 tarihli oturum 1 numaralı ara kararı ile asli müdahale talep edenler yönünden davanın ayrılarak mahkemenin 2014/138 esasına kaydedildiği, sonrasında 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin kapatılıp dosyaların 8. Asliye Ticaret Mahkemesine devri nedeniyle 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1108 esasına kaydedilerek yargılamaya devam edildiği, <br>\tAnkara 17.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/243 esas sayılı dosyasında asli müdahale talebinde bulunulduğu, dosyaların tefrik edildiği,  17/04/2014 tarih ve 2014/108 karar sayılı kararıyla  asıl davadan feragat edildiği,  feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği, <br>\tBilindiği üzere, asli müdahale davasında davacı, görülmekte olan ilk davanın konusu üzerinde kısmen veya tamamen hak iddiasında bulunan kişi olup, asli müdahale davası ilk davanın açıldığı mahkemede ve aynı dava dosyasında o davanın davacısı ile davalısına karşı açılan bağımsız bir dava olup, asli müdahale davasının açılabilmesi için talepte bulunan üçüncü kişinin ayrıca dava harcını ödemesi gerekmektedir. Somut olayımızda ise asli müdahale talebinde bulunan davacılarca da harç ikmal edilmiştir. Bu durumda asli müdahalede davasında, ilk davanın davacı ve davalısı zorunlu dava arkadaşı iseler de kendi aralarında devam eden asıl davadan dolayı menfaatleri birbiri ile çeliştiğinden birlikte hareket etme zorunlulukları bulunmamaktadır. Bu nedenle asıl davanın asli müdahale talebinden sonra feragatle sonuçlanmış olması asli müdahale davasına etki etmeyeceğinden ilk derece mahkemesince yargılamaya devam olunmuş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>\tDavacılar ... ve ... vekili 12/12/2014 tarihli talep dilekçesinde; davacı müvekkillerinin davalılardan ... - ... şirketleri ile uzun yıllar ticari ilişki içerisinde bulunup bu ilişkiden alacakları bulunduğunu, bu alacakları ödenmediği için icra takipleri yapıldığını, bu alacakların semeresiz kaldığını, sebebinin icra takip borçluları ... ve ... şirketlerinin içinin boşaltıldığını, mal varlıklarının diğer davalılara ve ... şirketine geçirildiğini, ... ve ... şirketi ile davalılardan ... ... şirketi arasında organik bağ bulunduğunu, şirketlerin iç içe geçmiş şirketler olduğunu, fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, <br>\tDosyaya sunulan 18/03/2015 tarihli dilekçe ile de, şirketler arasındaki organik bağ ve tüzel kişilik perdesinin aralanmasına yönelik hukuki sebeplerin değerlendirilmesi ile zarar kastı açısından kardeşlerin 2005'ten bu yana gelişen tüm olayların içinde beraberce yer almış olmalarının gözetilmesini ve İİK'nın 277, 278, 280 maddeleri gereğini talep ettiklerini bildirdikleri, 10/09/2015 tarihli davalılar arasında organik bağ ve perdenin aralanması prensibini ispat eder belge ve açıklayıcı beyanların sunulması içerikli beyan dilekçesi ve ekinde bir kısım belge örnekleri sunduğu, 21/10/2015 tarihli dilekçelerinde; asıl davada davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, asli müdahil oldukları davanın Ankara Asliye 17. Ticaret Mahkemesi'nin 2013/243 esas sayılı dava dosyasından tefrik edildiğini, ... Ltd.Şti.'nin iflas dosyasının 21.İflas Müdürlüğünün 2013/12 esasında devam etmekte olup müvekkillerinin masaya başvurusu sonucu ... yönünden 1.579.114,66 TL, ... yönünden 138.170,79 TL alacak taleplerinin  kabul edilerek masaya kaydedildiğini, toplam ... Grup Adi Ortaklığından alacağın 1.717.285,45 TL olduğunu, asli müdahale dilekçelerinde belirttikleri talep sonucunu HMK'nın 141.maddesine göre değiştirdiklerini belirterek davalıların yaptıkları hileli ve muvazalı işleri nedeniyle müvekkillerinin alacağını tahsil etme imkanını ortadan kaldırıp, adi ortaklığın tüm mal varlığının organik bağ içerisinde olan davalı ... ile bu davalının yetkilisi olduğu davalı şirkete aktardıklarından organik bağ ve tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkeleri gereğince müvekkillerinin alacağından sorumlu olmaları nedeniyle, müvekkillerinden ... yönünden 1.579.114,66 TL diğer müvekkili ... yönünden 138.170,79 TL olmak üzere toplam 1.717.285,45 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile belirttikleri miktarlar üzerinden müvekkillerine ayrı ayrı ödenmesine, dava tarihinden itibaren bu alacaklara temerrüt faizi işletilmesine, HMK'nun 141.maddesi gereğince davada yaptıkları hukuki sebep ve dava sonucunun değiştirilmesinin yasak kapsamında bulunduğunun kabul etmesi halinde davayı ıslah talep haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ettiği, <br>\tAsli müdahil ... vekili 01/04/2015 tarihli dilekçesi ile; önceki davanın davacıları tarafından ayrıntılı olarak anlatılan çalınan karların ve bu karlarla yapılan tüm işlerdeki karların tespit edilerek müvekkillerine düşen kısmının müvekkiline verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>\tMali müşavir ... ve hukukçu ...'ten alınan 03/06/2016 tarihli raporda özetle; asli müdahale talep eden ...'ın  ... - ... adi ortaklarından ... ...Şirketi'nin hem ortağı hem de şirket yetkilisi olduğunu, asıl dava dilekçesinde ... projesinden elde edilecek karla ilgili tarafların yüzde oranlarını belirleyen ve yediemin olarak avukat ... tarafından muhafaza edilen sözleşmeye dayanıldığını, 28/10/2010 tarihinde düzenlenen ön sözleşmenin dosyaya sunulduğunu, ön sözleşmenin davalı ... ... İnşaat AŞ, diğer davalı ..., dava dışı ... ...Turizm A.Ş,  ... - ... Adi Ortaklığı,  asıl davada davacı olan ... ve ..., asli müdahil ... ile ... arasında düzenlendiğini, sözleşmenin 6.maddesinde projenin tamamlanması ardından ortaya çıkacak net kardan %60'ını ... ...'a, %40'ının ise ... - ... Adi Ortaklığı ve ortaklarına ait olacağının belirtildiğini, buradaki %40 payın ... - ... Adi Ortaklığı ile ilgili olup, ön sözleşmede asli müdahil ...'ı şahsi olarak ilgilendiren herhangi bir hüküm bulundurmadığını, ... vekilinin 16/12/2015 tarihli duruşmada da talebinin dayanığının müvekkilinin yetkilisi olduğu ... ...Şirketi'ne ödenmesi gereken kârı olduğunu, davalıların o dönemde ... Limited Şirketinin yetkilisi olduklarını, müvekkilinin bilgisi dışında davalı ... ... Şirketini kurarak ... Şirketinin karlarını buraya aktardığını beyan ettiğini, bu nedenle iflasına karar verilen ... ...Şirketinin payına düşen karın ödenmesi talebiyle açılan işbu davada söz konusu kar payında ...'ın şahsi olarak hak sahibi bulunmadığının belirtildiği, <br>\tAsli müdahiller ... ve ... yönünden feragat ile sonuçlanan asıl davadaki talebin taraflar arasında %60-%40 oranında var olan ortaklık ilişkisi esas alınarak şimdilik 100.000,00 TL kar payının ödenmesi istemiyle sınırlı olduğundan ve asli müdahalenin ancak asıl taraflar arasında görülen davanın niteliği ile sınırlı olabileceğinden asli müdahillerin asıl davada davacı yanın belirttiği taşınmazların davaya dahili talep edilen ...-... şirketleri adına tescili taleplerinin yerinde görülmediği, asli müdahillerin, asıl davadaki taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin tescili ve (% 60-40 oranında) şimdilik 10.000,00 TL kar payının ...-... şirketlerine ödenmesi talebinin; 28/10/2010 tarihli ön sözleşmedeki düzenlemeye göre asıl sözleşme yapılmadığından ön sözleşmenin hükümsüz olduğunu, kaldı ki ön sözleşmede ... projelerinin tamamlanması ile ortaya çıkacak karın paylaşımı kararlaştırılmış olup, projelerin davalı şirkete devredildiği ve davalı şirket tarafından tamamlanarak kar elde edildiğinin de, ispat edilemediği,<br>\tDavalılardan ... ... Ltd.Şti.'nin İstanbul Anadolu Asliye 1. Ticaret Mahkemesinin 2016/216 esas, 2017/183 karar sayılı kararı ile iflas erteleme isteminin reddi ile iflasına ve iflasının 22/02/2017 günü saat 16:04 itibariyle açılmasına karar verildiği, mahkeme kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesinin 2017/1875 esas 2017/1628 karar sayılı ve 19/10/2017 tarihli kararı ile kaldırılıp mahkemenin 2017/1212 esasına kayıtla yargılamasının devam ettiği, <br>\tMüflis ... ...Ltd.Şti.nin iflasına karar verildiği, alacaklı ... vekili tarafından 1.068.680,09 TL alacağın masaya kaydı için 16/01/2014 tarihinde iflas masasına başvurulduğu, 10/01/2015 tarihli kararla bu alacağın kabul edildiği,  yine 1.953.934,71 TL alacağın masaya kaydı için 13/11/2014 tarihinde masaya başvurulduğu 10/01/2015 tarihli kararla 510.434,57 TL' nin kabul edildiği, geri kalan kısmın ihtilaflı alacak olarak belirtildiği, yine ... tarafından müflis ......Ltd.Şti.den 79.197,40 TL alacakla ilgili olarak 13/11/2014 tarihinde iflas masasına başvurulduğu, yine 58.973,39 TL alacakla ilgili 16/01/2014 tarihinde iflas masasına başvurulduğu, her iki alacakla ilgili olarak 10/01/2015 tarihli kararlarla alacakların kabulüne karar verildiği, davacı ... tarafından müflis ......Ltd.Şti.den 1.068.680,09 TL alacakla ilgili olarak 21/10/2011 tarihinde masaya başvurulduğu, 01/12/2012 tarihli kararla talebin dayanağı alacak hakkında başlatılan icra takiplerine itiraz edildiğinden takip konusu alacaklar hakkında açılmış davaların kesinleşmesinin beklenmesine karar verildiği, yine ... tarafından 14/10/2011 tarihinde 435.446,00 TL için masaya başvurulduğu, 01/12/2011 tarihli kararla alacağın kayıt kabulüne karar verildiği, yine ... tarafından 63.053,97 TL alacakla ilgili olarak 21/10/2011 tarihinde 79.147,40 TL alacakla ilgili olarak 14/10/2014 tarihinde masaya başvurulduğu, masaya kaydı talebinin kabul edildiği görülmüştür.<br>\tHesap bilirkişisi ... ile mali müşavir ...'tan alınan  08/10/2019 tarihli raporda özetle; raporlarında itirazları ve sunulan belgeleri değerlendirerek, tarafların itirazları üzerine kök rapordaki görüşlerde bir değişiklik bulunmadığını, ... oluşturulan bilirkişi heyeti olarak kök  rapordaki görüşlere aynen iştirak ettiklerini, ön sözleşmenin 10.maddesinde yazılı olan asıl sözleşme imzalanmadığı için asli müdahalenin konusu olan kar paylaşımı olgusunun ortaya çıkmadığını, ortaya çıkmayan kar payının hesaplanmasının mümkün olmadığı gibi olmayan kar payı üzerinde hak iddia edilmesinin de mümkün olmadığını, asli müdahiller yönünden hesaplanabilir bir alacak bulunmadığı belirtilmiştir. <br>\tAnkara Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/131758 numaralı soruşturma evrakının incelenmesinde; müştekilerinin ..., ..., müşteki-şüphelisi ... şüphelileri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... olup, hileli iflas ve dolandırıcılık suçları ile ilgili yapılan kovuşturma sonucu, yapılan soruşturma, bilirkişi raporu, şüpheli  beyanları ve tüm soruşturma evrakı kapsamına göre şüphelilerin, müşteki iddialarına ilişkin atılı suçu işlediklerine dair somut delil elde edilemediğinden şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara müştekiler vekili tarafından itiraz edildiği, Ankara 1.Sulh Ceza Hakimliğinin 26/07/2017 tarih ve 2017/2601 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.  <br>\tHesap uzmanı Av. ...  ile mali müşavir ... alınan 20/10/2020 tarihli raporda özetle; asli müdahil ...'ın talebi yönünden ön sözleşmenin incelenmesinde bu sözleşmeye dayalı olarak davalılardan doğrudan bir talepte bulunmasının mümkün görünmediğini, bunun yanında asli müdahilin kar payından alacağının da iş bu davada asli müdahil tarafından talep edilecek bir alacak olmadığını, ön sözleşme kapsamında alacağın ... Limited Şirketinin alacağı kapsamında olduğunu, <br>\t... ve ... yönünden iflas masasınca kabul edilen miktarların belirtildiği, tüzel kişilik perdesinin aralanması ve organik bağın saptanması kapsamında yapılan incelemede davalı ... ... ...Ltd. Şti. ile asli müdahillerin alacaklı olduğu ... ve ... şirketleri ile aralarında ortaklık bakımından bir benzerlik bulunmadığını, asli müdahillerin \"adi ortaklığa ait gayrimenkullerin muvazaalı olarak davalı şirkete tescil edildiği\" iddiasının \"borçlunun tasarrufunun iptali\" şeklinde değerlendirilmesi ve bu talebinin yerinde olduğu kanaatine ulaşılması halinde dahi davalı ... ......Ltd.Şti. adına yapılan tescillerin asli müdahilin \"kardeşlik sözleşmesi\" adıyla dayandığı 28/10/2010 tarihli protokolden önce yapılmış olduğundan gayrimenkullere ilişkin devrin iptali talebinin yerinde olmadığı belirtilmiştir. <br>\tDosyaya sunulan 28/10/2010 tarihli ön sözleşme örneğinin incelenmesinde; taraflarının ... ...A.Ş., ..., ... ... Sağlık Turz. Tic. A.Ş., ...-... Adi Ortaklığı, ..., ..., ... ve ... olduğu, konusunun taraflar arasında bugüne değin süre gelen ilişkinin izahı bundan sonraki ilişkilerin seyri ve ... - ... Adi Ortaklığının yürüttüğü ...'te bulunan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ... ...'a devri olduğu, bir ön sözleşme olup, durum tespit yapılmasının ardından nihai sözleşmesinin akdedileceğinin belirtildiği, sözleşmenin başlangıç ve tespitler başlıklı 4. maddesinin b bendinde asıl sözleşmenin yapılmasının akabinde gerek ... ... gerekse ...'ın ya da kendisiyle direkt ilişkili herhangi bir kişinin ... - ... Adi Ortaklığı ile gizli ortak, perdenin gerisinden yöneten ya da herhangi bir şekilde şimdiye kadar bir ilişkisinin bulunmadığı ve aynı şekilde ... ... ve bağlı şirketlerinde ... - ... Adi Ortaklığının herhangi bir ilgisinin bulunmadığının tarafların müşterek kabulünde olduğu, tarafların buna aykırı her iddianın gerçek dışı olduğu hususunu birlikte deklare ettiklerinin belirtildiği, 5. madde yöntem başlıklı olup, bu sözleşme ile ... projelerinin arsa sahibi ile olan sözleşmesi gereğince taahhüt eden durumunda bulunan ... - ... Adi Ortaklığı, taahhüt eden sıfatını arsa malikinin de onayını almak suretiyle ... ...'a devredeceği, bu devrin ... ... tarafından atanan 3 kişilik bir due diligence heyetinin projeler üzerinde yapacağı değerlendirme raporunun neticesinde fiilen projeleri teslim almakla başlayacağı, bunu teminen her iki tarafın projeye ilişkin tüm defter ve belgeleri arsa maliki ile yapılan sözleşmeyi, projelere yapılan yatırım miktarını, tüketicilere yapılan satışları, tüketiciler ve diğer alacaklılar ile olan davalara ve due diligence sürecinde ihtiyaç duyulacak tüm bilgileri sağlamayı taahhüt edeceği, tarafların bu sözleşmenin sona ermesinden sonraki 1 ay içerisinde due diligence çalışmasının sona ereceğini düşünmekte oldukları, Projenin Yönetimi Paylaşım ve ... - ... Adi Ortaklığı Borçluları başlıklı 6. maddesinde; ... ...'ın asıl sözleşmesinin imzalanmasının akabinde due diligence raporunca tespit edilen ... - ... Adi Ortaklığı borçlularının tarafların üzerinde anlaşacakları bir terminde yapılandırarak ödemeyi kabul ve beyan ettikleri, bu ödemelerin bahse konu projelerden ... - ... Adi Ortaklığı ve ortaklarının alacakları paydan mahsup edileceği, ... projenin tamamlanmasının ardından ortaya çıkacak net kardan %60'ı ... ...'a, %40'ının ise ... - ... Adi Ortaklığı ve ortaklarına ait olacağı, tarafların, paylaşımın denetlenmesi hususunda koşulların asıl sözleşme ile belirleneceğinin düzenlendiği, ... Borçları başlıklı 7. maddesinde, ... ... ve ... tarafından ... - ... Adi Ortaklığı'nın ...'ye olan borcunun kefil sıfatıyla üstlenildiği, üstlenilen borca ilişkin ... ile imzalanan kefalet sözleşmesinin asıl sözleşmenin eki olacağının kararlaştırıldığı, son hükümler başlıklı 10. maddede asıl sözleşmenin yapılmaması halinde işbu sözleşmenin tek başına kesin olarak hükümsüz olacağı hususunda tarafların mutabakat halinde olduklarının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.<br>\t... İnş. ...Ltd. Şti.'nin  01/04/2010 tarih 7434 sayılı ticaret sicil gazetesinde sicil özetine göre; ortakların ... ve ... olup, ...'ın hisse devrinden sonra tek ortağının ... olduğu,<br>\t... İnşaat Sağlık Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 16/03/2012 tarihli ticaret sicil gazetesine göre ortaklarının ..., ..., ..., ..., ..., ... olduğu, şirketin adresinin... olduğu,  <br>\t... İnşaat Ve Madencilik Sanayi Ve Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi'nin 08/03/2012 tarihli ticaret sicil gazetesindeki özetine göre ortaklarının ... ve ... olduğu, şirketin adresinin ... olduğu, 2010 yılındaki adresinin ise, ... olduğu, <br>\t... ... ...Ltd. Şti.'nin 16/07/2013 tarihli ticaret sicil müdürlüğü  yazısına göre, ortaklarının ... ve ... olduğu, 20/01/2009 tarihli karara göre 10 yıl süre ile her ikisinin münferiden temsile yetkili kılındığı, 21/09/2010 tarihli yazıya göre ortaklarının ..., ... ve ..., ... olduğu, <br>\t... İnş. San. Ve Tur. Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kaydının incelenmesinde, ortaklarının ... ve ... olup, şirket adresinin ise ... olduğu, <br>\t15/02/2007 tarihli imza sirkülerine göre ... - ... Adi Ortaklığının müştereken çift imza ile temsil etmek üzere ... ...Ltd. Şti.'ni temsilen ...'in, ... ...Ltd.Şti.'ni temsilen ...'ın atandığı, ... - ... ortaklığı adına ... ve ...'ın adi ortaklık adına taşınmaz mal satın almak, iş makineleri satın almak, bunlarla ilgili tüm işlemleri yapmak ...birçok konuda ... ve ...'ın müştereken hareket etmek üzere vekil tayin edildikleri dosya kapsamıyla sabittir. <br>\tSomut olayda, asli müdahil davacı ... tarafından açılan davada davalılar arasındaki ortaklık ilişkisinin tespit ile ödenmeyen kârların ve bu kârlarla yapılan tüm işlerdeki kârların tespit edilerek müvekkiline düşen kısmının ödenmesi talep edilmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere,  28/10/2010 tarihli ön sözleşmede sözleşmenin tarafı olarak davacı yan da yer almış olsa da, ... lehine doğrudan bir hak yahut alacak bahşeden bir hükmün bulunmadığı, bu ön sözleşmeye dayalı olarak davacı ...'ın davalılardan talepte bulunmasının mümkün olmadığı gibi ... ... Şirketi'nin %60, ... - ... Adi Ortaklığını %40 olarak paylaşacakları kar payından alacağının ... - ... Adi Ortaklığının kârından ...'in kâr payının belirlenmesi, ...'in bilançosuna göre ...'ın alabileceği kâr payının belirlenmesi ve olsa bile ...'ten alabileceği bir alacak niteliğinde olduğu, işbu davada ... tarafından başlangıçta asıl davada davacı tarafça ön sözleşmeye göre talepte bulunulup bu davaya asli müdahalede bulunma durumu da nazara alındığında asli müdahil davacı ... tarafından işbu davada talep edilebilecek bir alacak niteliğinde olmadığından  bu davacı tarafından açılan davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, davacılar ... ve ... tarafından açılan dava yönünden yapılan incelemede ise,  <br>\tDavacı yanca, asli müdahale talep dilekçesi ve sonrasında sunulan  talebin açıklattırılmasına ilişkin dilekçeler de dikkate alındığında başlangıçta 100.000,00 TL harca esas değer belirtilip açılan ancak işbu talep içerisinde  tüzel kişilik perdesinin aralanarak alacağın tahsili ve muvazaalı tescillerin iptali talep edilmiştir.<br>\tİflas masasına davacılar ... ve ... tarafından ayrı ayrı başvurulduğu, davacı ...'in müflis ... ...Ltd. Şti.'nin iflas masasına başvurusu sonucu 58.973,39 TL'nin ve 79.197,40 TL alacağın kabul edildiği, davacı ...'in başvurusu sonucu 1.068.680,09 TL'nin ve 510.434,57 TL alacağın kabul edildiği, ... ...Ltd. Şti.'nin İflas masasına başvuruda; davacı ...'in başvurusu sonucu 1.068.680,09 TL'nin ve 435.446,00 TL, davacı ...'in başvurusu sonucu 63.053,97 TL'nin ve 79.147,40 TL alacakların kabul edildiği, taleplerin masaca kabul edilen tutarlar ile sınırlı olduğu, 28/10/2010 tarihli ön sözleşme ve ön sözleşmenin son maddesine dayalı olarak açılan ve ortaklığın tespitinin talep edildiği asıl davadan feragat edildiği, asıl davanın davacıları ... ve ... ile davalı ... ve ... ... ...Şirketi arasında adi ortaklık kurulduğu hususunun kanıtlanamadığı, <br>\tPerdeyi kaldırma esasen arkasına saklanılan tüzel kişiliğin kötüye kullanılması nedeniyle, talep konusunun, tüzel kişinin arkasındaki ortaklara yöneltilmesi imkanıdır. <br>\tPerdeyi kaldırma davasının dayanakları, dürüstlük kuralı, (TMK'nın 2.maddesi) ve hiç kimsenin bir normun arkasına sığınarak onun  amacı dışında kullanılmamasıdır ( Ünal Tekinalp, Sermeye Ortaklarının ... Hukuku, İstanbul, 2013, Sahife 687 - 688).<br>\tPerdeyi kaldırma teorisinin uygulanabilmesi için şirket ortağı ya da yönetici olan kişilerle tüzel kişiler arasında iktisadi anlamda bu kişiler arasında özdeşlik olmalı ve somut olay açısından bakıldığında, davalı gerçek kişilerle tüzel kişilerin mal varlıklarının birbirine karışmasından söz edilmelidir (Vural Seven / Y.Can Göksoy, Tüzel Kişilerde Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması, Bir Kararın Değerlendirilmesi İBD,C.80, Sayı 6, Yıl 2006, Sahife 2464 - 2467).<br>\tYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01/07/2020 tarih ve 2019/11-808 Esas 2020/504 Karar sayılı ilamında da tüzel kişiliğin perdesinin aralanmasına ilişkin kıstaslar belirtilmiştir. <br>\tAçıklama ışığında somut olaya gelindiğinde, nüfus kayıtlarının incelenmesi sonucu davalılar ..., ... ve ...'ın kardeş oldukları, ticaret sicil kaydına göre ... ... ...Ltd. Şti.'nin  ortaklarının ..., ... ve ..., ... İnşaat Ve Madencilik Sanayi Ve Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi'nin ortaklarının  ... ve ... olduğu, ... İnş. San. Ve Tur. Tic. Ltd. Şti.'nin ortaklarının ise ... ve ... olduğu, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere her üç şirketin şirket merkezlerinin farklı oluşu, şirket ortaklarının birbirinden farklı olup, ortaklık yapısı yönünden şirketler arasında tam bir bağlantı bulunmadığı, davalı  ... ... ...Ltd. Şti.'nin, ... - ... Adi Ortaklığının ... ve ...'a olan borçlarına kefil olduğu, diğer borçlarını da devraldığına ilişkin somut bilgi belgenin dosyaya sunulmadığı gibi 28/10/2010 tarihli Ön Sözleşmede ön görülen asıl sözleşmede yapılmadığı, yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin de dosyaya sunulmadığı, davacı yanın adi ortaklığa ait taşınmazların muvazaalı olarak davalı şirkete devredildiğinden bahisle  tasarrufun iptali  gerektiğine yönelik iddialar yönünden ise ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere davalı ... ... ...Ltd. Şti. adına yapılan devirlerin  28/10/2010 tarihli \"Kardeşlik Sözleşmesi\" adı ile dayanılan Protokolden önce yapılmış olması ve asıl davada davacı tarafça ön sözleşmeye göre ortaklık ilişkisinin tespiti, alacak isteğine ilişkin talepte bulunulma durumu birlikte değerlendirildiğinde taşınmazlara ilişkin iptal isteminin yerinde olmadığından davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davaların reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı  ... ve ... ile davacı ...'ın istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı ... ve ... ile davacı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılar  ... ve ...'den alınması gerekli olan 269,85 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacılar  ... ve ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı ...'dan alınması gerekli olan 269,85 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, \t<br>\t3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/04/2024<br><br><br>Başkan-             Üye -                 Üye -                 Zabıt Katibi -<br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d427e2716e6c6d9","SID":"69c5b19a208d7185"}}