{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/153 - 2024/632<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/153 <br>KARAR NO\t: 2024/632<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/846 Esas - 2022/548 Karar<br><br>DAVACI\t:   <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t:  <br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 08/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 27/05/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 20.08.2017 tarihinde davalı ...'ın maliki olduğu davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde trafik sigorta poliçesiyle sigortalı, davalı ...'in sevk ve idaresindeki aracın, davacı idaresindeki yabancı plakalı araca çarparak davacı aracının savrulup sol şeritte bulunan dava dışı ... Sigorta A.Ş. nezdinde trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araca çarpmasına neden olduğu kazada davacıya ait aracın ağır hasara uğrayarak pert-total duruma geldiğini, araçta değer kaybı meydana geldiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla (davalı sigorta şirketi yönünden 33.000,00 TL sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden yargılama giderleri vs. ile birlikte) 150.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. <br>\tDavalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. davaya cevap dilekçesi sunmamış, mahkemeye hitaben sunulan 21.01.2019 tarihli yazıda; dava konusu kazaya ilişkin 4100619012/1 numaralı hasar dosyasının açıldığı ve 27.12.2019 tarihinde ... isimli kişiye 2.755,00 TL ödemenin yapıldığını belirtmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılamayı müteakip, davanın kısmen kabulüne,84.824,90-TL araç hasar bedeli ve 4.137,80-TL çekici ücreti olmak üzere toplam 88.962,70-TL'nin davalı Sigorta Şirketi yönünden 33.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere ve 24/02/2018 tarihinden itibaren, davalılar ... ve ... yönünden 20/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 3.496,44-TL araç mahrumiyet bedelinin 20/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi tarafından araç değerinin eksik belirlendiğini, hesaplamanın ekspertiz raporunda gösterilen 2. el fiyatı uyarlanarak yapılması gerektiğini, ekspertiz raporu uyarınca 2017 yılına ait 2.el araç satış ilanları nazara alındığında davacıya ait ve sıfır ayarında araçların 60.000,00 € bandında satış fiyatı olduğunu, araç bedelinin ortalama 58.000,00 € kabul edilerek zararın hesaplanması gerektiğini, ekspertiz raporundaki belirlemenin aracın kaza anındaki değerine ilişkin olduğunu, sıfır araç değeri olarak değerlendirilip bu meblağ üzerinde indirime gidilemeyeceğini, bilirkişi raporlarının bu haliyle hükme esas alınmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan 11/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda \"Ancak tarafımca yapılan araştırmada Almanya şartlarında sıfır kilometre olarak satın alınan bir aracın yaklaşık 10.000 km kullanılması halinde dahi fiyatının markasına göre değişkenlik göstermekle %25 civarlarında düştüğü öğrenilmiştir\" şeklinde yapılan hukuki dayanaktan yoksun tespite katılmadıklarını, nitekim bilirkişi kök raporunda aracın neredeyse sıfır kilometre olduğunun ifade edildiğini ve hesaplamaların buna göre yapıldığını, aracın değerinin zannedilenden daha yüksek olması nedeniyle bu şekilde bir gerekçeye dayanılarak hesaplanan bedelden %25 indirim yapılmasının yerinde olmadığını, hesaplamaların kaza tarihindeki kur üzerinden yapılmasının yerinde olmadığını, haksız fiilden doğan borçlar bakımından, zararın, yabancı para cinsinden doğmuş ise alacaklının zararın meydana geldiği tarihteki kur üzerinden tazmin edilmesini ya da fiili ödeme günündeki kur üzerinden tazmin edilmesini isteme hakkı bulunduğunu, henüz ıslah hakkının kullanılmamış olması ve alacaklı taraf olarak zararın vade veyahut fiili ödeme günündeki kur ile hesaplanarak ödenmesine ilişkin bir beyanda bulunmadıkları göz önünde bulundurularak bilirkişi tarafından hesaplanacak zararlar neticesinde düzenlenecek raporun yalnızca Euro cinsinden düzenlenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece keşif yapılmadan, olay yerini ve araçların hasarlı hallerini görmeden gıyapta tutulan rapor üzerinden aynı minvalde hesaplama yapılarak düzenlenen rapora itibar edilmesinin yerinde olmadığını, kusur belirlemesini ve hasara ilişkin düzenlenen raporu kabul etmediklerini, bilirkişinin hasarlı parçaları mukayeseye olanak sağlayacak şekilde envanter dökümü ve hasarlı parçalarının bedelini belirlemediği gibi, aracın sovtaj değerini de hesaplamadığını, kaza tarihi ile aracın pert değeri arasında bulunan kur üzerinden hesaplamaların hatalı belirlendiğini, aracın çekici bedelinin afaki hesaplandığını ve süresinde sunulan delil olmadan ortalama olarak hesap yapıldığını, sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödemelerin değerlendirilmediğini, davacının sigortaya başvuru şartını yerine getirmediğini, araç yoksunluk kaybının afaki ve çok yüksek hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf eden taraf vekillerinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tSomut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca,20.08.2017 tarihinde sürücü ...’in sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında sürücü ...’un sevk ve idaresinde olan aracın arka kısmına çarpıp, çarpmanın etkisiyle sola savrularak solunda seyreden sürücü ...’in sevk ve idaresindeki araca çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücü ...’un kural ihlali olmadığı, sürücü ...’in kural ihlali olmadığı, sürücü ...’in kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece alınan 25/02/2020 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü ...’in tam kusurlu olduğu, diğer sürücülerin kural ihlali olmadığının belirlendiği, Ankara 12. ASCM’nin 2017/932 Esas nolu dosyasında yapılan yargılamada sanık ...’in sübut bulan alkolün etkisi ile emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen tehlikeli araç kullanmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, anılan ceza yargılamasında karar gerekçesinde “sanık ...'in suç tarihi olan 20/08/2017 günü sevk ve idaresindeki araç ile adli raporlara göre 0,88 promil alkolü olarak müştekiler ... ve ...'in kullandığı araçlara çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği, dosya arasında bulunan trafik kazası tespit tutanağına göre sanığın arkadan çarparak kurallara aykırı hareket ettiğinin tespit edildiği, sanığın savunmasında alkollü araç kullandığını kabul ettiği, ikrarından, alkol raporundan ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından sanığın üzerine atılı suçtan dolayı cezalandırılmasına karar verilmiştir” ibaresine yer verildiği, mahkemece alınan 18/11/2020 tarihli bilirkişi raporu uyarınca, kazanın meydana gelmesinde davalı ... Sigorta A.Ş.’ye trafik sigorta poliçesiyle sigortalı davalı ... adına kayıtlı aracın davalı sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, kazaya karışan diğer araç sürücülerinin kusursuz olduğu, davacıya ait araçta meydana gelen hasar tutarının KDV dahil 71.720,48 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde 33.000,00 TL olacağı, diğer davalıların sorumluluğunun ise, (71.720,48 TL - 33.000,00 TL) - 38.720,48 TL olacağı, sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiği,11/02/2022 tarihli bilirkişi ek raporda davacıya ait aracın Pert-Total durumunda ve hasar tutarının da 20.500,00 Euro olacağı, davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti olan 33.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere, davalıların müştereken ve müteselsilen hasar tutarından sorumlu olacakları, davacıya ait araç pert-total durumunda olmakla, araçta değer kaybının söz konusu olmayacağı, davacının yeni bir araç alıncaya kadarki yoksunluk kaybının 848,00 Euro olacağı ve bundan da sadece davalı sigorta şirketi dışındaki diğer davalıların sorumlu olacakları, aracın Türkiye'den Almanya'ya nakil bedelinin 1.000,00 Euro olacağı ve çekici bedeli de gerçek hasar giderim kalemlerinden olmakla, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, araç için düzenlenmiş olan hasar giderim eksper raporu için 817,11 Euro ödemenin yapılmış olduğu belirtilmiş olmakla beraber eksper raporundaki ücretin çok abartılı olduğu, Almanya şartlarında dava konusu araç hasarı için ekspertiz ücreti bedelinin KDV dahil 500,00 Euro olarak makul olacağı, araç için düzenlenmiş olan hasar giderim belgesinin Türkçe'ye çevirisi için 1.400,00 TL çeviri ücretlendirmesinin yapılmış olunduğunun belirtildiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tDosya kapsamına, toplanıp değerlendirilen deliller ve mahkeme kararının gerekçesine göre mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşu ve kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ve ceza yargılamasında belirlenen maddi vaka ile uyumlu bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...’in tam kusurlu bulunmasına, davacıya atfedilecek bir kusur bulunmamasına, mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunun ekspertiz raporu ile uyumlu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, buna göre kaza tarihindeki 4.1378 kur üzerinden TL değeri ile yapılan hesaplamada davacıya ait aracın hasar bedelinin 84.824,90 TL, çekici bedelinin 4.137,80 TL, mahrumiyet bedelinin 3.496,44 TL olduğu, davacının dava açarken tercih hakkını TL olarak kullanması gözetildiğinde hesaplamanın Euro cinsinden yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından dava konusu kaza nedeniyle davacıya ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de, ödemenin dava konusu kaza nedeniyle yapıldığı ispat edilmediğinden yapıldığı iddia edilen ödemeye itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kararın davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edilmemesi ve sigortaya başvuru yapılmadığına dair istinaf talebinin davalı gerçek kişiler tarafından ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla istinaf eden taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>\tBununla birlikte Hukuk yargılamasında, HMK'nın 26. maddesinde, \"(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.\" denilerek, kural olarak taleple bağlılık ilkesi benimsenmiştir. Dava ile mahkemeden tespit, eda veya inşai talepler açısından da taleple bağlılık dava dilekçesindeki talep çerçevesinde değerlendirilir. Kanun ile davacıya talebin değiştirilmesine yönelik bir imkân tanınmadıkça davacının dava dilekçesinde talep ettiği hususlar dışında karar verilmez.<br>\tNitekim HMK'nın 140/3. maddesinde, \"Ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür.\" denilerek, davanın ön inceleme tutanağında esas alınan uyuşmazlık konuları çerçevesinde yürütüleceği kabul edilerek, dava dilekçesinde talep edilmeyen hususlarda kural olarak yargılama yapılarak karar verilmeyeceği kabul edilmiştir.<br>\tHMK'nın 176/1. maddesi taraflardan her birisinin, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilme imkânı tanımış ise de, dava dilekçesinde talep edilmeyen hususlarda, mahkemece karar verilmesi ancak davanın tamamen ıslahı ile mümkündür. Davanın kısmen ıslahı ile dava dilekçesinde talep edilen dava değerinin artırılması mümkün ise de, dava dilekçesi ile talep edilemeyen tazminat kalemlerinin kısmi ıslah ile talep edilmesi mümkün değildir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/2082 E. 2020/7164 K. sayılı kararı; \"Tamamen ıslahta dava sebebi veya istem konusu tümüyle değiştirilmektedir. Böylece dava dilekçesindeki talepler artık hükme konu olamaz. Kısmen ıslahta ise önceden yapılan usulü bir işlemin düzeltilmesi, örneğin talep sonucunun arttırılması söz konusu olur. Uygulamada, istem sonucuna ilişkin fazlaya dair haklarını saklı tutan davacının dava değerini ıslah yolu ile arttırabileceği tartışmasız kabul edilmektedir. Bununla birlikte başından beri dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu edilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır. (HGK’nın 29.06.2011 gün, 2011/1-364 E.-2011/453 K.,15.06.2016 gün, 2014/4-1193 E.-2016/800 sayılı İlâmları) (HGK’nın 15/02.2017 gün, 2015/7-917 E.-2017/265 K.sayılı İlâmı)\")<br>\tSomut olayda dava dilekçesinin incelenmesinde davacı vekilinin talepleri arasında araç mahrumiyet bedeline yönelik bir talep bulunmadığı, yine davanın mahiyetinin tespit edildiği ön inceleme celsesinde mahkemece davanın 20/08/2017 tarihinde gerçekleşen çift taraflı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli istemine yönelik tazminat davası olduğu uyuşmazlığın, gerçekleşen kazada araçta hasar olup olmadığı, davacının hasara yönelik tazminat talep edip edemeyeceği ve varsa alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarından kaynaklandığının açıkça tespit edildiği, dava dilekçesi ile talep konusu edilmeyen araç mahrumiyet bedelinin bilirkişi tarafından hesap edilmesi üzerine davacı vekili tarafından sunulan 08.12.2020 tarihli dilekçe ile talep konusu yapıldığının açıkça anlaşılması karşısında mahkemece dava konusu talepler çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, talep aşılarak araç mahrumiyet bedeli hususunda da karar verilmiş olması doğru görülmediğinden, davalılar ... ve ... vekilinin buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.<br>\tAçıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalılar ... ve ... vekilinin araç mahrumiyet bedeline ilişkin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince araç mahrumiyet bedeline ilişkin kısmın hükümden çıkarılması ile kararın düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>\tI-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\tII-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 19/07/2022 tarihli,  2018/846 Esas - 2022/548 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\tHMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, buna göre; <br>\tDavanın KISMEN KABULÜ ile;<br>\t1-84.824,90-TL araç hasar bedeli ve 4.137,80-TL çekici ücreti olmak üzere toplam 88.962,70-TL'nin davalı Sigorta Şirketi yönünden 33.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere ve 24/02/2018 tarihinden itibaren, davalılar ... ve ... yönünden 20/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>\t2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>\t3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 6.077,04-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 512,33-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.564,71-TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketi 2.064,18 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,<br>\t4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5-Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre ret edilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvuru harcı, 512,33-TL peşin/nispi harç olmak üzere toplam 548,23TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br><br><br>\t7-Davacı tarafından yapılan 1.400,00-TL bilirkişi ücreti, 306,50-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 2.068,90-TL ekspertiz ücreti, 1.100-TL tercüme ücreti olmak üzere toplam 4.875,40-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 2.891,52-TL'lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t8-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,<br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>\tIII-Davacı tarafından yatırılması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80.70 harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\tIV-Davalılar ... ve ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde bu davalılara iadesine,<br>\tV-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar ... ve ... tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı 220,70 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, <br>\tVI-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tVII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tVIII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e1c26052de704e4","SID":"fad19fa7e3abae7b"}}