{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/582 <br>KARAR NO: 2024/754<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25.12.2023 tarihli ara karar<br>NUMARASI: 2023/788 E. - 2024/212 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında verilmiş olan ihtiyati haciz talebine itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair 25.12.2023 tarihli ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen yetkili acentelik sözleşmesine istinaden davalı  şirketin müvekkilinin acentesi olarak geniş kapsamda yangın paket katılım sigorta poliçesinin düzenlenmesine aracılık ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davalıya sözleşmeye dayalı olarak 242.565,30 TL komisyon ödendiğini, poliçenin sigortalının talebi üzerine iptal edilmek durumunda kalındığını, iptal sebebi ile davalı acentenin tahsil etmiş olduğu komisyon bedelinden bakiye kalan 242.565,30 TL'nin iadesinin gerektiğini, yetkili acentelik sözleşmesinin 23.maddesinde bu hususun kararlaştırıldığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu iddia ederek ,icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve uygun görülecek teminat karşılığında İİK'nın 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz  kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 09.11.2022 tarihli ara kararıyla; \"... Dosya içerisine talebe konu aleyhine ihtihati haciz istenilen davalı acente şirketi ile davacı arasında imzalanan sözleşmede  tahsili sağlanan poliçe bedellerinin poliçelerin iptali halinde komisyon bedelinin iade edileceğinin hüküm altına alındığı, davacının bu nedenle davalıya ihtarname gönderdiği, ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği, bu haliyle davacının yaklaşık olarak alacağını ispatladığı, yukarıda yazılı alacak miktarının varlığı ve alacağın vadesinin geldiği anlaşılmakla bu alacak için borçlu tarafından verilmiş bir rehinde bulunmadığından ihtiyati haciz isteyenin karşı taraf/borçlu hakkındaki talebinin İİK'nın 257.maddesindeki yasal koşulları gerçekleştiği görülmekle talebin kabulüne karar vermek gerekmiş tarafların hak ve menfaati gözetilerek teminat bedeli % 30 olarak takdir edilerek...\" İhtiyati haciz isteyenin, borçlu hakkındaki talebinin; takdiren %30 teminat mukabilinde kabulü ile; 242.565,30 TL ile sınırlı olmak üzere İİK'nın 257.maddesi gereğince yukarıda yazılı alacak miktarı kadar borçlunun gerek elindeki gerek üçüncü kişilerdeki menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının ihtiyati haczine, talep eden alacaklının haksız çıktığı takdirde iik'nın 259. maddesi gereğince borçlunun ve üçüncü şahısların bu karar nedeniyle uğrayacakları zararı ödemek zorunda olduğuna, talep eden-alacaklı tarafından yukarıda yazılı oranda ve HMK'nın 87. maddesinde yazılı türden teminat gösterildiğinde ihtiyati haciz kararının ihtiyati haciz isteyene verilmesine ve bu kararın yargı çevremizde bulunan icra dairelerince yerine getirilmesine,  karar vermiştir. İhtiyati hacze itiraz eden davalı ... Limited Şirketi 20/11/2023 tarihli dilekçesinde özetle; dava ve talebin tamamen haksız olduğu anlaşılacağından, yaklaşık ispat şartı gerçekleşmeyen ihtiyati haczin kaldırılmasına, ihtiyati haczin kaldırılması kararının İcra Dairesi'ne bildirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati hacze itiraz talebini değerlendirdiği 25.12.2023  tarihli ara kararıyla; \"...İcra iflas kanununun 257. Maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için tıpkı diğer geçici koruma tedbiri olan ihtiyati tedbir gibi yaklaşık ispatın gerekli olduğu somut olay açısından her ne kadar 09.11.2023 tarihli karar ile davacı lehine ihtiyati haciz kararı verilmiş ise de; dava konusu yetkili acentelik sözleşmesi 23. Madde çerçevesinde dosyada ki mevcut deliller başta olmak üzere dosyaya sunulan deliler, iddia, savunma ve davalı tarafça yapılan itirazlar ile yargılamanın geldiği aşama itibariyle yaklaşık ispat şartlarının oluştuğunun söylenemeyeceği ve alacağın yargılamaya tabi olduğu anlaşılmakla ihtiyati haciz kararına itirazın kabulü ile 09.11.2022 tarihli ihtiyati haciz kararının tüm neticeleri ile birlikte kaldırılmasına dair... \" gerekçesiyle ihtiyati hacze vaki itirazın kabulü ile 09.11.2022 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati haczin tüm neticeleri ile birlikte kaldırılmasına, kaldırma kararının bir örneğinin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına gönderilmesine,  karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarfından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İhtiyati haciz talep eden davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müvekkilinin acentesi olarak poliçe düzenlemesine aracılık ettiğini ve müvekkili tarafından komisyon ödendiğini, aracılık edilen poliçenin iptal edilmesi nedeniyle komisyonun müvekkiline iadesi gerektiğini, bu sebeple takip başlatıldığını, İİK'nın 257-268 maddelerinde ihtiyati haczin düzenlendiğini, alacağın muaccel olduğunu, davalının borcu karşılayacak tutarda mal varlığının olmadığının tespit edildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararının kaldırılmasına ve haciz kararına yönelik itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, yetkili acentelik sözleşmesi kapsamında  komisyon bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine   ilişkindir. İlk derece mahkemesince İİK'nın 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair verilen ara karara, davalı tarafın itiraz üzerine, İİK'nın 265. maddesi gereğince itirazın kabulüne ilişkin  verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, 2 bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gerekenin, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Öte yandan, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın yargılamayı gerektirmemesi şeklinde bir koşulda kanunda öngörülmemiştir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan \" hukuk devleti \" ilkesinin bir gereği olarak bireylere etkin hukuki himaye sağlamaktır. Somut olayda, taraflar arasında yetkili acentelik sözleşmesi mevcuttur. Talep konusu, iptal edilen sigorta poliçesinden kaynaklı olarak acenteye ödenen komisyon bedelidir. İİK'nın 258. maddesinde alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, kanaat getirecek delillerin mevcut olduğunun kabulü mümkün görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 265/son ve HMK'nın 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan  reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine,  2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince  taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.09.05.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0110bd56c0d686d2","SID":"73262565853573de"}}