{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/777 <br>KARAR NO\t: 2024/757<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 24/11/2020<br>NUMARASI\t: 2017/1111 E. -  2020/635 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin ... Numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile dava dışı .... AŞ'ne ait emtiaların Ukrayna’dan Türkiye’ye nakliyesi işinin davalı tarafından üstlenildiğini, taşıma için davalı şirkete ait ... plakalı aracın kullanıldığını, hasarsız olarak teslim edilen ürünlerin taşıma sürecinde hasarlandığını, bu hususun ekspertiz raporu ve hasar tutanağından açıkça belli olduğunu, hasarın tespiti üzerine sigortalı tarafından sigortalı firmaca davalıya hasar ihbarında bulunulduğunu, inceleme sonucu zarann 17.780,21 TL  tespit edilmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, bu sebeple ilgili kanunlarca sigortalısının haklarını devraldığını, rücu hakkı olduğunu, bu kapsamda davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz etmesi üzerine işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu iddia ederek, itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; Dava konusu olayın uluslararası taşıma olduğunu, dolayısıyla CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacı yanın taraf sıfatı ispatı için ödeme belgesi, temlikname, mal faturası vb. detaylarını sunması gerektiğini, bu hususların dosyaya sunulduğu varsayımında dahi kendilerine ulaşmadığını, sigorta şirketinin hasarı  doğru kişiye ödediğini ispatlaması gerektiğini, göndericisi ... /Ukrayna olan ve alıcısı ... Tic. A.Ş. Türkiye olan 16 palet kontra plak kaplama levhasının müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile Kiev- İstanbul hattında taşınmak üzere yüklendiğini, nakliye aracının 28.12.2016 tarihinde .... isimli gemiye Ukrayna gemisine yüklendiğini, 02.01.2017 tarihinde Haydarpaşa limanına vardığını, kötü hava şartları sebebiyle araç içerisindeki emtianın hasarlandığının bildirildiğini, tanzim edilen eksper raporunda deniz nakliyesi sırasında emtiaların kaydığı, dorse bırandasını parçaladığı, dorse içindeki yükün bir kısmının hasarlandığı, deniz taşıması süresince Karadeniz'de hava taşımasının çok ağır olduğu, yükün istifleme ve sabitlenmesinde eksikliklerin söz konusu olduğu, hasarın nedeninin bunların eksikliğinden kaynaklandığını, dolayısıyla nakliyesicinin herhangi bir kusuru olmadığını, davalı firmanın aracının taşıdığı yüklerin sabitleme ve istiflerinin hava koşulları doğrultusunda gerçekleştirilmesi gerektiğini, iki palet halinde üstüste yüklenen büyük ebatlı kontraplak levhalardan üstteki paletin kaynası ya da devrilmesi ile hasar oluştuğunu, istif hususunda dorsenin kapak kısmında boş alan bırakıldığını, önde de kısmi boşluk olduğunu, levhaların boşta kalarak ağırlık sebebiyle sarktığını, ambalaj hatasının söz konusu olduğunu, yükün palet üzerine oturtulmaması gerektiğini, yükün ağırlığı sebebiyle kaymaması gerektiğini, dolayısıyla kaymaya sebebiyet verecek boşlukların yanı sıra sabitlemenin yapılmadığının belirtildiğini, davacı yanın ekspertiz raporunda da özetle deniz ve karayolu sevkıyat koşullarının sarsıntılar salınımlar esnasında paletlerin araç içinde boşluklara devrilerek meydana geldiğinin belirtildiğini, müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Davacı şirketin .... Numaralı Nakliyat emtia Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı  dava dışı .... AŞ.'ne ait emtiaların Ukrayna’dan Türkiye’ye nakliyesi işinin davalı tarafından üstlenildiği, taşıma için davalı şirkete ait ... plakalı aracın kullanıldığı, taşınan emtiaların taşıma sürecinde hasarlandığı, hasarın tespiti üzerine dava dışı sigortalı tarafından davacı sigortacıya  hasar ihbarında bulunulduğu, inceleme sonucu  17.780,21 TL toplam zarar tespit edilmiş olduğu, davacı şirket tarafından sigortalısına bu bedelin ödendiği, ödediği bedeli sigortalısının halefi olarak taşıyıcı davalı firmadan tahsili için bu kapsamda davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiği, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve bir yıllık yasal sürede iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı firmanın dava dışı sigortalısı ile aralarında ICC (A) All Risk kapsamında sigorta poliçesi bulunduğu, dava konusu taşımanın bu poliçe kapsamında olduğu, ayrıca 21.03.2017 tarihli ve ... Numaralı  ... Bankası A.Ş. tarafından düzenlenmiş dekont ile hasarlanmaya ilişkin ödeme yapan davacının halefıyet hakkının bulunduğu, her ne kadar bir kısmı Denizyolu ile gerçekleştirilmiş olsa da, dava konusu taşıma sürecinin karma taşımalardan Kombine Taşımacılık  olduğu, CMR Md.2 kapsamında uygulama alanı bulacağı, dava konusu olayda hasarlanmanın temel iki sebepten kaynaklandığı, bunların yüklemede bırakılan, boşluklar ile istif ve bağlama hatası ve ambalaj hatası olduğu, taşıyıcı davalının ürünleri teslim aldığı andan itibaren CMR Md.17/1 uyarınca sorumlu olduğu, CMR kapsamında yükleme-istiflemc- bağlama vb. hususların doğrudan taraflardan hangisine ait olduğunu işaret eden açık hüküm olmadığı, bu hususlardaki sorumluluğunun her ticari ilişki ve lojistik süreçte farklılık gösterebileceği, bu kapsamda belirtilen faaliyetlerden sorumluluğun çoğunlukla Incoterms terimleri uyarınca belirlenebildiği, satış sözleşmesinin ExW yapıldığının anlaşıldığı, bu sözleşmenin ExW yapıldığına dair CMR Senedi üzerinde satış faturasına açık atıf yer aldığı, dolayısıyla satışın ExW olduğunun taşıyıcıya bildirildiğinin değerlendirildiği, dolayısıyla yükleme-istifleme-bağlama vb. faaliyetlerden taşıyıcının sorumlu olduğu, davalı taşıyıcının, yüklemeyi gönderenin yaptığı ve güvenlik sebebiyle nezaret hakkının engellendiği hususuna yönelik dosya içeriğinde herhangi yazılı bir kayıt, taşıma senedi üzerine şerh vb. bulguya rastlanmadığı, dolayısıyla bu hususun ispatlanamadığı, davalı taşıyıcının yükleme-istifleme-bağlama vb. süreçlerden sorumlu olduğu değerlendirildiğinde, CMR Md. 8-9 kapsamında belirtildiği üzere ambalajın kötü yapıldığına dair herhangi bir uyarının veya şerhin düşülmediği, dava dışı gönderen firmanın ürünlerdeki ambalaj olumsuzluğundan dolayı %50, taşıyıcının ise yükleme-istifleme-bağlama operasyonundan sorumlu olduğunun değerlendirildiğinden dolayısıyla taşıyıcının hasarlanmadan kusurunun %50 olduğu, taşıyıcının CMR hükümleri kapsamında Md.23/3 uyarınca sınırlı sorumluluk tutarından yararlanabileceği, hasarlanma tespit tutanağı tarihindeki SDR Kur bedeli üzerinden sınırlı sorumluluk üst limitinin 171.391,88TL olarak hesaplandığı, karar tarihinde Merkez Bankası SDR kurun TL karşılığının 11,2910 olduğu, bu miktarın bilirkişilerce olaya ilişkin 35.767 SDR ile çarpıldığında karar tarihi itibarı ile sorumluluk üst limitinin 403.845,20 TL olduğu, hesaplanan dava konusu toplam zararın ise 17.780,21 TL olduğu, taşıyıcının kusur oranı kapsamında bu tutarın %50 olan 8.890,10 TL lik tutardan sorumlu olacağı, 8.890,10 TL tutarın sınırlı sorumluluk tutarının çok altında kaldığı anlaşılmıştır.Davacı yanın icra takibinde  17.780,21 TL talepte bulunduğu, yukarıdaki açıklama ve tespitler ışığında davalı yanın bu bedelin 8.890,10 TL' sinden sorumlu olduğu, bu bedele taleple bağlı kalınarak takip tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmış,  Davalı borçlunun İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının 8.890,10 TL asıl alacak yönünden iptali ile,  takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren  değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya dair istemin ise reddine karar verilmiştir.Dava ve takip konusu alacağın taşıma kaynaklı halefiyet gereği rücu alacak olması, kusur oranının ve alacak miktarının bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkması nedeniyle, alacağın likit olarak değerlendirilemeyeceği göz önüne alınarak davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilerek....\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2017/26362 E sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının 8.890,10 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya dair istemin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yapılan incelemeler sonucunda hasar nedeniyle toplam 17.780,21 TL zarar tespit edildiğini, müvekkili şirket  tarafından dava dışı sigortalısına ödemede bulunulduğunu, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda hatalı ambalajlanma nedeni ile göndericiye %50 davalıya %50 kusur atfedildiğini, eksik incelemeye dayalı hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, kusur oranının hakkaniyete ve somut olaya uygun düşmediğini, şoförün gümrük görevlileri ve firma yetkilisi tarafından tutulan tutanakta yükün kaymış olduğunun açıkça ifade edildiğini, yükün kaymasının ambalajlamadan çok sabitleme ile ilgili olduğunu, davalının hem yükün istifini hem  yüklemesini bağlamasını hatalı şekilde yaptığını, hem de CMR gereği nezaret yükümlülüğünün bulunduğunu, davalı şirket tarafından hava şartlarına uygun olarak sabitleme ve istif yapılmadığından hasar oluştuğunu, bir an için ambalajın eksik olduğu düşünülse dahi taşıma konusu paletlerin hepsinin hasar görmemiş olması karşısında bu yetersizliğin çok küçük bir kusur oranına isabet edeceğinin aşikar olacağını, somut olayda avans faizine hükmedilmesi kanaati oluşmuşken mahkeme  tarafından yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kök raporda CMR'nin 27. maddesi uyarınca uygulanacak faizin yıllık %9 olacağının belirtildiğini, bu hususa taraflarınca itiraz edildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hasarın nedeninin sabitleme, istif ve ambalajlama yetersizliği olduğunu, istif, yükleme, ambalajlama ve sabitlemenin dava dışı gönderici tarafından yapıldığını, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, %50 kusurlu olduğuna dair tespitin hatalı olduğunu, CMR belge  üzerinde yüklemenin gönderici tarafından yapıldığının yazılı olmasına rağmen mahkemenin bu şerhi yokmuş gibi hatalı karar verdiğini, CMR taşıma senedinde yer alan özel taşıma şartları hanesinde yükleme ambalajlamanın gönderici tarafından yapıldığı, taşıyıcının sorumlu olmadığı konusunda şerh olduğunu, yine 18.bölümde yüklemenin gönderici tarafından yapıldığının belirtildiğini, kötü ambalaj ve istinaf hatasından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, gönderici basiretli tacir gibi davranarak her türlü yol koşulunu dikkate alıp yükleme, ambalaj ve istif yapması gerektiğini, taşıyıcının önlemesine imkan olmayan  durumlarda taşıyıcının mesuliyetten ibra edildiği, delillerinin dikkate alınmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE  Dava, nakliyat emtea sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyandan rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekilleri tarafından, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, sigorta poliçesinin varlığı, davalının taşıyıcı, dava dışı sigortalının ithalatçı alıcı olduğu hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, taşımadan dolayı tarafların kusurlu olup olmadığı, mahkemece  hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit edilen kusur oranının isabetli olup olmadığı ile uygulanan faizin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı ... Tic. AŞ şirketi arasında nakliyat emtia sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede nakil vasıtasının kamyon olduğu, kamyona ait plakaların belirtildiği, emtianın Papel, 18 adet, ambalajın palet, Ukrayna - Türkiye arasında taşıma, varış yerinin Gaziantep Türkiye, yükleme tarihinin ise 22.12.2016 tarihli olarak gösterildiği, 06.01.2017 tarihinde Gaziantep Gümrük Müdürlüğüne beyannamenin ibraz edildiği, 22.12.2016 tarihli CMR belgesinde taşıyıcının davalı şirket olduğu, göndericinin Ukrayna'daki mukim şirket olduğu, alıcının dava dışı sigortalı olduğu, yükleme tarihinin 22.12.2016 Ukrayna olduğu, 16 palet yükün mevcut olduğu, 21.maddede, taşıma özel şartlarına yer verildiği, 1.fıkrada, yükün ambalajlanması ile araç içinde istifinin gönderen tarafından yapılmış olduğu bu nedenlerden doğacak hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmadığı,5.bentte, aşırı yağışlardan dolayı nemlenmeden oluşacak zararı ithalatçı-ihracatçının kabul ettiğinin belirtildiği, 04.01.2017 tarihli dava dışı şoför, firma yetkilisi, gümrük memurları tarafından düzenlenen tutanakta ... Gemisi ile 02.01.2017 tarihinde Ukrayna'dan eşya yüklü olarak Haydarpaşa Limanı RO-RO Sahasına gelen ... plakalı aracın gümrük varidesinde bulunan 03.01.2017 tarihli mükellef dilekçesinde geminin Karadeniz açıklarında karşılaştığı, hava muhalefeti nedeniyle yükün kaymış olduğunu belirttiği, bu dilekçeye istinaden söz konusu aracın yanına gidilerek bu kaymadan dolayı 3 palet eşyada hasar olduğunun görüldüğü, yükümlünün talebi üzerine eşyalardaki kaymaların düzeltilmiş olduğu, yapılan işlemlerde araca ve araçta bulunan üç kap hasarlı yük haricinde kalan 13 kapa herhangi bir zarar ziyan verilmediği, bu hususun transit beyannamesi ile gümrük mührü tatbik edilerek ilgili müdürlüğü olan Gaziantep Gümrük Müdürlüğüne sevk edildiği hususlarına yer verildiği, 15.06.2017 tarihli CMR sigorta poliçesi ekspertiz raporunda hasar nedeninin sigortalıya ait araçta yüklü bulunan kontroplak kaplama levhası yüklü sigortalı firmaya ait römorka 22.12.2016 tarihinde Ukrayna'dan yüklenmiş sigortalının aracının 28.12.2016 tarihinde Haydarpaşa Limanına nakledilmek üzere Ukrayna'dan deniz yolu aktarması yaptığı gemiye yüklendiği, deniz yolu nakliyesi sırasında dorse içindeki emtiaların kaydığı, dorse brandasının parçalandığı ve dorse içindeki yükün bir kısmının 3 palet/22,002 m3 emtianın fiziksel nedenlerle hasar gördüğü, Ukrayna'dan yapılan deniz yolu aktarması sırasında Karadeniz'de çok ağır hava koşulları olduğu bilgisinin edinildiği, söz konusu yükün istifleme ve sabitlenmesinde eksikliklerin olduğu, hasar nedeninin istif hatası ve sabitleme yetersizliği olması nedeniyle hasarın oluşumunda nakliyecinin herhangi bir kusuru olmadığı kanaatinde bulundukları, toplam hasar bedelinin belirlendiği, hasar tutarının 4.510,41 EURO olduğunun ifade edildiği, rapora fotoğrafların eklenmiş olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından 21.03.2017 tarihinde dava dışı sigortalıya 17.780,21 TL'nin hesaptan havale edildiği, davacı şirket tarafından ödenen 17.780,21 TL alacağın davalıdan tahsili amacıyla 31.07.2017 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu şirket tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiği, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. <br>09.01.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu olayda davacı tarafın sigortalısı ile davalı firma arasında taşıma sözleşmesinin kurulduğu, bu hususun gerek taşıma senedinin düzenlenmesi gerekse dosyada bulunan navlun faturası ile sabit olduğu, davacı firmanın dava dışı sigortalısı ile aralarında ICC (A) All Risk kapsamında sigorta  poliçesi bulunduğu, dava konusu taşımanın bu poliçe kapsamında olduğu, ayrıca 21.03.2017 tarihli ve ... Numaralı  ... Bankası A.Ş. tarafından düzenlenmiş dekont ile hasarlanmaya ilişkin ödeme yapan davacının halefiyet hakkının olduğunun değerlendirildiği, her ne kadar  taşımanın bir kısmının denizyolu ile gerçekleştirilmiş olsa da, dava konusu taşıma sürecinin karma taşımalardan Kombine Taşımacılık örneği olduğu, CMR Md.2 kapsamında uygulama alanı bulacağı, dava konusu olayda hasarlanmanın temel iki sebepten kaynaklandığının değerlendirildiği, bunların yüklemede bırakılan boşluklar ile istif ve bağlama  hatası ve ambalaj hatası olduğu, taşıyıcı davalının ürünleri teslim aldığı andan itibaren CMR Md.17/1 uyarınca sorumlu olduğu, CMR kapsamında yükleme-istifteme- bağlama vb. hususların doğrudan taraflardan hangisine ait olduğunu işaret eden açık hüküm olmadığı, bu hususların sorumluluğunun her ticari ilişki ve lojistik süreçte farklılık gösterebileceği, bu kapsamda belirtilen faaliyetlerden sorumluluğun çoğunlukla Incoterms terimleri uyarınca belirlenebildiği, satış sözleşmesinin ExW yapıldığının anlaşıldığı, bu sözleşmenin ExW yapıldığma dair CMR Senedi üzerinde satış faturasına açık atıf yer aldığı, dolayısıyla satışın ExW olduğunun taşıyıcıya bildirildiğinin değerlendirildiği, dolayısıyla yükleme-istifleme-bağlama vb. faaliyetlerden taşıyıcının sorumlu olduğunun değerlendirildiği, davalı taşıyıcının, yüklemeyi gönderenin yaptığı ve güvenlik sebebiyle nezaret hakkının engellendiği hususuna yönelik dosya içeriğinde herhangi yazılı bir kayıt, taşıma senedi üzerine şerh vb. bulguya rastlanmadığı, dolayısıyla bu hususun ispata muhtaç kaldığı, davalı taşıyıcının yükleme-istifleme-bağlama vb. süreçlerden sorumlu olduğu değerlendirildiğinde, CMR Md. 8-9 kapsamında belirtildiği üzere ambalajın kötü yapıldığına dair herhangi bir uyarının veya şerhin düşülmediği, dava dışı gönderen firmanın ürünlerdeki ambalaj olumsuzluğundan dolayı kadri marufunda; %50 taşıyıcının ise yükleme-istifleme-bağlama operasyonundan sorumlu olduğunun değerlendirildiği, dolayısıyla taşıyıcının hasarlanmada kusurunun  %50 olarak değerlendirildiği, taşıyıcının CMR hükümleri kapsamında Md.23/3 uyarınca sınırlı sorumluluk tutarından yararlanabileceği, örnek olarak hasarlanma tespit tutanağı tarihindeki SDR kur bedeli üzerinden raporun“Taşıyıcının Sorumluluğuna ve Tazminat Tutarına İlişkin Değerlendirmeler” başlığı altında sınırlı sorumluluk üst limitinin 171.391,88TL olarak hesaplandığı, dava konusu toplam zararın ise 17.780,21 TL olduğu, taşıyıcının kusur oranı kapsamında bu tutarın %50 olan 8.890,10 TL'lik tutardan sorumlu olacağı, 8.890,10 TL tutarın sınırlı sorumluluk tutarının çok altında kaldığı, söz konusu hesaplamanın CMR Md.23/7 uyarınca  mahkemece karar tarihindeki SDR kur değeri ile tekrar hesaplanarak, kusur oranları da göz önünde bulundurularak tekrar hesaplanması ve sınırlı sorumluluk üst sınırı ile kıyaslama yapılması gerektiği, faiz konusunda CMR Md.27 kapsamında %5'lik oranın belirtildiği ifade edilmiştir. Taraf vekilleri rapora karşı beyan ve itirazlarını dosyaya bildirmişlerdir. 05.03.2020 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; kök raporda da bahsedildiği üzere hasarlanmanın temel sebeplerinin tek tek irdelendiği, yine davalı vekilinin itiraz dilekçesinin ilk paragrafında bahsettiği gibi 2 temel sebep olarak tasniflendiği, hasarlanmaya sebebiyet veren hususun hava koşulları sebebiyle gerçekleştiğini söylemek, söz konusu hasar sebeplerinin oluşumunu değerlendirmeye almamak ile aynı şey olduğu, elbette davalı tarafın hava koşullarına etki edemeyeceği bilinmekle birlikte, kök rapor kapsamında belirtildiği. üzere dava konusu hasarlanmanın detayları, eksper raporları içerikleri doğrultusunda hasarlanmanın temel sebebinin farklı olduğunun açık bulunduğu, öncelikle belirtmek gerekir ki; söz konusu ExW teslim şeklinin kök raporda bahsedilen koşul ile (teslim şeklinin taşıma senedine işlenmesi veya taşıma sözleşmesine doğrudan etki ettiği durumlarda) uygulama alanı bulduğu durumda, taşıyıcıların genel itirazı yüklemeyi şoförün nasıl yapacağı yönünde olduğunu, bu noktada lojistik faaliyetler ve operasyonlar göz önüne alındığında, taşıma ve buna bağla olarak yapılacak yükleme operasyonu için gerekli araç, teçhizat, donanım vb. altyapının tedarikinin de taşıyıcı tarafından sağlanması gerektiği,  bu tedarike yönelik verdiği hizmet karşılığı ücret de hizmet verdiği tarafa fatura edilmesi gerektiği, taşıyıcının organizatör sıfatı olmadan yalnızca filli taşıma süreci İçin satış sözleşmesinin alıcısı olan taraf ile anlaştıysa, bu donanımın eksikliğinden dolayı taşıma sürecine başlayamadığı yönünde anlaştığı alıcıya ikazda bulunması gerektiği, elbette davalı yanın itirazlarında olduğu gibi, yükleme sürecini doğrudan şoförün yapması gerektiğine dair bir iddiamız olmayıp, yalnızca yükleme sorumluluğunun taşıyıcıda olacağı durumda gerekli altyapının temini için bu eleştiride bulunulduğu, başka bir ifade ile kök raporun hiçbir bölümünde “23 tonu şoför yüklemiştir bu nedenle davalı %50 kusurludur.” İfadesi veya benzeri bir ifadenin yer almadığı,  itirazlar doğrultusunda dosyaya davacı tarafından sunulan ve davalı firmaca kesildiği açıkça görülen,  CMR Senedi üzerinden, başlık kısmında yükleme ve ambalajın, içeriğinde ise yükleme ve istifin açıkça gönderici tarafından yapılacağını söylediği, taşıma senedi özel şartlarının gösterildiği,  görüldüğü üzere Türkçe ifadede “yükleme ve istifin” değil; “ambalajlama ve istifin” gönderen tarafından yapılmış olduğu üzerine özel koşul yer aldığı, İngilizce ifade de ise aynı maddenin karşılığı olarak “Packing and loading” ifadelerinin yer aldığı, söz konusu ifade ambalajlama ve yükleme manasına geldiği, senet üzerine işlendiği belirtilen özel koşullardan hangisinin uygulama alanı bulması gerektiği dahi bu kapsamlardaki çelişkiden dolayı net olmadığı, her iki durumunda kesişiminin yalnızca ambalajlama olduğunu, ambalajlama faaliyetindeki hatadan dolayı gerek CMR hükümlerinin açıklanması suretiyle, gerekse görüş ve kanaatlerimizde gönderen firmaya kusur atfı yapıldığını, davacı tarafın faiz konusunda yaptığı itiraz ve itiraz devamında sunduğu emsal Yargıtay Kararı (11. ELD. 2014/18669 E. 2015/3354 K. 11.03.2015 tarihli) ve BAM kararları ( 14, H.D. 2018/160 E. ve 2018/948 K. sayılı 27.09.2018 tarihli) kararları uyarınca faiz uygulaması TL talep tutarı sebebiyle avans faizi olması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporlarına göre yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bilirkişi raporu ve özellikle tarafların istinaf dilekçesinde dile getirmiş olduğu itirazlarınında değerlendirildiği ek bilirkişi heyet raporu, dosya kapsamına uygun yeterli ve gerekçelidir. Dava konusu emtianın Ukrayna'dan Türkiye'ye  taşındığı, bu nedenle somut olayda Karayoluyla Eşya Taşınmasına İlişkin Uluslararası (CMR) Sözleşmenin hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Ancak, taşımanın bir kısmı deniz yolu ile gerçekleştirilmiş olduğundan  kombine bir taşımadır. CMR Konvansiyonunun 17/1. maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2.madde ise \"Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.\" şeklindedir. Bu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı veya gecikmeden doğan zararı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle, taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgeler ile ekspertiz raporu ve  bilirkişi raporu ile ek raporda belirtildiği üzere, taşınan emtiada meydana gelen hasarın, deniz yolu nakliyesi sırasında dorse içindeki emtiaların kayması dorse brandasının parçalanması yükün bir  kısmının deniz yolu aktarması  sırasında çok ağır hava koşulları nedeniyle yükün istiflenme ve sabitlenmesindeki eksikliklerinden kaynaklı olarak meydana geldiği tespit edilmiştir. Bu tespitler neticesinde, tarafların meydana gelen hasardan dolayı %50'şer oranında kusurlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Taraf vekillerinin istinaf ilekçesinde ileri sürmüş olduğu aksine iddiaları, yukarıda yer verildiği üzere ek bilirkişi raporunda ayrıntılı ve gerekçeli  şekilde açıklanarak cevaplandırılmıştır. Bu sebeple, taraf vekillerini kusura yönelik aksine iddiaları isabetli görülmemiştir.  CMR Konvansiyonuna göre, yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından ve/veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı öngörülmüş olmakla birlikte; Yargıtayın yerleşik içtihatlarında, ambalajlama, yükleme, boşaltma ve istifleme göndericiye veya alıcıya ait olsa da taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi (özen borcu) bulunduğu, \"ilke olarak kabul\" edilmektedir.Davacı vekilinin bir diğer istinaf nedeni ise avans faizine karar verilmemiş olduğuna yöneliktir.  CMR'nin 27. maddesi kapsamında ancak yabancı para tahsili talepleri yönünden % 5 faiz oranı uygulanabilecektir. Somut uyuşmazlıkta icra takibinde talep TL cinsinden olup, mahkemece TL üzerinden itirazın iptaline dair hüküm tesis etmiştir. Mahkemenin kabulü, davacı tarafça icra takibinde açıkça yasal faiz  talebi belirtilmiş olması nedeniyle yerinde kabul edilmiştir. Çünkü, HMK'nın 26. maddesi gereğince taleple bağlılık ilkesi kapsamında mahkemece talebi aşar şekilde avans faizine karar verilemeyecektir. Bu nedenle, davacı vekilinin faize ilişkin aksi yöndeki iddiaları somut davadaki talebi dikkate alınarak yerinde görülmemiştir.  Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki tarafın istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM:    Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayır ayrı esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 123,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 455,46 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, <br>4-Taraflarca yapılan yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,6-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 09.05.2024 tarihinde,  oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"277ad55ec0572ec6","SID":"90ca0835f7332669"}}