{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                      T.C.<br>                 SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/609 <br>KARAR NO\t\t: 2024/944<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...     (...)<br>ÜYE\t\t: ...     (...)<br>ÜYE\t\t: ...     (...)<br>KATİP\t\t: ...     (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21.12.2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/282 Esas -  2022/1012 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA <br>BAŞVURAN DAVACI\t: ... - ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...  \t  <br><br>VELİ\t: ... - ... -  ...<br>VELİ\t: ... -... -  ...<br><br>İSTİNAF YOLUNA <br>BAŞVURAN DAVALI\t: ... -...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -  ...<br><br>DAVALI\t: HDI SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ \t  <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... -  ...<br>\t  Av. ...  <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>BAŞVURU TARİHİ\t:  14.02.2023-23.02.2023<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ     :  06.04.2024<br>KARAR TARİHİ\t:  09.05.2024<br>YAZIM TARİHİ\t:  20.05.2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br><br>                        GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ\t:               <br>Davacı  vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile marketten çıkıp karşıdan karşıya geçmek isteyen davacıya çaparak olay yerinden kaçtığını, kaza sonrasında davacının Özel Gebze Merkez Hastanesi'ne sevk edildiğini, kaza sebebiyle birçok kemiğinin kırıldığını, birçok ameliyat  geçirdiğini, davacının halen yürümede aksaklıklar yaşadığını, kaza sebebiyle Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/11672 Esas nolu soruşturma dosyası ile ceza dosyasının devam ettiğini, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davacıya isnat edilen kusuru kabul etmemekle birlikte davalı sürücünün kusurlu olduğu kanaat ve sonucuna varıldığını, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyasında alınan 11.01.2018 tarihli Adli Tıp Kurulu Raporunda; basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığını, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun kanaat edildiğini, Adli Tıp Kurumu Raporundan da anlaşılacağı üzere, davaya konu trafik kazası neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını, davacının bacağının raporlardan da anlaşılacağı üzere 2cm kısaldığını, geçirilen ameliyatlar sebebiyle daha ne kadar kalıcı hasar meydana geleceğinin alınan raporlar doğrultusunda belirli olacağını, kazaya sebebiyet veren  ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigortası olarak davalı Ergo Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olarak bulunduğunu, davalarının haksız fiil neticesinde meydana gelen bedensel yaralanma neticesinde oluşan maddi zararlarının tazmini davası olduğunu, davacının kaza tarihi itibariyle zarar miktarının tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin mümkün olmadığını, şimdilik 1.000.-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı Ergo Sigorta A.Ş. bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı Ergo Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının 13.02.2018 tarihli başvuru dilekçesi ekinde yer alan ve davalı şirkete gönderilen belgeler arasında 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik\" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu bulunmadığını, dolayısıyla davacının başvurusunun değerlendirilebilmesi ve zarar hesabının yapılabilmesi için gerekli belgeleri içermediğinden mevzuata uygun olmadığı gibi Karayolları Trafik Kanunu' nun, \"Doğrudan Doğruya Talep Ve Dava Hakkı\" başlıklı 97. Maddesi'nin aradığı anlamda bir usulüne uygun bir başvuru olmadığını, ... Plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... nolu, 26.11.2015-26.11.2016 vadeli Mecburi Mali Mesuliyet (trf) sigorta poliçesi sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanma ve ölümlerde poliçenin kişi başına azami teminatının 290.000-TL olduğunu, dava konusu olaya trafik sigorta poliçesi sebebiyle uygulanması gereken Trafik Sigortası Genel Şartları; Yargıtay 17.HD, 29.05.2017 tarihinde vermiş olduğu 2016/14573 E. – 2017/6035 K. sayılı hükmü ile de belirtmiş olduğu gibi 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartları olduğunu, davalı şirketin nezdindeki poliçe sebebiyle davacıya karşı sorumluluğunun doğabilmesinin sigortalı aracın kazanın oluşumunda kusurlu olmasına bağlı olduğunu ve sorumlu olacağı miktarın sürücünün kusur oranına göre belirlenmesi gerektiğini, bu nedenle sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığını, var ise kusur oranının ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespitini talep ettiklerini,  muayenesinin yapılması ve dava konusu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeni ile malul kalıp kalmadığının ve 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik\"e göre maluliyet oranının tespiti için heyet raporu alınmasını talep ettiklerini, açıklanan sebeplerle; KTK 97. Maddesi gereğince \"dava şartı noksanlığı\" sebebiyle davanın usulden reddine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kısmen kabulüne,  kısmen reddine, davacının sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat talebinin kabulüne; 564.527,98 TL maddi tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine (davalı HDI Sigorta Anonim Şirketi'nin poliçe limiti olan 290.000,00 TL ile sorumlu tutulmasına); hüküm altına alınan tazminata davalı ... yönünden kaza tarihi olan 17.06.2016 tarihinden itibaren, davalı HDI Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 24.02.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının geçici iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.  <br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili ve  davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen sürekli iş göremezlik maddi tazminat miktarının düşük tespit edildiğini, davacının  zararının  daha fazla olduğunu,  davalı Sigorta şirketi açısından sorumluluk ZMMS poliçesi uyarınca limiti ile tam sorumlu olduğunu, kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edildiğini, davalı sigorta şirketi, sigortalısı (davalı araç sürücüsü )  tam kusurlu tespit edildiğinden poliçe limiti ile  sınırlı olmak üzere  tam sorumlu olduğunu, dosyaya sunulan hesap bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik dönemi için 6 ay dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, mahkemece davacı küçüğün geçici iş göremezlik tazminatına hak kazandığının dikkate alınması gerektiğini, bu nedenle olay tarihinden 17.06.2016-17.12.2016 tarihleri arası %100 maluliyet oranı kabul edilerek tespit edilen geçici iş göremezlik ödeneği hesaplamasının  yapılması gerektiğini, davacı  geçici iş göremezlik ödeneğini hak etmekte olduğunu  ve Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğunu, maddi tazminat miktarı düşük hesaplandığı ve buna göre karar verildiği için, maddi tazminat miktarının artırılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece Mahkemesince yapılan yargılamada, davalının adil yargılanma hakkı usulsüz tebligatlar sebebiyle ihlal edilmiş olduğunu, olayın oluş şeklinin yanlış değerlendirildiğini, birebir görgüye dayanmayan tanık beyanlarının hükme esas alınmış olduğunu, tanıkların sonradan peydah edildiği ceza yargılaması göz önüne alındığında açıkça ortaya çıkacakken araştırılmadan itibar edilmemesi gereken beyanlara itibar edilmiş olduğunu, davacının ve davalının kusur oranları yanlış tespit edilmiş olduğunu, bilirkişi raporları hatalı şekilde düzenlenmiş olduğunu, muhtelif tarihli ATK raporları arasındaki çelişki giderilmeden ATK raporlarının hükme esas alınmış olduğunu, diğer davalı ile davalı arasındaki sorumluluk payları yanlış hesaplandığını belirterek, usul ve  yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava; trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat(geçici ve sürekli iş göremezlik ilişkin)  istemine ilişkindir.<br>Somut olayda; 17/06/2016 tarihinde, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Muammer Aksoy caddesini takiben Aksa sapağı istikametinden Yeni Adliye yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan  geldiğinde  yolun sağ tarafından kaldırıma çıkarak kaldırım üzerinde bulunan 2007 doğumlu davacı yaya ...'e çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı anlaşılmıştır.<br>Dava dilekçesinin 08/05/2018 tarihinde davalı ...'ın mernis adresinde bizzat kendisine tebliğ edildiğinden davalı ... vekilinin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce Ceza mahkemesi tarafından olayın oluş tarzının kabul şekli Mahkemeleri açısından önem arz ettiği anlaşılmakla, Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/187 Esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş, Mahkemenin 2018/187 Esas, 2021/591 Karar sayılı dosyasında davaya konu trafik kazasında, kazanın kaldırım üzerinde gerçekleştiğinin kabul edildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, kesinleşen ceza dosyasında kabul edilen maddi vakıanın Mahkeme açısından bağlayıcı hale geldiği, ayrıca Mahkemece dinlenen davacıyı dahi tanımayan tanıkların da kazanın kaldırım üzerinde gerçekleştiği yönünde beyanda bulundukları anlaşılmakla Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda davalı sürücünün tam kusurlu, davacının ise kusursuz olduğu yönündeki tespiti oluşa uygun görülmüş, davalı ... vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. <br>Yargıtay 4. Hukuk Dairesince maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekmekte olup, olay tarihi itibariyle davacının da maluliyet oranı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, uygun olarak düzenlenmiş olup, sürekli iş göremezlik oranının %13, geçici iş göremezlik oranının 6 ay olduğu tespit edilmiştir.<br>TRH 2010  tablosuna göre usul ve yasaya uygun olarak hazırlanan 20.10.2022 tarihli aktüerya ek raporundaki, % 100 kusura göre ve TRH 2010 progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama hükme esas alınarak, bilirkişi raporuna göre davacının 564.527,98 TL şürekli iş göremezlik tazminatı talep edebileceği tespit edilmiş, mahkemece hükme esas işbu aktüer rapor Yargıtay'ın güncel içtihatlarına göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progressive rant yöntemine göre hazırlanmış olup davacı vekili ve davalı ... vekilinin sürekli iş göremezlik tazminatının miktarına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Davacı ...'nin olay tarihinde öğrenci olduğu ve herhangi bir işte çalışmadığının anlaşılmasına göre de geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin bu husustaki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br> Diğer davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olup; her iki davalı arasındaki sorumluluk paylarının hesaplanmasında hata bulunmadığı anlaşıldığından davalı ... vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.<br>  Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekili ve  davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>                      H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Gebze Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 21.12.2022 tarih ve 2018/282 esas, 2022/1012 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ve  davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2- Davacının adli yardım talebi nedeniyle alınmayan   427,60  TL maktu istinaf ilam harcı ve 427,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br><br>3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalıdan  alınması gereken  38.562,90 TL nisbi istinaf karar harcından peşin alınan 9.641,00 TL'nin mahsubu ile bakiye    28.921,90 TL harcın davalı ...'tan  tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>4-Tarafların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerlerinde bırakılmasına, kullanılmayan  istinaf gider avansının yatıranlara iadesine, <br>5-Karar tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09.05.2024<br><br><br>Başkan ...<br>  e imzalıdır <br><br><br>Üye  ...<br>  e imzalıdır <br><br><br>*Üye  ...<br>   e imzalıdır<br><br><br>Katip ...<br>  e imzalıdır <br><br><br><br>        *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c3519bb629ea2a0","SID":"331da47997a0cfd9"}}