{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/196 Esas<br>KARAR NO: 2024/903 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/842 Esas - 2021/791 Karar<br>TARİH: 20/09/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Söz. Kaynaklı)<br>KARAR TARİH: 23/05/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiği ve verilen taşıma ilişkisi nedeniyle faturaların tanzim edildiği, davalının cari hesaptan kalan bakiye borcunu ödemediğinden davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, borçlunun itiraz etmesi ile takibin durduğunu, beyan ederek; itirazın iptali ve takibin devamına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, taraflar arasında personel taşıma işinin ifası ile ilgili olarak 01/11/2018 imza ve yürürlük tarihli personel taşıma sözleşmesini imza ettiklerini, müvekkilinin davacıya sözleşmeden kaynaklanan borcunu kısmi ödemeler halinde ödediğini ve icra takibine konu düzenlenen faturanın, davacı tarafça fazladan düzenlendiğinden müvekkili tarafından böyle bir taşıma hizmeti almadığından dolayı fazla meblağ ile düzenlenmiş faturaya karşı 21.12.2020 tarihli 9.204 TL bedelli iade faturasını düzenlediğini ve borcun sona erdiğini ifade ederek davanın reddine, müvekkili şirket aleyhine başlatılan kötü niyetli takip nedeniyle davacının %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masraflarının davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 20/09/2021 tarih 2020/842 Esas 2021/791 Karar sayılı kararında; \"...İncelemeye sunulan defter ve belgeler, tarafların iddia ve savunmaları, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalıya 2019 yılında 11 adet fatura ile 65.846,92 TL tutarlı fatura kesilmiş olup kesilen 11 adet fatura davalı kayıtlarında yer almaktadır. Davalı tarafça bu faturalara ödemeler yapılmış ve 31/12/2019 tarihi itibariyle davacıya 36.766,00-TL borçlu olduğunu yevmiye defterinin 31/12/2019 tarihli kapanış fişine kayıt ettiği tespit edilmiştir. Bu durumda dava konusu asıl alacağı doğuran faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, birbirini teyit ettiği, borçlu tarafça bilinebilir ve davacının davalıdan davacının ticari defterinde kayıtlı 36.766,00-TL alacağının olduğu, ancak davacının icra takibine konu ettiği 34.766,00-TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Somut davamızın konusu oluşturan icra takibi 06/07/2020 tarihinde açılmıştır. İtirazın iptali davası ise 21/11/2020 tarihinde ikame edilmiştir. Davalının, davacıya 21/12/2020 tarihinde 9.204,00-TL tutarlı iade faturası kesmiştir. Davalı tarafça en son 30/11/2019 tarihinde alınan fatura, 21/12/2020 tarihinde iade edilmektedir. Davalının iade faturası aleyhine icra takibi yapıldığı 06/07/2020 tarihinden sonra olduğu için ve alıcısı tarafından kabul edilmediği için yok hükmüne gelmiştir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır ( TTK 21/2 ). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, itiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Açıklanan sebeplerle davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 34.766,00-TL faturaya dayalı hesap alacağının bulunduğu anlaşıldığından davalının itirazının iptaline, davalının aleyhine girişilen icra takibinin tamamına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak  bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, 1-Davanın KABULÜ ile davalının Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına,2-Davacı lehine asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek hesaplanacak değerin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile,  yerel mahkemenin davanın kabulüne yönelik eksik incelemeye dayalı olup bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerçekten de yanlar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu konusunda tereddüt olmadığını, davalı yanın  taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacağını kendi işletme defterine kaydettiği, müvekkilinin ticari defterinde ise takip tarihi itibariyle davacı alacağının 36.766,00 TL olarak görüldüğünü, Somut davada uyuşmazlık, takipten sonra müvekkilinin davacı yana kesmiş olduğu 9.204,00 TL'lik iade faturasının bu alacaktan mahsup edilmesi gerekip gerekmediği noktasında olduğunu, müvekkilinin ticari defterinde kesilen iade faturasının kayıtlı olduğu da sabit olduğunu, yerel mahkemece incelme kararında görevlendirilen bilirkişi mahkemeye sunduğu bilirkişi raporunda iade faturası olarak kesilen 9.204,00 TL'nin davacının defterinde yer alıp almadığı konusunda inceleme yapılmadığını belirttiğini, hal böyle olunca, yerel mahkemenin bilirkişi raporunda belirtildiği üzere müvekkili tarafından davacıya kesilen iade faturanın öncelikle davacı defterine kayıtlanıp kayıtlanmadığının araştırılması hasıl olan sonuca göre bir hükmün konulması gerekirken bu lüzuma uymaması kararın eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini,  Yerel mahkeme gerekçeli kararında iade faturasını takipten sonra kesildiğini ve bu sebeple alacağın varlığını ortadan kaldırmayacağını belirttiğini, söz konusu iade faturasının miktarı ve davacı yanın alacak miktarı da göz önünde tutulduğunda her halükarda davacı yanın faturaya dayalı alacağını ortadan kaldırmadığı da anlaşıldığını, iade faturasının takipten sonra kesilmesi ve davacı yana gönderilmesi nedeniyle davacının alacak miktarının düşüp düşmediği de kontrol edilmesi gerektiğini, taraflar davadan sonra iade faturası ile makul bir alacak- borç ilişkisini düzenlemiş olabildiklerini, yerel mahkemenin bu iade faturasının davacı defterine işlenip işlenmediği konusunda davacı yan defteri üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişiden ek rapor alınmasına karar vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi kararın eksik ve hatalı olmasına neden olduğunu,  İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın  kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Davaya konu Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; Davacı alacaklı ... tarafından davalı borçlu ....Şirketi aleyhine Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 34.766,00 TL faturadan kaynaklı cari hesap alacağının tahsili talebiyle  06.07.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, Davalı borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmesi üzerine borçlu vekili tarafından verilen itiraz dilekçesinde, Bakırköy İcra Dairelerinin yetkili olmadığı  gerekçesi ile icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmesi üzerine alacaklı vekilinin talebi üzerine dosyanın yetkisizlikle yetkili Küçükçekmece İcra Müdürlüğüne gönderildiği,  Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sırasına kaydının yapıldığı, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünden çıkartılan ödeme emrine davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde davacı alacaklı tarafından 27/11/2020 tarihinde istinafa konu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Taraflar arasında davacının taşımacı, davalının taşıtan şirket olduğu 01/11/2018 tarihli taşıma sözleşmesi imzalandığı görülmüştür.Davacı taraf, davalıya taşıma hizmeti verdiğini, takibe konu cari hesap alacağının ödenmediğini, faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile davanın kabulüne karar verilmesini beyan etmiştir.Davalı taraf ise, icra takibine konu alacağa dayanak faturanın, davacı tarafça fazladan düzenlendiğini, böyle bir taşıma hizmeti almadığından dolayı fazla meblağ ile düzenlenmiş faturaya karşı 21.12.2020 tarihli 9.204 TL bedelli iade faturasını düzenlediğini ve borcun sona erdiğini ifade ederek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, taraf ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, alınan bilirkişi raporunda; Davacı taraf işletme defteri tuttuğundan İşletme Defterinde mal alımı veya satımı ile ilgili karşılık olarak verilen nakit, çek , senet, banka havalesi gibi ödeme ve tahsilat hareketlerinin kaydı olmadığından somut davada davalının kayıtları ile tarafların borç/alacak bakiyesinin tespit edilebileceğini, davalı tarafın incelenmek üzere 2019 yılı davacı ile olan cari hesap muavin özetini gönderdiğini, gönderilen cari özette davalının, davacıya 2018 yılından gelen 7.923,71 TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğunu, davacı tarafından davalıya 2019 yılında 11 adet  65.846,92 TL tutarlı fatura kesildiğini, kesilen 11 adet faturanın davalı kayıtlarına işlendiğini, davalı bu faturalara ödemeler yaptığı ve 31.12.2019 tarihi itibariyle davacıya 36.766,00 TL borçlu olduğunu yevmiye defterinin 31.12.2019 tarihli kapanış fişine kayıt ettiğini, bu durumda Dava konusu asıl alacağı doğuran faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, birbirini teyit ettiği, davacının davalıdan davalının ticari defterinde kayıtlı 36.766,00 TL alacağının olduğu, ancak davacının icra takibine 34.766,00 TL alacağı konu ettiği belirtilmiştir.   Faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği hizmetin davalıya verildiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.) Somut olaya döndüğümüzde; Davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir  bilirkişi tarafından düzenlenen  rapor içeriğindeki tespitler de gözetildiğinde,  davalı cari hesaba konu faturalara (TTK 21/2) süresi içerisinde itiraz ettiğini, faturaları iade ettiğini iddia ve ispat edememiştir. Bu durumda fatura içeriğinin kesinleştiği, davaya konu alacağın dayanağı olan faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve  bu durumda fatura içeriği taşıma hizmetinin davalıya verildiğinin kabulü gerekir. 6100 Sayılı HMK.' nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı,  Davalı icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde  borcunun olmadığı iddiasında bulunmuş ve cevap dilekçesinde ise, icra takibine konu alacağa dayanak faturanın, davacı tarafça fazladan düzenlendiğini, böyle bir taşıma hizmeti almadığından dolayı fazla meblağ ile düzenlenmiş faturaya karşı 21.12.2020 tarihli 9.204 TL bedelli iade e- arşiv faturasını düzenlediğini belirtip borcu olmadığını belirtmiş ise de davalının düzenlemiş olduğu  21.12.2020 tarihli 9.204 TL bedelli fatura içeriğinde fazla gün fatura edilmesi sebebiyle reklamasyon gelirleri açıklamasının yazılı olduğu, bu faturanın davacının en son düzenlemiş olduğu 30/11/2019 tarihli 7.368,40 TL. bedelli faturadan 1 yıl  sonra düzenlenmiş olduğu, dava konusunu oluşturan icra takibinin  06.07.2020 tarihinde başlatıldığı, itirazın iptali davasının ise 21.11.2020 tarihinde ikame edildiği, davalının reklamasyon açıklamalı faturasını ise dava tarihinden 1 ay sonra düzenlendiği, davalı tarafından düzenlenen faturanın davacının hangi faturalarına ilişkin düzenlendiği ve hangi faturalara ilişkin  taşıma hizmetini almadığına yönelik delil ibraz edilmediği gibi bu iddiasının dosya kapsamı itibariyle ispatlanamadığı ve davalının kendi ticari defterlerine göre de takip ve dava tarihi itibariyle davacıya  28.863,69.-TL borçlu gözüktüğü tesbit edilmiştir. Bu durumda ispat külfeti davalı tarafta olup tüm bu değerlendirmeler ışığında, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan borcun  ödendiğini kanıtlaması gerekmektedir.  Davalı tarafından ödeme yapıldığına dair ödeme belgesinin sunulmadığı ve tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, İlk Derece Mahkemesinin kabul ve  gerekçesine  göre davalı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle,  davalı  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 2.374,86 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 594,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.780,86 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bbacce8b48fd8fe3","SID":"e36686ebc25c8694"}}