{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/650 <br>KARAR NO\t: 2024/787<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/3 E.  -  2023/36 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t\t\t\t:Eser Sahipliğinin Tespiti, Eser Sahipliğinden Kaynaklanan <br>\t                       Haklara Tecavüzün Men'i, Ref'i,  Maddi-Manevi Tazminat, <br>\t                       Hükmün İlanı<br>\t<br>Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/01/2023 Tarih ve 2023/3 Esas - 2023/36 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davalılar ..., ..., ... .... Ltd.Şti tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>  TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:  Davacı vekili asıl davada, davalıların birlikte sahibi oldukları “...” adlı sinema filminin özgün bestesinin müvekkili davacı ...’ya ait olduğunu, davalılardan ...’in sinema filminin senaryosunu göndererek müvekkilinden film için bir müzik eseri bestelemesini talep ettiğini, müvekkilinin bestelediği eseri 14.03.2014 tarihinde stüdyoda ... isimli soliste seslendirmek suretiyle kaydettiğini ve elektronik posta ile davalılara gönderdiğini, davalı ...’in müvekkilini arayarak, besteyi çok beğendiklerini, ödeme yapmak için ödenek aradıklarını, buldukları zaman ödeme yapacaklarını söylediğini, bunu gönderdiği e-posta ile de teyit ettiğini, daha sonra  dava konusu sinema filminin çekildiğini ve filmde müvekkili ...’nın bestelediği müziğin kullanıldığını, filmin başrol oyuncularından ...’nın ... Kanalında yer alan röportajında  davacı müvekkilinin bestesinin müzik klibi olarak yayınlandığını, müvekkiline ait özgün bestenin filmde, izinsiz  ve değiştirilerek bir başka besteci adıyla kullanıldığını, Doç.Dr.... tarafından düzenlenen raporda, müvekkiline ait beste ile filmde kullanılan bestenin aynı müzik eseri olduğu sonucuna varıldığını, bu durumun müvekkilinin FSEK’den kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal ettiğini ileri sürerek,  müvekkilinin haklarına yapılan  tecavüzün ref'i men'ine, \"...\"sinema filmi özgün bestecisi olarak belirtilmesini ve masrafı davalılar tarafından karşılanmak üzere ilamın yüksek tirajlı gazetelerde ilanına,100.000,00 TL manevi tazminatın ve  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla FSEK 68/3 maddesi uyarınca 30.000 TL mali hak bedelinin 3 katı 90.000 TL maddi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>               Asıl davada davalılar ... A.Ş., ... ve ... vekili, müvekkili ...’in ...’ya, yeni çekilecek olan “...” isimli sinema filminin özgün müziklerini yapması için teklif götürdüğünü, film müziklerinin oluşturulması aşamasında yardımcı olması için 13.02.2014 tarihinde filmin senaryosunu ve filmle aynı ismi taşıyan şarkının sözlerini davacıya gönderdiğini, davacının bu sözlere beste yaparak 14.03.2014 tarihinde e-posta yoluyla müvekkiline gönderdiğini, sözleri filmin yönetmeni ...’a, bestesi ise davacıya ait olan şarkının filmde kullanılmasının düşünüldüğünü ve filmin başrol oyuncuları ... ve ... tarafından stüdyoda prova çalışmaları yapıldığını, ancak daha sonra başka bir müzisyen ve bestede karar kılındığını, böyle bir gerekliliğin ortaya çıkmasından sonra filmin müziklerini yapması için davalı aranjör ... ile anlaşma yapıldığını, 3,5 ay süren çalışmalar süresince davacı tarafından bestelenen eserin dinlenmediğini, sonuçta ... tarafından yapılan bestenin kullanılmasına karar verildiğini, filmde kullanılan müziklerin bir kısmının başka müzisyenlerce daha önceden okunan veya piyasaya çıkan müzikler olduğunu, bir kısmının ise ilk kez bu film için hazırlandığını, bu müzikler için hak sahiplerine telif ödemelerinin yapıldığını, gerekli izinlerin alındığını, davacının iddia ettiği gibi, davacı bestesinin başka bir ad altında kullanılması, esinlenilmesi, değiştirilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, dosyaya sunulan ve Doç. Dr. ... tarafından hazırlandığı belirtilen raporun hiçbir geçerliğinin bulunmadığını,  zira ... tarafından nerede ve ne zaman seslendirildiği belli olmayan bir şarkının davacının bestelediği hangi şarkıyla nasıl ve ne şekilde benzetildiğinin anlaşılamadığını, ayrıca filmin galası 19 Kasım 2014 tarihinde olduğu halde, anılan raporun 16.11.2014 tarihinde hazırlandığının görüldüğünü, gösterime girmeyen bir filmde kullanılan bir müzik eserinin davacı tarafla raporu hazırlayan şahıs tarafından nereden duyulduğu, kaydın nasıl alındığı ve eserlerin ne yönden benzeştiklerinin belli olmadığını, davacıya ait hiçbir bir eserin filmde kullanılmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tAsıl davada davalı ... vekili, davaya konu müzik eserinin sözlerinin ...’a, bestesinin ise ...’e ait olduğunu, müvekkilinin aranje yaptığını, yani eserin müvekkili tarafından bestelenmediğini, bu sebeple davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, ayrıca iddia edildiğinin aksine film içinde yer alan “...” isimli eserin bestesi ile davacıya ait bestenin  benzemediğini savunarak davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. <br>\tAsıl davada davalı ... davaya  cevap vermemiştir. <br>\tBirleşen davada davacı vekili, müvekkilinin Türkiye'de ve dünya çapında tanınmış bir sanatçı olduğunu, davanın konusu “...” adlı sinema filminin özgün bestesinin müvekkiline ait bulunduğunu, filmin yapımcısı olan ...'in, müvekkiline dava konusu sinema filminin senaryosunu göndererek, film için bir müzik eseri bestelemesini talep ettiğini,  bu talep üzerine, davacının bestelediği eseri, yapımcı ...’e elektronik posta olarak gönderdiğini ancak, daha sonra müvekkilinin özgün bestesinin, davaya konu “...” isimli sinema filminde e müvekkilin izni ve/veya rızası olmadan değiştirilerek, bestecisi davalı ...  adıyla kullanıldığın,  filmin 21.11.2014 tarihinde vizyona girdiğini, dava konusu “...” isimli müzik eserinin gerçek sahibinin müvekkil olduğunu, ... Bölümü öğretim üyesi Doç Dr. ... tarafından sunulmuş olan  özel rapor ,asıl davada alınan 04.01.2016 tarihli ve bila tarihli ikinci bilirkişi raporu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı  2016/23132 Sor Nolu dosyasında alınan bilirkişi raporlarında, dava konusu filmde kullanılan bestenin, müvekkilin bestesi ile büyük benzerlik gösterdiğinin ... ...’in bestesinin ...’nın bestesinden türetildiğinin açıklandığını, tüm bunların yanında davalının sanık olarak yargılandığı Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi 2016/279E sayılı dosyasında, kendisine filmin çekilmiş olarak verildiğini, çekilmiş filmin üzerine beste yaptığını beyan ettiğini, bu beyanı ile davacının bestesi ile çekilmiş olan filmin müziği üzerinden beste yaptığını ikrar ettiğini, 5846 sayılı FSEK 1/b ve 3. maddesi uyarınca koruma kapsamında olan müvekkiline ait özgün müzik eserinin, müvekkilinin izni olmaksızın çoğaltılması, yayımı, dağıtımı, temsili, işaret, ses ve /veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletiminin müvekkilinin eser üzerindeki mali haklarına tecavüz oluşturduğunu,  yine FSEK 14,15,16. maddelerine aykırı olarak müvekkiline ait eserin üzerinde değişiklik yapılarak ve davalının besteci olarak gösterilmek suretiyle, müvekkilin istemeyeceği bir şekilde ve değiştirilmiş olarak umuma arzının müvekkilin manevi haklarına da tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek “...” isimli müzik eserinin gerçek sahibinin müvekkil ... olduğunun tespitine, “...” sinema filmi özgün müzik bestecisi olarak belirtilmesi ve masrafın davalı tarafından karşılanmak üzere ilamın yüksek tirajlı gazetelerde ilanına, 100.000TL manevi tazminatın,  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla FSEK 68/3 maddesi uyarınca 30.000 TL mali hak bedelinin üç katı olan 90.000 TL  maddi tazminatın, tecavüz tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte tahsilini talep  ve dava etmiştir.<br>\tBirleşen davada davalı davaya cevap vermemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı ... vekili husumet itirazında bulunmuş ise de, dosyada mevcut ...'in (...) ... Ltd. Şti ile yaptığı 30/10/2014 tarihli mali hakları devir sözleşmesi, Kültür Bakanlığı cevabı, yine bir kısım davalılar ile yapılan muvafakatname ve davalı  ... Ltd.Şti. ile yapılan \"Özgün Müzik Eserleri Mali Hak Devir Sözleşmesi\" ve diğer sözleşmeler göz önünde bulundurulduğunda bu davalının dava konusu müzik eserini filmde kullandığı, kullanma hakkı ile ilgili sözleşmeler yaptığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Eserlerine İlişkin  Kayıt Tescil Belgesinde  eser sahibi olarak özgün bestecinin ... Org. Film ... olarak belirtildiği, tüm bu belge, sözleşmeler ve muvafakatname belgelerine göre davacıya ait müzik eserinin dava konusu filmde kullanılmasını sağladığı ve sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla husumet itirazı yerinde bulunmadığı, diğer davalıların da dava konusu müzik eserinin kullanıldığı filmin yapımcıları olmaları nedeniyle sorumlu bulundukları,davaya konu müzik eserinin FSEK kapsamında musiki eseri niteliğinde olduğu ve FSEK korumasından yararlanması gerektiği, davacının, bu müzik eserinin eser sahibi bulunduğu, davaya konu eserin, davacıya ait eserden temel alınarak ve değişiklikler yapılmak suretiyle meydana getirildiği, bu eylemin, davacının FSEK’den kaynaklanan mali haklarının (m.22 çoğaltma hakkı, m.23 yayma hakkı ve m.25 umuma iletim hakkı) ve manevi haklarının (m.14 umuma arz, m.15 eserde adın belirtilmesi ve m.16 eserin bütünlüğünün korunması veya değişikliği men hakları) ihlali niteliğinde olduğu, FSEK m.68 uyarınca 3 kat telif tazminatının 15.000.-TL x 3=45.000.-TL mertebesinde bulunduğu, manevi hak ihlali nedeniyle 10.000-TL manevi tazminatın hakkaniyetli olduğu, öte yandan FSEK'in 68. maddesi kapsamında tazminat talep edildiğinden artık hak sahibi ile ihlalde bulunan kişi arasında farazi bir sözleşme ilişkisi kurulduğu kabul edilerek, men, ref ve hükmün ilan taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile ... adlı sinema filminde kullanılan \"...\" adlı şarkının bestesi yönünden eser sahibinin davacı olduğunun tespitine,  45.000-TL telif tazminatının tecavüz tarihi 19/11/2014 tarihinden itibaren değişir oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine, 10.000-TL manevi tazminatın 19/11/2014 tarihinden itibaren değişir oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,  FSEK 68. md gereğince telif tazminatına hükmolunduğundan taraflar arasında var sayımsal sözleşme ilişkisi kurulması nedeniyle men ve ref, ilan taleplerinin  reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile ... adlı sinema filminde kullanılan \"...\" adlı şarkının bestesi yönünden eser sahibinin davacı olduğunun tespitine,  45.000-TL telif tazminatının tecavüz tarihi 19/11/2014 tarihinden itibaren değişir oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak ( asıl dava dosyasının davalıları ... ... A.Ş,, ..., ... ve ..., ... yönünden tahsil edilen tazminat miktarları kapsamında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine, ihlal edilen manevi haklar nedeniyle toplam 10.000-TL manevi tazminatın 19/11/2014 tarihinden itibaren değişir oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak ( asıl dava dosyasının davalıları ... ... A.Ş,, ..., ... ve ..., ... yönünden tahsil edilen tazminat miktarları kapsamında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine, FSEK 68. md gereğince telif tazminatına hükmolunduğundan taraflar arasında var sayımsal sözleşme ilişkisi kurulması nedeniyle men ve ref, ilan taleplerinin  reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada  davalılar ..., ...,  ... .... Ltd.Şti vekili, yargılama esnasında yerel mahkemece iki kez bilirkişi raporu alındığını, raporların olayın hukuki mahiyetine uygun bulunmayıp, eksik incelemeyle oluşturulmaları yanında somut olaya ilişkin uzmanlıkları bulunmayan kişiler tarafından tanzim edildiğini, iki bilirkişi heyetinin de tanzim etmiş oldukları raporlarda, uyuşmazlığa konu iki eserin de minör tonda bestelendiği, eserlerin dinleyende bırakmış oldukları etkinin benzer olduğu, davacıya ait eserin 2/4’lük değerle kaleme alınmış olup davalıya ait eser 4/4’lük ölçüye uygun olarak bestelenmiş olsa bile icrada bu ölçülere uyulmayarak eserlerinin hızlarının aynı olması sebebiyle aynıymış gibi algılandığı, eserlerin tartımsal özellikler açısından benzer olduğu, hece diziminin iki eserde %90 oranında benzerlik gösterdiği kanısına vardığını, oysaki bilirkişilerin davaya konu eserin sözlerinin önceden filmin yönetmeni tarafından hâlihazırda yazıldığını, davacı ve diğer davalılar oluşturmuş oldukları eserlerde daha önceden yazılmış olan sözlerin üzerine bir beste yaptıklarını, bu sebeple bilirkişilerin raporlarında belirttiği üzere iki eserin de hece ve tartım özelliklerinde benzerlik bulunmasının doğal olduğunu, sinema sektöründe yapımcıların bir film için beste isterken besteciye filmin senaryosundan, genel duygusundan ve şarkının filmin hangi bölümünde çalınacağından bahsedip şarkının nasıl bir duyguda olacağını, misalen daha yavaş ve hüzünlü bir şarkı mı olması gerektiğini ya da coşkulu hızlı bir ritimle mi bestelenmesi gerektiğini belirttiğini, tüm bu hususlar aşikârken ve yargılama safhasında  öne sürülmüşken bilirkişilerin iki eserin de minör tonda bestelendiği ve bu sebeple davalının eserinde esinlenme olduğu kanaatine varmasının yerinde bulunmadığını,  duygusal bir filmde majör ton gibi coşkulu bestelerde kullanılan bir ton kullanılmasının beklenemeyeceğini, kaldı ki bir eserin sadece majör ve minör bir tonda oluşturulabileceği dikkate alındığında iki eserin de minör tonda bestelenmesinin benzerlik olarak addedilmesinin mantıklı bir açıklaması kalmadığını, somut olayda meslek birliklerinin intihale yönelik uyuşmazlıkları inceleyen teknik heyetlerinden yardım alınmadığını, davalı ...'in talebi üzerine ...'dan alınan raporunda  eserlerin birbirlerinden farklı oldukları tespit edildiğini, tazminat hesabında emsal ücret tespiti yapılmadığını, meslek birliklerinin görüşüne başvurulmadığını, bu sebeple müvekkillerini zarara uğratacak ve piyasayla bağdaşmayan nitelikte telif tazminatına hükmedildiğini, davacı ile yapılan daha önceki işlere ilişkin faturalar sunulmuşsa da bunların tazminat hesabında dikkate alınmadığını, öte yandan müvekkillerinin filmin sadece yapımcısı olduğunu, müzik eserlerinin benzer olup olmadığını tespit edebilecek durumda bulunmadığını,  müvekkillerin yapımcılığını üstlendiği filmde başkaca müzisyenlerin daha önceden yaratılmış eserleri de telif bedelleri ödenmek suretiyle kullanıldığını, yüklü bedeller ödenerek hazırlatılan film müziklerinde, bestecilere taklit eser yaptırılması düşüncesinin hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden bilirkişi incelemesi de dahil yargılama yapılarak açılan haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t:Asıl ve birleşen davalar, eser sahipliğinin tespiti, eser sahipliğinden kaynaklanan  haklara tecavüzün men'i, ref'i,  maddi-manevi tazminat,  hükmün ilanı istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece alınan her üç bilirkişi raporunda da, dava konusu musiki eserinin davacıya ait olduğunun ve davacının izni bulunmadan değiştirilmek suretiyle istinaf eden davalıların yapımcısı olduğu filmde kullanıldığının açıklandığı, davalıların bu eylemi davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarını ihlal ettiğinden davacı yararına maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, davacının mali haklarının ihlali sebebiyle FSEK'in 68. maddesi kapsamında talep edebileceği maddi tazminat miktarının, bu hususta ilk ve ikinci bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan üçüncü bilirkişi raporunda usulüne uygun olarak belirlendiği, bu itibarla mahkemece üçüncü bilirkişi raporunda belirlenen miktar dikkate alınarak yazılı şekilde maddi tazminata hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği, hükmedilen manevi tazminat miktarının da olayın oluş şekline, ihlalin niteliğine  uygun bulunduğu anlaşılmakla, asıl davada davalılar ..., ...,  ... .... Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Asıl davada davalılar ..., ..., ... .... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca davalılar ..., ..., ... .... Ltd. Şti.'den alınması gereken 3.757,05-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf başvurusunda peşin olarak alınan 1.209,11-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.547,94-TL'nin davalılar davalılar ..., ...,  ... .... Ltd. Şti.  tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar ..., ...,  ... .... Ltd. Şti. tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/04/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/05/2024  <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c7ebb7be34fad69e","SID":"ecf45e594b549527"}}