{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1824 <br>KARAR NO: 2024/662<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 01/07/2021<br>NUMARASI: 2017/44 Esas - 2021/679 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 25/04/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacıların murisi ...'e 29.11.2016 günü saat 23.45 sıralarında, sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki, ... plakalı araç ile İkitelli ... Cad. ... önünde ... numaralı trafik ışıklarında, İkitelli tarafından... arafına yolu karşıdan karşıya geçmeye çalışırken yaya geçidinde çarptığını, meydana gelen kazada ...'in vefat ettiğini, ...'in vefatıyla geriye mirasçıları anne ..., baba ..., diğer davacılar ...'in kardeşleri ..., ..., ..., ... ve ...'in kaldığını, meydana gelen kazadan sonra sürücünün kaza yerinden de kaçtığını, kazayı yaptığını söyleyen ...'nun da kaza esnasında oto sürücüsü olduğunu söyleyerek polis merkezine teslim olduğunu, trafik ekibinin, kaza yerinde yapmış olduğu araştırmada, asıl oto sürücüsünün alkollü olan ve şoför değişikliği yapan... isimli şahıs olduğunu tespit ettiğini, olayla ilgili olarak Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/49154 Haz. sayılı dosyası üzerinden soruşturmanın devam ettiğini belirterek  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 100.000,00 TL, davacı  ... için 100.000,00 TL, davacılar...,  ...,  ..., ..., ... için ayrı ayrı 40.000 TLolmak üzere toplamda 400.000 TL manevi tazminatın, müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ...  Ltd. Şti. ve ...'dan tahsiline,  davacı anne ...  ve baba ... için ayrı ayrı l.000'er TL olmak üzere  şimdilik 2.000 TL destekten yoksun tazminatının davalılar ... Ltd. Şti. Ve ... ve ... Sigorta A.Ş.'den 29.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte  müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi özetle; 29.11.2016 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkil şirkete 22.04.2016/2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMMS Poliçesi ile sigortalı olduğunu, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması halinde, davacıların ve dava dışı kimselerin destekten yoksun kalıp kalmadıklarının tespiti için  aktüerya raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti.ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sürücünün, araçlara yeşil ışık yandığı sırada kendi yolunda, hız sınırları doğrultusunda seyir halinde iken olayın gerçekleştiğini, yaşanan olayda müvekkili...’nın kusuru bulunmadığını, dolayısıyla davacı yanın tüm taleplerinin reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte huzurdaki davada talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"A-Maddi tazminat talepleri bakımından; davacı Veysi Demirel'in maddi tazminat talebinin reddine, davacı ...'in maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 35.295,26 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş'den poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere davacıların talebiyle bağlı kalınarak dava tarihi olan 16/01/2017  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ... Geliştirme Limited Şirketi'nden kaza tarihi olan 29/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, B-Manevi tazminat talepleri bakımından; davacılar ... ve ...in manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile ...için 10.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar  ... ve ... Gayrimenkul Geliştirme Limited Şirketi'nden alınarak davacılar ... ve ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer davacıların manevi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ...'nın, dava konusu kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, yerel mahkemece alınan kusur raporunda, kusur oranına ilişkin hatalı kanaate varıldığını, mahkemece hükme esas alınan hesap raporunun eksik ve hatalı olduğunu, mahkemece rapora yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını,  raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm tesis edildiğini, maddi tazminat miktarlarının hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarları oldukça düşük olup, manevi zararın kısmen dahi giderilmesini sağlayacak nitelikte olmadığını, caydırıcılıktan ziyade rehavete neden olacağının oldukça açık olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 20/11/2016 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile yaya olan  ...'e  çarpması ile meydana gelen trafik kazasında ...'in vefat ettiği, davacıların bu vefat  nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının hazırlık dosyasından alınan bilirkişi raporunda desteğin asli davalı sürücünün tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesinden alınan cd çözümüne ilişkin raporda davacıların desteğinin kırmızı ışıkta geçtiği, Mahkemece alınan raporda, desteğin kusurunun %75, davalı sürücünün kusurunun %25 olduğu belirlenmiştir. Kusur raporları birbirini doğruladığından ve dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğundan kusura ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.  Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi ve çalışma gücü kaybı zararının hesabında yaralanan veya malul olanın gelirinin belirlenmesi   tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Desteğin ve malul kalanın  kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin, malul kalanın  gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir iş yerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Davacılar vekili desteğin döner ustası  olarak çalıştığını  iddia etmiştir.  Müteveffa ...'in, dosyaya getirtilen SGK kayıtlarında vefat tarihinden önce çalışmakta olduğu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait Kasım 2016 ayı ücret bordrosunda brüt ücretinin 2.025 TL olduğu, net ücretinin ise 1.571 TL olduğu tespit edilmiştir.  Mahkemece ilk alınan aktüerya raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanarak, desteğin döner ustası olduğunun kabulü ile emsal ücret araştırması yapılarak belirlenen miktarların kıyas edilmesi ile davacı tarafça beyan edilen 4.000,00 TL aylık kazanç üzerinden tazminat  hesaplaması yapılmıştır.Anayasa Mahkemesi iptal kararından sonra alınan ek raporda ise Yargıtay Hukuk Dairelerinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere maddi tazminatların kaza tarihinden itibaren bilinen dönem sonuna kadar gerçekleşen her türlü ücret artışları ve emsal ücretlerine göre tespit edilerek hesaplanması gerekmektedir. Müteveffa ...'in, dosyaya getirtilen SGK kayıtlarında vefat tarihinden önce çalışmakta olduğu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait Kasım 2016 ayı ücret bordrosunda brüt ücretinin 2.025 TL olduğu net ücretinin ise 1.571 TL olduğu, buna göre ölen kişinin asgari ücretin üzerinde maaş almakta olduğu, aynı dönemde yürürlükte olan asgari geçim indirimli net asgari ücretin 1.300,99 TL olduğu, buna göre ölen kişinin yürürlükte bulunan asgari geçim indirimli net asgari ücretinin 1.571,00 / 1.300,99 — 1,20754 katı net ücret aldığı bilirkişi ek raporunda belirlenmiş ve kat sayı 2016 yılından itibaren bilinen yasal net asgari ücretlere uygulanarak artışlı ücretler belirlenerek, PMF yaşam tablosu ve %10 arttırım %10 iskonto yöntemi esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Aktüerya bilirkişi raporlar arasında tazminat miktarları bakımından oluşan fark, desteğin esas alınan geliri  ve hesaplama yönteminden kaynaklanmaktadır.  Davacılar müteveffanın dönerci ustası olduğunu, esnaf odası kaydı, ustalık belgesi,  sertifika vs belge ile ispat edemediğinden müteveffanın  son olarak SGK'ya tabii olarak çalıştığı işyerinden elde ettiği  gelir esas alınarak hesaplama yapılmış olmasında  isabetsizlik bulunmamaktadır. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.  TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesinde \"Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta olay tarihi,  kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/2.maddesi kapsamında davacılar lehine belirlenen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacılar vekilinin istinaf itirazının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.25/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0d851b9b7f1593b8","SID":"6e78d1f056a543c8"}}