{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/642 <br>KARAR NO: 2024/872<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 23/01/2024<br>NUMARASI: 2022/517 E. - 2024/37 K.<br>DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi<br>Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ  Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari defterlerinin bulunduğu ofiste 15.06.2022 tarihinde yaşanan hırsızlık sonucu, tüm evraklar, yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, mal alış ve satış faturaları ile sevk irsaliyeleri, şirkete ait tahsilat ve ödeme belgeleri ile mutabakat yazıları,vergi beyannameleri ve vergi ödeme dekontları, 3.şahıslarla yapılan sözleşmeler ile teklif mektupları, personel özlük dosyaları ve SGK belgeleri, SGK yazışmaları,vergi dairesi ve ticaret sicil müdürlüğü resmi yazışmalar, şirkete ait tahsilat makbuzları, şirkete ait kartvizit ve basılı belgeler ile sair her türlü belge ve evraklarının zayi olduğunu ileri sürerek, 2022 yılı ve geçmiş yıllara ait tüm kayıtların  zayi olduğuna ilişkin zayii belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...ofis olarak kullanılan '... Mah. ... Sk. No:...  Ataşehir/İstanbul' adresindeki taşınmaza kimliği tespit edilemeyen kişiler tarafından girildiğini, bu adreste  bulunan 2019 yılı defteri kebir, 2019 yılı envanter defteri, 2018 yılı yevmiye defteri, 2018 yılı defteri kebir, 2017 yılı yevmiye defteri, 2017 yılı defteri kebir, 2017 yılı envanter defterlerinin çalındığını beyan edip zıyaın ofisten hırsızlık sonucu meydana geldiği ileri sürülmüştür. Bu iddia ile ilgili davacı şirket yetkilisinin kolluğa başvurusu dışında bir delil sunulmadığı gibi davacı basiretli bir tacir olarak ticari defter ve belgelerini şirket merkezinde muhafaza etmek ve korunması için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 14.07.2022 tarihli yazısından da anlaşılacağı üzere şirket merkezi ... Mahallesi, ... Sokak, ... Blok, No:.., İç Kapı No: ..., Kadıköy/İstanbul adresindedir. Davacı, ticari defter ve belgelerini mutad olarak bulunması gereken yer dışında, bulundurarak ve gereken muhafaza tedbirlerini almayarak kusurlu davrandığı, talep konusu ticari defter ve belgelerinin saklanmasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği  ve basiretli tacir gibi davranmadığı ve somut olayda TTK. 82 maddesinde düzenlenen şartların oluşmadığı..\" gerekçesiyle davanın reddine, karar  verilmiştir.  Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ile dosyadaki tüm deliller toplanmadan karar verildiğini, Ticaret Sicil Gazetesi, İTO veya davacıdan sorulmadan muamele merkezi ile ilgili hatalı değerlendirme yapıldığını, evrakların çalındığı tarihte şirketin muamele merkezinin hırsızlık olayının olduğu yerde olduğuna ilişkin belgelerin mahkemeye sunulduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 82/7. maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekilince, 15.06.2022 tarihinde yaşanan hırsızlık olayı sonucu şirketin  ... Mah. ... Sok No:... Ataşehir adresinde bulunan ofisten, şirketin saklamakla yükümlü olduğu belgelerin zayi olduğu belirterek zayi belgesi verilmesi talep edilmiştir.Dosyada bulunan sicil belgesine göre, şirketin muamele merkezinin ... Mahallesi ... Sokak B Blok No:2/179 Kadıköy olduğu, ancak sicil kaydında 20.06.2022 tarihinde iş yeri değişikliği ile ilgili karar alınarak tescil edildiği görülmektedir. Hırsızlık olayı nedeniyle şirket yetkilisince suç duyurusunda bulunulduğu, düzenlenen olay yeri tespit tutanağında pencere camının kırık olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Mahkemece şirket defterlerinin muamele merkezinden farklı bir yerde saklanarak özen yükümlülüğünün ihlal edildiği belirtilmiş ise de buna ilişkin bir tespit veya gerekçeye yer verilmemiş ve şirketin sicil kaydındaki değişiklik üzerinde durulmamıştır. Diğer yandan, şirkete ait kayıtların şirket merkezi dışında saklanması her zaman başlı başına bir saklama kusuru olarak değerlendirilemez. Gerekli tedbirlerin alınması koşulu ile saklanması gereken belgelerin şirket merkezinden farklı bir yerde tutulmasını engeller herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Dayanılan Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2016/1-9288 E.K. Sayılı ilamı, şirket merkezi dışında korunaklı bir yerde saklanan evraklara ilişkin olmayıp, araç içerisinde bırakılan evrakların çalınmasına ilişkindir. Bir çok emsal kararda da, şirket merkezinin dışında gerekli önlemler alınmadan korunaksız yerde saklanan ticari belgeleri ilişkin yönünden, mahkemenin vardığı sonuca ulaşılmıştır.  TTK'nın 82/1. maddesi gereğince,  tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren 30 dün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). Somut olayda her ne kadar mahkemece talebin reddine karar verilmiş ise de eksik inceleme ile karar verildiği görülmektedir. Şöyle ki; yukarıda belirtildiği gibi, davacı vekili hırsızlık tarihi itibariyle şirketin muamele merkezi olan yerde saklanması gereken belgelerin çalındığını belirtmiştir. Sicil kaydında da iddia edilen hırsızlık olayından sonra değişiklik yapıldığı görülmektedir. Bu nedenle mahkemece, olay tarihindeki muamele merkezinin araştırılması ve bu yerde defterlerin saklanmasın güvenlik açısından kusur olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği üzerinde durulmalıdır. Ayrıca zayi olduğu belirtilen belgelerin saklanması zorunlu olup olmadığı değerlendirilmeli, gerekli onay ve basım bilgileri getirtilerek belgelerin varlığı belirlenmeli ve saklanması zorunlu olan belgeler yönünden şartların oluşması halinde  zayi belgesi düzenlenmesine karar verilmesi gerekirken, deliller tam olarak toplanmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından, istinafa konu kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçeyle, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f854b7bf50d8985b","SID":"55066c22b5e6f2fc"}}