{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">          T.C.<br>    GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ......<br>KARAR NO\t\t: .......<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ..........<br>ÜYE\t\t: .......<br>ÜYE\t\t: .......<br>KATİP\t\t: ......<br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: .....<br>NUMARASI\t\t: ..........<br>DAVACI\t\t: ......<br>VEKİLİ\t\t:.......<br>DAVALI\t\t.....<br>DAVANIN KONUSU\t: Şirketin İhyası (TTK Geçici 7. md.)<br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t: ......<br>YAZIM TARİHİ\t:......<br><br>Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalı tarafından istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin re'sen terkin edilen ve ihyasını talep ettiği . . .. . . . . . . . . . . tek sahibi ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olduğunu, şirketin ...... tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiğini, oysaki tasfiye harici gayrimenkuller olduğundan usulsüz tasfiye yapıldığını, şirket üzerindeki gayrimenkullerin tasfiyesi ve devir işlemleri için şirketin ihyasını talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı, şirketin.......de kurulduğunu, TTK geçici 7. maddesine göre müdürlüklerince şirketin en son adresine ve şirketin müdürünün ticaret sicil dosyasındaki ikametgah adresine.........sayılı ihtar yazısının gönderildiğini ve ayrıca ihtar listesinde yer alan şirketin . . . . . tarih ve .... sayılı sayfa ..... numarasında ilan edildiğini, fakat yasal süresinde şirket tarafından herhangi bir düzeltici işlem yapılmadığını, ihtardaki yasal süre sonunda ...... tarihinde tescil ile yasal prosedüre uygun olarak ticaret sicilinden kaydın re'sen silindiğini, herhangi bir usul hatası bulunmadığını, davanın kabulünde yasal zorunlu taraf haline gelmeleri nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinin taraflarına yüklenilmemesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, dava konusu şirketin......tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edildiği, TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a, 11. fıkralarına göre, şirkete ve şirket yetkililerine ihtar tebliğ edilmesi gerekirken dosyaya sunulan belgelerden, terkin edilen şirkete ve şirket yetkililerine yapılan ihtarın tebliğinin usulüne uygun olarak yapılmadığı, yapılan tebligatların  usulsüz olduğu; davacıya, dava dışı pay sahibi . ...., şirket tüzel kişiliğine yapılan tebligatların tümünün farklı adreslere yapılmasına ve aynı tarihte teslim alınmasına rağmen tebligatların . ........ yapıldığı, bu durumun Tebligat Kanununda ön görülen usule aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, işbu davanın bir nevi iptal davası gibi değerlendirilmesi nedeniyle, terkin işlemi iptal edildiğine ve şirket tekrar faaliyetlerine devam edeceğine göre TTK'nın 547/2. maddesine göre ek tasfiye memuru atanmamasına, ....... terkin işleminin usulüne uygun tamamlanmadığı gözetilerek davalı aleyhine yargılama giderleri ile ücreti vekaletine hükmedilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı, yasal hasım olduklarından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarını, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini, mahkeme tarafından müdürlükleri aleyhine verilen yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, TTK geçici 7. maddesine göre re'sen terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir.  <br>Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf eden tarafın sıfatı, istinaf  nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesi karar başlığında davalı olarak \". .. . ...\" yer almışsa da, dava dilekçesinde de davalı olarak.......yer aldığı, dava dilekçesinin...... tebliğe çıkarıldığ..........nün husumeti üstlenerek davaya cevap verdiği, istinaf kanun yoluna sicil müdürlüğünce başvurulduğu anlaşıldığından........husumeti üstlendiği, karar başlığındaki bu hususun maddi hata niteliğinde olduğu gözetilerek Dairemiz karar başlığında doğru hasım olan.......ü davalı olarak gösterilmiştir. <br> TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında ilgili ticaret sicil müdürlüğünce gerçekleştirilen terkin işleminin hukuka aykırı olduğu ve terkin işleminin anılan maddede işaret edilen usul ve esaslara aykırı şekilde gerçekleştirildiği, şirket alacaklıları yahut hukuki menfaati bulunanlarca haklı sebeplere dayanılarak dava yoluyla ileri sürülebilir. <br> Esasen bu tür sebeplere dayalı olarak açılan davada şirketin ihyasını talep eden davacı, ticaret sicil müdürlüğünce münfesih kabul edilerek terkin edilen şirketin varlığını devam ettirdiğini veya re'sen terkin sürecinin hukuka aykırı olarak işletildiğini ileri sürerek bir nevi gerçekleştirilen terkin işleminin iptalini istemekte olup, davanın kabulü hâlinde verilecek olan ihya kararı da şirketin terkin işleminin iptali niteliğinde olacaktır. Buradan hareketle hukuka aykırı terkin işlemi nedeniyle  TTK'nın geçici 7. maddesinin onbeşinci fıkrasına dayalı olarak açılan dava sonrasında verilecek ihya kararı, TTK 547. maddesi anlamında ek tasfiye olarak nitelendirilemez. Zira hukuka aykırı şekilde anılan geçici madde kapsamında terkin edilen şirketin ihyasında amaç, eksik kalmış tasfiye işlemlerinin tamamlanarak şirketin tekrar ticaret sicilinden silinmesinden ziyade hukuka aykırı terkin işleminin iptaliyle şirketin usulsüz terkin öncesindeki hukuki statüsüne kavuşturulmasıdır. Böyle bir karar sonrasında ihyasına karar verilen şirket, herhangi bir şekilde tasfiye aşamasına girmeksizin hukuken yeniden varlık kazanır. <br>Öte yandan TTK'nın geçici 7. maddesinin onbeşinci fıkrasının son cümlesi gereğince şirketin ihyası kapsamında hukuka aykırı terkin işleminin iptalini talep edebilecek olanlar haklı sebeplere dayanmak şartıyla şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlardır. Burada dava açabilecek kişilerin dar yorumlanması gerekir; bu kapsamda hukuki menfaati bulunanlardan kasıt şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararı bulunan şirketin pay sahipleri, yöneticileri veya tasfiye memurlarıdır. Ayrıca maddede geçen alacaklıların da bu davayı açabilmeleri için şirketin ihyası kapsamında sicilden terkin işleminin iptalinde hukuki yararının bulunması gerekir. Başka bir deyişle haklı sebepleri bulunan alacaklının amacına TTK 547. maddesinde düzenlenen \"ek tasfiye\" ile ulaşması mümkün değilse o zaman TTK geçici 7. maddesi kapsamında terkin işleminin hukuka uygun olarak yapılıp yapılmadığının incelenmesi gerekir. Zira Kanun'un amacı gözetildiğinde anılan geçici madde kapsamında terkin işleminin iptal edilmemesinde bu şirketin  pay sahipleri, yöneticileri veya tasfiye memurlarının menfaatleri de bulunmaktadır. Dolayısıyla TTK geçici 7. maddesi kapsamında terkin edilen şirketlerde her alacaklının talebinde terkin işleminin hukuka uygun olarak yapılıp yapılmadığının incelenmesi menfaatler dengesi bakımından  şirketin  pay sahipleri, yöneticileri veya tasfiye memurları lehine olan durumun da bozulması anlamına gelebilecektir.<br>  Yukarıda da bahsedildiği üzere ek tasfiye, şirketin tasfiyesinin tamamlanıp kapanarak şirketin ticaret sicilinden terkini sonrası başkaca tasfiye tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde başvurulabilecek bir tedbirdir. Şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra tasfiye işlemlerinin eksik yahut kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, şirkete ait tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş mal varlığı değerlerinin bulunması, organlara karşı sorumluluk davası açılması, şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilmesi mümkündür. Bu kapsamda TTK geçici 7. maddesi gereğince bir şirket hızlı bir tasfiyeyle veya bazı hâllerde tasfiyesiz olarak ticaret sicilinden silinmiş olsa da TTK 547. maddesi gereğince ek tasfiyesine karar verilmesi mümkündür. Hatta davacı TTK geçici 7. maddesi gereğince yapılan işlemin usulsüz olduğunu ileri sürerek şirketin ihyasını talep etse de dava açmadaki amacına TTK 547. maddesi gereğince verilecek ek tasfiye ile ulaşabilecekse TTK geçici 7. maddesi gereğince yapılan işlemin usulsüz olup olmadığının tespit edilmesinde ve şirketin ihyası kapsamında terkin işleminin iptaline karar verilmesinde hukuki yararı bulunmamaktadır. Böyle bir durumda mahkemece, TTK geçici 7. maddesi gereğince yapılan işlemlerin kamu düzeniyle ilgili olmadığı hususu da gözetilerek davacı tarafından şirketin ihyası talep edilmiş olsa dahi şartlar oluşmuş ise TTK 547. maddesi gereğince şirketin ek tasfiyesine karar verilmelidir.<br> Öte yandan ek tasfiye nedenleri TTK'da da sınırlı sayıda belirlenmediğinden yukarıda belirtilenler yanında somut hakka dayanan tüm talepler, şirketin ek tasfiye sürecine girmesi bakımından geçerlidir. Bu kapsamda herhangi bir ticaret şirketinin davada taraf olabilmesi, taraf ve dava ehliyetinin varlığına bağlı olduğundan bir şekilde sicilden terkin edilmiş bir şirket ile ilgili veya onun aleyhinde bu gibi ihtiyacın doğması hâlinde şirket hakkında TTK 547. maddesi çerçevesinde ek tasfiye prosedürünün tamamlanması gerekir. Bu tür bir ihtiyaçla ek tasfiye aşamasına döndürülen şirketin ek tasfiyesi, açılan dava ile ortaya çıkan hukuki ihtilafın giderilmesi amacıyla sınırlı olacaktır.<br>Herhangi bir nedene dayalı olarak şirketin ihyasına veya ek tasfiyesine ilişkin açılan davada mahkemece, şartların oluşması hâlinde dava konusu şirketin TTK 547. maddesi gereğince ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince, taraflarca talep edilmese dahi, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verilmelidir. Ayrıca ek tasfiye kararının davaya konu dosya ya da ilgili işlemle ile sınırlı olarak verilmesi gerekir. Zira ek tasfiye, niteliği itibariyle geçici bir önlem olup yapılması ihmâl edilen tasfiye işlemlerinin tamamlanmasına kadar devam edecektir. Dolayısıyla ek tasfiye geçici bir önlem olduğundan ve herhâlde bu şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi gerektiğinden dosya kapsamındaki tasfiye işleminin tamamlanmasının ardından tasfiye memuru tarafından şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi için gerekli işlemler yapılacaktır. <br> Sonuç olarak yukarıda değinilen tüm bu düzenlemeler ışığında; TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında sicil müdürlüğünce re'sen terkin edilen bir şirketin aynı maddenin onbeşinci fıkrası kapsamında ihyasına yönelik olarak açılan davada, öncelikle menfaatler dengesi gözetilerek  davacının amacına TTK 547. maddesi kapsamında ek tasfiye ile ulaşabileceği tespit edilirse,  TTK geçici 7. maddesi kapsamında yapılan terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığı araştırılmadan şartları varsa dosya kapsamı ya da tasfiye konusu işlemlerle sınırlı olarak şirketin ek tasfiyesine karar verilecek ve ek tasfiye işlemlerini yürütmesi için tasfiye memuru atanacaktır.<br>Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ihyası istenen şirketin ortağı ve yönetim kurulu başkanı olan davacı . ...... tasfiye işlemlerinin eksik bırakıldığı, tasfiye haricinde kalan şirket üzerine kayıtlı gayrimenkuller bulunduğundan tasfiyesinin tam yapılmadığını belirterek bu malların da tasfiye edilmesi amacıyla şirketin ihya edilerek tasfiyenin tamamlanması sonrası yeniden terkin edilmek üzere TTK geçici 7. madde  kapsamında re'sen sicilden terkin edilen şirketin ihyasını talep ettiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından ihyası istenen şirketi.......tarihinde TTK geçici 7. maddesi gereğince re'sen ticaret sicil kaydının silindiği, silinme nedeni olarak ihyası istenen şirketin infisah sebeplerinin tebliğden itibaren ..... ay içerisinde münfesih şartlarının gerçekleşmediğini ispatlayıcı belgelerin sunulmaması olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. <br> O hâlde ilk derece mahkemesince dava konusu şirketin TTK 547. maddesi gereğince şirkete ait henüz tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesiyle sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken ihyası istenen şirketin TTK geçici 7. maddesi gereğince terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığı araştırılarak terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Zira bir malvarlığının tasfiyesi ya da bir dava veya takibin görülmesi ve infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihya kararı verilebilir. Bu şekilde sınırlı ihya kararı verilmesinde ise TTK'nın 547. maddesi kıyasen uygulanarak muhakkak tasfiye memuru da atanmalıdır. ...... tarihli ilamları; emsal .........tarihli ilamı; aynı Dairenin ......... sayılı, ...... tarihli ilamı; aynı Dairenin ....... K. sayılı,.......<br>Dairemizin önceki karalarında uygulama farklı olmakla birlikte, yerleşik hâle gelen . ... nedeniyle Dairemiz de uygulamasını değiştirmiştir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince şirketin TTK'nın 547. maddesi gereğince ihyasına karar verilerek, şirkete ayrıca tasfiye memuru da atanması gerekir iken bu konuda aksi hüküm tesis edilmiş olması isabetli görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Davalı . . . ..... vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca KABULÜNE,<br>2-........... Karar  sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın yukarıda işaret edilen eksiklik işlemlerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine,<br>4-Davalı sicil müdürlüğü tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcı 427,60 TL'nin ilk derece mahkemesi tarafından talep halinde iadesine,<br>5-İstinaf sair giderlerinin yerel mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara  alınmasına,<br>6-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir.<br><br><br>. .<br>Başkan ......<br>  ¸e-imzalıdır <br>. ......<br>Üye.......<br>¸e-imzalıdır<br>. ......<br>Üye ........<br>  ¸e-imzalıdır<br>. . ......<br>Katip .....<br>  ¸e-imzalıdır <br> <br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e59de94ef8e65c6","SID":"be40d1af63395aea"}}