{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/511 <br>KARAR NO: 2024/649<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET  MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2022/219 <br>KARAR NO: 2022/1209<br>KARAR TARİHİ: 08/12/2022<br>DAVA TÜRÜ: Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)<br>KARAR TARİHİ: 08/05/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesi ile;  müvekkilinin ödeme güçlüğüne düştüğünden bahisle, İİK 285 ve TTK 286 maddeleri hükümleri gereği müvekkili hakkında alacaklarıyla konkordato akdetmesini sağlamak amacı ile konkordato mühleti verilmesini ve konkordatonun tasdikini  talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, \"... A.Ş. Yönünden; Şirketin 26.09.2022 tarihi itibari ile Çorlu'da bulunan fabrikasındaki üretim faaliyetlerine son verdiği, dışarıdan fason hizmet almaya başladığı, yaklaşık 100 çalışan kişinin iş akitlerinin fesh edildiği, söz konusu husularda şirket tarafından komiser heyetine  herhangi bir bilgilendirmede bulunulmadığı, tüm bu hususların komiser heyetince yapılan ihbarlar neticesinde öğrenildiği, yine bu yapılan işlemlerin 10 günlük gibi çok kısa bir zaman diliminde gerçekleştiği,borçlu şirketin hemen mühlet öncesinde, gerek makine tesisatının bir kısmının, gerek şirket aktifinde olan stoklarının, gerekse şirkete ait senetli alacakların grup şirketlerinden ve borçlu şirketin tek yetkilisi ve gerçek kişi olan ...'ın çocuklarının hissedar olduğu ...'ya devredildiği, mühletten sonra ... Boya ünvanının ... olarak değiştirildiği, mühlet içerisinde borçlu şirketin satışlarının söz konusu şirket üzerinden yapıldığı,borçlu şirket tarafından gerek konkordatonun amacına aykırı, gerekse dürüstlük kurallarına aykırı olduğu değerlendirilebilecek işlemler yapıldığı şüphesinin oluşması nedeniyle, komiser heşyetince bilirkişi görevlendirilmesi yapılarak, şirketin 30.09.2022 tarihi itibariyle varlıklarının rayiç değer tespitinin yaptırıldığı, teknik bilirkişilerce yapılan tespitler ve şirket kayıtları incelendiğinde, mühlet içerisinde şirketin 75 ton stoğunun kayıtlara yansıtılmayan bir biçimde şirket dışına çıkartıldığı, stoktaki bu değişime dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, bir diğer ifade ile şirkete ait yaklaşık 19 milyon TL'lik stoğun şirkette olmadığının tespit edildiği,komiser heyetinin yönetici kayyım olarak atanmasından hemen öncesi ve sonrasında, şirketin kayyım talimatlarına aykırı davranarak geriye dönük usulsüz fatura kesildiği. firmaların borçlarını azaltacak kayıtlar işlendiği, yine 75 ton eksik kumaşa ek olarak bu sefer 20 ton kumaşın daha akıbetinin belli olmadığı, 20 ton kumaş ile ilgili olarak komiser heyetince  gerek yazılı, gerek sözlü sorulara herhangi bir cevap verilmediği,30.09.2022 tarihi itibariyle borçlu Şirket'in kaydi değerli özkaynakları 22.149.465,16 TL iken, 30.09.2022 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre özkaynakları (-) 8.164.755.60 TL olmakla borçlu şirketin, rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olduğu, Borçlu şirket tarafından sunulan alacaklardan feragat yazıları dikkate alındığında, 30.09.2022 tarihi itibariyle hesaplanan borca batıklık (-) 8.164.755,60 TL —12.088.473,33 TL vazgeçilen alacak  (+) 3.923.717,73 TL borçlu şirketin rayiç değerli özkaynakları hesaplanmakla,borçlu şirketin rayiç değerler üzerinden borca  batık olmadığı, komiser heyeti tarafından tespit edilmiş olup borçlu şirket ,komiser heyeti raporlarında belirtildiği gibi borçlunun komiser talimatlarını aykırı davrandığı ve alacaklıları zarara uğratma kastı ile hareket ettiği,İİK'nın 292.maddesi uyarınca iflas kararının verilmesinde borca batıklık şartının aranmaması ve tespit edilen  işlemler gerek İİK m. 292/1-c anlamında borçlunun alacaklılarını zarara uğratma amacıyla hareket etmesi gerekse de İİK m. 177 anlamında borçlunun alacaklılarının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunması veya bu işlemleri yapmaya teşebbüs etmesi kabul edilerek  şirket yetkilisinin İİK'nın 177.maddesi uyarınca duruşmaya davet edilmesine rağmen gelmemesi de gözönüne alınarak  davacı şirket hakkında verilen kesin mühletin kaldırılarak borçlu şirketin iflasına karar vermek gerekmiştir. ... Tic. Ltd. Şti. Yönünden; 30.09.2022 tarihi itibariyle borçlu Şirket'in e rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre özkaynakları () 4489.775,21 TL olmakla borçlu Şirket, rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olmadığı,Ancak mahkememizce  ... A. Ş.'nin iflasına karar verilmesi halinde, borçlu şirketin aktifinde en büyük alacak kaleminin ... A.Ş. *den olan 16.918.328,98 TL olduğu, ... A. Ş.'nin iflasına karar verilmesi halinde, ... Ltd. Şti *nin ... A.Ş. 'den olan alacağını tahsil etme imkanının ortadan kalkacağı, dolayısıyla rayiç değerli özkaynaklar  (+) 4.489.775,20 TL — 16.918.328,98 TL tahsili imkansız hale  gelen alacak  (-) 12.428.553,78 TL ... Ltd. Şti.'nin rayiç değerli özkaynaklar üzerinden borca batık duruma geleceği,Borçlu ... Ltd. Şti.'ne ait 19.927 kg. kumaş stoğunun satıldığı beyan edilmiş ise de, ticari defter kayıtlarında satış gözükmediği gibi, şirket hesaplarına intikal eden bir bedel de olmadığı, söz konusu kumaşların akıbeti hakkında komiser heyetine herhangi bir bilgi verilmediği, ... A.Ş. 'de olduğu gibi ... Ltd. Şti.'de ...ağlı Group, ... Tekstil ve ... Tekstil'e muvazaalı satışlar yaptığı ve söz konusu firmaların tüm ihtarlara rağmen borçlu oldukları tutarları ödemediği, komiser heyeti tarafından tespit edilmiş olup borçlu şirket ,komiser heyeti raporlarında belirtildiği gibi borçlunun komiser talimatlarını aykırı davrandığı ve alacaklıları zarara uğratma kastı ile hareket ettiği,İİK'nın 292.maddesi uyarınca iflas kararının verilmesinde borca batıklık şartının aranmaması,borçlu şirket vekili tarafından verilen feragat dilekçesinin doğrudan iflas koşullarının oluşması nedeniyle geçersiz olması ve tespit edilen  işlemler gerek İİK m. 292/1-c anlamında borçlunun alacaklılarını zarara uğratma amacıyla hareket etmesi gerekse de İİK m. 177 anlamında borçlunun alacaklılarının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunması veya bu işlemleri yapmaya teşebbüs etmesi kabul edilerek şirket yetkilisinin İİK'nın 177.maddesi uyarınca duruşmaya davet edilmesine rağmen gelmemesi de gözönüne alınarak  davacı şirket hakkında verilen kesin mühletin kaldırılarak borçlu şirketin iflasına karar vermek gerekmiştir. ... Yönünden; Şirket yetkilisi gerçek kişinin konkordatosunun tasdikinin diğer borçlu şirketlerin konkordatosunun tasdikine bağlı bulunması ve yetkilisi olduğu,şirketi yönetirken komiserlerin talimatlarına uymadığı gibi alacaklıların zararına hareket ettiği anlaşıldığından iflasa tabi olmayan gerçek kişi yönünden kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiği \" gerekçesiyle  borçlu ...'ın konkordato talebinin feragat nedenin reddine, İİK'nın 292/1 nci maddesi uyarınca borçlu şirketlerin  konkordato talebinin reddi ile iflaslarına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar ... A.Ş ile ... San. Ve Tic. Ltd şirketi vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde;  davacı şirketler hakkında kayyım heyetinin yapmış olduğu değerlendirmenin hatalı olduğunu, zira kayyım heyeti raporunda ... A.Ş. hakkında  önceden tarafımızca yapılan itirazlarımız ve sunulan belgeler göz önünde bulundurularak yapılan değerlendirmelerde alacaklardan feragat yazıları dikkate alındığında, 30.09.2022 tarihi itibariyle hesaplanan borca batıklık (-) 2.357.101,46 TL – 12.088.473,33 TL vazgeçilen alacak = (+) 3.923.717,73 TL borçlu şirketin rayiç değerli özkaynakları hesaplanmakla, borçlu şirketin rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olmadığı yönünde tespitte bulunulduğunu, yani kayyım heyeti tarafından bir taraftan ... A.Ş.'nin borca batık durumda olmadığı ve rayiç değerli özkaynaklarının tüm borçlarını karşılamaya yeteceği yönünde tespitte bulunulmuş iken, diğer taraftan bu şirketten alacaklı olan diğer davacı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin alacaklarını iflas edecek şirketten tahsil imkanının olmayacağı iddia edildiğini, kayyım heyeti tarafından aynı rapor içerisinde yer alan davacı iki şirket hakkındaki değerlendirmelerin neden - sonuç bağının doğru kurulamadığı, raporun kendi içerisinde çelişkili olduğu, objektiflik ve somut değerlendirmeden yoksun olduğu açıkça görülebildiğini, bu sebeplerle davacı ... A.Ş.'nin ve borca batık olmadığı ve tüm borçlarını karşılamaya yeter özvarlığının bulunduğu tespiti kabul edilebilecekken, bu şirketten alacaklı olan diğer davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin alacağını tahsil etme imkanının bulunmadığı yönündeki değerlendirmenin kabul edilmesi hukuken mümkün olmadığını, Diğer taraftan Covid - 19 pandemisinin ekonomiye olumsuz etkileri nedeniyle 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kiralamalardan kaynaklanan giderlerin, amortismanların ve personel giderlerinin toplamının yarısının borca batıklığın hesabında dikkate alınmayacağına yönelik  26.12.2020 tarih ve 31346 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376’ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğde dikkate alınması kanuni bir zorunluluk olduğunu, bu kapsamda komiser heyeti raporunda yukarıda belirtilen tebliğler doğrultusunda borca batıklık hesaplaması gerekirken yanılgı ile bu tebliğler dikkate alınmadan rapor yazıldığını, zira gerek bu tebliğler gerekse de bir kısım alacaklıların sunduğu feragat beyanları dikkate alındığında davacı şirketin borca batık olmadığı ortaya çıkmış olmasına rağmen hatalı tespit ve değerlendirmelere dayanılarak davacı müvekkiller hakkındaki davanın reddine ve müvekkil şirketlerin iflasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, İİK.nun 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkindir. Davacı şirketlerin, dava tarihi itibariyle İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'na kayıtlı olduğu, ticari merkezinin Zeytinburmu/İstanbul adresinde bulunduğu, davanın İİK.nun 285/3 ve 154/1.maddesinde öngörülen yetkili mahkemede açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı vekilinin vekaletnamesinde eldeki davayı açmak üzere özel yetkisine istinaden konkordato geçici  mühleti verilmesi talebi üzerine davacı şirketler hakkında 07/03/2022 tarihinde 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verilmiş ve 3 kişilik  konkordato geçici komiser heyeti görevlendirilmiş, 07/06/2022 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmiştir. Konkordato talep eden şirketlerin tüm mal varlıkların rayiç değerlerinin tespiti noktasında uzman bilirkişiler atanmak suretiyle rapor alınmıştır. Davacılar vekili mahkemeye sunmuş oldukları 28/11/2022 tarihli dilekçe ile  davacı ... San ve Tic. Ltd. Şti. ve davacı ... yönünden davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Konkordato Komiser Heyeti mahkemeye sunmuş olduğu 7/12/2022 tarihli kayyım raporu sonrasında mahkemece duruşma açılarak, borçlu şirket yetkilisine duruşma günün bildirir davetiye çıkartılmış, borçlu şirket vekili duruşmaya katılmadığı görülmüştür. Konkordato Komiser Heyeti'nden alınan 07/12/2022 tarihli raporda; ... A.Ş. Yönünden;  Şirketin 26.09.2022 tarihi itibari ile Çorlu'da bulunan fabrikasındaki üretim faaliyetlerine son verdiği, dışarıdan fason hizmet almaya başladığı, yaklaşık 100 çalışan kişinin iş akitlerinin fesh edildiği, söz konusu husularda şirket tarafından heyetimize herhangi bir bilgilendirmede bulunulmadığı, tüm bu hususların heyetimize yapılan ihbarlar neticesinde öğrenildiği, yine bu yapılan işlemlerin 10 günlük gibi çok kısa bir zaman diliminde gerçekleştiği, Borçlu şirketin hemen mühlet öncesinde, gerek makine tesisatının bir kısmının, gerek şirket aktifinde olan stoklarının, gerekse şirkete ait senetli alacakların grup şirketlerinden ve borçlu şirketin tek yetkilisi ve gerçek kişi olan Mustafa Muslihan'nın çocuklarının hissedar olduğu ... Boya'ya devredildiği, mühletten sonra ... Boya ünvanının ... Group olarak değiştirildiği, mühlet içerisinde borçlu şirketin satışlarının söz konusu şirket üzerinden yapıldığı, Borçlu şirket tarafından gerek konkordatonun amacına aykırı, gerekse dürüstlük kurallarına aykırı olduğu değerlendirilebilecek işlemler yapıldığı şüphesinin oluşması nedeniyle, heyetimizce ivedi bir şekilde bilirkişi görevlendirilmesi yapılarak, şirketin 30.09.2022 tarihi itibariyle varlıklarının rayiç değer tespitinin yaptırıldığı, teknik bilirkişilerce yapılan tespitler ve şirket kayıtları incelendiğinde, mühlet içerisinde şirketin 75 ton stoğunun kayıtlara yansıtılmayan bir biçimde şirket dışına çıkartıldığı, stoktaki bu değişime dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, bir diğer ifade ile şirkete ait yaklaşık 19 milyon TL'lik stoğun şirkette olmadığının tespit edildiği, Yönetici kayyım olarak atanmamızın hemen öncesi ve sonrasında, şirketin kayyım talimatlarına aykırı davranarak geriye dönük usulsüz fatura kesildiği ve  firmaların borçlarını azaltacak kayıtlar işlendiği, yine 75 ton eksik kumaşa ek  olarak bu sefer 20 ton kumaşın daha akıbetinin belli olmadığı, 20 ton kumaş ile  ilgili olarak gerek yazılı, gerek sözlü sorularımıza herhangi bir cevap verilmediği, Gerek komiser heyeti olarak görev yaptığımız dönemde, gerekse yönetici kayyım olarak görev yaptığımız dönemde, tüm ihtarlara rağmen mühlet sonrası alınan  mal ve hizmet bedellerinin ödenmediği, yine  işten çıkartılan 90 personelin Eylül/2022 döneminden kalan 300.000,00 TL maaş bakiyesinin ve 500.000,00 TL tazminatlarının ödenmediği, 30.09.2022 tarihi itibariyle borçlu Şirket’in kaydi değerli özkaynakları (+) 22.149.465,16 TL iken, 30.09.2022 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre özkaynakları (-) 8.164.755,60 TL olmakla borçlu şirketin, rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olduğu, Borçlu şirket tarafından sunulan alacaklardan feragat yazıları dikkate alındığında, 30.09.2022 tarihi itibariyle hesaplanan borca batıklık (-) 8.164.755,60 TL – 12.088.473,33 TL vazgeçilen alacak = (+) 3.923.717,73 TL borçlu şirketin rayiç değerli özkaynakları hesaplanmakla, borçlu şirketin rayiç değerler üzerinden borca batık olmadığı, 26 Aralık 2020 tarih ve 31346 sayılı Resmi Gazete ‘de Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan “6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı Maddesinin (borca batıklık durumu) Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” hükümleri dikkate alındığında borçlu şirketin 30.09.2022 tarihi itibariyle (-) 2.357.101,46 TL borca batık durumda olduğu,  Borlu şirket tarafından sunulan alacaklardan feragat yazıları dikkate alındığında, 30.09.2022 tarihi itibariyle hesaplanan borca batıklık (-) 2.357.101,46 TL – 12.088.473,33 TL vazgeçilen alacak = (+) 3.923.717,73 TL borçlu şirketin rayiç değerli özkaynakları hesaplanmakla, borçlu şirketin rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olmadığı, Borçlu şirket yönünden İİK 292 Md. belirtilen şartların oluştuğu, şirketin konkordato öncesi ve sonrası şüpheli işlem ve eylemleri nedeni ile alacaklıların zarar uğrama ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu, komiser talimatlarına aykırı hareket ettiği, mal varlığının korunması için iflasın açılması şartlarının oluştuğu, ... Teks Ltd. Şirketi Yönünden; 30.09.2022 tarihi itibariyle borçlu Şirket’in rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre özkaynakları (+) 4.489.775,21 TL olmakla borçlu şirket, rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olmadığı,  Borçlu şirketin aktifinde en büyük alacak kalemi ... A.Ş.’ den olan 16.918.328,98  TL olup yine borçlu şirketin pasifinde en büyük borç rakamı 19.530.000,00 TL ile ... A.Ş. ’ye olan borç rakamı olduğu, ... Ltd. Şti. bir yandan verdiği sipariş avansı çekleri ile ... A.Ş. ‘den alacaklı iken, diğer yandan çekler ödenmediği için ... A.Ş.’ ye borçlu olduğu, mahkemece borçlu şirketlerden ... A.Ş. için verilecek karar doğrudan ... Ltd.  Şti.’ni etkilediğini, ... A. Ş.’nin iflasına karar verilmesi halinde, ... Ltd. Şti ’nin ...  A.Ş. ’den olan alacağını tahsil etme imkanı ortadan kalkacağını, ancak ... A.Ş. ‘ye verilen  çekler yönünden ciranta olan firmalar ... Ltd. Şti.’den tahsilat yapabileceği, yani ...  A. Ş.’nin iflası halinde, ... Ltd. Şti. alacağını tahsil edemeyecekken, bu alacağın dayanağı olan sipariş avansı olarak verilen çekleri ödemek zorunda kalacağı, hal böyle olunca rayiç değerli özkaynaklar (+) 4.489.775,20 TL – 16.918.328,98 TL  tahsili imkansız hale gelen alacak = (-) 12.428.553,78 TL ... Ltd. Şti. rayiç değerli özkaynakları üzerinden borca batık duruma geleceği, 26 Aralık 2020 tarih ve 31346 sayılı Resmi Gazete ‘de Ticaret Bakanlığı tarafından  yayınlanan “6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı Maddesinin (borca batıklık durumu) Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” hükümleri dikkate alındığında borçlu şirketin 30.09.2022 tarihi itibariyle (-) 12.332.016,72 TL borca batık durumda olduğu,  Diğer bir yönden,  ... Ltd. Şti.’de ... A.Ş.’de olduğu gibi, ... Group, ...  Tekstil ve ... Tekstil ile ticari ilişki içerisinde olduğu, söz konusu şirketlerden ...  Group’tan 2.242.218,32 TL, ... Tekstil’den 524.570,00 TL, ... Tekstil’den ise  1.969.920,00 TL alacağı bulunduğu, bu 3 firma yönünden yönetim kayyımlığına gelmemiz üzerine, gerek mühlet sonrası doğan borçların ödenmesi, gerekse personel ücretlerinin ödenmesi için tahsilat yapılmaya çalışılmışsa da, söz konusu firmalar borçları olmadığından bahisle ödeme yapmadıkları En önemli husus ise, ... Ltd. Şti.’nin varlıklarının rayiç değerinin tespiti için  görevlendirilen bilirkişi Sn. ... tarafından, şirketin 30.09.2022 tarihi itibariyle 19.927 kg. kumaş stoğu olduğu tespit edilmesi nedeniyle söz konusu kumaşların muhafaza  altına alınması için şirketin işlerini fiilen takip eden ... ile yazılı ve  sözlü yapılan görüşmelerde, kumaşların satıldığı bilgisi verildiği, ancak şirketin ticari  defterlerinde 30.09.2022 tarihinden sonra yapılan bir satış bulunmadığı hesaplarına intikal eden bir bedel de olmadığı, söz konusu kumaşların akıbeti hakkında tarafımıza herhangi bir bilgi verilmediği,  yani ... Ltd. Şti.’nin de 19.927 kg. kumaşının akıbeti bilinmediği, heyetimizin bilgisi ve izni dışında, talimatlarımıza aykırı bir şekilde elden çıkartıldığı, ... A.Ş. ’de olduğu gibi ... Ltd. Şti.’de ... Group, ... Tekstil ve ... Tekstil’e muvazaalı satışlar yaptığı ve söz konusu firmaların tüm ihtarlarımıza rağmen borçlu oldukları tutarları ödemediği, Borçlu şirket yönünden İİK 292 Md. belirtilen şartların oluştuğu, şirketin konkordato öncesi ve sonrası şüpheli işlem ve eylemleri nedeni ile alacaklıların zarar uğrama ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu, komiser talimatlarına aykırı hareket ettiği, mal varlığının korunması için iflasın açılması şartlarının oluştuğu, İİK 287. Maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin “ konkordatonun başarı şansı “ kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu  sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). İsv.İİK ‘da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça,\" borçlunun iyileşmesi \" kavramına yer verildiği, buna göre, geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı ifade edilmiştir. Ancak burada iyileşmeden söz edebilmesi için bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp başarılı bir iyileşme için yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. ( Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 187 ) İİK'nın 292 maddesinde kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması ve aynı kanunun 287/5 maddesinde aynı hükümlerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanabileceği hususları düzenlenmiştir.  Mahkemece, İİK'nın 292. Maddesi uyarınca konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılması nedeniyle davacı şirketin iflasına karar verilmiştir. İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi  \"291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır.\" hükmünü içermektedir. Yine aynı yasanın Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması başlıklı 292.maddesi gereğince: \"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa b)-Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa c)-Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa d)-Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.\" hükmüne yer verilmiştir. Bu sebeplerden ilki borçlunun mal varlığının koruması için iflasın açılmasının gerekli olmasıdır. Özellikle borçlunun işletmesinin devamı, önemli ve hissedilir ölçüde, aktiflerin azalmasına ve pasiflerin artmasına yol açmaktaysa ve bu durum konkordato süreci içinde geri dönüşü olmayan bir aktif pasif dengesizliğine yol açacağı öngörülüyorsa; iflasın derhal açılması ile borçlunun mal varlığının tasfiye sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edileceği tahmin ediliyorsa, işletmenin devamı mümkün gözükmüyor yahut çok düşük bir ihtimal ise, malvarlığının korunması için kesin mühlet kaldırılarak iflasın açılması zorunludur. ( Selçuk Öztek/ Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 315 - 316 ). İkinci olarak kesin mühletin verildikten sonra konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile borçlunun iflasına resen karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durumda borçlu şirketin iflasına karar verilebilmesi için mahkemenin konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin aşikar olması, yani tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması gerekmektedir. Örneğin, komiser raporunda borçlunun mali ve finansal verilerinin iyileşmeyi imkansız hale getirdiği anlaşılıyorsa, borçlunun iflasına karar verilebilecektir.  Üçüncü  olarak borçlunun 297 nci maddeye aykırı davranması veya komiserin talimatlarına uymaması halinde borçlu şirketin iflasına karar verilebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen  yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olayı değerlendirmek gerekecektir. Borçlu şirketler tarafından sunulan projede, şirketin faaliyetlerinden elde edilecek gelir ile borçların ödenmesi hedeflenmiş ise de kayyım heyeti raporunda tespit edildiği şekilde borçlu şirketlerin, geçici mühlet kararının hemen öncesinde ve sonrasında, organik bağı bulunan şirketlerle muvazaalı işlem yapılmak suretiyle eylemli tasfiye sürecine girdikleri, komiser heyeti talimatlarına aykırı davrandıkları gibi alacaklıları zarara uğratma kastı ile hareket ettikleri anlaşılmaktadır. İİK 292. Maddesi uyarınca borçlu şirketlerin iflasına karar verilmesi için borca batıklığın şart olmadığı 292. Maddede belirtilen şartların gerçeklemesi halinde konkordato talep eden şirketlerin iflasına karar verileceği düzenlenmiştir. Bu haliyle konkordatonun başarayı ulaşma ihtimali bulunmadığı, mevcut durum itibariyle birikmiş borcun ileride kapanması mümkün gözükmediği,  daha fazla aktif-pasif dengesizliğine yol açacağı, ayrıca borçlu şirketlerin konkordato komiserlerin talimatlarına uymadığı, alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettikleri anlaşılmaktadır.. Bu durumda İİK 292/1-a,b ve c bendleri gereğince borçlunun mal varlığının korunması gerektiği ve bu haliyle konkordatonun başarıya ulaşmayacağı ve konkordato komiserlerin talimatlarına uyulmadığı sübut bulduğundan borçlu şirketler hakkında iflas kararı verilmesi yerindedir. Öte yandan borçlu şirketlerden ... San ve Tic. Ltd. Şti. vekili feragat dilekçesi sunmuş ise de İİK 292/1-d bendinde, borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse resen iflas kararı verileceği düzenlenmiştir. 30.09.2022 tarihi itibariyle borçlu Şirket’in  rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre özkaynakları (+) 4.489.775,21 TL olmakla borçlu şirket, rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olmadığı tespit edilmiş ise de borçlu şirketin  aktifinde yer alan en büyük alacak kalemin diğer borçlu ... A.Ş.'den olan 16.918.328,98 TL TL alacağın, borçlu ...'nin iflası ile birlikte tahsil etme imkanı ortadan kalkacağı için şüpheli alacak durumuna geleceği, bununla birlikte, şirketin hem kaydi hem rayiç bilançosunda 6.895.943,22 TL ticari alacağı gözüktüğü ancak ticari ilişki içerisinde olduğu  şirketlerden ...’tan 2.242.218,32 TL, ... Tekstil’den 524.570,00 TL, ... Tekstil’den ise 1.969.920,00 TL alacağın komiser heyeti tarafından tahsilat yapılmaya çalışılmış ise de söz konusu firmalar borçları olmadığından bahisle ödeme yapmadıklarından söz konusu alacakların da şüpheli alacak niteliğinde olduğu, ayrıca şirketin  rayiç bilançosunda ticari mallar 2.889.415,00 TL olarak tespit edilmiş ise de ( tekstil mühendisinden alınan raporda 19.927,00 kg kumaş için tespit edilen 2.889.415,00 TL  rayiç bedel ) 30.09.2022 tarihi itibariyle 19.927 kg kumaş stoğun ticari kayıtlara işlenmeksizin komiser heyetinin bilgisi ve izni dışında talimatlara aykırı şekilde elden çıkartıldığı, söz konusu ticari malların bedeli de rayiç bilançodan çıkartıldığında borçlu şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğundan iflasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenle, yasal düzenlemeler ve özellikle konkordato kurumun niteliği de göz önünde bulundurarak, mahkemece, konkordato talebinin reddine, davacı şirketlerin iflasına ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun kabul edildiğinden  davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-HMK' nın  353/1.b.1 Maddesi gereğince davacı şirketler vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı şirketler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının ayrı ayrı hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60'ar TL istinaf karar harcından, davacı şirketler tarafından yatırılan 179,90'ar TL'nin mahsubu ile bakiye 495,40 TL harcın davacı şirketlerden tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı şirketlerin yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/05/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d7fa20f5442ca558","SID":"5c7c81aee1d649e9"}}