{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/185 Esas<br>KARAR NO: 2024/573<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 18/02/2020<br>NUMARASI: 2018/1133 Esas, 2020/151 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 09.05.2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından, davalı şirketten 2017 yılı içerisinde bir takım hizmetler satın alındığını ve bu hizmetler için düzenlenen fatura bedellerinin süresi içinde ödendiğini, 2018 yılında ise müvekkili şirketin, davalıdan bir hizmet almadığını, davalı şirketin, müvekkili şirketin de bağlı olduğu ...'un alt taşeronu olarak hizmet verdiği bir takım projelerde kendi personelinin SGK prim ödemelerini süresinde yapmadığından 5510 sayılı Kanuna göre müvekkili şirketin yararlandığı %5 prim indirimi teşvikinin yanmasına, 2018 Şubat ayına ait teşvikten faydalanamamasına neden olduğunu, davalı şirketin 2018 SGK prim ödemelerini yapmaması nedeniyle müvekkili şirketin SGK'dan \"borcu yoktur\" yazısı alamadığı gibi asıl işverenden olan hak edişlerini de alamama riski ile karşı karşıya kaldığını, ... şirketlerin sahibi ve tek yetkilisi ... tarafından, asıl işverenden olan hak edişlerin ödenmesi ve SGK teşviklerinden yeniden yararlanılabilmesi için, grup şirketlerden kasası müsait olan müvekkili şirket banka hesabından, davalı şirket banka hesabına, 2018 Şubat ayı SGK prim ödemesinin yapılması için, 02/03/2018 tarihinde 40.000,00 TL havale yapıldığını, geri iade edilmek üzere verilen bu tutarın iadesi için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu, davalı şirketin, müvekkili şirkete iade etmesi gereken 40.000,00 TL ödemeden kurtulmak amacıyla 31/08/2018 tarihli, ... sıra numaralı 40.000,00 TL bedelli ofis ve satış faaliyetleri yönetim bedeli faturası düzenlenerek 03/09/2018 tarihinde iadeli taahhütlü posta yolu ile müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, faturanın, cari hesabı kapatmak için usulsüz olarak düzenlendiğini, müvekkili şirketin söz konusu faturaya yasal 8 günlük sürede itiraz ettiğini, ayrıca itiraz dilekçesi, fatura sureti ve posta alındısı sureti eklenerek elektronik posta yolu ile ilgililerine gönderildiğini, iade edilen faturanın, davalı şirket tarafından iade alınmaması üzerine müvekkili şirket tarafından Üsküdar ... Noterliğinin 12/09/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ekinde iade edildiğini belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davacının 2018 yılından sonra hizmet almadığını iddia etmesi karşısında davalı tarafından 31/08/2018 tarihli 40.000,00 TL bedelli fatura düzenlendiği, davalı tarafından düzenlenen ihtarnameler de dikkate alındığında, davacı tarafından yapılan ödemenin avans ödemesi olduğu, 31/08/2018 tarihli 40.000,00 TL bedelli faturanın da bu avans ödemesine karşılık düzenlendiğinin anlaşıldığı, bu durumda fatura konusu hizmetin yerine getirildiğini ispat yükünün davalının üzerinde olduğu, dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalının üzerine düşen edimi yerine getirdiğine dair bir delil bulunmadığı, ihtarname, icra takibinden önce davalıya tebliğ edilmediğinden temerrüdün takiple birlikte gerçekleştiği gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulü ile takibe itirazın 40.000,00 TL yönünden kısmen iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacak miktarının %20' si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ön inceleme duruşmasından sonra, duruşma tutanağının müvekkiline hukuka uygun şekilde tebliğ edilmediğini, zira ön inceleme duruşma zaptının \"... Mah. ... Sk. No:... Ümraniye/İstanbul\" adresine TK'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği 12/11/2019 tarihinde müvekkili şirketin Ticaret Sicil Memurluğundaki adresinin \"... Mah. ... Sk. ... Blok No:... ... Kadıköy/İstanbul\" olduğunu, bu sebeple tebliğ işlemi hukuka aykırı olmakla müvekkilinin savunma hakkı kısıtlandığından dosyaya alacağa konu faturaya ilişkin yapılan hizmetleri ispatlayacak evrakların sunulamadığını, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2014/19413 Esas 2015/3470 Karar sayılı ilamında, davalının tahkikat duruşmasına davet edilmesinin zorunlu olduğunun ve davalının yokluğunda hüküm kurulmasının hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunun vurgulandığını belirterek bu sebeplerden ötürü ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, geri ödenmek üzere verildiği iddia olunan paranın -karz- tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının, davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 40.000,00 TL asıl alacak ve 1.967,40 TL faiz olmak üzere toplam 41.967,40 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Davalı vekili istinaf başvurusunda, tebliğ işleminin hukuka aykırı olduğundan bahisle müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının bu sebeple kaldırılması talebi ile hükmü istinaf etmiştir. Bunun dışında, davanın esasına yönelik tesis edilen karar bakımından ayrıntılı ve gerekçeli bir istinaf sebebi ileri sürülmemiştir. O halde Dairemizce yapılacak inceleme de bu kapsamda ve doğrultuda yapılmıştır. Somut olay bakımından uygulanması icap eden 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesinin ilgili kısmı \"1) Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. 2) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. 3)Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır. 4) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.\" şeklinde düzenlenmiştir. Mahkemece, tensip zaptı ve dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir tebligat davalı şirketin dava dilekçesinde bildirilen \"... Mah. ... Sk. No:... Ümraniye/İstanbul\" adresine tebliğe çıkarılmış ise de tebligatın bila tebliğ dönmesi üzerine davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi tespit edilerek adresin aynı olması sebebiyle TK'nun 35. maddesi uyarınca 11/03/2019 tarihinde tebliğ işlemi 7201 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yapılmıştır. Zaten buna yönelik bir itirazı olmayan davalı taraf, tahkikat duruşmasına katılması zorunlu olmasına rağmen ön inceleme duruşmasından sonra, duruşma tutanağının hukuka uygun şekilde tebliğ edilmediğinden hukuki dinlenilme hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür. Söz konusu tebliğ işleminden sonra, yargılama aşamasında davalı şirkete çıkarılan tebligatların da 7201 sayılı Kanunun 35. maddesinde belirtilen usulle yapıldığı, ancak gerekçeli kararın tebliğinin ise, davalı şirketin UETS adresine yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf dilekçesi ekinde sunduğu Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 15/05/2019 tarih ve 9829 sayılı nüshasına göre, davalı şirket, adresini \"... Mah. ... Sk. ... Blok No:... ... Kadıköy/İstanbul\" adresine taşımış olup bu değişiklik, dava ve tensip zaptının tebliğinden sonraki bir tarih olan 09/05/2019 tarihinde tescil ve ilan edilmiştir. Buna göre dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli duruşma gününü bildirir tebligat 7201 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak tebliğ edilen davalı taraf, 09/05/2019 tarihinde adresini değiştirmesine rağmen yenisini bildirmediğinden bu durumda eski adrese -... Mah. ... Sk. No:... Ümraniye/İstanbul- çıkarılan tebliğler muhataba yani davalıya yapılmış sayılır. Bu nedenle davalıya yapılan tebligatların usulüne uygun olduğu açık olup tebliğ işleminin usulsüz olduğundan söz edilemez. Ayrıca yukarıda belirtildiği üzere, davanın esasına yönelik istinaf nedenlerinin açıklandığı ayrıntılı ve gerekçeli bir istinaf talebi bulunmadığından kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme neticesinde, ilk derece Mahkemesinin kararında kamu düzenine aykırılığın da bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-İstanbul Anadolu\t10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1133 Esas, 2020/151 Karar ve 18/02/2020 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcının davalı tarafından peşin olarak yatırılan 683,10 TL harçtan mahsubu ile bakiye 255,50 TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.09.05.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62dad7c752d6f4b2","SID":"7fe4f154ab56c109"}}