{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2021/409 Esas 2024/603  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/409 <br>KARAR NO\t: 2024/603<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:  01/07/2020<br>NUMARASI\t\t: 2014/713  Esas 2020/248 Karar\t<br>DAVACILAR \t: <br>DAVALILAR \t: <br>VEKİLLERİ \t: <br>DAVA\t      : Alacak<br>DAVA TARİHİ\t      : 06/02/2012<br>KARAR TARİHİ\t: 02/05/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 02/05/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve Tic. A.Ş., ..., ..., ... ve ...  vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. \t<br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ..., ... ile davalılar ..., ..., ... ve merhum ...'ın 2000 yılında yaptıkları ortaklık sözleşmesi ile davalı şirketi kurduklarını, kuruluşta müvekkillerinin payının %50 olduğunu, kurucu ortaklardan merhum ...'ın hayatta iken \"sonra tekrar kendilerine iade edileceği\" yönündeki sözlerine güvenerek, %5 hissenin alınan borç karşılığı ...'ya devir ettiklerini, böylece müvekkillerinin payının %45'e düşürüldüğünü, kurucu ortaklardan ...'ın 2005 yılında ölümüne kadar her hangi bir sorun yaşanmadığını, ...'ın ölümü ile birlikte pay çoğunluğunu elinde bulunduran davalıların birlikte hareket ederek davalı ...'ı sürekli olarak yönetim kurulu başkanlığına getirdiklerini, müvekkillerinin her ne kadar ...'ın yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmışlar ise de şirket işleri ile ilgili kendilerine her hangi bir bilgi verilmediğini, 2011 yılında yapılan olağanüstü genel kuruldan sonra yapılan araştırmada davalı şirket yöneticilerinin birlikte hareket ederek şirketi zarara uğrattıklarının ortaya çıktığını, otelin tamiratı için 06.03.2007 tarihinde ... şb.den davalı şirkete 1.800.000 TL kredi alındığını, kredi taksitleri şirket tarafından ödenmesine rağmen kredinin davalı ..., ... ve ...'in ortağı oldukları ... İnş. AŞ'nin hesaplarına aktarıldığını, davalı yönetim kurulu başkan ve üyeleri tarafından davalı şirketin ihtiyacı olmamasına rağmen 24.10.2007 tarihinde tekrar ... şb.den davalı şirkete 240.000 TL kredi çekildiğini, ancak bu paranın da davalı yönetim kurulu başkan ve üyeleri tarafından hortumlandığını, davalı ... ve ...'nun verdikleri talimatlarla davalı şirketin ...  ve ... bankalarındaki hesaplardan ...'ın ... ... şubesindeki hesabına para çıkışları yapıldığını, aktarılan bu paralarla kendi adlarına satın aldıkları evlerin, kredi kartı borçlarının, şirketten aldıkları aylık ücretlerin ödemelerinin yapıldığını, ayrıca bu paraların bir kısmının davalı ...'ın yetkilisi olduğu ... AŞ'ne aktarıldığını,  şirket genel kurul kararlarına göre görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin her hangi bir ücret almadan görev yapacaklarını buna rağmen davalı yönetim kurulu üyelerine yukarıda belirtilen hesaptan ücret ödendiğini, davalı ...'ın ortağı ve yetkilisi olduğu ... AŞ'nin kuruluşunda aldığı malzemelerin davalı şirkete fatura edildiğini, davalı ...'ın şahsi harcamaları nedeniyle şirkete olan 32.246 TL borunun davalı şirketin 2008 yılı giderleri içine atılarak borcunun silindiğini, bu tarihten sonraki şahsi harcamalarının ise \"ağırlama ve ikram\" adı altında şirkete ödetildiğini, Davalı şirket tarafından ... Şubesinden çekilen 440.000 TL kredi ile satın alınan ... parseldeki B2 blok 28 nolu bağımsız bölümün davalı ... tarafından kedi evi gibi kullanıldığını, akabinde 440.000 TL ye mal olan dava konusu bağımsız bölümün davalı şirketin Genel Kurul toplantısında diğer ortakların desteği ile 50.000 TL bedel ile kendi şahsına devrilmesini sağladığını, yönetim kurulu başkanı olan ...'ın görev yaptığı dönemde şirketten taşınmaz satın almasının TTK 334 maddesindeki yasağa aykırı olduğunu, bu nedenle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile şirket adına tescili gerektiğini, davalı ...'ın diğer yönetim kurulu üyeleri ile işbirliği içine girerek davalı şirkete hayali olarak 75.000 TL bedelle şemsiye imalatı yaptırdığını, hayali olarak yapılan bu işlem karşılığı şirket kasasından aldığı bu parayla Çin'e seyahate gittiğini, davalı şirket yönetim kurulu üyesi olan ...'na Akyurt Noterliğinin 14.06.2007 ve 24.06.2011 tarihli vekaletnameleri ile ticari mümessil olarak yetki verildiğini, davalıya iş avansı adı altında şirket hesabından ödeme yapıldığını, davalının şirketten aldığı bu ödemelerle şirketten düzenli şekilde aylık maaş aldığını ve şahsi çıkar elde ettiğini, yine davalı ...'nun ortağı olduğu dava dışı ... İnş. AŞ'ne ait ... plakalı araca taşıtmatik taktırmak suretiyle yatık masraflarını davalı şirkete ödettirdiğini, davalı ...'nun diğer yönetim kurulu üyeleri ile işbirliği içinde davalı şirkette gayri resmi muhasebe kayıtları oluşturarak şirkete ait 2.840.649 TL'yi hortumladığını, Yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan davalıların şirkete ait ... plakalı araçları yönetim kurulu kararı olmaksızın ve her hangi bir sözleşme akdetmeksizin ortağı ve yetkili oldukları ... Tic. AŞ nin kullanımına verdiklerini, ayrıca bu araçlara taşıtmatik almak suretiyle yatık giderlerinin şirket kasasından ödenmesini sağladıklarını, yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan davalıların her hangi bir yönetim kurulu kararı olmaksızın şirket müdürlüğünü yapan ...'in ev kredi taksitlerini şirket kasasından ödenmesini sağladıklarını, 125.000 TL kredi iddiası Yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan davalıların davalı şirketin ... şubesinden çektiği 125.000 TL krediyi ortağı ve yetkilisi oldukları ... AŞ'ne aktardıklarını, Şirkete ait ... Hotel'in yemek daveti veya düğün gibi hizmet gelirlerinin davalı ...'ın ... ... Şubesindeki hesabına aktarıldığını, Şirketin otel çevresinde sıcak su aramak için MTA'dan aldığı arama ruhsatının davalı yönetim kurulu üyesi ... adına çıkarıldığını, Her hangi bir ihtiyaç olmamasına rağmen davalı şirkete ... şubesinden 2.000.000 TL kredi alındığını, böylece davalı şirketin gereksiz yere borçlandırıldığını iddia ederek davalı yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile ticari mümessili durumundaki davalıların azli ile davalı şirketi yönetmek üzere kayyım atanmasına, davalı yönetim kurulu üyelerinin davalı şirkete verdikleri zararın tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 250.000 TL nin davalı yönetim kurulu üyelerinden müteselsilen tahsili ile davalı şirkete ödenmesine, ... parsel B2 blok 28 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile şirket adına tesciline bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 250.000 TL nin davalı yönetim kurulu üyelerinden müteselsilen tahsili ile şirkete ödenmesine, davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklık anlayışına aykırı davranarak çıkardıkları uyumsuzluğun ortaklık amacını imkansız kıldığından şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar ..., ..., ..., ... ve ... İnş. Turizm İşletmecilik Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin feshinin TTK 388/2, 4,m.sinde yer alan fesih sebeplerinin bulunmaması nedeniyle talep edilmesinin hukuka uygun olmadığını, davacılarla birlikte kurulan şirket için 03.02.2000 tarihinde ek protokol yapıldığını ve protokolde davacıların yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile ...'dan borç para alındığını ve bu borcun karşılığının davacıların ... ...'ya bir kısım hisse devrettiklerini, davalıların kötü niyetli olmadıklarının 05.06.2004 tarihinde yapılan sermaye artırımı safhasında ...'nın sahip olduğu hisseleri hu safhada kendilerine geçirmediklerinden belli olduğunu, Şirket ortağı ... şirketin vergi, SSK, Belediyeye olan borçlarından dolayı tutuklu iken 21.02.2005 tarihinde vefat ettiğini, buna davacıların parasal vecibelerini yerine getirmemelerinin sebep olduğunu, Şirket Yönetim Kurulu'nun beş kişiden oluştuğunu, ve kararların en az dört üyenin oyuyla alınabildiğini, buna rağmen kararların oy birliği ile alındığını, davacıların bilgilendirilmemekle ilgili iddialarının doğru olmadığını, şirketin muhasebe kayıtlarının ve şifrelerinin ilgili protokol gereği davacı ...'ın oğlu ...'a verilmiş olduğunu, ayrıca ...'ın vefatından sonra davacıların da yetkilendirdiği kişilerin (..., ..., ... ve ... ile birlikte) 26.02.2005 tarihli tutanakla birlikte kasayı açtıklarını, Yönetim Kurulu Başkanı müvekkili ...'ın şifreleri şirket ortaklarına verdiğini, şifrelerle ortakların evlerinden dahi internet üzerinden kayıtları açıkça görebildiklerini, protokol gereği davacı ortakların temsilcisi olan ve davacı ...'ın oğlu ...'ın otelin İşletilmeye başlanmasından itibaren satın alma, cus kontrol vo bilgisayar şifrelerinden sorumlu olduğunu ve banka hesaplarını, raporları, muhasebe kayıtlarını izleme yetkisine sahip olduğunu, ... bankasından alınan 1.300,000,00 TL kredi iddiasının doğru olduğunu ancak kredi sözleşmesini davacıların da imzaladığını ve buna ait ibranın yıl sonunda gerçekleştiğini, ...'ın ... ... Şubesindeki (... nolu) hesabının şirketin faturasız tahsilatları için kullanılmış olduğunu vc burada toplanan paranın şirketin ... ... Şubesi (... nolu) hesabına aktarıldığını, Davacılardan ... adına ...Şubesinden 200.U00 TL kredi çekilmiş olduğunu ve bu kredi ile ... köyünde oğlu ... adına kredi ile arsa alındığını ve bu kredinin de şirket tarafından ödenmiş olduğunu, ...'ın yaptığı 32,246 TL'lik harcamanın kişisel harcama olmadığını, otelde ağırlama ve ikram giderleri olduğunu, Yönetim Kurulu başkanı ...'a alınan evin de tüm yönetim kurulunun izni ile alındığını, buna ilişkin yönetim kurutu kararının bulunduğunu, ...'ın şirketi temsiien Çin'e şirketin Genel Müdürü ile gittiğini ve otelin konferans salonuna sandalye temin edildiğini, bu sayede ciddi maliyet avantajı sağlandığını, şemsiyelerde dahil bu alımların gerçek ve gereksinim nedeni ile yapılmış olduğunu, ... plakalı aracın ... ...'a ait olduğunu ve şirkete tahsis edilmiş olduğunu ve şirket işleri için kullanıldığını, bu aracın giderlerinin ... şirketince ödenmiş olduğunu, ... tarafından yapılan kullanımın giderlerinin ise ... A.Ş. tarafından ödenmiş olduğunu, 2.840.640.500 TL zarara uğratma iddiasının doğru olmadığını, YTL uygulaması sonucu atılan 6 sıfır gereği bu miktarın 2.840,50 TL olduğunu ve bunun da şirket kasasında mevcut olduğunu, ... plakalı aracın ... A.Ş'nin kullandığı araca ait olduğunu, ... A.Ş'ye ait taşıtmatikle yakıt kullanımının belirlenerek ... A.Ş. nin alacağından mahsup edilmiş olduğunu,  ... plakalı aracın mevcut olmadığını, Otel Müdürü ...'e ev alındığı ve bunun bedelinin oksitlendirilmek sureti ile prim ve maaş zammından ödenmiş olduğunu, ... şubesinden alınan kredinin ... A.Ş, tarafından alınmış olduğunu ve bunun ... A.Ş .ye gönderildiğini, bu kredinin ... A.Ş. tarafından ödendiğini, Jeotermal Arama Ruhsatının ... adına olduğunun doğru olduğunu, fakat bu ruhsata ait ... A.Ş. ile yapılan sözleşmede MTA çalışması ve diğer çalışmaların şirket adına yapılacağını, su çıkması halinde 1 yıl ücretsiz otelin yararlanacağını sonra ise şirketle anlaşma yapılacağının belirtilmiş olduğunu, ... şubesinden alman 2.000.000 TL kredinin düşük faizli olduğunu ve aym bankadaki 435,200 TL diğer kredinin bununla ödenmiş olduğunu, ayrıca ...'ya ait olan ve davacılarca ödenmemiş olan borcun bir kısmının ve ... A.Ş'ye olan borcun bir kısmının ödenmiş olduğunu, ... A.Ş. ve ... A.Ş.'ye para aktarılmasının doğru olmadığını, bu şirketlerin kendi aralarında borç ilişkisi içerisinde olduğunu, 31.12.2010 tarihi itibariyle ... A,Ş.'nin ... A,Ş.'den 1.311.716,55 TL alacaklı olduğunu, Davacıların 08.06.2007 tarihli 6826 sayılı tutanağının 69. Sayfasında borçlu olduklarının görülmekte olduğunu, davacıların 31.12.2007 tarihine kadar borçlarını ödeyeceklerini taahhüt ettiğinin görüldüğünü, Müvekkillerinin şirketi zarara uğratmadığını, şirketin 2010 tarihinde kar ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tDiğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; ... şubesinden kullanılan 1.800.000 TL krediye ilişkin olarak davalılar ..., ... ve ...'in davalı şirketi 870.937,23 TL zarara uğrattıkları ve bu tutardan müteselsilen sorumlu oldukları, dava dilekçesinin 4. sayfa \"b\" bendinde yer alan iddialar kapsamında;  dava dışı ... AŞ'ne yapılan ödemeler nedeniyle şirketin  toplam 2.026.641 TL zarara uğratıldığı bu  tutarın davalılar ..., ... ve ...'den müteselsilen davalı ...'na şirket hesaplarından gönderilen paralar nedeniyle şirketin 332.520,33 TL zarara uğratıldığı bu tutarın davalı ... ... tahsili gerektiği, yine davalı denetim kurulu üyesi ...'ya şirket hesaplarından gönderilen ve karşılığı bulunmayan paralar nedeniyle şirketin 430.703,50 TL zarara uğratıldığı bu tutarın davalıdan tahsili gerektiği, davacılar vekilinin tapu iptali davasının yerinde olmadığı, Jeotermal ruhsatı nedeniyle ödenen tutarlara ilişkin olarak ...'ndan tahsili gereken tutarın yukarıda açıklandığı üzere 67.370 TL olarak saptandığı, davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu gerektiren bu eylemler nedeniyle azillerine ilişin talebin yerinde olduğu, şirketin feshine ilişkin yasal koşulların oluşmadığı, şirket ortaklarına yönelik davalın yerinde olmadığı ancak bu davalılar hakkındaki davaların geri alındığı gerekçesiyle şirketin feshine yönelik ... İnşat A.Ş aleyhine açılan davanın reddine, davalı Şirket ortakları ... ...'a yönelik davalardan vazgeçildiğinden bu davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, şirket adına kayıtlı iken davalı ...'a devri yapıldığı bildiriler davaya konu taşınmazın tapu iptali ve tescili isteminin reddine, ... ..., ... ve ... hakkında açılan davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile 250.000,00 TL'Nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davalı şirkete ödenmesine,  davalı yönetim kurulu üyeleri, ... ..., ...'nun yönetim kurulu üyeliklerinden azline, şirketi yapılacak ilk genel kurula kadar idare etmek ve şirketi yönetim kurulu seçimi gündem maddesi ile olağanüstü genel kurula çağırmak üzere davalı şirkete kayyım olarak Av. ...'ın atanmasına, kayyıma davalı şirket hesabından 4.500,00 TL ücret ödenmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; istinafa konu 01/07/2020 tarihli kısa karar ile gerekçeli kararın birbirleriyle çelişkili olduğunu, dava tarihi itibariyle oluşan zararın güncellenmiş değerinin belirlenmesi gerekirken davalıların yıllar öncesinde şirkete verdikleri zararın açıklanmasıyla yetinildiğini, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerekirken mahkemece verilen aksi yöndeki kararın dosya kapsamına uygun olmadığını, davacıların davalı ...'e devredilen taşınmazın devrine ilişkin 28/06/2011 tarihli yönetim kurulu kararına imza atmışlarsa da, taşınmazın 500.000 TL'ye devredilmesi kararlaştırılmasına rağmen davacıların hile ile hataya düşürülerek taşınmazın 50.000 TL'ye devredilmesi nedeniyle aradaki farkın tazminini talep etmelerinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, mahkemenin bu yöndeki gerekçesinin de hatalı olduğunu, kaldı ki davalı ... tarafından 50.000 TL'lik bedelin dahi ödenmediği bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup en azından bu yönden davalı yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulması gerektiğini, mahkemenin 240.000 TL'lik kredinin ...'den tahsili yoluna gidilmesi gerektiğine ilişkin gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu 240.000 TL'nin de nereye harcandığının belli olmadığını, otelde yapılan 495 adet düğün vs organizasyon için ödenen toplam 5.505.147,85 TL'nin davalı ...'in şahsi hesabına ödendiğini ve şirket hesaplarına kaydedilmediğini,  davalı ...'in cevap dilekçesinde bu hususu ikrar etmesine rağmen mahkemece kabul edilmemesinin HMK'daki ispat kurallarına aykırı olduğunu, davalı ...'in davalı şirketten alacaklı olmadığını, mahkemenin bu yöndeki gerekçesinin de hatalı olduğunu, eldeki davanın belirsiz alacak ve kısmi eda davası olduğundan dava dilekçesinde belirtilmeyen zarar kalemlerinin tespiti halinde yargılama aşamasında ortaya çıkan zarar kalemleri hususunda da karar verilmesi gerektiğini, dava dışı ...'ın kızı ... adına çekilen kredinin ve şirket adına ...şubesinden çekilen 200.000 TL'lik kredilerin de zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekirken mahkemece bu konuda bir inceleme yapılmadığını, ...  ... Şubesinden 31/10/2018 tarihinde çekilen 35.000 TL krediden davalı ...'in ödediği 28.000 TL'nin mahsubunun yapılarak zarar hesabı yapılmasının da doğru olmadığını, davalı ... tarafından hayali olarak şirkete 75.000 TL bedelle yaptırılan şemsiye imalatı nedeniyle davalı şirketin zarara uğramadığına ilişkin gerekçenin de yerinde olmadığını, davalı ...'in bu işlemleri yetkisiz olarak gerçekleştirdiğini, yine ... Şubesinden 06/03/2007 tarihinde çekilen 1.800.000 TL kredi nedeniyle davalı şirketin uğradığı zararın eksik hesaplandığını, dava dışı ... A.Ş ile davalı ...'e yapılan ödemelere ilişkin herhangi bir hüküm tesis edilmediğini, bilirkişi raporlarında belirtilen davalı yönetim kurulu üyelerinin muhasebe hesaplarındaki oynamalarla 17/07/2005 tarihi itibariyle davalı şirketi 2.840.649,00 TL zarara uğrattıkları yönündeki iddialarının TL'den altı sıfır atılmasıyla ilgili bir durum olarak görüldüğü şeklindeki görüşün doğru olmadığını, şirketin kayıt dışı organizasyon nedeniyle uğradığı zararın tespit edilmediğini, davalı şirket kayıt ve defterlerinin bilirkişiye teslim edilmediğini, dava dışı ... A.Ş'ye satılan araçlarla ilgili ve yine davalılar ... ve ... kullanmaları için verilen ve yakıt giderleri şirket tarafından karşılanan araçlarla ilgili mahkeme değerlendirmesinin çelişkili olduğunu, cevap dilekçesinde ... A.Ş'ye devredilen araçların davalı şirkete ait taşıt nakitleri kullandığının kabul edilmesine rağmen aksi yöndeki mahkeme gerekçesinin dosya kapsamına uygun olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen araçların giderlerine ilişkin ... kayıtlarının incelenmediğini, davalı ...'in ticari mümessillik sıfatını kötüye kullanarak şirketi zarara uğrattığına ilişkin iddialarının yeterince araştırılmadığını, davalı şirket adına işletilen 5 yıldızlı otelin çevresindeki jeotermal sıcak suların çıkarılması için MTA'dan alınan fakat davalı ... adına çıkartılan jeotermal arama ruhsatı için davalı şirket hesaplarına yapılan ödemelerden kaynaklanan zararların eksik hesaplandığını, yine davalılara yapılan maaş ödeme ve iş avanslarının faiş olduğunu, bunlara ilişkin herhangi bir hüküm tesis edilmediğini <br>bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. \t<br>\tDavalılar ... ve Tic. A.Ş., ..., ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davasının yönetici olmayan diğer pay sahipleri tarafından açılması ve şirket genel kurulundan karar alınması gerekli olup, yönetim kurulu üyesi olan davacıların sorumluluk davasında iddia ettikleri hususları yapılan genel kurullarda ibra ettikleri ve varsa zarardan müteselsil sorumlulukları  bulunduğundan sorumluluk davası açma hakları bulunmadığı gibi, dava koşulu olan diğer hususlarında yerine getirilmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı yanca iddia edilen eylemlerin büyük kısmı kanıtlanmadığı gibi hangi iş ve eylemlerinden dolayı ayrı ayrı ne kadar tazminat istediğine ilişkin bir açıklattırma yapılmadan müvekkili olan tüm davalılar hakkında 250.000 TL tazminata hükmedilmesinin hüküm ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu iddia edilen tüm olaylar nedeniyle davacıların davalılara ibra ettiklerinden eldeki davayı açmalarının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, kayyım atanmasına ilişkin kararın usul ve yasaya ykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; davalı şirketin feshi, davalı yönetim kurulu üyelerinin azli ve şirkete kayyım atanması, davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorumluluğu nedeniyle toplam 500.000 TL nin davalı yönetim kurulu üyelerinden tahsili ile şirkete ödenmesi istemlerine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDosya kapsamından, davalı ... İnşaat Tur. AŞ'nin 15.03.2000 tarihinde kurulmuş olup kuruluşta davacı ...'ın %25, ...'ın %25, ...'ın %29, ...'ın %11, ...'in %6, ...'nun %4 payı olduğu, kuruluşla birlikte davacıların ve davalılar ..., ...'nun yönetim kurulu üyesi olarak atandıkları, şirketin 05.06.2004 tarihinde gerçekleşen sermaye artışı ile birlikte davacıların paylarının (%22,5 + %22,5) olarak belirlendiği, Sermaye artışı ile birlikte ...'nın da %5,5 pay ile şirket ortağı haline geldiği, 21.02.2005 tarihinde şirket ortağı ...'ın ölümü ile şirket ortaklık yapısının değiştiği ...'a ait payların mirasçılarına intikal ettiği, davalı şirketin kuruluşundan itibaren davacıların yönetim kurulunda üye olarak görev aldıkları, davalı şirketin yönetim kurulu başkanlığının 2005 yılında ölümüne kadar ... tarafından, bu tarihten sonra ise davalı ... tarafından yürütüldüğü, ancak davacıların şirketi temsil yetkilerinin bulunmadığı, şirketin yönetim kurulu başkanı ... ile başkan yardımcısı ...'ın müşterek imzaları ile temsil edileceğinin kararlaştırıldığı, 2011 yılına kadar yapılan genel kurullarda alınan kararların oy birliği ile alındığı, 23.07.2012 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında davalı ...'ın oy çokluğu ile şirketi münferiden temsile yetkili kılındığı, yargılama sırasında 23/01/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı ile davalılar ...'nun yönetim kurulu üyeliğinin sona ererek 20/01/2026 tarihine kadar davalı ... ile davacı ...'ın yönetim kurulu üyesi olarak seçildikleri görülmüştür. <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava dilekçesinde yer alan ve davalı şirketin diğer davalılarca zarara uğratıldığına ilişkin iddia ve talepler yönünden değerlendirme yapılarak gerekçeler yazılmış olmasına karşın davacıların davalı şirketin feshi talebinin yasal koşullarının neden oluşmadığına dair herhangi bir gerekçe yazılmamıştır. <br>\t6100 sayılı HMK'nun 297. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre; bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hâkim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini resen araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar (Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder/Taşpınar Ayvaz, Sema/Hanağası, Emel; Medeni Usul Hukuku, Ankara, 2018, s. 474.).<br>\tAnayasa'nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. <br>\tKanun’un aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve istinaf ve temyiz sırasında hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. <br>\tNitekim 07/06/1976 tarihli ve 1976/3-4 Esas 1976/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan \"Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.\" şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır.<br>\tÖte yandan mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür.<br>\tAnılan hükümler kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilecektir.<br>\tSomut olayda yukarıda açıklandığı üzere, mahkemece davalı şirketin feshine ilişkin yasal koşulların oluşmadığı yazılmış olmasına karşın, fesih koşullarının neden oluşmadığına dair açık ve denetime elverişli bir gerekçe yazılmamıştır. <br>\tÖte yandan, davacı yanca davalı yönetim kurulu üyelerinin azli talep edilmiş olup yargılama sırasında davalı şirketin  23/01/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı ile davalılar ...'nun yönetim kurulu üyeliğinin sona ererek 20/01/2026 tarihine kadar davalı ... ile davacı ...'ın yönetim kurulu üyesi olarak seçildikleri görülmüş olup, somut durum karşısında dava dilekçesinde yer alan yönetim kurulu üyelerinin azline ilişkin davanın konusuz kalıp kalmadığı hususunun da değerlendirilmesi gereklidir. <br>\tHal böyle olunca mahkemece, davalı şirketin fesih koşullarının oluşup oluşmadığına dair açık ve denetime elverişli gerekçesi  yazılması gerekirken bu yükümlülüğe uyulmamış olması  HMK'nın 297. ve Anayasa'nın 141/3.maddesine aykırılık teşkil ettiğinden kamu düzenine aykırılık oluşturan bu husus re'sen gözetilmiş ve yöneticilerin azline ilişkin davanın konusuz kalıp kalmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılması gerektiği kanaatine de varılmıştır.  <br>\tTüm bu nedenlerle davacı vekili ile davalılar ... ve Tic. A.Ş., ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık nedeniyle kaldırılmasına,  davacı vekili ile davalılar ... ve Tic. A.Ş., ..., ..., ... ve ... vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer almadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>1- Davacı vekili ile davalılar ... ve Tic. A.Ş., ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,  <br>2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin   01/07/2020 tarih ve2014/713  Esas 2020/248 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA, <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya tarafa iadesine, <br>5-Davalı ... tarafından yatırılan 59,30TL istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>6-Davalı şirket tarafından yatırılan 4.270,00 TL istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>7-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/05/2024<br><br>  Başkan-                  Üye - \tÜye -             Zabıt Katibi-<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba16d482f04f2ef1","SID":"f2b881605a00f099"}}