{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/952 <br>KARAR NO: 2024/1093<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/01/2024<br>ESAS NO: 2022/618<br>KARAR NO: 2024/70<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/05/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 10/05/2024<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2024 tarih ve  2022/618  Esas -  2024/70 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/72821 numaralı soruşturma dosyasında suça konu 08/06/2021 tarihli protokole bağlı olarak verilen teminat senetlerinin tahsilinin önlenmesi ve icra takibine konu olmaması/ durdurulması için ivedi olarak 6100 sayılı HMK'nun 389 ve devamı maddeleri ile İİK'nun 72/2. maddesi  gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, yürürlükteki ceza yasaları nedeniyle davaya konu teminat senetleri yönünden ceza soruşturması ve kovuşturmasında teminat senetleri yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün olamadığını, dolandırılan müvekkilinin büyük ekonomik mağduriyetler yaşamaması için dava açılışında ivedi olarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etme zorunluluğunun oluştuğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında 08/06/2021 tarihinde ...İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel üzerinde inşaa edilecek ... Projesi'nde bulunan ... Blok, Kat:..., No;...'deki 5+1 dairenin en geç 15/04/2022 tarihine kadar tapuda satış ve devri konusunda anlaşma sağlandığını, bu satış sözleşmesini temin için satıcı davalıların talebi nedeniyle dava dilekçesinde belirtilen keşidecisi keşide tarihi, lehtarı, ödeme tarihi yazılı olan 12 adet bononun teminat olarak verildiğini, ayrıca müvekkilinden dolandırıcılık yolu ile alınan davaya konu teminat senetleri dışındaki çekler ve bonolar üzerinde davalı şirket yetkilisi ... tarafından tahrifat yapılarak tahsil edilmek istenildiğini, müvekkilinin davalıların dolandırıcılık eyleminden ilk kez bu şekilde haberdar olduğunu ve aynı soyadı taşıyan kişilerin kurdukları paravan şirketler aracılığıyla organize şekilde kendisini ve piyasayı dolandırdıklarını fark edince 03/09/2021 tarihinde Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikâyette bulunduklarını, müvekkili ile piyasada dolandırılan diğer kişilerin şikayetleri üzerine yapılan savcılık tahkikatı sonucu davalı ... Ltd. Şti.'ni münferiden temsile yetkilisi olan diğer davalı ...'ın dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik ve organize suç örgütü kurma suçlarından tutuklanarak cezaevine konulduğunu, müvekkilinin şikayeti üzerine tutuklanan ve cezaevini konulan davalı şirket temsilcisine 08/06/2021 tarihli protokol nedeniyle verilen teminat bonolarının kendilerine teslim edilmediğini, dolandırıcılık eylemi ile müvekkilinden alınan ve halen davalılarda bulunan keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ... Ltd. Şti. olan; ... no'lu 08/06/2021 düzenleme tarihli 30/09/2022 ödeme günlü, 375.000,00-TL değerindeki teminat senedi ... no'lu 08/06/2021 düzenleme tarihli 30/10/2022 ödeme günlü 375.000,00-TL değerindeki teminat senedi... no'lu 08/06/2021 düzenleme tarihli 30/11/2022 ödeme günlü 375.000,00-TL değerindeki teminat senedi ... no'lu 08/06/2021 düzenleme tarihli, 30/12/2022 ödeme günlü 375.000,00-TL değerindeki teminat senedi... no'lu 08/06/2021 düzenleme tarihli, 31/01/2023 ödeme günlü 375.000,00-TL değerindeki teminat senedi ... no'lu 08/06/2021 düzenleme tarihli, 28/02/2023 ödeme günlü, 375.000,00-TL değerin senedi ... no'lu 08/06/2021 düzenleme tarihli, 31/03/2023 ödeme günlü, 375,000,00-TL değerindeki teminat senedi ... no'lu 08/06/2021 düzenleme tarihli, 30/04/2023 ödeme günlü, 375.000,00-TL değerindeki teminat senedi ... no'lu 08/06/2021 düzenleme tarihli 31/05/2023 ödeme günlü, 375.000,00-TL değerindeki teminat senedi ... no'lu 08/06/2021 düzenleme tarihli, 30/06/2023 ödeme günlü, 375.000,00-TL değerindeki teminat senedi ...no'lu 08/06/2021 düzenleme tarihli, 31/07/2023 ödeme günlü, 375,000,00-TL değerindeki teminat senedi ve ... no'lu 08/06/2021 düzenleme tarihli, 31/08/2023 ödeme günlü, 375,000,00-TL değerindeki teminat senedinin 08/06/2021 tarihli protokole bağlı olarak verildiğini, protokole göre verilmesi karalaştırılan dairenin protokolde yazılı 15/04/2022 tarihine kadar tapudan devrinin yapılmadığını, bu protokolün ifasının mümkün olmadığını, bu protokol nedeniyle teminat olarak verilen bonoların hükümsüz hale geldiğini belirterek Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/72821 soruşturma numaralı dosyasındaki suça konu olan teminat senetlerinin müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması, teminat senetlerin serbest piyasada kullanılmaması ve tahsilinin önlenmesi amacıyla; öncelikle teminatsız olarak bu talep kabul görmezse mahkemenin takdir edeceği teminat karşılığında ihtiyati tedbir  kararı verilmesini ve 12 adet teminat senedinin bedelsizliğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından toplamı 4.500.000,00-TL tutarındaki senetlerin bedelsizliğinin tespiti talepli dava ikame edildiğini, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak tamamen kötü niyetle dava açıldığını, davacı vekili aracılığıyla sunulan dava dilekçesinde, \"..piyasayı 100 milyon lira dolandıran çeteye yönelik yapılan operasyonda, vatandaşları dolandıran davalının da içerisinde bulunduğu 9 çete üyesinin yakalandığı\" şeklinde ifadelerle, sırf mahkeme karşısında müvekkilinin davacının haklı olduğu izlenimi yaratmak amacıyla müvekkilimize hakaret edilmesi nedeniyle suç duyurusunda bulunacaklarını, zira müvekkili hakkında her ne kadar dolandırıcılık suçundan dolayı soruşturma yürütülmekteyse de henüz müvekkilimizin anılan suçu işlediği yönünde kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını, Anayasa'nın 38. maddesinde \"Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.\" şeklinde ifade edilen masumiyet karinesi uyarınca davacının suç teşkil eden beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, 18/11/2021 tarihli protokol uyarınca müvekkilinin ve yetkilisi olduğu şirketin davalıya hiçbir borcunun kalmadığını ve dava konusu yapılan senetlerin ise davacı tarafından ödeneceğinin kararlaştırılmasına rağmen davacının haksız menfaat temin etmek amacıyla olarak işbu davayı açtığını, dava dilekçesinde 06/08/2021 tarihli sözleşmeyi davalı şirket ile yaptığını ve davalı şirkete senetler verdiğini belirttiğini, dolayısıyla müvekkili ...'a yöneltilecek husumet bulunmadığından, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı dilekçesinde davalı şirket ile arasında 08/06/2021 tarihinde ...İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada,... parsel, ...Blok,... nolu bağımsız bölümün en geç 15/04/2022 tarihine kadar tapuda satışı ve devrinin yapılması hususunda anlaşma sağladıklarını, bu satış sözleşmesinin temini için 12 adet bonoyu teminat olarak verdiğini, 08/06/2021 tarihli sözleşmeye göre dairenin kendisine teslim edilmediğini, 12 adet senedin davalılarda olduğunu, kendilerinin dolandırıldığını, davalı ... hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/72821 Soruşturma sayılı dosya ile hakkında dolandırıcılık suçundan soruşturma yürütüldüğünü, teminat senetlerinin teslim edilmediğinden her an anılan senetlerin icra takibine konu edilebileceğinden senetlerin tedbiren durdurulmasını ve bedelsizliğinin tespitini talep ettiğini, davacının olayları eksik anlatarak mahkemeyi yanlış yönlendirme gayreti içerisine girdiğini, davacının yalnızca 08/06/2021 tarihli sözleşmeyi dile getirdiğini ve 18/11/2021 tarihli protokole hiç değinmediğini, nitekim 18/11/2021 tarihli protokolün incelenmesi halinde davaya konu senetlerin davacı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığının ortaya çıkacağını, davacı ile müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket arasındaki 08/06/2021 tarihli sözleşme ile, ...İli, ... İlçesi,... Mahallesi, ... Ada,... Parsel, ... Kat, ... numaralı bağımsız bölümün  4.500.000,00-TL bedel karşılığında davacı ...'a satışı hususunda anlaşma sağlandığını, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca davacı tarafından davalı şirkete 08/06/2021 düzenleme tarihli, 30/09/2022 vade tarihli 375.000,00-TL bedelli senet, 08/06/2021 düzenleme tarihli, 31/10/2022 vade tarihli 375.000,00-TL bedelli senet, 08/06/2021 düzenleme tarihli, 30/11/2022 vade tarihli 375.000,00-TL bedelli senet, 08/06/2021 düzenleme tarihli, 31/12/2022 vade tarihli 375.000,00-TL bedelli senet, 08/06/2021 düzenleme tarihli, 31/01/2023 vade tarihli 375.000,00-TL bedelli senet, 08/06/2021 düzenleme tarihli, 28/02/2023 vade tarihli 375.000,00-TL bedelli senet, 08/06/2021 düzenleme tarihli, 31/03/2023 vade tarihli 375.000,00-TL bedelli senet, 08/06/2021 düzenleme tarihli, 30/04/2023 vade tarihli 375.000,00-TL bedelli senet, 08/06/2021 düzenleme tarihli, 31/05/2023 vade tarihli 375.000,00-TL bedelli senet, 08/06/2021 düzenleme tarihli, 30/06/2023 vade tarihli 375.000,00-TL bedelli senet, 08/06/2021 düzenleme tarihli, 31/07/2023 vade tarihli 375.000,00-TL bedelli senet, 08/06/2021 düzenleme tarihli, 31/08/2023 vade tarihli 375.000,00-TL bedelli senet şeklinde anılan senetlerin davacı tarafından müvekkili şirket adına düzenlenerek teslim edildiğini, davacı ile müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket arasında yapılan 08/06/2021 tarihli sözleşme ile her ne kadar taşınmazın davalıya devredilmesi kararlaştırılmışsa da davalı şirketin elinde olmayan sebeplerle taşınmazın davacıya devrinin sağlanamadığını, bunun üzerine müvekkilinin ve yetkilisi olduğu şirket ile davacı bir araya gelerek, 18/11/2021 tarihinde yeni bir protokol tanzim ettiklerini, anılan protokole göre davacının ödemiş olduğu çek ve senetler ile dava konusu senetlerin davacı tarafından ödenmesi karşılığında davacıya 10.000.000,00-TL (on milyon) değerinde ... çeki verildiğini, 18/11/2021 tarihli protokolün 2. maddesinde; \"... tarafından ... Ltd. Şti. isimli şirkete keşide edilen ve protokol Ek-3 numaralı listesinde yer alan toplam 4.500.000,00-TL değerindeki, senetler vade tarihinde ... tarafından ödenecektir.\" maddesi gereğince, dava konusu senetlerin davacı tarafından ödeneceği kararlaştırılmış olup, protokolde belirtildiği şekilde söz konusu senetlerin bedelinin de davalılar tarafından davacıya ödendiğini, tarafların bu tarihten geçmişe dönük olarak birbirlerini ibra ettiklerini, dolayısıyla davacının 18/11/2021 tarihinden önceki konuyu gündeme getirerek hak talep etmesinin mümkün olmadığını, davalıların protokolde belirtilen edimleri yerine getirmesine rağmen, davacı edimlerini yerine getirmekten imtina ettiğini, belirterek işbu davanın açılmasında davacının tamamen kötüniyetli hareket ederek haksız çıkar sağlamayı amaçladığını, 18/11/2021 tarihli protokol gereğince davacının açmış olduğu davanın reddine ve kötüniyetli olduğunun açıkça anlaşılması karşısında alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek davacının tedbir talebinin reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı aleyhinde % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...'ne usulüne uygun meşruhatlı dava dilekçesi tebliğine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara katılmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"....Dosya kapsamına göre, davacı ile davalı ...Ltd. Şti. adına davalı ... arasında 08/06/2021 tarihli gayrimenkul satış protokolü düzenlendiği, bu protokol gereğince ... İli, ... İlçesi, ...Mahallesi, ... Ada, ... parsel, ... Blok, ... nolu bağımsız bölümün en geç 15/04/2022 tarihine kadar tapuda satışı ve devrinin yapılması hususunda taraflar arasında anlaşma sağlandığı, davacı tarafından bu satış sözleşmesinin temini için davaya konu edilen 12 adet bononun teminat olarak verildiği, 08/06/2021 tarihli protokole göre satışı  kararlaştırılan dairenin tapusu davacıya devrinin sağlanmadığı, bundan sonra taraflar arasında18/11/2021 tarihli ikinci bir protokol imzalandığı, 18/11/2021 tarihli protokolün düzenlendiği konusunun tarafların kabulünde olduğu, bu protokolün taraflar adına tarafların vekilleri tarafından imzalandığı, 18/11/2021 tarihli protokolün incelenmesinde tarafların birbirleri nezdinde bulunan cari hesapları konusunda tam ve eksiksiz olarak anlaştıklarının,  08/06/2021 tarihli ilk protokolün 2. maddesinde; \"... tarafından ... Ltd. Şti. isimli şirkete keşide edilen ve protokol Ek-3 numaralı listesinde yer alan toplam 4.500.000,00-TL değerindeki, senetler vade tarihinde ... tarafından ödenecektir.\" 3. maddesinde \"Buna karşılık diğer tarafı teşkil eden şahıs ve şirketler tarafından 18/11/2021 tarihinde 10.000.000,00-TL değerinde... çekinin ...'a devri için  ...Şirketi'ne talimat verilecek ve devir işlemi 18/11/2021 tarihinde yapılacaktır.\" ve protokolün 4. maddesinde; \"İlk üç maddede belirtilen şartların tamamı gerçekleştikten sonra taraflar, birbirlerinden hiçbir şekilde alacakları kalmayacağını ve şartların eksiksiz gerçekleşmesi halinde birbirlerini tam ve kesin bir biçimde tüm borç ve alacaklardan ibra ettiklerini kabul ve taahhüt etmektedirler. ...\" yazdığı,  18/11/2021 tarihli protokol uyarınca davalı tarafça davacıya dava konusu edilen  4.500.000,00-TL tutarındaki 12 adet bonoya karşılık  10.000.000,00-TL değerinde... çeki verdikleri, ... A.Ş.'nin cevabi yazısında 26/11/2021 tarihli ... seri numaralı... çekinin tutarı 10.000.000,00-TL olup, (barter çeki karşılığı nakit ödeme yapılmamakta) işlem sonucu satıcı ...'ın barter hesap dökümüne alacak kaydı olarak ve alıcı ...'ın barter hesap dökümüne borç kaydı olarak işlenmiştir ifadesi ile bu hususun teyit edildiği, yine anılan protokol koşullarının davalı tarafça yerine getirilmiş olduğu dikkate alındığında anılan protokolün 4. maddesinde; \"İlk üç maddede belirtilen şartların tamamı gerçekleştikten sonra taraflar, birbirlerinden hiçbir şekilde alacakları kalmayacağını ve şartların eksiksiz gerçekleşmesi halinde birbirlerini tam ve kesin bir biçimde tüm borç ve alacaklardan ibra ettiklerini kabul ve taahhüt etmektedirler.\"  hükmü gereği tarafların bu tarihten geçmişe dönük olarak birbirlerini ibra ettikleri görüş ve kanaatine varılmıştır. Mevcut hale göre davacının sübut bulmayan menfi tespit davasının reddine karar vermek gerekmiştir.  İİK'nun 72/3-4. maddesinde icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği tazminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği, dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararının kalkacağı, buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış olmaktan dolayı doğan zararını gösterilen teminattan alacağı, alacaklının uğradığı zararın aynı davada takdir olunarak karara bağlanacağı, bu zararın herhalde yüzde %40'tan aşağı tayin edilemeyeceği hüküm altına alınmış, 6352 sayılı yasa ile yapılan değişiklikle 05/07/2012 tarihinden itibaren  %40 oranı %20 olarak değiştirilmiştir.<br>Bu yasal düzenleme doğrultusunda davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekir. Somut olayda, mahkememizce 19/07/2022 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Bu nedenle ihtiyati tedbir dolayısıyla davalıların alacağını geç almış olmaktan dolayı doğan zararı bulunduğundan İİK'nun 72/4. maddesinin yasal koşullarıgerçekleştiğinden, yine cevap dilekçesinde talep edildiğinden İİK'nun 72/4. maddesi uyarınca 4.500.000,00-TL'nin taktiren %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine  karar verilmelidir. ...\" gerekçesiyle davanın reddine, İİK'nun 72/4. maddesi uyarınca 4.500.000,00-TL'nin taktiren %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya konu bonolorın suç unsuru olduğu ceza ve soruşturma dosyalarının bekletici mesele yapılması gerekirken bekletici mesele talebinin dahi  dikkate alınmadan yerel mahkeme tarafından eksik inceleme neticesinde hatalı ve hukuka aykırı karar verildiğini, ilk derece mahkemesinin müvekkili tarafından davalılar hakkında yapılan iki ayrı şikayetin sonucunu beklemediğini, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin  2013/7781 E. ,  2013/9981 K. Sayılı kararının emsal olduğunu, ayrıca dosya kapsamında davaya konu 08/06/2021 tarihli protokole konu ... İli, ... İlçesi,...Mah.... Ada ... parsel üzerinde bulunan ... Blok Kat:... No:... adresinde bulunan taşınmazın tapu kayıtları celp edilmemiştir. Nitekim gerekçeli kararın deliller kısmında '' İstanbul Kağıthane Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi,... ada,... parsel üzerinde bulunan... blok, ... Kat, ... bağımsız bölüm sayılı taşınmazın tapu kayıt örneği istenilmiştir. 27/07/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. '' şeklinde belirtilmişse de davaya konu edilen taşınmaz bilgisi istenmemiş, gelen müzekkere cevabında da davaya konu edilen taşınmaz bilgileri gönderilmediğini, bu haliyle de dosyada eksik inceleme ve araştırmanın söz konusu olduğunun görüldüğünü, yine dosya kapsamında sadece davacı müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesi sonucu alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, yerel mahkemenin yemin teklif etme hakkını hatırlatmadığını, nitekim yemin deliline delil listesinde dayanılmış olmasının yeterli olduğunu, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/3098 E. , 2021/546 K. Sayılı kararı, davaya konu senetlerin, taraflarca imzalanan 08/06/2021 protokol gereğince teminat senedi olduğunu, söz konusu dairenin satış ve devri gerçekleşmediğinden müvekkili tarafından verilen işbu teminat senetlerinin hükümsüz kaldığını, yerel mahkemenin gerekçeli kararında belirtildiği ve dayandığı üzere; 18/11/2021 tarihli protokol, tarafların vekilleri tarafından imzalandığını, baroya kayıtlı avukat olan vekillerin taraflar adına sözleşme imzalama yetkisi olup olmadığı araştırılmadığını, nitekim 18/11/2021 tarihli protokol yetkisiz temsil nedeniyle hukuken geçersiz olduğunu,ni  bu sebeple müvekkili bağlamadığını, yerel mahkemece işbu vekillerin, taraflar adına sözleşme imzalama yetkisi olup olmadığı araştırılmadığını, taraf vekillerince imzalanan 18/11/2021 tarihli protokolün geçersiz olup müvekkilini bağlamayacağını, yargılama sırasında bu durumun aksi ispat edilmediğini, 6098 Sayılı TBK'nun Vekâletin kapsamı başlıklı 504. maddesinde; “Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir. Vekâlet, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar. Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz.” hükmü yer aldığını, davalıların protokole konu taşınmazı müvekkiline devretmediğini, bu sebeple 08/06/2021 tarihli protokol hükümleri davalılar tarafından yerine getirilmediğini, yerel mahkemenin gerekçesine esas alınan 18/11/2021 tarihli protokol ise yetkisiz vekiller tarafından imzalandığından geçersiz olduğunu, işbu teminat senedi vasfında olan senetlerin 18/11/2021 tarihli geçersiz olan protokolün 4. maddesinde belirtilen tarafların  hak ve alacağı olarak değerlendirilerek teknik olarak alacak kapsamına alınması hukuken mümkün olmadığını, nitekim teminat senedinin bir alacak olmadığını,  ... çekinin, türk hukuk sisteminde tüm ödemeleri düzenleyen borçlar kanunu genel hükümleri ve türk ticaret kanununa göre bir ödeme aracı ve ödeme şekli olmadığını, bu durumun yerel mahkemenin kararında “(barter çeki karşılığı nakit ödeme yapılmamakta) şeklinde ifade edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yerel mahkemenin kabülüne göre nakit ödeme vasıtası olmayan barter çeki ile müvekkilinin ne şekilde bir ödeme kabul etmiş olacaktır? barter çeki kıymetli bir evrak mıdır, para yerine mi geçmektedir?  ayrıca barter çeki hukuk sisteminde tanımlandığını,  kaldı ki bu sözleşmenin müvekkilini bağlamadığını,  müvekkilne barter çeki ile herhangi bir ödeme yapılmadığını, 18/11/2021 tarihli protokolün 4.maddesi yerine getirilmediğini, bu nedenle yerel mahkemenin kararının yerinde olmadığını, eksik araştırma ve inceleme ile verilmiş hatalı bir karar olduğunu, \tYargıtay uygulamasına göre senedin talili kısaca, senedin üzerinde yazılı kayıtların aksinin iddia edilmesi anlamına geldiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/19-821 E., 2019/58 K. Sayılı 05.02.2019 tarihli kararı ilk derece mahkemesinin müvekkili aleyhine iik 72/3-4.maddesi gereğince tazminata hükmettiğini, ancak dosya kapsamında iik 72/2-3.madde şartları oluşmadığını, bir başka hususa değinmek gerekirse de; ceza dosyasında davalıya beraat kararı verilmişse de işbu beraat kararı türk borçlar kanunu 74. madde gereğince hukuk hakimini bağlamadığını, TBK 74.maddesi; “ Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” Buna göre hukuk hakimi, ceza yargılaması sonunda verilen beraat kararları ile kusurun bulunmadığını ya da kusurun derecesini belirleyen ve zarar miktarını tespit eden ceza mahkemesi kararları ile bağlı olmadığını, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde; 08/06/2021 tarihli protokolün 4/1.maddesine göre davaya konu bonoların teminat senedi niteliğinde olması, taşınmaz satışının gerçekleşmemesi ve 08/06/2021 tarihli protokülün davalı tarafından ifa edilmemesi, barter çeklerinin ödeme vasıtası olmaması ve dosya kapsamında iddialarımızın aksinin ispat edilmemesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi ve müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesi yasalara ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek; istinaf dilekçesinde arz ve izah olunan ve mahkemece re'sen dikkate alınacak sebeplerle; istinaf başvuru dilekçesinin kabulüyle;  6100 HMK'nun 356.maddesi gereğince istinaf incelemesinin, Dairece duruşmalı olarak yapılarak delillerin toplanılmasını ve neticeten davanın kabulüne karar verilmesini, duruşmalı inceleme talebi kabul görmez ise; 6100 sayılı hmk'nun 353.maddesi gereğince eksik araştırma ve inceleme nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını, ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın dilekçesinde, davaya konu bonoların suç unsuru olduğu ceza ve soruşturma dosyalarının bekletici mesele yapılmadan karar verildiğinden eksik inceleme sonucu karar verildiğini belirttiğini, davacının istinaf talebinin, dosya kapsamına açıkça aykırı olduğunu, davacının beyanlarının dosya kapsamıyla bir ilgisi bulunmadığını, nitekim taraflar arasındaki anlaşmanın sarih olup, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince taraflar diledikleri konularda diledikleri şekilde anlaşma sağlayabileceğini, davacının barter çekini kabul ettikten sonra bunun bir ödeme aracı olmadığını ileri sürmesi dürüstlük kuralıyla ve sözleşme serbestisi ilkesiyle bağdaşmadığını, taraflar arasında yapılan anlaşmada genel ahlak kuralına ve kamu düzenine aykırılık içermediğinden davacının böyle bir iddia ileri sürmesi doğru olmadığını, kaldı ki, yargılamanın barter çekiyle bir ilgisi bulunmadığını, ayrıca, davacının basiretli bir tacir olup, barter çekinin hukuki sonuçlarını bildiğini belirterek; istinaf dilekçesinde arz ve izah olunan nedenlerle, yerel mahkemenin vermiş olduğu karar usul ve yasalara uygun olup, davacının haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli istinaf başurusunun reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br> HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen daire satış sözleşmesince sözleşmenin gereği taşınmazın davacıya teslim edilmemesi, sözleşmenin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle davalıya verilen teminat senedinden ötürü borçlu olunmadığının tespiti  istemine ilişkindir.<br> Davacı ile davalı ...Ltd. Şti. Adına davalı ... arasında 08/06/2021 tarihli adi yazılı gayrimenkul satış protokolü düzenlendiği, bu protokol gereğince ... İli, ...İlçesi, ... Mahallesi, ...Ada, ...parsel, ... Blok, ... nolu bağımsız bölümün en geç 15/04/2022 tarihine kadar tapuda satışı ve devrinin yapılması hususunda taraflar arasında anlaşma sağlandığı, davacı tarafından bu satış sözleşmesinin temini için davalı yana 12 adet bonoyu teminat amacıyla verdiği, ancak 08/06/2021 tarihli protokole göre satışı kararlaştırılan dairenin tapusunun davacıya devredilmediği görülmüş, bu hususlarda taraflar arasında niza bulunmadığı anlaşılmıştır.  Tarafları vekilleri tarafından 18/11/2021 tarihli ikinci bir protokol imzalandığı, 18/11/2021 tarihli protokolün incelenmesinde tarafların birbirleri nezdinde bulunan cari hesapları konusunda tam ve eksiksiz olarak anlaştıkları, 18/11/2021 tarihli protokolün 2. maddesinde; \"... tarafından ... Ltd. Şti. isimli şirkete keşide edilen ve protokol Ek-3 numaralı listesinde yer alan toplam 4.500.000,00-TL değerindeki, senetler vade tarihinde ... tarafından ödenecektir.\" 3. maddesinde \"Buna karşılık diğer tarafı teşkil eden şahıs ve şirketler tarafından 18/11/2021 tarihinde 10.000.000,00-TL değerinde ... çekinin ...'a devri için ... Şirketi'ne talimat verilecek ve devir işlemi 18/11/2021 tarihinde yapılacaktır.\" ve protokolün 4. maddesinde; \"İlk üç maddede belirtilen şartların tamamı gerçekleştikten sonra taraflar, birbirlerinden hiçbir şekilde alacakları kalmayacağını ve şartların eksiksiz gerçekleşmesi halinde birbirlerini tam ve kesin bir biçimde tüm borç ve alacaklardan ibra ettiklerini kabul ve taahhüt etmektedirler. ...\" şeklinde ifade olduğu görülmüştür.<br> Barter sistemi, mal mübadelesi (trampa) müessesesinin güncel ekonomik hayata adapte edilmiş hali olup, sistemin esasının üye firmalar arasındaki mal ve hizmet alışverişlerinde değişim aracı olarak paranın kullanılmamasına dayandığının anlaşılmaktadır. Davacının davalı ile yaptığı sözleşmede ödemenin barter çeki ile yapılacağını kabul ettiği, bundan sonra davacının ifayı nakit olarak değil, barter havuzunda bulunan mal ve hizmetlerden sağlaması gerektiği, bu durumda davacının sisteme üye ise alacağını sistemden talep edebileceği, üye değil ise sisteme üye olup barter çekinin tahsilini talep edebileceği, dolayısıyla davacının barter çekini üye sıfatı ile kabul ederek teslim almak suretiyle barter üyesi olmayı kabul ettiği, dosyaya davacının barter havuzundan çeki tahsil etme talebinin reddedildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin de sunulmadığı gibi... A.Ş tarafından verilen cevapta davacıya barter çekinin alacak, davalıya borç olarak yansıtıldığının bildirildiği görülmüştür. Bu durumda davacının 18.11.2021 tarihli  protokole onay verdiği anlaşılmıştır. Aynı zamanda davacı her ne kadar yemin deliline dayandığını, mahkemenin kendisine yemin delilini hatırlatmadığını beyan etmişse de  HMK.226/1-c gereği yemin edecek kimseyi ceza soruşturma veya kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalarda yemin teklif edilemeyeceği anlaşılmıştır. <br> Davacının 08.06.2021 tarihli sözleşme ile teminat senedi olduğunu belirttiği, borçlu olmadığını iddia ettiği senetlere ilişkin olarak ikinci kez yapılan sözleşmede bu senetlerin ödemesi karşılığında davalıdan barter çeki aldığı, bu suretle tarafların birbirini ibra ettikleri görülmekle HMK'nın 200. Maddesine göre senede karşı senetle ispat yükümlülüğü altında bulunan davacı tarafça borçlu olmadığı hususunun kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı görülmekle davacının istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir. <br>  Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 29/01/2024 tarih ve 2022/618 E. - 2024/70  sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.09/05/2024\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ae4c0c53dc2ecaa","SID":"8dcd4d0d3e9bc350"}}