{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2023/1887 <br>KARAR NO: 2024/339<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/09/2023<br>NUMARASI: 2021/291 Esas, 2023/649 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali <br>KARAR TARİHİ: 30/04/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili ile ile teminat bedelinin iadesi için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili mahkemenin 2015/825 Esas sayılı dosyasına verdiği 10/08/2015 tarihli dilekçesiyle, taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca davalı yanca ödenmeyen cari hesap alacağının tahsili için müvekkili tarafından davalı hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı yanın icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 89. maddesinde cari hesap sözleşmesinin hukuki tanımının yapıldığını, maddenin ikinci fıkrasında  cari hesap sözleşmesinin geçerliliğinin yazılı olarak yapılmış olunmasına bağlandığını, somut olayda taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, bu sebeple davacının cari hesaba dayalı icra takibi yapma hakkı ve takip tarihi itibariyle müvekkili şirketten alacağının olmadığını, taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin varlığını kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla TTK'nın 98. maddesi uyarınca, cari hesap sözleşmesinin ancak kararlaştırılan sürenin sona ermesi, bir süre kararlaştırılmadığı takdirde taraflardan birinin fesih ihbarında bulunması ve son olarak taraflardan birinin iflas etmesi halinde son bulacağının belirlendiğini, davacı tarafın cari hesaba dayalı olarak icra takibi yapmasına rağmen cari hesap sözleşmesini sona erdiren bir fesih ihbarının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafça her ne kadar müvekkili şirkette bulunan teminat da talep konusu edilmiş ise de, davacı ile imzalanan sözleşmede; yapılan işte herhangi bir kusur olmaması ve sözleşmesel vecibelerin tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmiş olması kaydı ile geçici kabul işlemlerinin ikmalini takiben 1 yılın dolmasının akabinde teminatların iade edilebileceği hususunun açıkça hüküm altına alındığını, ancak taraflarca sözleşme gereğince nefaset, cezalar ve mevzuat icabı, tevkifi icap eden vergiler ile varsa müvekkili şirketin alacakları kesilmek suretiyle düzenlenen hesap üzerinde mutabakat sağlanamadığından söz konusu kabul sürecinin tamamlanamadığını, bu bağlamda geçici kabul işleminin tekemmül etmemiş olması sebebi ile teminat alacağı hali hazırda tahakkuk etmediğinden muaccel olmayan bir alacağın talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu icra takibi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı tarafın icra inkâr tazminatı talep etme hakkının da bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi Dr. ...' tan alınan kök, 2. ek rapor ve 2. ek raporun düzeltildiği rapor karara esas alınmak suretiyle, davacının takip tarihi itibariyle davalı kayıtlarına göre davalıdan 376.986,38 TL ve 241.421,80 USD karşılığı 661.324,00 TL olmak üzere toplam 1.038.310,38 TL alacaklı olduğu, gayrimenkul satış vaadi barter protokolüne ait dairenin takip ve dava tarihinden sonra davacı mülkiyetine geçtiği, dava tarihinden sonra yapılan ifa ve ödemelerin infazda dikkate alınması gerektiği ve alacağın fatura alacağı olup, likit ve belirlenebilir olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynı kayıt ve şartlarda devamına, hükmolunan alacağın %20 si olan 105.039,97 TL  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf  kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizin 15/03/2021 tarih, 2018/1702 Esas 2021/530 Karar sayılı kararı ile; \"...taraflar arasında imzalanan barter sözleşmesi ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamında davacıya devir ve teslimi kararlaştırılan, barter konusu ... Blok, ... numaralı daire bedelinin, döviz cinsi üzerinden yapılan İkitelli Yüklenici Sözleşmesi üzerinden mahsup edileceği taraflarca mutabakat altına alınmasına rağmen, gerek davacı tarafça yapılan icra takibinde, gerekse hükme esas alınan bilirkişi raporunda 560.000,00 TL tutarlı daire bedeli, 005 numaralı kesin hakedişte belirtilen kur üzerinden ABD Dolarına çevrilerek davacının ABD Doları üzerinden hesaplanan hakediş ve alacakları ile teminatlarından mahsup edildiği, oysa dosya kapsamında bulunan 4 numaralı hakedişte, barter sözleşmesi kapsamında bağımsız bölüm için taşeron hakedişinden 82.026,69 ABD doları, 5 numaralı hakedişte barter sözleşmesi kapsamında bağımsız bölüm için taşeron hakedişinden 82.026,69 ABD doları ve teminattan 91.018,14 ABD doları kesildiği, ilgili hakedişte sabitlenmiş olan dolar satış kuru üzerinden 1 dolar 2.1627 TL üzerinden çevrilerek toplam kesilen tutar olan 258.935,59 ABD dolarının 560.000,00 TL'ye denk geldiği, bu nedenle, mahkemece dosya kapsamındaki hakedişler ile taraf ticari defter ve kayıtlarının eksik incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporu dayanak alınarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek  esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişiye, mali müşavir ve inşaat mühendisi bilirkişinin katılımının sağlanarak, oluşturulacak kuruldan dosyada bulunan hakedişler ile taraf ticari defter ve kayıtları ve taraflar arasında imzalanan sözleşme maddelerinin değerlendirildiği denetime elverişli rapor tanzim ettirilmesi suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi için dosya yerel mahkeme kararı kaldırılarak mahkemesine geri gönderilmiştir.Mahkemece istinafa konu yeni esaslı dosyadan 07/09/2023 tarihli karar ile, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ödeme planına ilişkin sözleşmenin 4. ekine göre gayrimenkul değeri olan 560.000,00 TL'nin barter ile ödenmesinin kararlaştırıldığı, \"Ödeme Detayları\" başlığı altında barter ile ödeme tarihlerinin 385.000,00 TL için 05/12/2013, 175.000,00 TL için 30/03/2014 olarak kararlaştırıldığı, buna göre karşılıklı alacakların takasa sokulması için, öncelikli olarak davalı alacağı olan 560.000,00 TL'nin muaccel olması gerektiği, buna göre davalının bu takas yetkisini kullanabilmesi için 560.000,00 TL'nin iki parça halinde  muaccel olacağı dikkate alındığında  385.000,00 TL'nin 05/12/2013, 175.000,00 TL'nin de 30/03/2014 tarihinde muaccel olacağı, takasın bu tarihten sonra da yapılıp yapılamayacağı yoksa tam da bu tarihlerde karşılıklı alacakların takas sokulmasının zorunlu olup olmadığı noktasında; taraflar arasında imzalanan barter sözleşmesi ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi hükümleri dikkate alındığında takasların belirtilen tarihlerde yapılmasının zorunlu olduğu, ancak bu iki tarihten sonra da USD kurunun davacının lehine olarak sürekli artması ve davalı tarafın kendisinin aleyhine olarak 385.000,00 TL için 05/12/2013 tarihinden sonraki tarih olan 4. hakediş tarihi  08/03/2014 tarihinde 82.026,69 USD'yi takasa sokmasında; 175.000,00 TL için 30/03/2014 tarihinden sonraki tarih olan 5. hakediş tarihi olan 13/08/2014  tarihinde 91.018,04 USD'nin takasa sokulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı daha önce lehine kullanabileceği takas hakkını, dolar borcunun kur nedeniyle değerinin armasına rağmen aleyhine olacak şekilde kullanıp davacı lehine davranmayı kabullenmesinde bir sakınca bulunmadığı, burada tartışılması gereken diğer konunun; bu farklı cins alacakların takasa sokulmasının takasa konu TL davacı borcunun kaynağı olan dairenin fiilen teslim tarihi olarak kabulünün gerekip gerekmeyeceği olduğu, sözleşmenin Ödeme Planına ilişkin sözleşmenin 4. Eki ve Barter sözleşmesine göre davacının TL olan daire bedelinin borcunun vade tarihlerinin 385.000,00 TL için 05/12/2013, 175.000,00 TL için 30/03/2014 tarihleri olduğu, davacının TL borcunun muaccel olması için dairenin tesliminin gerekmediği, bu nedenle takas tarihine ilişkin bu iddiaların yersiz olduğu, tartışılması gereken bir başka sorunun;  4. Hakediş ile 82.026,69 USD'nin , 5. Hakediş ile 91.018,04 USD'nin takasa sokulduğu davalı iddiası açısından, 4 ve 5. Hakedişteki ilgili bu kısımların elle doldurulmuş olması ve bir parafın bulunmaması olduğu, yukarıda açıklandığı gibi aslında davalının kendi lehine olan  05/12/2013 ve 30/03/2014 tarihlerinde takasa sokma hakkı var iken bu hakkını kendi aleyhine kullanmış olması ile birlikte ; davacı tarafın \"dava dosyasında görünen hakedişler dava açılış tarihinden sonra alacağın düşürülmesi için davalı tarafdan kötü niyetle ve kasıtla üzerinde tahribat yapılmış sahte evraklardır\" iddiası karşısında barter kesintilerinin davalı taraf muavin defter kayıtlarında yer  aldığı tespiti ve muavin defterlere dayanak ticari defterlerin yıl sonu onayları ile birlikte değerlendirilmesi için alınan en son son heyet ek raporu dikkate alındığında takas hakkının bu iki hakedişler ile kullanıldığında şüphe bulunmadığı, denetime elverişli kurul kök ve ek raporları esas alınmak suretiyle  davacının bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, Dairemizin kaldırma kararında her ne kadar 1 dolar 2.1627 TL olarak belirtilmiş olsa da dava açıldığı tarihte (1 dolar= 2,7910) muhasebe kuralları gereği fatura kesildiği tarihteki kur üzerinden dolar alacağının hesap edilmesi gerektiğini, ancak kurun tespitinde en hakkaniyetli olanın davalı şirketin sözleşme ile davacı müvekkiline vermeyi taahhüt ettiği, (defalarca beyan etmiş olduğumuz davalı şirketin ipotek tesis edip müvekkilin yararlanmasına engel olduğu) daireye ilişkin taraflarınca tapu iptal ve tescil davası sonucunda 22/12/2016 tarihinde(1 dolar=3,51) alınan tapunun alınma tarihi dikkate alınarak kur hesabının yapılması gerektiğini, - mahkeme heyeti tarafından alınan raporun davalı şirketin sunduğu tamamen uyuşmazlık konusu dışında yer alan proje ödemelere ilişkin dekontların dikkate alınması ile hazırlandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında 02/01/2014 tarihli  İkitelli  Yüklenici Sözleşmesi ile 21/08/2013 tarihli Corridor Yüklenicilik Sözleşmesi imzalanmıştır.21/08/2013 tarihli  İkitelli  Yüklenici Sözleşmesi ile, davacı yüklenici sıfatıyla, davalıya ait İkitelli ... AVM' nin mağaza ve ofis binası cephesine, alüminyum, cam, kompakt, laminant ve alüminyum kaplama güneş kırıcı yapılması işini (cephe kaplaması) üstlenmiştir. Sözleşmede iş başlangıç tarihi 26/08/2013, iş bitim tarihi 31/12/2013 olarak belirlenmiş ve sözleşme bedeli ABD Doları üzerinden ödenmesi kararlaştırılmış olup, sözleşme 800.000,00 USD+KDV muhammen bedeli üzerinden imzalanmıştır. 02/01/2014 tarihli Corridor Yüklenicilik Sözleşmesi ile de, davacı yüklenici sıfatıyla, davalıya ait ... Holding'in mağaza ve ofis binasının koridorlarının cam korkuluk ve çelik yapım işlerini üstlenmiştir. Sözleşmede iş başlangıç tarihi 27/01/2014, iş bitim tarihi 7/07/2014 olarak belirlenmiş ve  sözleşme bedelinin TL üzerinden ödenmesi kararlaştırılmıştır. 400.000 TL teminat senedi mukabili mart 2014 vadeli 50.000 TL 1 nolu senet, Nisan 2014 vadeli 50.000 TL 2 nolu senet, Mayıs 2014 vadeli 100.000 TL 3 nolu senet, Haziran 2014 vadeli 100.000 TL 4 nolu senet, Temmuz 2014 vadeli 100.000 TL 5 nolu senet malzeme sevkiyatı ile birlikte verileceği düzenlenmiştir.Teminat iadesinin %10'luk nakit teminat kesintisinin %5'lik kısmının iş bitiminde, %5'lik kısmının geçici kabulden sonra iade edileceği belirlenmiştir.Bu sözleşmeler akabinde, taraflar arasında imzalanan 05/12/2013 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Barter Protokolü ve 05/12/2013 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile, İkitelli yüklenici sözleşmesi ödemelerinin bir kısmının barter şeklinde yapılması hususunda taraflarca varılan mutabakat üzerine, davacının hakedişlerinden doğacak olan bir kısım alacaklarına karşılık olarak,  davalıya ait ... Projesi, ... Blok, ... Kattaki, 560.000,00 TL değerindeki 17 numaralı dairenin 31/12/2014 tarihinde davacıya devir ve teslim edilmesine karar verilmiştir.Sözleşmenin \"ödemeler\" başlıklı 3.maddesinde, daire bedelinin 21/08/2013 tarihli İkitelli Sözleşmesi bedelinden  mahsup edileceği kararlaştırılmıştır. Davacı yüklenici tarafından, davalı iş sahibi hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile, 525.199,88 TL cari hesap alacağının tahsili için 18/06/2015 tarihinde ilamsız takip yapıldığı, davalı tarafça yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmaktadır. Davalı bu sözleşme ile dolar kurunun o tarihteki TL karşılığının 2.1627 olarak sabitlendiğini ve Dolar üzerinden 4 ve 5 nolu hakediş bedelinden düşüldüğünü belirtmektedir.Dosya kapsamında bulunan ve Dairemizin kaldırma kararından önceki mahkeme hükmüne esas alınan kök ve ek raporlarda; takip tarihi itibariyle kur hesaplaması yapılarak davacının davalıdan olan alacak toplamının takip tarihi itibariyle, 1.038.310,38 TL olarak hesaplandığı  bildirilmiştir.Dairemizin kaldırma kararından sonra ve kaldırma kararı doğrultusunda hazırlanan ve mahkemece hükme esas alınan SPK ve Finans Uzmanı, mali müşavir ve inşaat mühendisi bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında;  davalının kendi kayıtlarına kaydettiği ve proje konusu işin bitiş tarihi olarak kabul ettiği 13/08/2014 tarihli kur üzerinden yaptığı hesaplama sonucu davalının kayıtlarına göre, uyuşmazlık konusu projeden davacının davalıdan bir alacağının bulunmadığı belirtilmiştir.O halde mahkemece, taraflar arasında imzalanan barter sözleşmesi ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamında davacıya devir ve teslimi kararlaştırılan, barter konusu ... Blok ... numaralı daire bedelinin, döviz cinsi üzerinden yapılan ikitelli yüklenici sözleşmesi üzerinden mahsup edileceğinin taraflarca mutabakat altına alındığı, dosya kapsamında bulunan 4 numaralı hakedişte, barter sözleşmesi kapsamında barter konusu ... Blok, ... numaralı bağımsız bölüm için taşeron hakedişinden 82.026,69 ABD doları, 5 numaralı hakedişte barter sözleşmesi kapsamında bağımsız bölüm için taşeron hakedişinden 82.026,69 ABD doları ve teminattan 91.018,14 ABD doları kesildiği, ilgili hakedişte sabitlenmiş olan dolar satış kuru üzerinden 1 dolar 2.1627 TL üzerinden çevrilerek toplam kesilen tutar olan 258.935,59 ABD dolarının 560.000,00 TL'ye denk geldiği gözetilerek Dairemizin kaldırma kararından sonra ve kaldırma kararı doğrultusunda hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporları hükme esas alınarak yazılı şekilde davacı yanın davalıdan alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/09/2023 tarih ve 2021/291 Esas, 2023/649 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 30/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f7ef2f9f25a5319","SID":"d37e4e781da2b611"}}