{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2124 <br>KARAR NO: 2024/643<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 09/06/2021<br>NUMARASI: 2017/319 Esas - 2021/432 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 25/04/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 20.06.2016 günü saat 10:10 sıralarında müvekkillerinin desteği olan ...'nin içinde yolcu olarak bulunduğu  ... isimli şahsın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın belirtilen mevkiide demiryolu ile stabilize yolun kesiştiği alandan kontrolsüz geçiş yapmak istediği sırada TCDD ait makinistliğini ... ve ... isimli şahısların yaptığı ... sefer sayılı 1 lokomotif 8 yolcu vagonu mevcut trenin çarpmasına maruz kalması sonucunda vefat ettiğini, söz konusu kazaya ilişkin olarak Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan kusura  bilirkişi raporuna göre ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un asli ve tamamen kusurlu olduğunu, lokomotif sürücüsü ve yardımcısının ise her hangi bir kusuru bulunmadığını,  meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin desteği ...'nin ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunduğunu, bu sebeple kusura katılmasının söz konusu olmayacağını, trafik kazası sonucu vefat eden ...'nin desteğinden yoksun kalan müvekkilleri adına davalı ...’na başvuruda bulunulduğu fakat taleplerinin tam ve gerekli şekilde karşılanmadığını belirterek asgari 1.000-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ek tazminat talebi için gerekli belgelerle başvuru yapılmadığından, davanın usulden reddi gerektiğini, öncelikle, T.C. vatandaşı olmayan davacıların bu davayı ikame etme hakkı bulunmadığını, dava hakkı konusunda itirazları bulunduğunu,  ikinci olarak davacıların teminat yatırması gerekip gerekmediğinin de değerlendirilmesini, teminat yatırılması gerektiğine ilişkin itirazlarını sunduklarını, dava tarihinden  itibaren yasal temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, dava tarihinden önce müvekkili kurumun davacılara ödeme yaptığını, davacı müvekkili kurumu ibra ettiğini, müvekkil kurumun sorumluluğunu yerine getirdiğini, bunun yanında tazminat borcunun kaynağının da haksız fiil olan trafik kazası olduğunu, müvekkil kurumun kendisine yapılan başvuruyu inceleyerek ödeme yaptığı için ödeme tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi işletilmesi mümkün olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kabulüne, müteveffa ...'nin desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle, davacı eş ... için 75.778,54 TL destek zararı, davacı çocuk ... için 9.905,58 TL destek zararı ve davacı çocuk ... için 7.992,88 TL destek zararı olmak üzere toplam 93.677,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 14/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı yana, müvekkili kurum tarafından bu dava ikame edilmeden önce tazminat ödemesinin yapıldığını, müvekkili kurum tarafından yapılan bu ödemenin, ödeme tarihindeki verilere göre güncellenerek teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, davacının hak kazandığı tazminat miktarının net olarak belirlenmesi, akabinde teminat limiti belirlenmesi ve sonrasında yapılan ödemenin güncel hali bu tutardan mahsup edilmesi gerektiğini, hukuka ve hakkaniyete uygun düşecek uygulamanın bu yönde olduğunu, mahkeme kararında bu hususun göz ardı edilerek yapılan inceleme neticesinde davacıların hak kazandığı tazminattan müvekkili kurum tarafından davadan önce yapılan ödeme güncellenerek mahsup edilmediğini, mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığını, yeniden incelemeyi gerektirdiğini, TRH 2010 yaşam tablosunun ve 1.8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, mahkeme kararının dayandığı hesap raporunun bu yönüyle hatalı olup yeniden incelemeyi gerektirdiğini, gerekçeli kararda, müvekkili kurum aleyhine, mahkemece belirlenen ve dava tarihinden önceki bir tarihe denk gelen temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiğini, Yargıtay kararları ışığında (Yargıtay 10. HD. 2003/5726 E. 2003/6258 K), müvekkili kurum aleyhine ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini, bu sebeple de karar hatalı olup yeniden incelemeyi gerektirdiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 20.6.2016 günü saat 10.00 sularında Elazığ, Merkez, Yurtbaşı Beldesi, ... mevkiinde makinist ... yardımcı makinist ... yönetiminde Elazığ istikametinden Tatvan yönüne seyretmekte olan 8 yolcu vagonlu Van Gölü Ekspresinin km 41+700 de bulunan yasal olmayan hemzemin geçitten sürücü ... yönetiminde geçmekte olan ... plaka sayılı ... marka minibüse  çarptığı kazada ... plaka sayılı araçta bulunan yolcular ..., ..., ..., ..., ..., ...,... ve davacıların desteği ... ile araç sürücüsü ...'un hayatlarını kaybettikleri anlaşılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2021/13803 Esas ve 2022/7689 Karar sayılı kararında; \"...5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip  giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. ... öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.\" belirlemesinde bulunmuştur. Somut olayda vefat eden destek ve davacılar Suriye vatandaşı olup 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorunda olmalarına rağmen Mahkemece dava şartı olan teminat hususu resen araştırılmadan  işin esasına girilerek eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde Mahkemece yapılması gereken davacıların teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmek, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Daire kararının kapsam ve şekline göre; davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86a3cbc5999a7af6","SID":"01e0392e2bec66c8"}}