{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/540 Esas<br>KARAR NO: 2024/925 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/12/2023<br>NUMARASI: 2023/329 D.İŞ -  2023/326 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tespit (D.İş)<br>KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>TALEP: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile, müvekkillerinin TPMK nezdinde birçok adına tescili tasarım ve marka bulunduğunu, müvekkili ... Kuyumculuk ile ... Kuyumculuk arasında akdedilmiş olan lisans sözleşmesi ile \"...\" markalarının lisans hakkının ... Kuyumculuk'a devredildiğini, karşı tarafça müvekkilleri adına olan tasarım ve markalarına tecavüz oluşturacak nitelikte ürünler üretildiğini, bunlar sonucu müvekkilleri şirketlerin ticari itibarına büyük zarar verildiğini, maddi olarak da kayba uğradıklarını, bu nedenlerle tecavüze konu ürünler ile bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara tedbiren el konulmasını talep etmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu alındıktan sonra ihtiyati tedbir talebi duruşmalı olarak incelenmiştir. Aleyhe tedbir istenen vekili duruşmadaki beyanında: delil tespitine konu edilen işaret ve ürünlerin marka ve tasarım vasfını taşımadıklarını, bilirkişi raporunda bilirkişilerin hukuki nitelemelerde bulunması ve heyet içerisinde kuyumculuk ile takı tasarımı alanlarında uzman bilirkişi bulunmaması nedeniyle bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, karşı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddini talep ettiklerini, ürünlerin hurdalık eritme kasasında tespit edilmiş olup, üçüncü kişilerden alınmış eritilecek ürünler olduklarını, nihai ürünler olmadıklarını, müvekkilinin herhangi bir ürün üretmediğini, dolayısıyla üretim araçları yönünden de tedbir talebi verilmesinin mümkün olmadığını, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını beyan ederek, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>TEDBİR KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce ihtiyati tedbir talebi duruşmalı olarak incelenmiş ve  06/02/2024 tarihli 2023/329 D.İŞ sayılı ara kararıyla; \"...Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve mahallinde yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporuna göre, SMK 159 ile HMK 389 ve devamı maddelerinde aranan koşullar gerçekleştiğinden  ihtiyati tedbir talep edenin talebinin takdiren 100.000,00 TL nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu teminat karşılığı kabulüne, Karşı tarafın yedinde bulunan ve tedbir isteyenler adına tescilli ... tescil numaralı \"...\" markası yine tedbir isteyenler  adına tescilli ... (1 ve 5) nolu tasarım tescili koruma kapsamında olan ürünler ile münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konularak yedi emine teslimine, \" karar verildiği görülmüştür. <br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Aleyhine tedbir istenilen vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır dünya çağında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, aynı alanda faaliyet gösteren teşebbüslerin haklarına saygı gösterdiğini, Ürün ve ürünlerin üretiminde kullanılan araçlara el konulması talebinin yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, delil tespiti ile el koyma talebinin birlikte sunulamayacağını, Delil tespiti dilekçesinde yer alan ürün ve ürünlerin üretiminde kullanılan araçlara el konulması talebinin açık ve sarih olmaması karşısında taleplerin tümden reddine karar verilmemesinin usuli hata ve eksiklik oluşturduğunu, sonuç talep kısmında talebin açıkça yazılmadığı, bu durumun HMK'nun 119/2. Maddesine aykırılık oluşturduğunu, Bilirkişi tarafından kendisine mahkemece verilen tespit görevini aşar mahiyette müvekkili şirket aleyhine hukuki değerlendirmeler ve nitelendirmeler yaptığını, unlara istinaden tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, bu durumun 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 3/2. Maddesine aykırılık teşkil ettiğini, Tespit talep eden tarafın tespit talebine konu ettiği işaretlerin ayırt edici nitelikte olmadıklarını ve SMK'nun 4 ve devamı maddelerinde sayılan marka vasfını taşımadıklarını, karşılıklı olarak iki \"...\" şeklinden oluşan ve \"...\" harfini oluşturan bu işaretlerin marka olarak değerlendirilmesinin imkansız olduğunu,Bilirkişi raporunda yer verilen ve ... (5) numaralı tasarım ile müvekkili şirketin iş yerinde bulunan tasarımın birbirlerinden ayırt edilebilecek farklılıklara sahip olduklarını, bilirkişi tarafından ileri sürülen benzerlik değerlendirmesine karşı itirazlarını tekrar ettiklerini, evrensel bir husustan tespit talep eden lehine çıkarımda bulunulması karşısında bilirkişi raporundaki tespitlerin tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Bilirkişi heyetinde kuyumculuk ve  takı tasarımı konusunda uzman bir kişinin yer almadığını, bu nedenle rapora itibar edilemeyeceğini, Bilirkişi raporunda yer verilen ve ... (1) numaralı tasarım ile müvekkili şirketin iş yerinde bulunan tasarımın birbirlerinden ayırt edilebilecek farklılıklara sahip olduklarını, bu kullanımın geleneksel olarak bir kullanım şekli olduğunu, Tespit edilen malların hurda (eritme) kasasında bulunmuş olup, son tüketiciye hatta ara üreticiye bile sunulmayacak parçalar olduklarını, bu durumun mahkemece ve bilirkişilerce dikkate alınmadığını, Bir an için ihtiyati tedbir kararının hukuka uygun olarak verildiği varsayımında dahi mahkemece belirlenen teminat miktarının ortaya çıkabilecek zarar karşısında müvekkili şirketi zor durumda bırakabilecek derecede düşük olduğunu, altının 1 gramının dahi 2.000,00 TL olduğu düşünüldüğünde oluşabilecek zarar için 100.000,00 TL teminatın son derece az olduğunu, bu nedenle dahi ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, bu sebeplerle Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2023/329 D.İş sayılı ihtiyati tedbir kararının tümden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Aleyhine tedbir talep edilen vekili Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine sunduğu 22/03/2024 tarihli dilekçesi ile; tedbir talep edenin yasal süresi içinde esas davayı açmadığını, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayıldığını, davanın konusuz kaldığını beyanla, istinaf harcının iadesini talep ettiği anlaşılmıştır. Tedbir talep edenler vekilinin Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine sunduğu 19/03/2024 tarihli dilekçesi ile; kararın infazı için Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında tutulan tutanak ile tedbire konu ürün ve markaya rastlanmadığının tespit edildiğini ve muhafaza işleminin yapılamadığını belirterek teminatın iadesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İlk derece mahkemesi'nce bilirkişi heyetinden alınan 18/12/2023 havale tarihli raporda; \"... 15.12.2023 tarihinde ... Mevkii ... Cad. ... ...Sk. No:...  D:... Bahçelievler/İSTANBUL adresinde 5 adet bilgisayar incelenmiş olup 2 adet masaüstü  bilgisayarda tespit konusu ibarenin bulunduğunu, - Bilgisayar (Masaüstü Bilgisayar); ... isimli bilgisayarda  tespite konu ibaresinin bulunduğu çizim dosyasının olduğunu, tespit talep edilen “... Mevkii ... Cad. ... ...Sk. No:... D:... Bahçelievler/İSTANBUL” adresinde ve bilgisayarlar üzerinde, tespit talep eden yana ait markaları ihtiva eder kullanımların gerçekleştirildiğini, mahalde tespit edilen kullanımların talep  eden yana ait ürünlerde var olduğu iddia edilen ... “... unsurunu ihtiva etmediğini, ürünlerin önlü arkalı detaylı olarak fotoğraflandığını, ilgili  ürünlerin aleyhine tespit talep eden yan tarafından üretim konusu edildiği, bu yöndeki üretim ve  ticari faaliyetlerin tespit talep eden yana ait tescilli markalardan kaynaklanan hakları ihlal eder  mahiyette olduğunun değerlendirilebileceğini, tespit isteyen tarafa ait ... (1) numaralı tasarım ile aleyhine tespit istenene ait iş  yerinde tespit edilen kilit sistemleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel  izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığını, bu sebep ile benzer olarak algılandıklarını, tespit isteyen tarafa ait ... (5) numaralı tasarım ile aleyhine tespit istenene ait iş  yerinde tespit edilen kilit sistemleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel  izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığını, bu sebep ile benzer olarak algılandıklarını, tespit mahallinde tespit edilen reçine kalıpların tespit edilen ürünlere ait oldukları ve tespit  isteyene ait ... (1) ve (5) sıra numaralı tasarımların koruma kapsamında kaldığını\" bildirildiği görülmüştür.<br>G E R E K Ç E: Talep, marka ve tasarım haklarına tecavüzün tespiti ve ihtiyati tedbir talebidir.Mahkemece delil tespiti talebinin ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar vermiş, aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen şirket vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen vekilinin esas davanın yasal süresi içinde açılmadığına dair dilekçe sunmuş olması nedeniyle UYAP üzerinden yapılan incelemede; tedbir talep edenler tarafından aleyhine tedbir talep edilen şirket aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı, ilk derece mahkemesine tedbir talep edenler vekilinin teminatın iadesi için sunduğu dilekçenin altına da el yazısı ile \"asıl davanın süresinde açılmadığından, tedbirin kendiliğinden kalkmış sayıldığı anlaşılmakla teminatın iadesine\" şeklinde 25/03/2024 tarihinde not düşüldüğü, altında mahkeme hakimine ait paraf bulunduğu, UYAP üzerinden yapılan incelemede bu konuda yazılmış ve onaylanmış bir ara karar tespit edilemediği görülmüştür. Her ne kadar aleyhine tedbir talep edilen ihtiyati tedbir kararına itiraz etmişse de, HMK’nun 397/1. maddesi uyarınca tedbir talep edenlerin kararın infazını talep ettikleri tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkında dava açmadıklarından ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkmış olduğu, itirazın konusuz kaldığı anlaşılmakla, aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen vekilinin istinaf talebinin kabulüne, itiraz konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-Aleyhine tedbir talep eden vekilinin istinaf isteminin esastan KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince  BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 05/12/2023 tarihli 2023/329 E. -  2023/326 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA, -İhtiyati tedbir kararına yapılan itiraz konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-İlk derece yargılaması yönünden; -İhtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması yönünden; -Aleyhine tedbir talep edilen vekilinin  istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine, -İstinaf yargılaması sırasında aleyhine tedbir talep eden tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 345,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.514,40 TL'nin tedbir talep edenden alınarak, aleyhine tedbir istenene verilmesine, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 16/05/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"259978ea8f30541e","SID":"ad3a1745055410d4"}}