{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/510 <br>KARAR NO: 2024/551<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/05/2019 <br>NUMARASI: 2014/1984 Esas -  2019/500 Karar<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2024<br>Dairemizden verilen  06/05/2019 Tarih, 2014/1984 E. 2019/500  K. sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin  17/01/2024 Tarih ve 2022/4159 E., 2024/399 K. sayılı ilamıyla bozulmakla dosyanın Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonucunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şahsın birlikte 25/03/2010 tarihinde davalı şirketi kurduklarını, müvekkilin ayrıldığı 24/10/2013 tarihine kadar kurucu ortak olarak davalı ile birlikte çalıştıklarını, müvekkilin 24/10/2013 tarihli sözleşme ile ortaklıktan ayrıldığını, ayrılığın ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, imzalanan sözleşmeye göre; Müvekkilin ... Ltd. Şti.’nde bulunan %50 oranındaki hissesini davalı şahsa devredeceğinin, Devir bedeli olarak toplamda 80.000,00 TL ödeme yapılacağının, Devir bedelinin %50 si olan 40.000,00 TL’nın sözleşme öncesinde müvekkilin hesabına ödeneceğinin, Sözleşmenin 2. maddesi uyarınca şirket adına kayıtlı ... plakalaı aracın müvekkile devir ve temlik edileceğinin, Sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca her bir ortak ayrılmış yada şirket bünyesinde kalmış dahi olsa, kendi portföyüne satış yapacak ve ortaklar tarafından 5 yıl süre ile satış v.b. işlemler ile birbirlerinin portföyüne müdahale edilmeyeceğinin, Müvekkilin portföyünden herhangi bir müşteriye satış yapılması halinde 10.000,00 TL cezai şart bedeli ödeneceğinin, Yapılan işlerden elde edilen komisyonların %80!nin müvekkile ödeneceğinin, Müvekkilin yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve hisselerini davalı şahsa devrettiğini, davalılar tarafından protokol uyarınca yerine getirilmesi gerekli yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, Peşin nakit ödenmesi gereken 40.000,00 TL’nın yalnızca 15.000,00 TL’nın ödendiğini, 25.000,00 TL’nın ödenmediğini, ... plakalı aracın devrinin halen gerçekleştirilmediğini, Ortak portföyüne dahil kişilere hiçbir sigorta poliçesi tanzim etmemesi kararlaştırılmış olmasına karşın kararın ihlal edildiğini, Müvekkile ait portföye dahil kişilerle ilgili düzenlenen poliçeler sebebiyle elde edilen prim gelirinin %80 lik kısmının müvekkile ödenmediğini, Bu nedenle, sözleşme gereği ödenmesi gereken tutardan bakiye 25.000,00 TL’nın, devri yapılması gerekmesine karşın devri yapılmayan araç nedeniyle 40.000,00 TL’nın, sözleşmenin 4. Maddesine aykırı olarak yapıldığı tespit edilen iki adet satış nedeniyle komisyon tutarları ile her bir satış için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL’nın, sözleşmenin 5. Maddesi gereğince halen ödemesi yapılmamış olan 35.000,00 TL toplam komisyon tutarının ödenmesinin davalılardan talep edildiğini, Taleplerin Beşiktaş ... Noterliğinin 14/02/2014 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılara tebliğ edildiğini, davalıların Kadıköy ... Noterliğinin 24/10/2014 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilin alacağının inkar etme cihetine gidildiğini ileri sürerek protokole aykırılık nedeniyle toplam 120.000,00 TL’nın temerrüt tarihi olan 14/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek TCMB kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizine göre hesaplanacak faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında müvekkil ... Hizmetleri Ltd. Şti. bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, esasa ilişkin cevaplarında, öncelikle davacının dayandığı hisse devrine ilişkin protokolün yasada yazılı şekil şartına uygun olmadığından geçersiz olduğunu, davacının bu protokole istinaden kendi lehine bazı hakları iddia ve talep etmesinin de hukuken mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, resmi kayıtlarda hisseler %50 olarak gözükmekte ise de müvekkilin diğer abisi ve aynı zamanda davacın da kardeşi ... ve müvekkilin eşi ...’inde müvekkil şirketin gayri resmi ortağı bulunduğunu, dava konusu edilen hisse devir protokolü ve şartlarının hukuken geçersiz olmakla birlikte bir an için geçerli olduğu varsayıldığında dahi davacının tüm iddia ve taleplerinin haksız ve mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunun açıkça ortaya çıkacağını, ..., ... ve müvekkil ...’in imzaladığı 23/10/2013 tarihli protokolün, ... ve müvekkil ... arasında imzalanmış bila tarihli hisse devri konulu protokolün, Söz konusu protokoller uyarınca ...’ün ... Bankası hesabına gönderilen hisse devir bedellerine ilişkin 2 adet banka dekontunun, ...’ün müvekkil şirketi SGK’ya şikayetine dair iş müfettişliğinden gönderilen davet yazısının, ... plakalı aracın bila bedel ...’e devrine ilişkin Üsküdar ... Noterliğinin 01/11/2013 tarih ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, Davacının kendisine ait portföye müvekkil tarafından 2 kez müdahale edildiği için sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca toplam 20.000,00 TL cezai şart alacağının, karşılıklı çalışma nedeni ile sözleşmenin 5. Maddesi uyarınca 35.000,00 TL komisyon alacağının, karşılıklı çalışma zorunluluğuna riayet edilmediğinden yüksek oranlı komisyonlarla başka acentelere poliçe düzenlettirilmesi nedeni ile 24.610,63 TL alacağının bulunduğunu iddia etmekte ise de söz konusu iddiaların sözleşmenin geçersizliği karşısında hukuken dinlenebilir olmadığı gibi hukuken kabul edilebilir delillerle ispata da muhtaç olduğunu, protokollerin hukuken geçersizliği de bir yana anılan protokollerde müvekkil ... Ltd. Şti.’nin taraf olmadığını, dolayıyla protokolün geçerli olduğu varsayımında dahi protokolün 4. Ve 5. Maddelerinin müvekkil şirketi bağlamayacağını ileri sürerek öncelikle huzurdaki uyuşmazlık bakımından ilgisi gözetilerek dava dışı ...’e davanın ihbarına, kısmi alacak davası mahiyetinde açıldığı anlaşılan davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, talebin kabule şayan bulunmaması halinde huzurdaki davanın müvekkil ... Ltd. Şti. bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davanın usulden reddine ve müvekkil şirket bakımından husumetten reddine dair talebin kabul görmemesi durumunda toplanacak deliller ve yapılacak yargılama neticesinde haksız, kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" Davacının şirket hisse devrine ilişkin 80. 000,00 TL alacak talebi ortaklıktan ayrılma protokolünde 40.000,00 TL nin sözleşme öncesi ödendiği geri kalan 40.000,00 TL için senet düzenlendiği anlaşılmıştır. ... Bankasının 23/11/2015 tarihli yazısında, hesap sahibi ... hesap numaralı Nişantaşı Şubesinin müşterisi ...’e ait hesap ekstresi ile ödenen senetlere ilişkin belgeler ekte sunulduğu bildirilmiştir. Yazı ekinde gönderilen bonolar incelendiğinde, davalı ... Limited Şirketi tarafından bedeli nakden alınmış olarak ... adına düzenlenmiş her biri 10.000,00 TL tutarlı 05/12/2013 – 05/01/2014 – 05/02/2014 ve 05/03/2014 ödeme tarihli bonoların ... tarafından ilgili bankaya ciro edildiği, bonoların ödeme tarihlerinde borçlu şirket tarafından ödendiği ve toplam 40.000,00 TL bono tutarının ...’e ait ... numaralı hesabına geçilmiş olduğu banka hesap ekstresinde görünmektedir. Bu nedenle bu talebin reddi gerekmiştir. Davacının protokol gereğince her bir ortağın kendi portföyüne satış yapacağı diğerinin portföyüne 5 yıl boyunca satış vb işlemler yapılmayacağı, davacının portföyünden şimdilik tespit ettikleri 2 kişiye  satış yapıldığından bahisle cezai şart olarak 20.000,00 TL ,Davacının protokol gereği kendi portföyünde olan kişilere kesilen poliçelerden %80 pay alması gerekirken davalının bu portföydekilere poliçe kesmemesi üzerine bu kişiler için başka acentelerle %50-%50 anlaşmak suretiyle 24.610,63 TL zarara uğradığından bahisle zarar miktarı, protokolün 5. Maddesi gereğince 35.000,00 TL alacak talebi ; tarafların arasında kabullenilmiş bir portföy listesi olmadığı, diğer anlatımla müşterilerin tamamının davalı şirketin müşterisi olduğu her ne kadar davacı portföy listesinden bahsetmiş ise de kendisine ait olduğu ve davalının müdahale etmemesi gereken bir portföy listesi sunamadığı, davacının sunduğu listeyi davalının kabul etmediği görülmüştür. Elbetteki kişilerin müşteri listesi veya diğer bir ifade ile portföyleri, şahsen kendileri ile çalışmak isteyen müşterileri vardır ne var ki taraflar protokolde portföyden bahsetmişler ise de protokole ek bir portföy listesi olmadığı gibi daha önce veya daha sonra aralarında kabul ettikleri bir liste de mevcut değildir. Davacının sigorta şirketlerine yazılacak müzekkere sonucu portföy listesinin ortaya çıkacağı talebi ise ; Şirket bünyesinde bir müşteriye poliçe kesmek veya satış yapmak sonucu o müşterinin satış yapan veya poliçe kesen kişinin portföyüne girdiği sonucunu doğurmaz. Taraflar tacir olup basiretli bir tacir gibi davranarak portföy listelerini belirlememişlerdir.  Bu nedenle davacının portföy ihlali sebebi ile uğradığı zarar ve cezai şart taleplerinin reddi gerekmiştir. Davacının protokol 2. Maddesi uyarınca  şirket üzerine kayıtlı aracın davacıya devrine ilişkin olarak yapılan incelemede ; Üsküdar ... Noterliğinin 01/11/2013 tarih ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile ... plaka no'lu aracın satıcı ... Hizmetleri Limited Şirketi tarafından alıcı ...’e 0,00 TL satış bedeli ile satılmış olduğu görünmektedir. Her ne kadar  davalı savunmalarında davacı ...'ün mernis kaydının çıkmaması sebebi ile onun adına devir yapamadıklarını ve ortak talep üzerine diğer kardeş ...'e devir yaptıklarını ve borçtan kurtulduklarını söylemiş olsa da gerek davacının bu konuda bir kabulünün olmaması gerekse bu durumu ispatlar yazılı delil sunulması sebebi ile bu savunmaya itibar edilmemiştir. Bu sebeple protokole konu aracın devir edilmesi gerekli tarih  itibari ile kasko bedelinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine ve bu alacağa davacı tarafından davalı tarafa Beşikteş ...Noterliğinin 14.02.2014 tarih ... nolu ihtar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, ortaklıktan ayrılma sözleşmesine aykırı olarak müvekkile ait portföyde yer alan müsterilere poliçe satmış olup, her ne kadar davacı ile davalı arasında portföy paylaşımı yazılı olarak yapılmamış olsa da, dosyada mübrez bilirkişi raporunda da bilirkişilerce açıklanan yöntem ile tarafımızca defalarca mahkemeden talep edilen yöntem ile davalının davacı müvekkile ait portföyde yer alan müşterilere poliçe satışı yaptığı sabit hale gelecekken, ilk derece mahkemesi yeterli ve gerekli araştırmayı yapmaksızın karar verdiğini, acentelik faaliyeti gerçekleştirilen sigorta şirketlerine yazılacak müzekkere ile, davalı şirketin portföyünün ve bu portföyde yer alan müşterilerin kime ait olduğunun tespitinin olanaklı olduğunu, bu hususun tespiti, davalı şirketin portföy kayıtlarının tutulduğu bilgisayar kayıtlarının tespiti ile de mümkünken, davalı öncelikle usule uygun inceleme yapılmasını fiilen bilirkişiyi de kullanmak suretiyle engellemiş olup, sonrasında yapılan incelemede de bilgisayar kayıtlarını ibrazdan kaçındığını, dava konusu çekişmenin aydınlatılabilmesi, davalı şirketin acenteliğini yaptığı ..., ..., ..., ... Sigorta şirketlerine yazı yazılarak acente kayıt defterleri dökümünün istenmesi ve bu dökümlerin incelenerek davacı tarafından ait müşterilere satış yapılıp yapılmadığı kolayca tespit edilebilecekken ve bu husus uzman bilirkişiler tarafından raporda da belirtilmişken, mahkemenin uyuşmazlık konusunu aydınlatacak bu işlemi yerine getirmekten imtina ettiğini, mahkemenin görevinin kimin basiretli kimin basiretsiz tacir olduğunu bularak peşin hüküm vermek değil; uyuşmazlığı aydınlatarak hukuka aykırı davranışta bulunan tarafın haksız kazancının haksızlığa uğrayan tarafa iadesini sağlamak olduğunu, basiretli bir tacir olmak ile sözleşmelerin yazılı yapılması arasında bir ilinti bulunmadığını, tacirler arasındaki her türlü işlemin yazılı yapılması zorunluluğunu getiren bir kanun maddesinden bahsetmek gerektiğini, tarafların, ortaklık ilişkisinin sona ermesi sırasında portföy paylaşımı konusunda anlaşmaya vardıklarını, sigorta firmalarına yazılacak yazılara cevaplar doğrultusunda belirtilen tarihlerde hali hazırda davacı ile çalışmakta iken davacı tarafından poliçe satılan müşteriler anlaşılacak ve sözleşmeyi ihlal sabit hale gelecek iken dava aydınlatılmaksızın verilen karar hukuka aykırı olduğunu, ... Sigorta, ... Sigorta, ... Sigorta, ... Sigorta şirketlerine müzekkere yazılarak 01.11.2013 – 01.11.2018 arası 5 yıllık dönem için üretim listelerinin (davalı acente kayıt defterlerinin) dökümünün mahkemeye celbinin sağlanmasını uyuşmazlığın aydınlatılması için bir zorunluluk olduğundan bahisle talepte bulunmuş olmalarına rağmen bu talebimiz mahkeme tarafından yerine getirilmediğini, mahkemenin uyuşmazlığı aydınlatma yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemiş olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tüm talep konuları bakımından kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; araç devrinin dava konusu protokolde davalıya ait ifa yükümlülüğü kapsamında ve davacı ...'e ifa amacı ile ihbar olunana yapılmış olduğunun kabulü gerektiğini, araç devrinin, davvacı ile akdedilen protokol içeriğinde yer alan davalıya ait yükümlülüklerden biri olup, buna karşılık ihbar olunanın gayri resmi ortak ...'ün de taraf olduğu 23 Ekim 2013 tarihli diğer protokolde davalının ihbar olunana araç devrine ilişkin herhangi bir yükümlülüğünün olmadığını, davacı yerine ihbar olunan ...'e noterde sıfır bedelle araç devrini sağlamasının \"devrin ...'e ifa amacı ile ve ...'ün kabul ve talimatı ile yapılmış olması\" dışında açıklamasının olmadığını, devir işleminde davacının kabul ve talimatının olduğunu, tüm tarafların da kardeş olduğundan davacı tarafından yazılı bir talimat alma gereği duyulmaksızın protokolün ifası kapsamında bizzat davacının talep ve talimatı ile aracın devrinin ihbar olunan ... adına gerçekleştirildiğini, davacı ile ihbar olunanın davalı şirket bünyesinde şirkeetten ayrılma sürecinde ve sonrasında hep birlikte hareket ettiğini, TMK'nın 2. Maddesinin dava konusu olayda uygulanması gerektiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, hisse devir bedeli ve sözleşme ile kararlaştırılan komisyon alacağı ile sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart alacağının tahsili davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı tarafın sözleşmesel edimlerini yerine getirip getirmediği noktasındadır. Davacı ... ve davalı ... diğer davalı ... Ltd. Şti.'nin ortakları iken davacı hisselerini davalıya devrederek şirket ortaklığından ayrılmıştır. Davacı ile davalı ... arasında hisse devrine ilişkin bir protokol imzalanmıştır. Davacı tarafça davalı muhatabına çekilen Beşiktaş ... Noterliği'nin 14/02/2014 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile dava dilekçesindeki taleplerin ödenmesi ihtar edilmiştir. Davalılar tarafından davacı muhatabına çekilen Kadıköy ... Noterliği'nin 24/02/2014 tarih ve ... YN'lu cevabi ihtarnamesi ile davacı iddialarının kabul edilmediği bildirilmiştir. Davacı tarafça, davalının hisse devir protokolü ile kararlaştırılan bakiye devir bedelini ödemediği ve devri gereken aracı devretmediği, davacının portföyünde bulunan müşterilere poliçe düzenlediği ve ayrıca sözleşmenin 5. maddesi ile kararlaştırılan komisyonun ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, \"Davalı ..... Şirketi hakkında açılan davanın husumetten reddine, Davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; 35.963,00-TL alacağın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, alacağa 14/02/2012 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,\" karar verilmiştir. Bu kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin   06/05/2019 Tarih, 2014/1984 E. 2019/500  K. sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak; Davanın, davalı ... Ltd. Şti. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine; davalı ... yönünden davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemizce uyulan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17/01/2024 Tarih ve 2022/4159 E., 2024/399 K.  sayılı bozma ilamı ile; \"Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülme, taraflar arasındaki Protokolün 2 nci maddesinde şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın davacıya devir ve temlik edileceğinin kararlaştırıldığı, ancak 01.11.2013 tarihinde araç satış sözleşmesi ile aracın satıcı şirket tarafından alıcı ihbar olunan ...’e 0,00 TL satış bedeli ile devredildiği anlaşılmaktadır. Davalı savunmalarında davacının mernis kaydının çıkmaması sebebi ile onun adına devir yapamadıklarını ve ortak talep üzerine diğer kardeş ...'e devir yapıldığını savunmuştur. Her ne kadar taraflar kardeş ve kardeşler arasındaki hukuki  işlemlerde  6100 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesi uyarınca tanık dinlenebilir ise de; taraflar aralarındaki ilişkiyi yazılı belgeyle düzenlemişlerse artık yazılı belgenin aksi iddia ediliyor ise bu iddianın da yazılı belgeyle  ispatı gerekir. Taraflar arasındaki hisse devir protokolünün 1 inci  maddesinde hisse devir bedelinin 40.000,00 TL'sinin davacı hesabı yerine ihbar olunan ...'ün hesabına ödeneceği kararlaştırılmış ise de aracın devrinin davacıya yapılacağı bu protokolde kararlaştırılmış olup yazılı belgeyle belirlendiğine göre davalının aracın diğer kardeş ihbar olunan ...'e devri konusunda davacının talimatı veya rızasının bulunduğunu yazılı belgeyle ispat etmesi gerekir. Dosya kapsamında davalının bu durumu ispatlar yazılı delil de sunmamış olmasına göre istinaf mahkemesince davalının istinaf başvurusunun reddi gerekirken yanılgılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiş, Davacı vekilin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına\" karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamı üzerine Dairemizce HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca duruşma açılarak taraf beyanları alınmış, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.Yargıtay bozma kararına uyulması halinde, bozma ilamı kapsamında inceleme yapılması ve karar verilmesi gerekir. Taraflar arasındaki hisse devir protokolünün 1 inci  maddesinde hisse devir bedelinin 40.000,00 TL'sinin davacı hesabı yerine ihbar olunan ...'ün hesabına ödeneceği kararlaştırılmış ise de aracın devrinin davacıya yapılacağı bu protokolde kararlaştırılmış olup yazılı belgeyle belirlendiğine göre davalının aracın diğer kardeş ihbar olunan ...'e devri konusunda davacının talimatı veya rızasının bulunduğunu yazılı belgeyle ispat etmesi gerekir. Dosya kapsamında davalının bu durumu ispatlar yazılı delil de sunmamış olmasına göre araç bedeli yönünden açılan davanın 35.963,00-TL itibariyle kabulü gerekmiştir. Yargıtay bozma kararı kapsamında yapılan yargılama sonunda, dosyada mevcut deliller, yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya mündericatı değerlendirildiğinde; davalı tarafça davacıya araç devri yapılmadığı ve   ...'e devri konusunda davacının talimatı veya rızasının bulunduğu ispat edilemediği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davalı ... Limited Şirketi hakkında açılan davanın husumetten reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... Limited Şirketi hakkında açılan davanın husumetten REDDİNE, 2-Davalı ... hakkında açılan davanın kısmen KABUL, kısmen REDDİ ile; 35.963,00-TL alacağın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, alacağa 14/02/2014 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Başlangıçta peşin olarak alınan 2.049,3 TL harcın  alınması gerekli olan 2.456,63 TL harçtan mahsubu ile bakiye 407,33 TL karar ve ilam harcının davalı ...'den  alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu  başvuru harcı 25,20 TL, posta ve tebligat gideri ile bilirkişi masrafı 5.966,50 TL olmak üzere toplam 5.991,70 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 1.795,66 TL yargılama masrafına,  peşin harç 2049,3 TL eklenerek sonuç olarak 3.844,96 TL'nin davalı ...'den  alınarak davacıya verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 4.196,04 TL yargılama masrafının davacı yan üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalı  ...'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı ... yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 9.472,96 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 7-Davalı ... Limited Şirketi yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 2.725,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı  tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 9-Kanun Yolu Aşamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı ... tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 615,00 TL harcın, alınması gerekli olan 2.456,63 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.841,63 TL istinaf karar harcının davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafça kanun yolu aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 121,30 TL, posta ve tebligat gideri 85,80 TL olmak üzere toplam 207,10 TL yargılama masrafının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, d-Davalı ... tarafından kanun yolu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 10-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4d0eae35b6a6916","SID":"7ad74481caebc70a"}}