{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/401 <br>KARAR NO: 2024/476<br>KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/11/2020<br>NUMARASI: 2019/242 Esas -  2020/707 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı tarafından LPG dolumu yapılan 3.kişiye ait ... plakalı kara tankerinin 06/08/2015 tarihinde ... İli ... mevkiinde trafik kazasına karıştığını, ve 19 kişinin hayatını kaybettiğini, ölenlerin yakınları tarafından maddi ve manevi tazminat talepli davaların açıldığını, davalı şirket nezdinde davacı lehine düzenlenmiş olan 3.şahıs mali sorumluluk poliçesi  ile tehlikeli maddeler zorunlu sorumluluk sigorta poliçelerinin bulunduğunu, davacı aleyhine açılan davaların bir kısmının Yargıtay onamasından geçtiği ve mahkeme kararıyla belirlenen tazminat tutarlarının davacı tarafından ödendiği,  davacı tarafından toplam 1.890.044,75 TL ödeme yapıldığını, %10 muafiyet düşülerek 1.701.040,27 TL tazminat üzerinden icra takibine geçildiğini, davalının itirazında 505.751,72 TL borcun kabul edilerek 1.195.288,55 TL kısmına itiraz edildiğini, davalının davacı tarafından mahkeme kararları gereği ve cebri icra sürecinde ödemek zorunda kaldığı  tüm tazminatı muafiyet ve sigorta poliçesi limitleri dahilinde tazmin etmesi gerektiğini dosyada Prof.Dr. ... özel uzman görüşü ve yine İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1255 E.sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile rapor doğrultusunda verilen mahkeme kararının iddialarını doğruladığın ileri sürerek; haksız ve kötü niyetli olarak 1.195.288,55 TL alacak miktarına itiraz eden davalının icra takibine yapmış olduğu itirazının reddine, %20 de aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... numaralı 3.şahıs mali mesuliyet sigortası tahtında davacı ile  ticari faaliyette bulunduğunu, davacının kusurunun olayda %25 nispetinde olduğunu, bu nedenle davacının ödemesi 1.890.044,75 TL tazminattan 505.751,72 TL borç kabul ederek ferli ile 567.483,74 TL tazminatın icra dosyasından ödendiğini, ... numaralı tehlikeli maddeler zorunlu sorumluluk sigorta poliçesinin somut olayda teminat vermediğini, taşıma riskleri için teminat sağlamadığını, sadece üretim ve depolama tesislerine ilişkin sorumluluk riski için sigorta yapıldığı anlamında olduğu , davacının takibe konu ettiği 1.701.040,27 TL miktarını aşan zararların ise dava dışı karayolları zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ... tarafından tazmin edildiğini, müteselsil sorumluluğun davacının 3.kişi zarar görenlere karşı olduğunu, zarar veren ile zarar görenler arasında geçerli olduğunu, dayanak 5 adet dava dosyasında davacı yana %5+%20 şeklinde toplam %25 kusur oranı verildiğini, davalının sorumluluğunun davacının nihai sorumlu tutulacağı zarar ile sınırlı olduğunu,  müteselsil sorumluluk ilkesinin sigortacıyı kapsamadığını, ayrıca her bir hasar için %10  ve en az 50 USD muafiyet hesabı gerektiğini, sigortalıya düşen sorumluluğun sigorta kapsamına alındığını, yoksa müteselsil sorumluluk sebebi ile katlanılan tüm tazminatın sorumluluk sigortası kapsamında olmadığını, 3.şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi incelendiğinde  davacı sigortalının kusursuz sorumlu hallerin ayrıca teminat altına alınmadığını, bu nedenle kusursuz sorumlu olunan hallerde sorumlu olmayacakları ve sorumluluklarının sigortalının nihai sorumluluğu ile sınırlı olacağını, alacak likit olmadığı için inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Taraflar arasında 31/12/2004 başlangıç tarihli 365 gün süreli hasar başına %10 Muafiyet İçeren 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigortası ve 31/12/2004 başlangıç tarihli 365 gün Süreli Muafiyetsiz Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlenmiştir. Tehlikeli maddeler zorunlu mali mesuliyet sigortası ile davacıya ait üretim depolarına toptan satış ile ilgili yada tehlikeli maddelerin taşınması ve dağıtımına yönelik kara yolu ile taşıma işleri için teminat öngörülmüştür. Tazminat talebine konu riziko sigorta poliçesi kapsamında kalmaktadır. Somut olayda çözülmesi gereken uyuşmazlık davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında ödeme yapmakla sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.  6102 sayılı TTK'nun  1473./1. Maddesinde \"...Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder...\" , yine TTK'nun 1477/1. maddesinde \"...Sigortacı, sigortalının, sorumluluk konusu olayı kasten gerçekleştirmesinden doğan zararlardan sorumlu olmaz...\" TTK'nun 1409. Maddesinde de \"... Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir...\" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Gaziantep Asliye Hukuk Mahkemelerinde yapılan yargılama sonucunda takdir edilen  tazminatlar haksız fiilden sorumlu olanların tümü hakkında müteselsilen tahsile olanak verecek şekilde verilmiş olup, tazminat alacakları Gaziantep İcra Müdürlüklerinden icra takibine konulmuşlardır. Davacı tarafından tazminatın tamamı ve fer’ileri icra dosyalarına ödenmiştir. Davacı ile davalı Sigorta Şirketi arasında düzenlenen sigorta poliçeleri 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçeleri olduğundan, TTK'nun 1473/1. maddesi ve 1409. Maddesi uyarınca davalı sigorta şirketi davacının sigorta tazminatı kapsamında kalan rizikolar nedeniyle 3. kişilere karşı doğacak sorumluluğunu poliçede kararlaştırılan limitler dahilinde üstlenmiş bulunduğundan, davacının zarar görenlere ödemek durumunda kaldığı tüm tazminatı sigorta poliçesi şartları ve muafiyet hükümleri ve poliçe limitleri kapsamında ödemek zorunda olduğu sonucuna varılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; gerçekleşen haksız fiil sonucu zarar gören 3. Kişilerin zararlarının tazminini haksız fiil sorumlularının tümü ile birlikte davalı sigorta şirketinden de sorumluluk limiti ile sınırlı olmak üzere müteselsilen talep edebileceği, 3. Kişilerin zararının kesinleşmiş mahkeme ilamları doğrultusunda davacı tarafından sigorta poliçesinde belirlenen %10 muafiyet oranındaki  miktar düşülerek ödendiği, davacının ödediği maddi tazminatı poliçe limiti dahilinde davalı sigorta şirketinden talep edebileceği, davacının poliçe limiti dahilinde ödediği maddi tazminatı kusur oranları nispetinde diğer sorumlulara yöneltebileceği hüküm vermeye elverişli, denetime açık bilirkişi raporu ile anlaşıldığından, davanın kabulüne, kısmi itirazın iptaline, takibin 1.195.288,55 TL üzerinden devamına, asıl alacak 1.195.288,55 TL'ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, dava konusu edilen alacak miktarı taraflarca belirlenebilir ve likit olmadığından %20 tazminat talebinin reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu talepler yönünden 6350183 nolu üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında icra dosyasına ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini, müteselsil sorumluluğun, yalnızca davacının zarar görenlere karşı sorumluluğu hususunda varolduğunu, sigortalının, sigortacıya ileri süreceği talepler yönünden geçerlilik arz etmediğini, davacının, TBK’nın haksız fiil ve teselsül hükümleri gereği, husumeti davalı şirkete değil, diğer haksız fiil sorumlularına yöneltmesi gerektiğini dava konusu talep ile aynı cihette, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi’nin oybirliği ile verilen güncel tarihli emsal kararı ekte sunulmakla, yerel mahkemece dava konusu talebin davalı şirket nezdinde düzenli ... nolu tehlikeli maddeler zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında da teminat dahilinde olduğuna yönelik hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira dava konusu taleplerin iş bu poliçe teminatları dışında olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişsiz ve çelişkili olduğunu, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı yan tarafından ödemeye dayanak gösterilen; Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/538 E., Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/582 E., Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/531 E., Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/567 E., Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/1095 E. sayılı dosyalarının kesinleşmiş olması sebebiyle davacı yan tarafından ödenen tazminatların ve meydana gelen dava konusu olayda varsa tarafların kusur durumlarının yeniden değerlendirilmeyeceği yönündeki tespitlerin de hatalı olduğunu, ancak mahkemece gözden kaçırılan hususun işbu dosyalarda davalı şirket taraf olmadığından verilen kararlar davalı şirket yönünden bağlayıcılık arz etmediğini, zira davalı şirket iş bu davalarda taraf olmadığı için ilgili dava dosyalarında yokluğunda yargılama yapılmış olup yine yokluğunda bilirkişi raporları alındığını, kaldı ki davalı şirketin taraf olmadığı bir davada verilen karar yönünden davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, işbu dosyalarda davalı şirketin taraf sıfatı haiz olmadığından davalı açısından dosyaların kesin hüküm teşkil etmeyeceği sabit olup davalının yokluğunda alınan bilirkişi raporlarının denetlenmesi gerektiğini, davacının lehine avans faizine hükmedilmesi haksız ve hukuka aykırı olmakla dava konusu ve tarafları aynı olan İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1255 E. 2019/139 K. sayılı dosyası halihazırda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2019/1782 esas sayılı dosya ile istinaf incelemesinde bulunmakta olup işbu dava neticesinin bekletici mesele yapılması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava, rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle üçüncü kişilere ödenen tazminatların üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet sigortası kapsamında sigortacıdan tahsili davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalısının kusuru ile sınırlı olup olmadığı noktasındadır.Davalı sigorta şirketi tarafından davalı sigortalı lehine 31/12/2004-2005 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... nolu üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi düzenlenmiştir.Davacı şirket tarafından LPG dolumu yapılan ve dava dışı üçüncü kişiye ait olan ... plaka sayılı akaryakıt tankeri 06/08/2015 tarihinde Gaziantep ilinde ölümlü trafik kazasına karışmıştır. Söz konusu trafik kazasından zarar gören kişilerin açmış oldukları tazminat davaları sonucunda davacı aleyhine hüküm verilmiş ve karara bağlanan tazminat tutarlarının icra takiplerine konu edilmesi üzerine davacı tarafından toplam 1.890.044,75 TL tazminat ödenmiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"Gaziantep İcra Müdürlüğünün dosyalarına ödenen tazminat tutarının(%10 muafiyet uygulanarak) ... poliçe nolu 3. Şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında\" sebebine dayalı olarak 1.701,040,27 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 05/12/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, 1.195.288,55 TL yönünden kısmi itiraz üzerine bu miktar itibariyle takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1473/1. maddesine göre, Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının sigortanın mevzuu ve şümulüne ilişkin 1/1. maddesine göre, poliçe sigortalıyı, sigortanın mer'iyet müddeti esnasında vukua gelecek bir hadise neticesinde, (...) poliçede gösterilen sıfat, faaliyet ve hukuki münasebetlerinden dolayı, kendisine karşı, üçüncü şahıslar tarafından ileri sürülecek zarar ve ziyan taleplerinin neticelerine karşı, Türkiye Cumhuriyetinin hukuki mes'uliyete müteallik mevzuatı hükümleri dairesinde ve işbu poliçede tesbit olunan meblağlara kadar temin eder.Davanın dayanağı icra takibine konu ... nolu üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesinde, davalının da beyan ettiği üzere, (...) zararlardan sigortalıya terettüp edecek mali ve hukuki sorumluluğu teminat altına aldığı ifada edilmiştir. Bu düzenlemede sigortalının kusurlu veya kusursuz sorumluluğuna ilişkin bir ayrım yapılmamış olup, sigortalının üzerine düşen mali ve hukuki sorumluluk teminat altına alınmıştır. TTK'nın 1409/2. maddesi uyarınca sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Sigorta poliçesinde davalının savunduğu gibi dava konusu olayı teminat dışında bırakan bir düzenleme bulunmayıp, bunun yanı sıra davaya konu rizikonun teminat dışında kaldığı ispatlanamamıştır. Kaldı ki, zarardan üçüncü kişilere karşı sigorta şirketi TTK'nın 1478. Maddesine göre doğrudan sorumludur. Bunun yanı sıra, özellikle müteselsil sorumluluk halinde, zarar görenin müteselsil sorumlulardan birinden veya bunun sigortacısından zararının tamamını alması halinde sigortacı sigortalısına halef olarak fazla ödediği miktar için diğer sorumlulara rücu edebilir(TTK m. 1481 gerekçesinden). Buradan da açıkça anlaşılığı üzere sorumluluk sigortaları sadece sigortalının kusuruyla sınırlı değil, müteselsil sorumluluk nedeniyle kusurundan fazlası için sorumlu olduğu durumları da teminat altına almaktadır. Davalı taraf, kusursuz sorumluluk halinin üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet sigortası kapsamına girmeyeceğini savunmuş ise de, somut olayda kusursuz sorumluluk hali söz konusu olmayıp, bir miktar kusuru olan sigortalının diğer sorumlularla birlikte müteselsil sorumluluğu söz konusudur. Esasen TTK'nın doğrudan dava hakkına ilişkin 1478. Maddesine göre davalı sigorta şirketi de -sigortalının, sorumluluk konusu olayı kasten gerçekleştirmesinden doğan zararlardan sorumlu olmayacağına ilişkin TTK'nın 1477. Maddesi saklı kalmak kaydıyla- müteselsil sorumlulardandır. Bu doğrultuda zarar görenlere ödeme yapması halinde sigortalısının kusurunu aşan kısma denk gelen ödemesini sigortalıya rücu etmesi mümkün değildir. Zarar görenlere ödemenin sigortalı tarafından yapılması halinde, sigortalı ister diğer sorumlulara karşı rücu hakkını kullanır isterse sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketinden talepte bulunur. Bunlar yarışan haklar olup aralarında bir öncelik sıralaması yoktur. Ödemenin sigorta poliçesi kapsamında talep edilmesi halinde sigorta şirketi bu ödemeleri sigortalısına tazmin etmekle yükümlüdür. Davalının sunduğu cevap dilekçesine göre, zararın belirlenmesine ilişkin yapılan yargılamalardaki kusur oranını kabul ederek buna göre kısmi ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Ayrıca her ne kadar, üçüncü kişilerce açılan davalar sonucu verilen kararlar davalı bakımından kesin hüküm teşkil etmese de bu kararlar davalı açısından kuvvetli delil niteliğindedir. Dolayısıyla eldeki dava dosyasında yeniden kusur incelemesine gerek bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, davalı, sigortalısına karşı sorumlu olup ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı tarafça bilirkişi raporunun denetime elverişsiz ve çelişkili olduğu ile avans faizine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Ancak taraflar arasındaki ihtilafın haksız fiilden kaynaklanmayıp sigorta sözleşmesinden kaynaklanması karşısında, bilirkişi raporu denetime elverişli ve somut olaya uygundur. Kaldı ki bilirkişi incelemesi takdiri delil olup, mahkemece yapılan hukuki değerlendirmeler ile gerekçesi açıklanarak sonuca gidilmiştir. Ayrıca,  3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun 2/2. Maddesine göre ise, ticari işlerde temerrüt faizi olarak avans faizi istenebilir. Davanın tarafları tacir olup, uyuşmazlığın sigorta sözleşmesinden kaynaklanmasına göre, avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 20.413,00 TL harcın, alınması gerekli olan 81.650,16 TL harçtan mahsubu ile bakiye 61.237,16‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd5043e991625f68","SID":"8c1df129271397d8"}}