{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/452 <br>KARAR NO: 2024/823<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/11/2020<br>NUMARASI: 2018/589 Esas -  2020/776 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın yapmış olduğu 26/10/2016 günlü tek taraflı trafik kazasında araç içinde yolculuk etmekte bulunan vekil edeninin yaralanarak maluliyete uğradığını, davalı ... şirketine yapılan başvuru üzerine 10/08/2017 tarihinde 214.887,00-TL tazminat ödemesi yapılmış ise de, yapılan bu ödemenin gerçek zarar miktarını karşılamadığını, ayrıca sigorta şirketinin ödemeye konu hesabı gelirin asgari ücret olduğu varsayımıyla yaptığını, oysa müvekkilinin kaza tarihinde cam montaj ustası olarak çalışması nedeniyle asgari ücret üzerinden yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, keza maluliyetinin de daha fazla bulunduğunu beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve alacağın tam ve kesin olarak belirlenebilir hale gelmesinden sonra arttırılmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL si geçici iş göremezlik kaybı zararına, 500,00-TL'si de sürekli maluliyet tazminatına ilişkin olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 02/10/2020 günlü dilekçe ile de, davadaki taleplerini 95.113,00-TL'ye çıkarttıklarını bildirerek iş bu ıslah dilekçesindeki talep gibi davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunarak davacının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasına sebebiyet verdiği ileri sürülen ... plaka sayılı  araç vekil edeni sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı ise de, davacının kazadan sonra yaptığı başvuru neticesinde kendisine 10/08/2017 tarihinde ibraname karşılığında 214.887,84-TL ödeme yapılarak, poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, bakiye bir alacak kalmadığını ayrıca davacının gelire ilişkin iddiasının da yerinde olmadığını, zira kaza tarihinde işsiz olduğu hususunun hizmet cetvelinden de açıkça görülebileceğini, keza davacının sigortalı araçta hatır için taşındığından bu durumunda uyuşmazlığın çözümü için dikkate alınması ve araç sürücüsünün alkollü olup olmadığı yanında davacının tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırıcı eylemlerinin olup olmadığı hususunun araştırılarak davacının müterafik kusur durumunun da değerlendirilmesi gerektiğini, SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi bir ödeme olup olmadığının da araştırılması ve maluliyetin de usulüne uygun şekilde tespitini istediklerini beyanla, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davacının talep konusu kaza neticesinde uğradığı maluliyetin %56 olduğu, iyileşme süresinin de 6 ay bulunduğunun ATK raporuyla belirlendiği,  yargılama sırasında temin edilen aktüer bilirkişi raporunda da davacıya sigorta şirketi tarafından yapılan tazminat ödemesinin yetersiz olduğu ve davacının 95.113,00-TL bakiye tazminat talep hakkı bulunduğunun açıklandığı, bu durumda ATK raporu ile aktüer bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği şeklindeki  özet gerekçeyle;-95.113,00 TL geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; 214.887,84-TL tazminat ödemesi karşılığında davacı tarafın müvekkili şirketi ibra ettiği ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111.maddesi hükmü uyarınca eksik ödeme olgusu açıkça belirlenemediği halde, varılan sonucun hatalı olduğu, zira yapılan ödemeyle yapılması gereken ödeme arasında  çok küçük bir fark bulunduğunun karar yerinde gözetilmediği, kabule göre de hatır taşıması indirimine esas oranın düşük uygulandığı, keza emniyet kemeri takmadan yolculuk eden ve araçtan fırlayarak yaralanan davacının müterafik kusur durumunun değerlendirilmediği, sonuç itirabiyle zarar hesabının isabetsiz bir şekilde çok yüksek yapıldığı, faize hükmedilmemesi gerekirken, faize hükmedildiği, ayrıca faiz başlangıcının da kararda muğlak bırakıldığı bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarar nedeniyle açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacının davalı ... nezdinde ZMM sigortalı araçta yolculuk etmekteyken meydana gelen 26/10/2016 günlü trafik kazasında yaralandığı, eldeki dava açılmadan önce sigorta şirketine yaptığı başvuru neticesinde hasar dosyası açılarak kendisine %56 maluliyet oranı üzerinden TRH 2010 yaşam tablosu baz alınarak yapıldığı anlaşılan hesaplama neticesinde bulunan 286.517,13-TL tazminat miktarından %25 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak 08/10/2017 tarihinde 214.887,84-TL tazminat ödendiği ve kaza tarihinde ZMM Sigorta Poliçesi limitinin 310.000,00-TL bulunduğu anlaşılmakta olup, bu hususlarda taraflar arasında da herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yargılama sırasında temin edilen 21/09/2020 günlü aktüer bilirkişi raporunda; kaza tarihinde yürürlükte bulunan  \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümleri uyarınca davacının kazadan sonra görmüş olduğu tüm tedavi evraklarının değerlendirilmesi neticesinde ATK 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 27/01/2020 günlü raporu ile belirlenen kazazedenin tüm vücut engellilik oranının %56 olduğu ve iyileşme süresinin de 6 ay bulunduğu, gelirinin de  asgari ücret olduğu varsayımıyla, TRH 2010 yaşam tablosu ile 1.8 teknik faiz uygulaması neticesinde, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik dönem zararının 8.218,22-TL, kalıcı iş göremezlik zararının da 492.550,22-TL olacağı, ancak yapılan bu hesaplamadan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığında davacının geçici iş göremezlik zararının 6.574,58-TL; kalıcı iş göremezlik zararının da 394.024,18-TL olacağı sonucuna varıldığı ve bu şekilde bulunan kalıcı iş göremezlik zararından davalı ... şirketince yapılan ödemenin güncellenmiş halinin düşürülmesi neticesinde davacının bakiye sürekli iş göremezlik maddi zararının 118.839,30-TL olacağının belirtildiği, müteakip poliçe limitinin 310.000,00-TL olduğu dikkate alındığında ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme miktarı düşüldüğünde davalı ... şirketinin kalan poliçe limiti olan 95.113,00-TL ile sorumlu tutulabileceği; ayrıca sigorta şirketince yapılan ödemenin ödeme tarihindeki verilere ve aynı yöntemle yapılan hesaplamaya göre de herhangi bir indirime tabi tutulmaksızın davacının uğradığı kalıcı iş göremezlik zararının 287.550,74-TL olduğu, bu miktardan %20 hatır taşıması indirimi yapıldığında kalan tutarın 230.040,59-TL olacağı bu durumda davacının karşılanmamış kalıcı iş göremezlik zararının 15.153,59-TL bulunduğu yönünde görüş bildirildiği; davacı tarafça  bu rapor doğrultusunda ıslah yoluna gidildiği, davalı ... vekilinin ise söz konusu rapora karşı sunduğu itiraz dilekçesinde hatır taşıması indiriminin en az %25 olması ve ön koltukta emniyet kemeri takmadan yolculuk eden davacının araçtan fırlayarak zarara uğradığı gözetildiğinde belirlenen tazminatlarda %20 oranında müterafik kusur indirimi de yapılması gerektiği ve davacının karşılanmamış zarar miktarının  sadece 15.153,59-TL olduğu gözetildiğinde yapılan ödemenin yeterli olduğunun anlaşılacağı yönünde açıklamalarda bulunduğu tespit edilmiştir. Ne var ki, davalı ... yargılama sırasında yapılan ödemeden sonra davacı tarafından ibra edildiklerini davacı yan tarafın bu ödemeyi takiben ibraname düzenlendiğini ileri sürmüş ise de, böyle bir ibraname, dosyaya davalı ... tarafından sunulan hasar dosyası içerisinde mevcut olmadığı gibi istinaf aşaması dahil dosyaya ibraz edilmiş de  değildir. Bu durumda yapılan ödemenin kısmi ödeme niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiğinden, yapılan ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yeterli olup olmadığının belirlenmesi ve tartışılmasına gerek bulunmamaktadır. Kaldı ki böyle bir ibraname  olsa bile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111.maddesindeki düzenleme gözetildiğinde, davacıya geçici iş göremezlik tazminatı adı altında herhangi bir ödeme yapılmadığı, kalıcı iş göremezlik zararının da eksik ödendiği açıkça tespit edilmiştir. Hal böyle olunca, 21/09/2020 günlü aktüer bilirkişi raporundaki bakiye tazminat sorumluluğunun hesaplanmasına ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun, denetlenebilir gerekçeler içermesi, hesap yönteminin (1.8 teknik faiz uygulaması hariç) ve hatır taşıması indirim oranının %20 olması gerektiği yönündeki değerlendirmenin dairemizinde katıldığı Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına uygun bulunması karşısında mahkemece bu rapor hükme esas alınmak suretiyle sonuca ulaşılmış olmasında (hatalı 1.8 teknik faiz uygulamasının da davalı tarafın yararına bulunması nedeniyle) istinaf edenin sıfatına göre herhangi bir yanılgı mevcut olmadığı gibi davacının kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının kaza tespit tutanağında belirsiz olarak işaretlendiği ve davacının araçtan fırlayarak yaralandığı konusunda da herhangi bir somut belirleme mevcut bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece müterafik kusur indirimi cihetine gidilmeksizin karar verilmiş olmasında da yanılgı tespit edilemediğine ve mahkemece hüküm altına alınan tazminata uygulanacak faizin  dava tarihinden başlatılmış olması ve dava tarihinin ne olduğunun da karar başlığında açıkça belirtilmiş bulunması karşısında, faizle ilgili olarak davalı aleyhine  herhangi bir uygulama bulunmamasına göre davalı ... vekilinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Yukarıdaki  başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davalıdan  alınması gereken 6.497,16-TL harçtan peşin yatırılan 1.624,29-TL harcın düşümü ile bakiye 4.872,87-TL istinaf  karar ve ilam harcının  davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,  3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde  bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.16/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b49b17633533db3d","SID":"64e4ccf8b9e9b37a"}}