{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2024/154 Esas - 2024/244<br>\tT.C.<br>\tSAKARYA<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  \t\t\t\t\t\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2024/154 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/244<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVALI \t: ...<br>\t\t<br><br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 06/03/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 29/04/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 23/05/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının  yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ticaret sicilinden 18/08/2015 tarihinde terkin edilen ...İstanbul Anadolu  4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/16 sayılı dosyası ve bu dosyada verilen yetki uyarınca taraf teşkili amacıyla  ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalıya açıklamalı dava dilekçesi ve tensip  zaptı tebliğ edilmiş, ancak davaya cevap verilmemiştir.<br>Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünden şirketin terkinine ilişkin kayıtlar getirtilmiş ve ticaret sicil gazetesi incelenmiş, şirketin 18/08/2015 tarihinde  TTK nun geçici 7. Maddesi gereği ihtar ve ilanlar sonrasında resen sicilden silindiği görülmüştür.<br>Dava sicilden TTK nun geçici 7. Maddesi gereğince resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. <br> Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı  ...'nin ortağının ve müdürünün davacı ...olduğu, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/146 Esas sayılı dosyasında adı geçen şirket tarafından açılmış olan davanın tarihinin terkinden önce 10/11/2009 tarihi olduğu, bu haliyle derdest dava bulunurken resen terkin işleminin yapıldığı, davacı ...'in şirketin son yetkilisi olması itibariyle şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. <br>\tDava sicilden TTK nun geçici 7. Maddesi gereğince resen terkin edilen şirketin ihyası/terkin işleminin iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. maddesi uyarınca belirli koşulların varlığı hâlinde şirketler, ilgili mevzuattaki tasfiye usullerine uyulmaksızın hızlı bir şekilde ticaret sicilinden terkin edilebilecektirler.  Geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirketlere anılan madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Buna göre davacı sıfatıyla açılmış bir davası bulunan yahut aleyhine açılan bir davada davalı sıfatıyla yer alan şirket hakkında anılan geçici madde kapsamında re’sen terkin işlemi yapılamaz. <br> Geçici 7. maddenin 2. fıkrasının uygulanması için şirketin davacı veya davalı sıfatıyla yer aldığı davaların ve icra takibinin, şirketin terkin tarihinden önce açılmış ve derdest nitelikte olmaları zorunludur. Bu çerçevede geçici 7. madde kapsamında terkini amaçlanan şirketin taraf olarak yer aldığı bir davanın ya da aleyhindeki icra takibinin bulunmasına rağmen yapılacak re’sen terkin işlemi, aynı maddeye aykırılık teşkil edecek olup hukuka uygun bir terkin olarak nitelendirilemez. Bu tür sebeplere dayalı olarak açılan davada şirketin ihyasını talep eden davacı, ticaret sicil müdürlüğünce münfesih kabul edilerek terkin edilen şirketin varlığını devam ettirdiğini veya re’sen terkin sürecinin hukuka aykırı olarak işletildiğini ileri sürerek bir nevi gerçekleştirilen terkin işleminin iptalini istemekte olup davanın kabulü hâlinde verilecek olan ihya kararı da şirketin terkin işleminin iptali niteliğinde olacaktır. Buradan hareketle hukuka aykırı terkin işlemi nedeniyle geçici 7. maddenin 15. fıkrasına dayalı olarak açılan dava sonrasında verilecek ihya kararı, TTK’nın 547. maddesi anlamında ek tasfiye olarak nitelendirilemez. Zira hukuka aykırı şekilde geçici 7. madde kapsamında terkin edilen şirketin ihyasında amaç, eksik kalmış tasfiye işlemlerinin tamamlanarak şirketin tekrar ticaret sicilinden silinmesinden ziyade hukuka aykırı terkin işleminin iptaliyle şirketin usulsüz terkin öncesindeki hukukî statüsüne kavuşturulmasıdır. Böyle bir karar sonrasında ihyasına karar verilen şirket, herhangi bir şekilde tasfiye aşamasına girmeksizin hukuken varlık kazanır. Geçici 7. madde kapsamında ticaret sicil müdürlüğünce münfesih sayılarak re’sen terkin edilen bir şirketin aynı maddenin 15. fıkrası kapsamında ihyasına yönelik olarak açılan davada, gerçekleştirilen re’sen terkin işleminin hukuka aykırılığının tespiti hâlinde verilecek ihya kararı, niteliği gereği terkin işleminin iptaline ilişkin olması nedeniyle TTK’nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye kapsamına girmeyeceğinden, ihya kararı yanında şirkete tasfiye memuru atanması gerekmez. (Yargıtay HGK 2017/11-3184 E. 2021/1107 K.) <br>Somut olay incelendiğinde; ihyası istenen şirket aleyhinde  6102 sayılı TTK nun geçici 7 maddesi gereğince resen terkin tarihi  itibariyle ve halen derdest olan  İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/146  (yeni) Esas sayılı dosyasına konu davanın bulunduğu, bu davanın açılma tarihinin 2009 yılı olduğu, bu haliyle anılan şirketin Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünce  13/08/2015 TTK geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden resen terkin işleminin o tarihte devam eden davanın varlığına rağmen gerçekleştirilmiş olması sebebiyle hukuka aykırı ve usulsüz olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, anılan şirketin  usulsüz terkin öncesindeki hukukî statüsüne kavuşturulmasına, bu kapsamda  13/08/2015 tarihli resen terkin işleminin iptaline karar verilmiş,  TTK’nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye söz konusu olmayıp şirket terkinden önceki statüsüne kavuşacağından ihya kararı yanında şirkete tasfiye memuru atanmamıştır.<br>HMK’nın 320’nci maddesinin açık düzenlemesi karşısında mahkeme, basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde, dava şartları yoksa davayı usulden reddedebilir; ilk itirazlar hakkında ya da dilekçelere eklenen deliller yeterli görülürse davanın esası hakkında karar da verebilir. Dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafların dilekçelerine ekledikleri ya da ilgili yerlerden getirtilmesini istedikleri delillerin toplanması ile mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri incelenmiş olacaktır. Bu nedenle ön inceleme duruşması yapılmadan dosya üzerinden, mevcut deliller ile dava şartları ve ilk itirazlardan başka, davanın esası hakkında da karar verilmesi mümkündür. Bu şekilde dosya üzerinden karar verildiğinde, taraflara dava ve cevap dilekçesinin tebliği ile bu dilekçelerinde bildirdikleri deliller toplanmış olacağından, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden de söz edilemeyecektir. ( Yargıtay\tHukuk Genel Kurulu 2017/11-2924 Esas 2018/1935 Karar)  <br>İhya davalarına ilişkin olan Yargıtay\t11. Hukuk Dairesinin 2021/7191 esas  2022/2157 karar sayılı emsal kararında ön inceleme duruşmasının açılması gerekliliğine değinilmiş ise de bu karara ilişkin somut davada dilekçeler aşaması hiç yürütülmeden doğrudan husumet yokluğundan usule ilişkin red kararı verilmesi dairece hukuki dinlenilme hakkının ihlali olarak görülmüştür. Eldeki dosyamızda ise  dilekçeler aşaması tamamlanmış, davalı cevabını sunmuş ve tüm belgeler toplanmıştır. HMK nun 320/1 maddesi açıkça basit yargılama usulünün uygulandığı davalarda  mahkemenin, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebileceği açıkça düzenlenmiştir. Dolayısıyla eldeki somut davada duruşma açılmadan karar verilmiş olmakla hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmemiştir. Ayrıca Yargıtay\tHukuk Genel Kurulu 2017/11-2924 Esas 2018/1935 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere  ihya davası niteliği itibariyle çekişmesiz yargı işidir. Ön inceleme duruşması temelde taraflar arasındaki uyuşmazlığı tespit etmek ve yargılamanın çerçevesini çizmek amacına yönelik olduğundan, ihya davasında aslında bir uyuşmazlık ve ileri sürülebilecek bir hak bulunmadığından ve ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım niteliğinde bulunduğundan, sonuç itibariyle ihya davasına ilişkin yargılamalarında ön inceleme duruşması yapılması zorunluluğu da bulunmamaktadır.<br>Davanın çekişmesiz yargı işi niteliğinde bulunması ve ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım olması, davacının şirketin ortağı ve en son yetkilisi olması ve ayrıca terkin öncesinde geçici 7. madde gereği yapılan tebliğ ve ilana rağmen  icra dosyalarının varlığı hususunda ticaret sicil müdürlüğünün şirket ya da yetkilisi tarafından bilgilendirilmemiş olması nazara alınarak ticaret sicil müdürlüğü aleyhinde yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmamıştır.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davanın KABULÜNE, Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı  ...'nin   6102 sayılı TTK nun geçici 7 maddesi gereğince 13/08/2015 tarihinde yapılan resen terkin işleminin yasaya aykırı olması sebebiyle İPTALİ ile şirketin İHYASINA,<br>2-Terkin işleminin iptal edilmiş olması itibariyle şirket usulsüz terkin öncesindeki hukukî statüsüne kavuşacağından tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına,<br>3-Kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına, <br>4-Alınması gereken eksik harç bulunmadığından ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>5-Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün terkin öncesi gerekli tebligatları yapmış olması ve özellikle davacının adı geçen şirkette yönetici olması itibariyle Ticaret Sicil Müdürlüğü terkin işleminde kusurlu bulunmadığından ve ayrıca eldeki davada yasal hasım olduğundan  aleyhine harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>7-Artan gider avansının karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra karar kesinleştiğinde yatıran davacı tarafa iadesine, <br>8-Gerekçeli kararın HMK nun 321/2 maddesi gereğince talep aranmaksızın taraflara tebliğine,<br>Dair; HMK 320 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(İki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer ticaret mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. <br> 29/04/2024<br><br>Başkan ...<br>    e-imza <br>  <br>Üye ...<br>    e-imza <br>  <br>Üye ...<br>     e-imza <br> <br>Katip ...<br>     e-imza <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"422b31e357c91a1d","SID":"38b091c1aea7e4d3"}}