{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/587 <br>KARAR NO: 2024/472<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08.10.2020<br>NUMARASI: 2017/1142 Esas, 2020/536 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)|Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02.05.2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; taraflar arasında 08,08,2014 tarihli ... numaralı sözleşme yapıldığını, sözleşmeye göre Kırklareli Organize Sanayi Bölgesi Parsel 116-2 Kırklareli de yapımı gerçekleştirilecek olan Kırklareli İleri Teknoloji Ürünleri İlaç Fabrikası ... Yapım İşleri imalatının yapılması için gerekli her türlü imalatların uygulama projelerinde gösterildiği şekil ile sözleşme eklerine, yasal yükümlülüklere uygun mahiyette birim fiyat ile yapılması işini üstlenmiş olduğunu ve iş bu sözleşme gereği müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ... bank İkitelli Ticari Merkez Şubesine ait 19.08.2014 tarihli 92.258,13 TL bedelli kesin teminat mektubu verildiğini, sözleşme gereği tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini ve işin tamamlanarak davalı şirkete teslim edildiğini, 12.08.2015 tarihinde geçici kabul gezisi yapılarak tespit edilen noksanlıkların  müvekkil şirket tarafından tamamlanarak yapılan işlerde bir kusur bulunmadığı görülerek 20.10.2015 tarihinde geçici kabul tutanağı düzenlendiğini, ancak geçici kabul tutanağının düzenlenmesinin üzerinden 2 yıldan çok fazla süre geçmesine rağmen davalı ile yapılan tüm görüşme ve taleplere rağmen haklı bir sebep ileri sürülmeksizin şirkete ait davaya konu işin teminat mektubunu müvekkili şirkete iade edilmediğini, bankaya fazladan komisyon bedeli ödemesinin yapılmakta olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 24.maddesine göre SGK ilişiksizlik belgeleri SGK'na verildiğini, sözleşmeye istinaden hem imalat projelerini hem de inşaat sahasında yer teslimini geciktirmesi sebebiyle müvekkili şirketin yaşadığı maddi kayıpların davalı tarafından karşılanamamasından ötürü davalı aleyhine İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/84 E.sayılı dosyası ile açılan alacak davasının yargılamasının devam ettiğini, teminat mektubunun iadesi için davalıya Bakırköy ....Noterliğinin 19.09.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini bildirerek; teminat mektubu sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, teminat mektubunun müvekkiline iadesine, mümkün olmaması halinde iptaline, müvekkili tarafından ödenen teminat mektubu komisyon, harç vb. Bedeli olarak bankaya ödenen 1.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili; 30.04.2013 tarihinde dava dışı ... Ltd Şti ile sözleşme imzalanarak hazırlanmış olan statik projeye ilişkin çelik konstrüksiyon işleri imalatlarının yapılması amacıyla 08.08.2014  tarihinde davacı ile ... Sözleşmesini imzaladığını, iş bu davanın konusunu oluşturan ... bank A.Ş'ye ait 19.08.2014 tarih ve 92.258,13 TL bedelli kesin teminat mektubunun anılan sözleşmenin 23.a maddesi uyarınca işin sözleşme hükümlerine göre tam ve gereği gibi ifa ve ikmalini teminen ve sözleşmesel her türlü yükümlülüklerin teminatı olmak üzere davacı tarafından davalı müvekkiline şartsız, süresiz ve gayrikabili rücu olarak verildiğini, projelerin dava dışı ... Ltd Şti tarafından  hazırlandığını  ve davacı tarafından bu projelerin uygulandığını, davacının projeleri kontrol ederek uygunluğunu teyit etmek ve herhangi bir uygunsuzluk tespit edilmesi halinde de bu durumun müvekkili firmaya bildirmek yükümlülüğünde bulunduğunu, 20/10/2015 tarihinde davacı ve müvekkili şirketin geçici kabul tutanağını imzaladığını, projede geçici kabul ile kesin kabul arasında sürecin de başlamış olduğunu, müvekkili ile dava dışı ... Tic A.Ş. Nin yapmış olduğu incelemeler neticesinde  yapılan işlerde teknik ve fenni hatalar tespit edildiğini, gerekenden fazla çelik kontrüksiyon  imalatı yapıldığını, bununda müvekkiline fazladan maliyet oluşturduğunu, davacının sözleşmeyi ihlal etmesi nedeniyle müvekkilinin zararlarından ötürü davacıdan alacaklı olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın teminat mektubu miktarından fazla olduğunu bildirerek; davanın reddini istemiştir.  Birleşen İstanbul 9 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/495 Esas, 2018/898 E.sayılı dosyasında davacı vekili; davalıların, müvekkili ile  imzalanan sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal etmeleri nedeniyle müvekkili şirketi zarara uğrattıklarını, müvekkili şirketin uğradığı zarar ve kar kaybının belirsiz alacak davası zımnında fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 310.000 TL'nin hukuka aykırılık tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, davalı şirketlerden müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada  davalı ... Limited Şirketi vekili verdiği cevap dilekçesi ile; taraflar arasındaki sözleşmedeki işin Çelik yapım işleri ihalesinin davacı tarafından yönetildiğini, davacı tarafından yapılan ihale ile işin ... firmasına verildiğini, Çelik yapım işleri ihalesinin tamamlanmasını takiben projenin yönetilmesi ve yürütülmesi işlerinin yapılması için .... firmasının işveren tarafından görevlendirildiğini, müvekkili şirketin yüklendiği işleri davacı şirkete teslim ettiğini, davacıya fatura kesildiğini, davacının da ödemelerini yaptığını, davacının tazminat taleplerinin ayıba dayalı olduğunu, süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.  Mahkemece; taraflar arasında akdedilen 28.10.2015 tarihli geçici kabul tutanağında sözleşme konusu tüm işlerin tamamlandığı ve yapılan işlemin incelemesi sonucunda bir kusura rastlanılmadığı tespit edilmiş olsa bile, geçici kabul tutanağının imzalanması kesin teminat mektubunun iadesi için tek başına yeterli olmayıp, aynı zamanda sözleşmenin 24h maddesi kapsamındaki diğer şartlarında yerine getirilmesi gerektiği, öncelik olarak geçici ve kesin kabul arasında geçecek olan sürede varsa yüklenicinin hatasından kaynaklanabilecek kusurların giderilmesi, kesin kabulün  yapılarak onaylanması, kesin hesabın taraflarca onaylanması, SGK'dan alınacak ilişiksizlik belgesinin sunulması gerektiği, SGK'dan sunulan ilişiksizlik belgesi davalı ... İlaç San Tic A.Ş adına verilmiş olup davacı yüklenici ... firması adına düzenlenmiş bir ilişiksizlik belgesi bulunmadığı gibi, taraflar arasında düzenlenerek onaylanmış kesin kabul tutanağı ve kesin hesapta bulunmadığından sözleşmenin 24.maddesi kapsamında kesin teminat mektubunun iadesi koşulları oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir. Birleşen davada;  çelik konstrüksiyon imalatlarının yapıldığı, yapılan tüm bu imalatların proje müellifi davalı ... Müh.Hizm.Dek.İnş.Ltd Şti tarafından hazırlanmış olan  çelik konstrüksiyon uygulama projesine uygun olduğu, ...  İlaç San A.Ş ile davalı ... arasında akdedilen 30.04.2013 tarihli sözleşmenin 2.2 maddesinde; işverenin her aşamada statik projelerin mimari projeye uygunluğunu, yapının güvenliğini ve maliyetini denetleyeceği, her aşamada işverenin yazılı onayından geçtikten sonra bir sonraki aşamaya geçileceği, işveren tarafından kabul edilmeyen hesap ve çizimler talebin teknik şartnameye uygun olması şartıyla projeci tarafından yazılı olarak cevaplanarak düzeltileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin bu maddesine göre işveren ... ile proje hazırlayan ... arasında denetim mekanizması oluşturulduğu, işverenin onayı olmadan üretilen projenin tamamlanması ve uygulama projesi haline getirilmesinin mümkün olmadığı, sözleşmenin 4.1 maddesinde de; sözleşme kapsamında belirtilen işleri her safhasına ait projelerin, raporların ve keşif evraklarının işverene teslim edildiğinde işverenin teslim aldığını yazılı olarak bildireceği, bir sonraki teslim süresinin teslim edilen projenin onayı ile başlayacağının kararlaştırıldığı,  bu madde kapsamında da, maliyet ve yapı güvenliği konusunda işverenin onayı olmadan projenin tamamlanmasının mümkün olamayacağının vurgulandığı, işverene peyderpey teslim edilen projelerde daha sonradan uygulanıp yapım işinin fiili olarak tamamlanmasını müteakip fazla çelik kullanıldığına yönelik ortaya çıkan farkındalığın proje ve detayları teslim alınırken proje safhasında işverence maliyet denetimine tabi tutulması gerektiği, ... İlaç ile dava dışı ... Proje Yönetim ve Dan. Tic A.Ş ile yapılan 02.05.2016 tarihli sözleşmenin 1.2.1 maddesinde imalat süresi boyunca yüklenici tarafından hazırlanan imalat çizimleri ile ilgili görüş bildirilmesi ve kayıt altına alınmasının 1.2.5 maddesinde de;  proje süresi boyunca sahada devam eden imalatların disiplinler ve iş kalemleri bazında oluşturulan imalat süreç kontrol formları kullanılarak takip edilmesi, söz konusu imalatların mevcut proje, teknik şartname, standart ve spesifikasyonlara uyumunun irdelenmesi ve bu yolla hatalı kusurlu imalatların yükleniciye düzelttirilmesinin gerektiğinin hüküm altına alındığı, bu sözleşme kapsamında hazırlanan projeler veya hazırlanacak ek projelerle ilgili olarak proje kontrolörlüğü için ... Proje Yönetim ve Dan. A.Ş'nin yetkilendirildiği, projenin uygulamaya geçilmesinden önce projenin yapı ve denetiminden sorumlu yetkili firmanın uygulama projeleri ile ilgili gerekli incelemeyi yapması gerektiği, yüklenici ... ile ... İlaç San A.Ş arasında imzalanan 08/08/2015 tarihli sözleşmenin 15.maddesinde sözleşme konusu işlerin işveren tarafından yükleniciye verilen veya yüklenici tarafından hazırlanıp proje müellifince onaylanan uygulama projelerine uygun olarak yapılacağı, yüklenicinin projelerde herhangi bir eksiklik bulunması durumunda bu durumu işverene yazılı olarak bildireceğinin kararlaştırıldığı, bu sözleşmeler kapsamında ... Müh. Hizm Ltd Şti tarafından projesi hazırlanan ... İlaç San A.Ş tarafından kabul edilen projelerin uygulanması içinin ... Yapı Üretim A.Ş ye verildiği, ... Yapı Üretim A.Ş tarafından yapılan işlerin 20.10.2015 tarihinde tutanağa bağlanarak geçici kabul işlemlerinin yapıldığı, yapım işinde projeler haricinde fazladan çelik kullanılmadığı, yüklenicinin ve projeyi hazırlayan ...'nın sözleşme kapsamında projesine uygun olarak yükümlülüklerini yerine getirdiği, ... İlaç San Tic A.Ş ile yüklenici ... arasında akdedilen sözleşmenin 15.maddesinin uygunmasını gerektirecek bir durumun olmadığı gerekçesiyle bilirkişi kök ve ek raporları doğrultusunda birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Davacı-birleşen davalı vekili asıl davaya yönelik istinafında; geçici kabulün yapıldığını, fabrikanın faaliyette olduğunu, işin tamamlanmasına rağmen kesin kabulün yapılmadığını, birleşen davada imalatların projeye uygun yapıldığının tespit edildiğini, eksik ve kusurlu işler olmadığının tespit edildiğini, SGK ve diğer kurumlara borcu olmadığını davalının borcu olduğuna dair beyanda bulunmadığını, SGK den gelen yazının ... adına gelmesinin sebebinin çalışanlarının ... şirketi adı altında çalıştığını, çalışanlarını davalı tarafın sicil numarası altında taşeron olarak gösterdiğini, ilişik kesme yazısının da bu yüzden davalı ... şirketi adına geldiğini, kesin kabulün sonsuza kadar beklenmeyeceğini iade şartlarının gerçekleştiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı-birleşen davacı vekili birleşen davaya yönelik istinafında; asıl araştırılması gerekenin işin uygun yapılıp yapılmadığı değil, en başta yapılması gereken çelik kontrüksiyon işinin hesabı olduğunu, taraflarca hazırlanan proje ve yapılan uygulama arasında tutarsızlık olduğu yönünde menfi müspet hiçbir iddialarının olmadığını ek rapora itiraz dilekçesinde bu hususların dile getirildiğini, dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, çelik konstrüksiyona ait bir hesaplamanın yapılmadığını, davalıların işi sözleşmeye uygun yapmadıklarını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davada davacı yüklenici davalı iş sahibi, birleşen davada davacı iş sahibi davalı ise yüklenicidir. Asıl dava yönünden yapılan istinaf incelemesinde;  Davacı yüklenici asıl davada, taraflar arasında düzenlenen 08.08.2014 tarihli sözleşmenin 23/a maddesi gereğince davalı iş sahibine verdiği teminat mektubunun iadesi ile borçlu olmadığının tespitini, olmadığı taktirde iptali ile teminat mektubu sebebiyle yaptığı masrafların tahsilini talep etmiş; davalı iş sahibi ise, teminatın iadesi şartlarını bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda teminat iade şartları sözleşmenin  24. maddesinde düzenlendiği belirtilerek, bu şartların oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş,  iş bu hükme karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Aslı davadaki uyuşmazlık, davacı yüklenici tarafından işin teminatı olarak davalı iş sahibine verilen teminat mektubunun iadesi iade şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır. Taraflar arasında düzenlenen 08.08.2014 tarihli sözleşmenin 23. maddesine göre, davaya konu teminat mektubunun yüklenici tarafından işin  teminatı olarak verildiği  (eksik-ayıp-sözleşmeye aykırılık...), sözleşmenin 24.maddesinde ise teminatın iadesi şartlarının düzenlendiği, aynı maddenini 24/h bendinde de; işin geçici kabulü yapıldıktan 1 yıl sonra kesin kabul işlerinin yapılması ve SGK'dan ilişiksiz belgesi getirilmesi halinde teminat mektubunun iade edileceğinin düzenlendiği, sözleşmenin kesin kabul işlemleri başlıklı 44/b maddesinde ise, kesin kabul işleminin yapılması için yüklenicinin yazılı müracaatta bulunmasının şart koşulduğu anlaşılmaktadır. Yukarıdaki hükümler kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; yüklenicinin verdiği teminat mektubunun iadesini isteyebilmesi için, iş sahibine kesin kabul işlemlerinin yapılmasına dair yazılı müracaatta bulunması gerektiği, ancak dosya kasamına göre böyle bir müracaatın yapıldığına dair ispata yarar bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece asıl davanın reddine dair veriler karar usul yasa ve dosya kapsamına uygun olmuştur. Davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf itirazları bu nedenle yerinde görülmemiştir.  Birleşen dava yönünden yapılan istinaf incelemesinde ise; Birleşen dava davacısı iş sahibi birleşen davayla sözleşmeye aykırılık sebebiyle zarar talebinde bulunmuş, mahkemece sözleşmeye aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiş,  iş bu hükme karşı  birleşen davacı iş sahibi vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Birleşen davanın konusu, sözleşmeye konu çelik konstrüksiyon yapım işinde kullanılan malzemenin sözleşmeye aykırı olarak fazla kullanıldığından bahisle oluşan zararın tahsili istemine ilişkin olup, yargılama sırasında mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenip hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre sözleşme konusu işin sözleşmesine ve projesine uygun imal edildiği  denetime elverişli bir şekilde  belirlenmiş olup, mahkemece de bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş olmakla, birleşen davanın reddine dair verilen karar da usul yasa ve dosya kapsamına uygun olmuştur. Davacı vekilinin birleşen dava yönünden istinaf itirazları bu nedenle yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı-birleşen davalı vekilinin asıl dava yönünden, davalı-birleşen davacı vekilinin birleşen dava yönünden istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.10.2020 tarih ve 2017/1142 Esas, 2020/536 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı-birleşen davalı vekilinin asıl davaya yönelik, davalı-birleşen davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, Asıl ve Birleşen Davaya Yönelik; 2-Asıl dava için alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar harcından davacı-birleşen davalı tarafça peşin olarak yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL harcın davacı-birleşen davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,2-Birleşen dava için alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar harcından davalı-birleşen davacı tarafça peşin olarak yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL harcın davalı-birleşen davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Taraflarca asıl ve birleşen dava için yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerilerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince asıl ve birleşen dava için KESİN olmak üzere 02.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6696f2c6ce0cccc","SID":"b0d25b3d07481594"}}