{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2022/659  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/523                                   (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t               (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi <br>\t\t\t\tHMK 353/1-a-6)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/148 Esas-2022/99 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 14/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23/05/2024<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketler tarafından kurulan ... adi ortaklığı tarafından 12/01/2007 tarihinde \"Ankara - Konya demiryolu alt yapı işleri sözleşmesi\" imzalandığını ve davacı şirketler tarafından yüklenilen işin tamamlanarak kesin kabulünün yapılması sonrasında davacı şirketler tarafından kurulan yeni bir iş ortaklığı ile ... İşletmesi Genel Müdürlüğü arasında bu kez 03/03/2008 tarihinde \"Eskişehir Gar Geçişi alt yapı işleri inşaat sözleşmesi\" imzalandığını ve davacı şirketler tarafından bu projenin de yapım işinin üstlenildiğini, davacı şirketler tarafından yapımı üstlenilen Eskişehir projesinin geçici kabulünün yapılması akabinde Ankara - Konya projesinin kesin hak edişinin düzenlenmiş olmasına ve 25/05/2008 tarihli tasfiye tutanağının oluşturularak davacı şirketler tarafından yatırılan teminatın davalı idare tarafından iade edilmiş olmasına karşın davalı tarafça gönderilen 17/10/2016 tarihli yazı ile teşekküllerince ödenmek zorunda kalınacak dava dilekçesinde her biri tek tek belirtilen toplam 1.925.000,00 TL'lik kısım için mevcut hak ediş ve nakit teminatları üzerine bloke konulduğunun bildirildiğini, yine 16/11/2016 tarihli yazı ile davacı şirketlerin teminatından 262.185,42 TL kesinti yapıldığının bildirildiğini, bunun üzerine davacı ... tarafından davalıya 30/12/2017 tarihli yazı ile başvurularak toplam 2.187.185,41 TL'nin haksız ve hukuka uyarlı olmayan gerekçelerle el konulduğu, ayrıca şirketin bloke hesabından bir kusur tespiti yapılmadan doğrudan firmanın sorumlu olduğu peşinen kabul edilerek firmanın bloke alacağından mahsup yapılmış olduğu belirtilmek suretiyle bu bedellerin müvekkillerine ödenmesinin talep olunduğunu, 27/01/2017 tarihli cevabi yazı ile hak edişe konulan 22.000,00 TL'lik blokenin kaldırıldığını, ancak bunun dışındaki blokelerin kaldırılmasının mümkün olmadığının bildirildiğini, Ankara - Konya demiryolu alt yapı işlerinin tüm yükümlülüklerinin yerine getirilip idare tarafından da gerekli araştırmalar yapılarak işin eksiksiz ve gereği gibi yerine getirildiğinin tespit edildiğini, sonrasında da kesin kabul ve kesin hak ediş düzenlenerek yatırılan teminatın hiç bir kesinti yapılmaksızın iade edildiğini, kurulan iş ortaklığının da tasfiye edilerek vergi levhasından kaydının sildirildiğini, sonrasında davacı şirketlerin tekrar bir araya gelerek Eskişehir Gar geçişi alt yapı inşaatını yüklenmek üzere ikinci farklı bir vergi numarası ile yeni bir iş ortaklığı kurduğunu, kurulan ikinci iş ortaklığınca inşaatın tamamlanması üzerine idarece 30/09/2014 tarihinde geçici kabulün yapıldığını, kesintiye gerekçe olarak gösterilen davalara konu uyuşmazlıkların tümünün, birinci iş ortaklığınca yapımı üstlenilen ve eksiksiz ifa olunarak 15/08/2008 tarihinde kesin kabulü yapılan Ankara - Konya demiryolu alt yapı işlerine ilişkin olduğunu, davacı şirketlerin hak edişinden yapılan kesintilerin bu sebeple haksız olduğunu, blokenin de yerinde olmadığını belirterek şimdilik 50.000,00 TL'nin kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuş, davacılar vekili 19/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 2.187.185,42 TL'ye yükselterek harcını ikmal etmiştir.<br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Görevli mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle görev itirazında bulunduklarını, dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, iş ortaklığının çalışma yaptığı güzergah üzerindeki taşınmazlardan ... parsel sayılı taşınmazın yüklenici tarafından hafriyat döküm alanı olarak kullanılması sonucu kullanılamaz hale getirildiğinden bahisle açılan kamulaştırmasız el atma davası sonucu ... yönünden davanın kısmen kabulü ile taşınmazın ... adına tesciline ve kamulaştırmasız el atma tazminatı, ürün bedeli, nispi vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacıya ödenmesine karar verildiğini, taşınmaz maliki tarafından icra takibine geçildiğini, temyiz incelemesi sonucunda dosyaya ödeme yapılmak zorunda kalındığını, ... parselde kayıtlı taşınmaza yüklenici tarafından kum, taş ve toprak dökmek, üst kısmına yol açmak suretiyle taşınmazın kullanılamaz hale geldiği iddiası ile açılan tazminat davası sonucu verilen karar kapsamında karşı tarafa ödeme yapılmak zorunda kalındığını, yine Yunak Asliye Hukuk Mahkemesinde yüklenicinin sözleşme kapsamını aşan kusurlu eylemi sonucunda üçüncü kişinin taşınmazına verilen zarar nedeniyle açılan dava sonucu verilen karar kapsamında icra dosyasına ödeme yapılmak zorunda kalındığını, yine davalar nedeniyle ödemeler yapıldığını, henüz sonuçlanmayan davaların sonuçlanması halinde teşekküllerince davacılara ödeme yapılacak olup bu meblağların sözleşmeden kaynaklanan sorumluluk nedeniyle yükleniciye rücu edileceğini, eser sözleşmesi gereği üçüncü şahıslara verilecek her türlü zarar ve ziyandan yüklenici firmaların sorumlu olduğunu, karşılıklı para borcu söz konusu olduğundan takas mahsup definde bulunduklarını belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2022 tarihli 2019/148 Esas 2022/99 Karar sayılı kararında özetle; Dava; eser sözleşmesine dayalı hakedişlerden haksız kesinti yapıldığı iddiası ile kesinti yapılan, bloke konulan bedelin iadesi isteğine ilişkindir.<br> Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesince 24/05/2018 tarih, 2018/236 sayılı kararla taraflar tacir olup uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu, görevli mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, karar 27/02/2019 tarihinde kesinleşmiş, yasal süresinde sunulan 01/03/2019 tarihli dilekçe ile gönderme talebinde bulunulmakla dosya tevzi müdürlüğünce mahkememizin 2019/148 esasına tevzi edilerek yargılama mahkememizce sürdürülmüştür. <br>... İşletmesi Genel Müdürlüğüne davaya dayanak sözleşmeler ve ihale evrakının celbi için yazı yazılmış, taraf vekilleri delil listeleri sunmuş, Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 2016/245 esas sayılı dosya kayıtları uyap üzerinden celp edilmiş, taraflar arasında Ankara - Konya Demiryolu Altyapı İşleri Sözleşmesi ve Eskişehir Gar Geçişi Altyapı İnşaat İşi Sözleşmesi tüm hakediş ödemelerine ilişkin evrak ile hakedişlerden yapılan kesinti ve blokelere ilişkin evrak celp edilmiş, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor ve ek rapor alınarak tahkikat safhası tamamlanmıştır.<br>Dosya kapsamından; davacı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık ile davalı idare arasında 12/01/2007 tarihli Ankara - Konya Demiryolu, Ankara - Konya I kesimi alt yapı işleri sözleşmesi düzenlendiği, yine taraflar arasında 03/03/2008 tarihli Eskişehir Gar geçişi alt yapı işleri yapım işine ait sözleşme imzalandığı, Konya işine ait sözleşmenin sonlandırıldığı ve bu sözleşme kapsamında yükleniciden alınan teminat mektuplarının davacılara iade edildiği, ayrıca davacı yüklenicilerin Eskişehir işine ilişkin sözleşme tahtında idareye verdikleri teminatların iade edilmediği, dava dilekçesinde bahsedilen davalı idarenin uhdesinde davacının teminat ve hakedişlerinden toplam 1.925.000,00 TL'lik kesinti yapıldığı ve uhdesinde olduğu, ayrıca 262.185,42 TL kesildiği, kesintinin tamamının davadan önce yapıldığı, kesintiye konu dosyaların Eskişehir 2. İdare Mahkemesi dosyasına konu, Yunak Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/34 esas sayılı ilamı uyarınca, Polatlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/405 esas sayılı ilamı uyarınca, Yunak Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/331 esas sayılı ilamı uyarınca, Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/10 esas sayılı ilamı uyarınca, Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/470 esas sayılı ilamı uyarınca ödenen miktar, Eskişehir 2. İdare Mahkemesinin 2013/465 esas sayılı dosyasına konu, Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2007/326 esas sayılı dosyasına konu, Diyarbakır 2. İş Mahkemesinin 2017/305 esas sayılı dosyasına konu, Ankara 7. İş Mahkemesinin 2016/380 esas sayılı dosyasına konu, Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 2016/245 esas sayılı dosyasına konu miktarlar olduğu hususları sabittir.<br>Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/470 esas sayılı dosya konusunun kamulaştırmasız el atma davasına ve Eskişehir işine ilişkin olduğu, Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/10 esas sayılı dosyanın Konya işine ilişkin olduğu, Yunak Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/331 esas sayılı dosyasının Konya işine ilişkin olduğu, Polatlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/405 esas sayılı dosya konusunun Eskişehir işine ilişkin kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı davaya ilişkin olduğu, Yunak Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/34 esas sayılı dosyanın Konya işine ilişkin olduğu, Eskişehir 2. İdare Mahkemesinin 2013/465 esas sayılı dosyasının Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından ... genel Müdürlüğü aleyhine açılan tam yargı davasına ilişkin olduğu,  Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2007/326 esas sayılı dosyasının Konya işine ilişkin olduğu, Diyarbakır 2. İş Mahkemesinin 2017/305 esas sayılı dosyasının Konya işine ilişkin olduğu, Ankara 7. İş Mahkemesinin 2016/380 esas sayılı dosyasının Konya işine ilişkin olduğu, Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 2016/245 esas sayılı dosyasının Eskişehir işinde çalışan işçiye ilişkin olduğu bu miktara ilaveten davalının uhdesinde tutmaya devam etmekte olduğu 251.705,20 TL ile birlikte toplam iade edilmeyen tutarın 2.187.185,42 TL olduğu anlaşılmıştır.<br>Mahkemece yapılan inceleme, taraflar arasındaki sözleşmelerin içeriği, YİGŞ hükümleri, bilirkişi raporları içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen Konya işine ait ve Eskişehir işine ait sözleşmelerin her ikisi de eser sözleşmesi olup, taraflar arasında Konya işinin tasfiye edildiği ve kesin teminatın iade edildiği, davalının, davacının Eskişehir işine ait sözleşme uyarınca verilen teminatlarından kesinti ve bloke yaptığı, taraflar arasındaki sözleşmede yüklenicinin genel geçer tüm borçları ve eski borçlarının da mahsup ve bloke kapsamında olacağına yönelik ayrıca ve açıkça bir hüküm bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşme ve YİGŞ hükümlerine göre Eskişehir işine ait borçların Eskişehir işine ait sözleşmenin teminatından ve hakedişlerinden, Konya işine ait borçların da Konya işine ait sözleşmenin teminatından ve hakedişlerinden karşılanması gerektiği, davalının, Eskişehir işinden kaynaklı zararlar için Eskişehir işine ait sözleşmeden doğan hakedişlerden kesinti yapabileceği ve bu sözleşme gereğince alınan teminatlara bloke koyabileceği, Konya işinden kaynaklı zararlar için ise genel hükümlere göre tazminat talebinde bulunabileceği kanaatine varılmıştır.<br>Eskişehir 2. İdare Mahkemesinin 2013/465 esas sayılı dosyasına konu uyuşmazlıkta Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından ... aleyhine asfalt kaplamasının bozulduğu iddiası ile tam yargı davası açıldığı, asfalt kaplamasının bozulmasında idarenin kusuru tespit edilemediği gerekçesiyle mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edildiği, Danıştay incelemesinde olduğu, işbu davanın açıldığı tarih itibariyle rücuya konu edilebilecek bir ödeme olmadığı, teminat ve hakediş kesintisine dayanak olamayacağı, Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 2016/245 esas sayılı dosyasındaki davanın halen derdest olduğu, davanın açıldığı tarih itibariyle rücuya konu edilebilecek bir ödemenin bulunmadığı, mevcut durumu itibariyle teminat ve hakediş kesintisine dayanak olamayacağı, böylece toplam Eskişehir işi hakedişlerinden kesilen ve bloke edilen toplam 2.187.185,42 TL alacağın bulunduğu kanaatine varılmıştır.<br>Davalı taraf takas ve mahsup talebinde bulunmuş olup, açılan bir davaya karşı takas - mahsup ileri sürme hakkının sözleşmede açıkça yazılı olmayan, teminat/hakediş kesintisi yapma hakkı kullanma anlamına gelmeyeceği, TBK'nın 139.maddesinde düzenlenen takas - mahsup ileri sürmenin sözleşmede yer almayan kesinti / bloke hakkını ortaya çıkarmayacağı, dava konusunun içeriği itibariyle bu haliyle takas mahsuba konu olamayacağı kanaatine varılmıştır.<br>Davalı taraf davaya ve ıslaha karşı zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de, alacağın dayanağının eser sözleşmesinden kaynaklı olduğu, eser sözleşmesinde zaman aşımı başlangıcının kesin kabulün onay tarihi ile kesin hesabın onay tarihlerinden hangisi sonra ise o tarihten başlayıp 5 yıl olduğu, işbu davada kesin kabulün onay tarihinin 03/11/2016 tarihi, kesin hesabın onay tarihinin 14/11/2016 tarihi olduğu, dava tarihi itibariyle dolmadığı gibi, 19/11/2021 ıslah tarihi itibariyle 5 yıl geçmiş ise de 25/03/2020 tarih, 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1. maddesi 1-a uyarınca zaman aşımı süreleri de dahil 13/03/2020 (bu tarih dahil) tarihinden itibaren 30/04/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durduğu, durma süresinin 15/06/2020 tarihine kadar uzatıldığı, bu durum da gözetildiğinde 5 yıllık zaman aşımı süresi dolmadığı anlaşılmakla zaman aşımı itirazı yerinde görülmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle davanın alacak miktarı için kabulü ile 2.187.185,42 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacı tarafça davalıya 30/12/2016 tarihli gönderilen yazının içeriği itibariyle temerrüde düşürücü nitelikte olmadığı anlaşılmakla alacağın 50.000,00 TL'sine dava, geri kalan 2.137.185,42 TL'sine ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine dair karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili tarafından verilen 16.05.2022<br> tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Dava ve ıslah dilekçelerinde yer verdikleri üzere davaya konu edilen alacağın haksız kesinti yapılan tarihlerden itibaren işletilecek en yüksek ticari avans faiziyle birlikte tahsili gerektiğini, ... Demiryolu Yapım Dairesi Başkanlığı Yol Altyapı Yapım Şube Müdürlüğü'nce, müvekkili iş ortaklığına gönderilen16.11.2016 tarih ve E.555565 sayılı yazı ile; müvekkili şirketlerin teminatından 262.185,42 TL kesinti yapıldığının bildirildiğini,  davalı tarafından, iş ortaklığının teminat ve hak edişine koyduğu 1.925.000,00 TL'lik bloke dışında ayrıca teminattan kestiği 262.185,42 TL ile birlikte toplam 2.187.185,42 TL'lik hakediş kesintisi ve blokesi yaptığını, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davalıya 30.12.2016 tarihli yazı (dosyaya mübrez) ile başvurularak; \"...müvekkil şirketlerin teminat ve hak edişine haksız ve hukuka uyarlı olmayan gerekçelerle konulan 1.925.000,00 TL'lik blokenin ivedilikle kaldırılması, ayrıca şirketimiz bloke hesabından idarece herhangi bir kusur tespiti yapılmadan doğrudan firmanın sorumlu olduğunu peşinen kabul ile firma bloke alacağından mahsup olunan 262.185,42 TL ile birlikte toplam 2.187.185,42 TL'nin firma hesaplarına aktarılması\" talep olunduğunu, bunun üzerine davalı tarafından müvekkiline gönderilen 27.01.2017 tarih ve E.45750 sayılı cevabi yazıda özetle müvekkillerinin hakedişine koyulan 22.000,00 TL'lik blokenin kaldırıldığı ancak bunun dışındaki hakediş blokelerinin kaldırılmasının mümkün olmadığının bildirildiğini, müvekkili şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık tarafından yüklenilen işlerin eksiksiz olarak yerine getirilip projelerin kesin kabulleri ile kesin hakediş onayları yapılmasına rağmen; haksız ve hukuka aykırı bir şekilde yapılan 2.187.185,42 TL'lik hakediş kesintisi nedeniyle işbu davayı ikame etmek zorunda bırakıldığını, yapılan yargılama neticesinde mahkeme tarafından haklılıklarının ortaya konularak taraflar arasında düzenlenen Konya işine ait ve Eskişehir işine ait sözleşmelerin her ikisi de eser sözleşmesi olup, taraflar arasında Konya işinin tasfiye edildiği ve kesin teminatın iade edildiğini, davalının davacının Eskişehir işine ait sözleşme uyarınca verilen teminatlarından kesinti ve bloke yaptığını, taraflar arasındaki sözleşmede yüklenicinin genel geçer tüm borçları ve eski borçlarının da mahsup ve bloke kapsamında olacağına yönelik ayrıca ve açıkça bir hüküm bulunmadığını, somut olayda haksız fiilin işlendiği tarihin, hakediş kesinti tarihi olduğunu, bu nedenle alacağa haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davalıya yapılan temerrüde düşürücü başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, taraflarınca ... hukuk müşavirliği kayıtlarında mevcut 30/12/2016 tarih ve 90512 sayılı başvuru evrakı ile müvekkili şirketlerin teminat ve hak edişine haksız ve hukuka uyarlı olmayan gerekçelerle konulan 1.925.000,00 TL'lik blokenin ivedilikle kaldırılmasını, ayrıca şirketlerinin bloke hesabından idarece herhangi bir kusur tespiti yapılmadan doğrudan firmanın sorumlu olduğunu peşinen kabul ile firma bloke alacağından mahsup olunan 262.185,42 TL ile birlikte toplam 2.187.185,42 TL’nin firma hesaplarına aktarılmasının talep edildiğini, işbu başvuru evrakının açıkça temerrüt ihtarı içerdiğini, zira yazının açıkça borcun ifa edilmesi talebini içerdiğini, bu haliyle davalının işbu ihtarname ile temerrüde düşmüş olduğunun kabulü gerektiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının yalnız aleyhe olan faize ilişkin hüküm yönünden kaldırılmasını ve alacaklarının, haksız kesinti yapılan tarihlerden itibaren en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili yönünde karar verilmesini talep etmiş ve yine aşamalardaki beyan ve dilekçelerini aynen tekrar ettiklerini, mahkeme kararının esas yönünden kanun hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... İşletmesi Genel Müdürlüğü vekili tarafından verilen 21.04.2022 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; Davacı iş ortaklığı ile müvekkili idare arasında akdedilen \"Ankara-Konya Demriyolu Altyapı İşleri\" ve  \"Eskişehir Gar Geçişi Altyapı İnşaat İşleri\" sözleşmelerinin, eser sözleşmesi olup Borçlar Kanunu uyarınca yüklenici firmanın müvekkili idare aleyhine olacak her türlü eylemden kaçınma; özen ve sadakatle çalışarak eseri teslim borcu bulunduğunu, sözleşme hükümleri uyarınca yüklenicinin üzerine aldığı işi doğrudan doğruya iş sahibinden bağımsız olarak yapma yükümlülüğü olduğunu, yine davacı ile akdedilen sözleşmelerde \"davacının 3. kişilere verdiği zarardan sorumlu olacağı\" ibaresinin yer aldığını, oysa müvekkili idarenin, davacının 3. kişilere verdiği zararlar nedeniyle aşağıda belirtilen dosyalara ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu dosyaların; <br>-  ... parsel (eski ... parsel) sayılı taşınmaz, davacı tarafından hafriyat döküm alanı olarak kullanılması  sonucu kullanılamaz hale getirildiğinden bahisle Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/10 Esasına kayden kamulaştırmasız el atma davası açıldığını, 03/05/2016 tarih 2016/131 Karar sayılı ilam ile davanın ... yönünden kısmen kabulü ile ve 701.529,27 TL kamulaştırmasız el atma tazminatı, 15.935,47 TL ürün bedeli, 42.649,00-TL nispi vekalet ücreti, 16.493,93-TL yargılama giderinin davacıya ödenmesine karar verildiğini, taşınmaz maliki tarafından Polatlı 1. İcra Müdürlüğü’nün 2016/1040 sayılı dosyası ile müvekkil idare aleyhine icra takibi başlatılmış, temyiz incelemesinin sonunda dosyaya 1.447.612,86-TL ödeme yapıldığını,<br>- ... parselde kayıtlı taşınmaza davacı tarafından kum, taş ve toprak dökmek, üst kısmına yol açmak suretiyle taşınmazın kullanılamaz hale getirildiği iddiasıyla Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin  2012/328 Esas sayılı dosyasına kayden açılan davada  2011/64 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile karşı tarafa 262.185,42-TL ödenmek zorunda kalındığını, <br>-Yine davacının haksız fiili nedeniyle Yunak Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/34 E sayılı dosyası nedeni ile Polatlı İcra Müdürlüğü'nün 2017/1888 sayılı dosyasına 25/07/2017 tarihinde 152.904,30 -TL ödenmek zorunda kalındığını, <br>-Ankara 7. İş Mahkemesi’nin 2016/380 E. sayılı dosyasına 10.659,34 TL ödendiğini, <br>-Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/405 E.  2017/149 K. Sayılı ilamı, Diyarbakır 1. İş Mahkemesi’nin 2007/326 E. ve Diyarbakır 2. İş Mahkemesi’nin 2007/305 E. sayılı dosyaları nedeniyle  icra dosyasına ödemeler yapıldığını, Eskişehir 2. İdare Mahkemesi’nin 2013/465 E.  ve  Eskişehir 2. İş Mahkemesi’nin 2016/245 E. Sayılı dosyalarında ise yargılamanın devam ettiğini, <br>Anılan dosyaların tümünün, davacının müvekkilİ idare ile arasındaki eser sözleşmesine aykırı davranarak 3. kişilere verdiği zarardan kaynaklı olduğunu, hükme esas bilirkişi raporunda:<br> - Dava tarihi itibariyle davacının hakediş ve teminatlarından  2.187.185,42.-TLnin davacıya iade edilmediğini; <br>- Kesintilere mesnet dava dosyalarının her biri yönünden yapılan incelemeler neticesinde Konya işinden kaynaklı uyuşmalıklar yönünden farklı bir iş kapsamında (Eskişehir) kesinti yapılmış olduğu gerekçe gösterilerek  kesinti yapılamayacağı kanaatine varıldığını, hukuki takdir mahkemeye bırakılarak bu dosyalar yönünden genel hükümlere göre rücuen tazminat talebinde bulunabileceğini, Eskişehir işine ait uyuşmazlık yönünden ise rücuya konu ödemelerin ortaya çıkmadığı gerekçesiyle kesinti yapılamayacağı kanaatine varıldığının belirtildiğini, oysa ki; bilirkişi raporundaki tespitler ışığında ve rapor ekinde sunulan tabloya göre 1.935.480,22.-tl tutarında yapılan kesintiye ilişkin miktarların, işbu dosyanın dava tarihi olan 30.10.2017'den önce yapılan ödemelere ilişkin olduğunu, yani müvekkili idarenin dava tarihi itibariyle muaccel olmuş bir alacağının söz konusu olduğunu, dolayısıyla da müvekkili idarenin takas-mahsup kapsamında davacının mevcut alacağını ödememe hakkına sahip olduğunu, cevap dilekçelerinde, beyan dilekçelerinde ve sözlü olarak defaten bu kapsamda takas-mahsup def'inde bulunulduğunu,<br>Takas-Mahsup Kurumu kapsamında müvekkili idarenin, davacının kusurlu eylemleri nedeniyle 3. kişilere ödemek zorunda kaldığı tutarları davacının teminat ve mevcut hakedişlerinden keserek blokeye almasında hukuka aykırılık bulunmadığını, Zira Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ninm 2021/8248 E. 2021/12487 K. Sayılı ilamında \"...Takas bir defidir. Taraflarca ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir. Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir\" denildiğini, mezkur kararda\" Takas borcu sona erdiren nedenlerden biridir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun139. maddesi uyarınca, iki kişi karşılıklı olarak bir miktar parayı veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki tarafın her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Sonuçta her iki borç da az olanı oranında sona erer.\" ifadesine de yer verildiğini, bilirkişiler tarafından da  \"1.935.480,22.-tl kesintinin\" genel hükümlere rücuen tazmine konu edilebileceği; yani müvekkili idarenin alacağı olduğu kanaatine varıldığını ancak yerel mahkemenin \"takas mahsup hakkının sözleşmede yer almayan kesinti/bloke hakkını ortaya çıkarmayacağı gerekçesiyle bu taleplmerini gözetmediğini, oysa ki takas-mahsup hakkının, sözleşmenin değil kanunun taraflara tanıdığı bir hak olduğunu ve sözleşmede aksi yönde bir hüküm bulunmadığını, dolayısıyla takas-mahsup defi'ilerinin kabulü gerektiğini, iş bu dilekçeleri ekinde de Ankara BAM 31. Hukuk Dairesi 2022/115 E. 2022/160 K. Sayılı ilamını sunduklarını, söz konusu kararda \"Bu durumda mahkemece yapılacak iş, kamulaştırmasız el atma davasına konu edilip davacı idare adına tesciline karar verilen ... sayılı parsel sayılı taşınmazın tüm geldileri ile birlikte tedavülü tapu kaydı getirtilerek resen gözetilmesi gereken sözleşmenin 12. maddesi ile şartnamenin 9/4. fıkrası uyarınca tüm sorumluluk davalı yüklenici ortaklığa ait olduğundan iş sahibi olan davacı ... Genel Müdürlüğü tarafından yüklenicinin kusuru nedeniyle, mahkeme kararıyla kamulaştırmasız el atma nedeniyle zorunlu olarak tescil kararı verilip, bedel ödenildiğinden, birlikte ifa kuralı gereğince davacı idarenin icra takipleri sonucu ödemiş olduğu bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı yüklenici ortaklıktan tahsili ile ... Genel Müdürlüğü adına olan 405 parsele ait tapu kaydının iptâli ve yüklenici ortaklık adına tesciline karar verilmesinden ibarettir\" denildiğini ve yerel mahkemenin davanın kısmen kabule ilişkin kararı kaldırdığını, davacının genel hükümler gereği zararı tazmin etmekle yükümlü olup müvekkili idarenin yaptığı kesintilerin hukuka uygun olduğunu, ayrıca dava konusu alacağın, ıslah tarihi olan 19.11.2021 tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, taraflar arasındaki 12/01/2007 tarihli \"Ankara - Konya Demiryolu Altyapı İşleri\" sözleşmesi ile 03/03/2008 tarihli \"Eskişehir Gar Geçişi Altyapı İşleri İnşaat Sözleşmesi\"nden kaynaklanmakta olup davacı ortaklık yüklenici, davalı kurum ise iş sahibi durumundadır. <br>Davacı yüklenici eldeki dava dilekçesinde, davalı iş sahibince müvekkiline gönderilen 17/10/2016 tarihli yazı ile taraflar arasındaki 03/03/2008 tarihli sözleşme kapsamında müvekkilinin hak etmiş olduğu hakediş alacakları üzerine toplam 1.925.000,00 TL'lik bloke konulduğunu ve yine teminatlarından da 262.185,42 TL kesinti yapıldığını, haksız olarak yapılan bu kesintilerin müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, zira taraflar arasındaki ilk iş olan 12/01/2007 tarihli sözleşmenin işin kesin kabulünün yapılmış olması ve işin tasfiye edilmiş olması sebebi ile tamamlandığını, 03/03/2008 tarihli sözleşmenin ayrı bir sözleşme olduğunu, bu sözleşme için davacı şirketler arasında yeni bir ortaklık ilişkisi kurulduğunu ve vergi numarası alındığını, kesintiye gerekçe olarak gösterilen hususların taraflar arasındaki tasfiyesi ve kesin kabulü tamamlanan Ankara - Konya Demiryolu Altyapı Sözleşmesinden kaynaklandığını, bu işten kaynaklı olarak davalı idarece yapılan ödemelerin ikinci işe ait hak edişlerinden kesilemeyeceğini, yapılan kesintilerin iadesi istenilmesine rağmen davalı iş sahibi tarafından bu taleplerinin 22.000,00 TL'lik miktar yönünden kabul edilerek bu miktar yönünden kaldırıldığını, kalan kısım yönünden hak edişlerine konulan blokenin kaldırılmadığını belirterek ıslah ile birlikte toplam 2.187.185,42 TL'lik alacakları üzerine konula blokenin kaldırılarak bu miktar alacağın kesinti yapılan tarihlerden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yukarıda belirtilen gerekçelerle dava ve ıslah edilen miktarlara göre davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı her iki tarafça yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Mahkemece davanın kabulüne ilişkin kararın gerekçesinde, davalı tarafın cevap dilekçesinde takas ve mahsup talebinde bulunduğunu ancak açılan bir davaya karşı takas - mahsup ileri sürme hakkının sözleşmede açıkça yazılı olmayan teminat / hakediş kesintisi yapma hakkını kullanma anlamına gelmeyeceği, TBK'nın 139. Maddesinde düzenlenen takas/ mahsup ileri sürmenin sözleşmede yer almayan kesinti/ bloke hakkını ortaya çıkarmayacağı, dava konusunun içeriği itibari ile taraflar arasındaki Konya işinin tasfiye edilerek kesin teminatın davacı ortaklığa iade edildiği, davalı idarenin davacı ortaklığın Eskişehir işine ait sözleşme uyarınca verilen teminatlarından ve hakedişlerinden Konya işine ait olarak yapılan ödemeler nedeniyle kesinti ve bloke işlemi yaptığı oysa ki Eskişehir işine ait sözleşmede eski borçlardan mahsup yapılabileceğine dair ayrıca ve açıkça bir hüküm bulunmadığı, bu sebeple Konya işine ait dava dışı kimselere davalı idarece yapılan ödemeler dolayısıyla Eskişehir işine ait teminat ve hakedişlerden kesinti yapılamayacağı, davalının ancak Eskişehir işinden kaynaklı zararlar için Eskişehir işine ait sözleşmeden doğan hakedişlerinden kesinti yapabileceği veya bloke koyabileceği, Konya işinden kaynaklı zararlar içinse ancak genel hükümlere göre davacı yandan tazminat talebinde bulunabileceği gerekçesi ile ve somut olayda Konya işi nedeniyle yapılan ödemelerden kaynaklı olarak davalının takas hakkını kullanamayacağı bu sebeple Eskişehir işinden kaynaklı olarak davacının haketmiş olduğu hakedişlerden ve teminatlarından yapılan kesinti tutarlarının davacıya iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmış ise de bu sonuç takasa ilişkin Borçlar Kanunu'ndaki düzenlemelere aykırı düşmektedir. <br>Şöyle ki; takas, borcu sona erdiren nedenlerden biridir. 6098 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesi uyarınca, iki kişi karşılıklı olarak bir miktar parayı veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki tarafın her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Sonuçta her iki borç da az olanı oranında sona erer.<br>Takastan bahsedilmek için, her şeyden önce iki ayrı kimsenin karşılıklı olarak birbirlerinden alacaklı olmaları gerekir. Henüz doğmamış veya takas anında sona ermiş alacaklar takas edilemez. Takas edilecek alacaklar aynı nitelikte, aynı türden olmalıdır. Borçlar doğdukları anda aynı türden olabileceği gibi sonradan da aynı türden olabilirler. Ancak takas hakkının kullanıldığı anda, mutlaka aynı türden olmaları zorunludur. Bir alacağın takası için gerekli olan bir diğer şart da alacağın muaccel olmasıdır. Alacaklı tarafından zaman itibarıyla ifası istenebilir bir borç olması gerekir. Takas edilecek alacağın muaccel olması, buna karşılık asıl alacağın (karşı taraf asıl alacağının) sadece ifa edilebilir bulunması yeterlidir.<br>Takas hakkını ileri sürenin alacağı, dava edilebilir bir alacak olmalıdır. Takası ileri süren tarafın alacağının tartışmalı olması, takas ileri sürülmesine engel değildir. Alacağı tartışmasız olan taraf bu takasa itiraz edebilir ve kendi alacağını dava edebilir. Takası ileri süren tarafın bunun için dayandığı alacak, talep ve dava edilebilir bir alacak olmalıdır. Bunun istisnası zamanaşımına uğramış borçlarda görülür. 6098 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre zamanaşımına uğrayan alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla mümkündür.<br>Kanun takas için bir irade açıklaması aramaktadır. Takası gerçekleştirmek için irade açıklamasına takas beyanı denir. Bu beyan tek taraflı bir hukuksal işlemdir. Bu işlem bir yenilik doğuran hakka dayanır. Tarafların biri, borcu ile alacağını takas ettiğini karşı tarafa bildirerek bu hakkını kullanmış olacaktır. Takas hukuki niteliği itibari ile bozucu yenilik doğuran bir haktır. Borçlunun takas hakkını kullanma isteğini, alacaklıya bildirmesi gerekir. Takas bir sözleşme olmadığı için karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Takas aynı zamanda borcu sona erdirdiği için bir tasarruf işlemidir. Bu nedenle borçlunun takas edilecek alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olması gerekir.<br>Takas bir def'idir. Taraflarca ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi def'i olarak da ileri sürülebilir. Takasın def'i olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup def'i nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir.<br>Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, davacı yüklenici ortaklık tarafından her iki sözleşme kapsamında yapılan çalışmalar sırasında üçüncü kişilerin taşınmazlarına verilen zararların ve yine davacı yüklenici ortaklığın çalıştıdığı işçilerin açmış olduğu işçilik alacaklarına ilişkin davaların yapılan yargılamaları sonucunda müvekkili tarafından dava dışı kişilere zararları dışında ödemeler yapıldığını, yine yargılama giderleri ödemek zorunda kaldığını, bu kapsamda sonuçlanan ve ödemesi yapılan davalar olduğu gibi henüz derdest bulunan davaların da bulunduğunu ve bu davalar sonucunda yapılabilecek ödemeler nedeniyle de müvekkilinin davacı ortaklığa rücu edebileceğini, taraflar arasındaki eser sözleşmeleri kapsamında üçüncü şahıslara verilen zararlandan ve davacı yüklenici ortaklığın çalıştırdığı işçilerin alacaklarından davacı yüklenici ortaklığın sorumlu olduğunu, yapılan ödemelerden kaynaklı olarak müvekkili kurumun davacı ortaklıktan alacaklı olduğunu, dolayısıyla somut olayda karşılıklı para borcu söz konusu olduğundan takas - mahsup defiinde bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Karşılıklı borçların takas edilebilmesi için aynı sözleşme ilişkisinden doğması gerekmez.<br>Farklı sözleşmelerden doğmuş olsa da karşılıklı olarak bir miktar para ve özdeş edimlerin takası mümkündür. TBK'nın 139/2. maddeye göre iki borç takas edilebilecekleri andan itibaren en az olan borcun miktarı nispetinde sona erer. Farklı sözleşme ilişkisinden doğan karşılıklı borçlar söz konusu ise takasın ileri sürülebileceği ana kadar işlemiş temerrüt faizleri de dikkate alınarak takas yapılmalıdır. Mahkemece yukarıda belirtilen takasa ilişkin yasal düzenlemelere aykırı düşecek şekilde ve  cevap dilekçesinde süresinde takas defii ileri sürüldüğü halde Konya işi nedeniyle üçüncü şahıslara yapılan işçilik alacakları ve tazminat ödemeleri sebebiyle davalı iş sahibi idarenin rücu kapsamında talep edebileceği bu alacağın para alacağına ilişkin olması ve üçüncü kişilere ödenmesi durumunda yani takas defiinin ileri sürüldüğü anda muaccel olduğu anlaşılıyorsa davalı idarenin ödemiş olduğu ve taraflar arasındaki eser sözleşmeleri kapsamında davacı yüklenici ortaklığın sorumlu olduğu ödemelerin tespit edilerek bu ödemelerin takasa konu edilebileceği gözetilerek davanın esas yönünden sonuçlandırılması gerekirken taraflar arasındaki farklı sözleşmelerden kaynaklı olarak oluşan muaccel alacaklar nedeniyle takas hakkının kullanılamayacağının kabulü ile sonuca gidilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple dairemizce haklı görülmüştür. <br> Belirtilen sebeple, süresinde ileri sürülen takas mahsup def'i hakkında değerlendirme yapılmak üzere kararın kaldırılması gerekmiştir. <br>Yine dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davalı iş sahibi idare vekili cevap dilekçesinde, dava dışı tapu malikleri tarafından müvekkili aleyhine açılan davalarda, dava dışı 3. şahıslara ödenen bedellerin davacılardan rücuen tahsili kapsamında takas haklarını kullanmak istediklerini beyan etmiştir. <br>Taraflar arasında imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davalı iş sahibi tarafından yapılan ihale sonucu davacı ortaklığın üstlendiği işlerin yapımı sırasında dava dışı, arazi sahiplerine verdikleri zarar nedeniyle arazi sahiplerinin açmış olduğu kamulaştırmasız el atma davası nedeniyle ödenen bedellerin de bu kapsamda davacılardan tahsilinin gerekip gerekmediğinin de somut uyuşmazlıkta çözümlenmesi gerekmektedir. <br>Davalı iş sahibinin ileri sürdüğü dava dosyalara getirtilip incelenerek bu kapsamda mahkemece değerlendirme yapılması ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler ile eki olan Yapım İşleri veya Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi hükümleri de değerlendirilerek bu konuda taraflar arasında sözleşme veya şartname hükümleri ile üçüncü kişilere verilen zararlardan veya davacı yüklenici ortaklığın çalıştırdığı kişilere ait doğan işçilik alacaklarından davacı yüklenici ortaklık sorumlu tutulmuş ise bu düzenlemeler  dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 193. maddesinde düzenlenen \"delil sözleşmesi\" niteliğinde olacağından ve resen gözetilmesi gerekeceğinden sözleşme ve şartname hükümleri de değerlendirilerek uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesi gerekmektedir. <br>Mahkemece Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin yukarıda değinilen nitelikteki hükmü sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nın 99. maddesi ve dava tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 115. maddesinde düzenlenen \"sorumsuzluk\" kaydı niteliğinde olacaktır ve davalı kurumun hile veya ağır kusuru bulunduğu da kanıtlanamadığında üçüncü kişilere bu kapsamda yapılan tüm ödemelerden davacı ortaklık sorumlu olacaktır.   <br>Bu durumda mahkemece yapılacak iş, resen gözetilmesi gereken sözleşme ve şartname hükümleri de gözetilerek iş sahibi olan davalı tarafından yüklenici ortaklığın kusuru nedeniyle, mahkeme kararıyla kamulaştırmasız el atma nedeniyle zorunlu olarak tescil kararı verilip, bedel ödenildiğinin anlaşılması halinde birlikte ifa kuralı gereğince davalı tarafın ödemiş olduğu bedelin davacılardan rücuen tahsili gerektiği gözetilerek taraflar arasındaki alacak borçluluk durumlarının buna göre tespiti ile bu davalarda davalı idare adına tapuya tesciline karar verilen taşınmazlara ait tapu kayıtlarının da iptâli ve yüklenici ortaklık adına tesciline karar verilmesinden ibaret olmalıdır. (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/4443 Esas 2019/438 Karar sayılı ilamı)<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının bu sebeple  esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra esas yönünden sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>           1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin AYRI AYRI KABULÜNE,<br>2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2022 tarihli ve 2019/148 Esas 2022/99 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacılar tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde yatıran davacılara iadesine, <br>5-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından yatırılan 37.351,66 TL istinaf nispi karar harcının talep halinde yatıran davalıya iadesine, <br>6-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa  İADESİNE, <br>8- Kararın ilk derece mahkemesince  taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>         Başkan  ...                Üye ...                   Üye ...               Katip ...<br>           e-imzalıdır                    e-imzalıdır                  e-imzalıdır                 e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2c483271fb644d93","SID":"087ed49fed87375b"}}