{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/166 Esas<br>KARAR NO: 2024/901 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/678 Esas - 2021/676 Karar<br>TARİH: 22/09/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  müvekkili bankanın İzmit Şubesi ile davalılardan ... Limited Şirketi arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmeleri’ne istinaden davalı şirkete krediler kullandırıldığını, davalılardan ...'nun ise anılan GKS’yi müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borçlarının zamanında ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından hesapların kat edilerek davalı borçlulara 09/05/2019 tarihinde yazılı ve iadeli taahhütlü olarak ihtarnameler gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine muaccel olan alacağın tahsili amacıyla davalılar aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlular tarafından icra takibine ve borca haksız olarak itiraz edildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle; davalı borçlular tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, dava tarihi itibariyle mevcut 29.590,00-TL. gayrinakit alacakları yönünden ise depo taleplerinin kabulüne, nakdi alacaklar bakımından davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ve ekleri ile tensip zaptı davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın davalılarca davaya karşı herhangi bir cevap verilmediği gibi, davalılar duruşmalara da katılmamışlardır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/09/2021 tarih 2020/678 Esas 2021/676 Karar sayılı kararında; \".....Dosyada alınan bilirkişi raporu incelenip denetlenmiş, raporun bankacılık uygulamalarına, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak tanzim edildiği, toplanan delillere, dosya kapsamına ve taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi’ne uygun olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu saptanarak mahkememizce de benimsenmiştir. Somut olayda; yukarıdaki açıklamalar ışığında taraflar arasında 15/02/2016, 25/05/2016 ve 04/04/2017 tarihlerinde ayrı ayrı 100.000,00-TL., 150.000,00-TL. ve 300.000,00-TL. (Toplamda 550.000,00-TL.)  tutarlı geçerli Genel Kredi Sözleşmeleri (GKS’ler) akdedildiği, akdedilen sözleşmeleri davalılardan ...’nun müşterek borçlu - müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalı ... ’nun mevcut kefaletinin geçerli olduğu, kefilin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu sözleşme kapsamında kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi ve çek karnelerinin teslim edilmemesi nedeniyle kefalet limiti içerisinde diğer davalı (asıl borçlu) şirket ile birlikte sorumlu olduğu kanaatine varılmış, davada tarafların karşılıklı iddia ve itirazları, incelenen birleşen davaya dayanak takip dosyası, alınan ve benimsenen bilirkişi raporu, toplanıp hep birlikte değerlendirilmiştir.Öte yandan 2004 sayılı İİK.'nun 67/2 maddesine göre; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması, borçlunun da itirazında haksız olması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra takibine haksız olarak itiraz eden borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunların dışında alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2019 tarihli, 2019/4054 Esas ve 2019/7699 Karar ve 04/06/2020 tarihli, 2020/2083 Esas ve 2020/2727 Karar sayılı ilamları) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen icra takip dosyası, dosyada alınan ve mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında, davacı banka tarafından davalılardan ...  Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne GKS’ler kapsamında ticari nitelikli krediler kullandırıldığı ve çek karneleri verildiği, davalılardan ... ’nun ise kredi sözleşmelerini müşterek borçlu - müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalı şirkete kullandırılan ticari kredilerin geri ödemelerinin zamanında yapılmaması üzerine davacı banka tarafından ihtarname keşide edilerek hesabın kat edildiği, ödenmeyen ticari nitelikteki nakdi ve gayrinakdi kredi borçlarının tahsiline yönelik olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazları üzerine takibin durduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere; davacı bankanın davalılardan takip tarihi itibariyle 47.204,75-TL. asıl alacak, 1.991,18-TL. faiz ve 99,56-TL. BSMV olmak üzere toplam 49.295,49-TL. nakit ve iade edilmemiş 17 adet çek nedeniyle bankanın sorumluluk tutarı olan 34.510,00-TL. gayri nakit alacağının bulunduğu, ancak davacı banka tarafından nakdi alacağı yönünden takip talebinde sadece asıl alacak talebinde bulunduğu, davalı borçlulardan takipte işlemiş faiz ve BSMV talebinde bulunmadığı, gayri nakit alacağı yönünden ise dava dilekçesinde sadece 29.590,00-TL. talep ettiği, bu nedenle taleple bağlılık ilkesi gözetilerek davacı bankanın davalılardan takip tarihi itibariyle sadece 47.204,75-TL. nakdi alacak ile 29.590,00-TL. çek depo bedeli (gayrinakdi) alacak talebinde bulunabileceği, kefalet sözleşmesinin yasal unsurları taşıması nedeniyle geçerli olduğu, dava konusu Genel Kredi Sözleşmeleri’ni toplam 550,000,00-TL. kefalet limitiyle müşterek borçlu - müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan davalılardan gerçek kişi ...’nun raporda hesaplanan borcun tamamından kefalet limiti ile sorumlu tutulması gerektiği, özetle; takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan 47.204,75-TL. nakdi alacağının bulunduğu, bunun yanında gayri nakdi alacak kalemi olan çek depo bedelinden dolayı da davacı bankanın davalılardan 29.590,00-TL. talep etmekte haklı olduğu, gerek nakdi kredilerden dolayı gerek çek sorumluluk bedeline yönelik olarak bilirkişi raporunda hesaplanan alacak miktarına yönelik davalı borçluların itirazının haksız olduğu ve İİK.'nun 67. maddesi gereğince itirazın iptalinin gerektiği anlaşılmakla; kabul edilen nakdi alacak likit ve belirlenebilir nitelikte bir para alacağı olduğundan, kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kabul edilen kısım dışında kalan davacıbankanın fazlaya dair istemin ise reddine ilişkin olarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir...\"gerekçesi ile, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalıların İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; 47.204,75 TL. nakdi nitelikteki asıl alacağa yönelik itirazlarının ayrı ayrı iptali ile asıl alacağa yıllık %32,40 oranında temerrüt faizi ile bu faizin %5'i oranında BSMV yürütülmek suretiyle takibin talepnamedeki diğer kayıt ve şartlarla devamına, davacı tarafın fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, 2-İtirazın iptaline karar verilen 47.204,75-TL. nakdi alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 9.440,95-TL. icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davacının talebi ile bağlı kalınarak gayrinakdi talep bedeli olan 29.590,00-TL'nin faiz getirmeyen bir hesapta davalılarca depo edilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel mahkemece gerekçeli kararda tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları incelenen icra takip dosyasına alınan bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre taraflar arasında imzalanan GKS kapsamında davacı banka tarafından davalı şirkete ticari nitelikte krediler kullandırıldığı ve çek karneleri verildiği davalılardan ...nun kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı şirkete kullandırılan ticari kredilerin geri ödemelerinin zamanında yapılmaması üzerine davacı banka tarafından ihtarname keşide edilerek hesabın kat edlidiği ödenmeyen ticari nitelikteki nakti ve gayr nakti nitelikteki borçlarının tahsili için İstanbul 33. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığı davalıların itirazı üzerine takibin durduğu hükme esas alınan bilirkişi raporunda takip tarihi itibari ile toplam 49.295,49.TL nakit ve iade edilmemiş 17 adet çek nedeni ile bankanın sorumluluk tutarı olan 34.510,00.TL gayri nakti alacağın bulunduğu ancak davacı banka yönünden nakdi alacak yönünden takip talebinde sadece asıl alacak talebinde buulnulduğu davalı borçlulardan davacı bankanın takip tarihi itibariyle sadece toplam 47.204,75.TL nakti alacak ile 29.590,00.TL çek depo bedeli talep ettiği gerek nakit kredilerden dolayı gerekçe çek sorumluluk bedeline yönelik olarak bilirkişi raporunda hesaplanan alacak miktarına yönelik davalıların itirazlarının haksız olduğu ve İİK 67.maddesi gereğince itirazın iptali gerektiği kabul edilen nakti alacak likit ve belirlenebilir nitelikte bir alacak olduğundan kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine kabul edilen kısım dışında kalan davacı bankanın fazlaya ilişkin isteminin reddine ilişkin karar verildiğini, Bilirkişi raporunun hüküm kurmak için yeterli olmadığını, mahkeme eksik delil ile hatalı ve usul ve yasaya aykırı karar verdiğini, ileri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, GKS. Kaynaklı nakit ve gayrinakit alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine davalı borçluların itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş ve karara karşı davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Mahkemece, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi raporunun HMK. 281 madde meşruatlı olarak davalılara tebliğe çıkartıldığı, bilirkişi raporunun davalı şirkete ve davalı ...'ya  31/08/2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen rapora karşı beyanda bulunmadıkları ve mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda  istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Davalılar istinaf dilekçesi dilekçesi ile, bilirkişi raporunun hüküm kurmak için yeterli olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüşler iseler de, somut bir istinaf sebebinin belirtilmediği, yargılama aşamasında mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını içerir beyan dilekçesi de vermedikleri, istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapıldığı, davalıların eksik delil ile hatalı ve usul ve yasaya aykırı karar verildiğine yönelik  soyut istinaf sebepleri HMK'nın 146.maddeside gözetilerek yerinde olmadığı gibi mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararda kamu düzenine aykırılık da  görülmemiştir.Sonuç olarak, davalıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalılardan alınması gereken 3.224,56 TL istinaf karar harcından davalılar tarafından peşin olarak yatırılan 823,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.401,56‬ TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a459910dc7fa613b","SID":"309aed663c7cc5f6"}}