{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/65 Esas<br>KARAR NO: 2024/534<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/10/2020<br>NUMARASI: 2019/493 Esas, 2020/460 Karar<br>DAVANIN KONUSU: KAYIT KABUL (İİK 235)<br>KARAR TARİHİ: 02/05/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile hakkında iflas kararı verilen ve tasfiye işlemleri İstanbul ... İflas Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile yürütülen ... Ltd. Şti. arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, müvekkili Bankaya borçlu müflis firmanın iflas etmiş olması nedeniyle, ... Ltd. Şti.’den olan alacağın iflas masasına kaydı talebiyle İstanbul .... İflas Müdürlüğümün ... sayılı dosyasına başvurulduğunu, iflas tarihi olan 14.12.2018 tarihi itibariyle müvekkili bankanın müflis şirketten toplam 171.235,03-TL nakdi, gayrinakdi çek kredisi nedeniyle verilen çek karnesinden iade edilmemiş çek yaprakları nedeniyle yasal yükümlülük tutarı olan 22.400,00-TL gayri nakdi alacağının bulunduğunu, İflas Müdürlüğünce başvurularının bilgi ve belge eksikliği nedeniyle reddedildiğini, iflas idaresinin red kararının 25.07.2019 tarihinde müvekkili bankaya tebliğ edildiğini belirterek reddedilen 14.12.2018 İflas tarihli itibariyle 171.235,03-TL nakdi alacaklarının ve 22.400,00-TL mer’i çek riskinin iflas masasına kaydına ve müvekkilinin 2. alacaklılar toplantısına katılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı müflis şirket İflas idaresince davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI  Mahkemece; davacı banka kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan raporun asıl alacak ve kredi kartı ile kredili mevduat hesabına işleyen akdi faiz ile BSMV hesabı yönünden denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, iskonto kredisine işletilmesi gereken akdi faizin ise basit hesap niteliğinde Mahkemece hesaplandığı, iskonto kredisi için iflas tarihine kadar sözleşmeye göre talep edilebilecek akdi faizin (anaparax%34x16 gün/36000 hesabıyla) 1.529,72 TL, faizin %5 BSMV'sinin ise 76,48 TL olduğu, tüm kredi türlerine göre hesaplanan toplam faizin 2.311,13 TL, faizin BSMV'sinin 115,56 TL olduğu, bu hesabın hükme esas alınması gereken hesap olduğu anlaşılmakla, nakdi alacak yönünden tespit edilen alacağın iflas tarihine kadar işleyen faiziyle birlikte 166.365,93-TL asıl alacak, 2.311,13-TL iflas tarihine kadar işlemiş akdi faiz, 115,56-TL faizin BSMV'si olmak üzere toplam 168.792,62-TL nakdi alacağının, müflis ... Ltd. Şti.'nin İstanbul .... İflas Dairesi ... iflas sayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne, nakdi alacak yönünden fazla istemin reddine çek depo bedelinden kaynaklanan gayrinakdi alacakla ilgili iflas masasına kayıt kabul isteminin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili Bankanın gayrinakdi riskinin reddinin hukuka aykırı olduğunu,her bir çek yaprağı karşılığı ödemekle yükümlü olduğu bedeli depo etmekle yükümlü olanın müflis firma olduğunu, çeklerin karşılıksız çıkması durumunda çek yasal yükümlülük tutarları depo edilmediğinden bahisle müvekkili Banka tarafından ödeneceğini, ayrıca istenen bu tutarın kredilere mahsup edilmek üzere değil, depo edilerek her bir başvuru sonrası ödenmek üzere istendiğini, iflas Müdürlüğü'nün müflis firmayı 22.400,00.-TL depo etmesine zorlayamayacağı düşünüldüğünde müvekkili Bankanın her karşılıksız çek başvurusu neticesinde bu bedeli kendi aktifinden ödemesinin kabul edilemeyeceğini belirterek Mahkeme'nin sadece 22.400,00.-TL'lik gayri nakdi alacağın reddi yönündeki kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacı tarafın alacak kayıt talebinin kabul edilebilmesi için söz konusu alacak için kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil ya da kefillerin bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise kefillere karşı bir işlem başlatılıp başlatılmadığı ya da kefillerden bir tahsilat yapılıp yapılmadığı, ayrıca yine kredi sözleşmelerinde kefil haricinde başkaca bir teminat bulunup bulunmadığı gibi hususların bilinmesi gerektiğini, davacı tarafından bu yönde bir beyanda bulunulmadığı, bilirkişi raporunda da bu sorular cevaplanmadan sadece müflis şirketin davacı bankaya olan borcunun hesaplanmış olmasının bir eksiklik olduğunu, Sayın Mahkemece de bu eksiklik giderilmeden davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, öte yandan yukarıda değindiğimiz eksikliklere rağmen Sayın Mahkemece hüküm kurulacak ve davacının alacak kaydı talebi kabul edilecekse dahi vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılması gerektiğine dair itirazlarının da Sayın Mahkemece dikkate alınmadığını, davacı tarafın İflas Müdürlüğüne alacak kaydı için başvurduğunda hem alacak miktarını hatalı hesapladığını, hem yükümlülüğü bulunmayan çek yaprak bedelleri açısından da talepte bulunduğunu ve hem de tüm bu taleplerini kanıtlar nitelikte evraklarını sunmayarak sadece onaylanmamış bir kısım ekran çıktıları ile başvuruda bulunduğunu, İflas idaresinin bu şekilde yapılan bir alacak kayıt başvurusu neticesinde alacağın reddine karar vermekten başka bir çaresi bulunmadığını, davacı bankanın alacak kayıt başvurusunun reddedilmesi tamamen kendi kusurundan kaynaklandığını, dolayısıyla iş bu davanın açılmasına iflas idaresi tarafından sebebiyet verilmediği ve tamamen davacı tarafın eksik bildirimi neticesinde iş bu davanın açıldığı düşünüldüğünde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın kabulü halinde dahi yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 235. Maddesi gereğince açılan kayıt kabul davasıdır.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar.İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, iflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. m).Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. İş bu davanın, masaya kayıt için başvurunun reddinden itibaren 15 gün içinde açılması gerekir, bu süre hak düşürücü süredir. Somut davada, Mahkemece iflas masası ile yazışma yapılmış olup, davacının alacak için başvurduğu masada 18 kayıt numarası aldığını ve kayıt sırasında 100 TL masraf avans yatırdığını, ilk sıra cetveli ilanı ve alacak ret kararı ... Bankası A.Ş vekiline 25.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davanında 07/08/2019 da açıldığı ve süresinde olduğu belirlenmiştir. Müflis şirket hakkında İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/820 E dosyasından verilen 2018/1354 K sayılı iflas kararının 17/10/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında, 14/12/2018 tarihinde iflas kararı verildiği, davacı banka ile müflis şirket arasında genel kredi sözleşmelerinin bulunduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. İstinafa konu uyuşmazlık, iade edilmeyen çek depo bedelinden kaynaklanan gayrinakdi alacağın iflas masasına şartlı alacak olarak kaydedilmesi gerekip gerekmediği, söz konusu alacak için kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil ya da kefillerin bulunup bulunmadığı, kefillere karşı bir işlem başlatılıp başlatılmamasının ya da kefillerden bir tahsilat yapılıp yapılmamasının, ayrıca yine kredi sözleşmelerinde kefil haricinde başkaca bir teminat bulunup bulunmamasının, davacının iflas masasına kaydını talep ettiği alacağa etkisinin bulunup bulunmadığı, kabul edilen alacak yönünden yargılama giderinden davalı iflas idaresinin sorumlu olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı banka ile davalı müflis şirket arasında 02.07.2015 tarihinde genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığı,iş bu sözleşmeler çerçevesinde davalı müflise krediler kullandırılmak suretiyle bir ticari ilişkinin oluştuğu, sözleşmenin 13.5. inci maddesinde” Müşteri, Banka ile arasında çıkabilecek her türlü anlaşmazlıkta, Banka'nın defterleri ile her türlü kayıtlarının, bilgisayar kayıtlarının, mikrofilm, mikrofiş vb.'nin geçerli delil teşkil edeceğini ve bu hükmün H.M.K. 193.maddesi uyarınca bir delil sözleşmesi niteliğinde olacağını kabul, beyan ve taahhüt eder.” düzenlemesinin yer aldığı anlaşılmıştır. Davacı bankanın 21.03.2019 tarihinde müflisten 171.235,03-TL muaccel nakdi alacağı bulunduğundan bahisle nakdi alacağının masaya kaydının ve 22.400,00-TL meri çek riski alacağının şarta bağlı olarak masaya kaydının 18.sırada talep edildiği, iflas idaresi tarafından, alacak kaydının 02/07/2015 tarihli genel nakdi ve gayrinakti kredi sözleşmesine dayandığı, müteselsil kefil bulunduğu, kredinin hangi taksitlerde ve hangi tarihlerde ne kadarının tahsil edildiğine ilişkin ödeme dökümlerinin sunulmadığı, her hangi bir onay yapılmamış ekran çıktısı ile yetinildiği, yine kredinin hangi tarihten itibaren ödenmeyip yasal ne gibi işlem yapıldığının, müteselsil kefil tarafına her hangi bir talep başlatılıp başlatılmadığının da iflas masasına bildirilmediği gerekçesi ile Nakdi alacak olarak talep edilen 171.235,03.TL alacağın tamamının reddine, \tGayri nakdi alacağın ise çek karnesinin iade edilmemesinden kaynaklı olduğu, ancak iflas halinde müflisin çek keşide edemeyeceği dikkate alınarak, dayanağı belirtilmeyen gayri nakdi alacak ismi altında talep edilen 22.400,00.TL alacağın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan 29.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacı banka ile müflis şirket arasında 02.07.2015 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeye istinaden borçlu şirkete cari hesap şeklinde çalışan iskonto-iştira ticari kredileri ve kredi kartı ile kredili mevduat hesabı kredisi kullandırıldığı, ayrıca çek karnesi verildiği, sözleşmede davacı banka kayıtlarına itibar edileceği konusunda delil sözleşmesi de bulunduğu, sözleşmenin 10.5 maddesine göre cari en yüksek akdi faizin iki katı oranında temerrüt faizi uygulanacağının kararlaştırıldığı, ancak iflas kararı 14.12.2018 tarihinde verildiğinden borca ancak akdi faiz uygulanabileceğini, müflis şirketin kullandığı krediden dolayı iflas tarihi itibariyle toplam borç tutarının 168.887.31 TL olarak belirlendiği, iflas kararı ile birlikte şirket yetkililerinin yetkileri ortadan kalktığı çeklerin iflas tarihinden önce ileri tarihli olarak keşide edilmiş olması sonucu değiştirmeyeceği Yargıtay kararında vurgulandığından iflas tarihinden önceki ve sonraki keşide tarihli çekler için bankanın ödeme yükümlülüğü bulunmadığı bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna davalı iflas idaresi vekilince itiraz edilmişse de, davacı bankaca itiraz edilmemiştir.1-Davacı bankanın istinaf nedeni değerlendirildiğinde;Davacı banka, 22.400,00-TL alacağının şarta bağlı alacak olarak kayıt kabulünü talep etmiş, Mahkemece gayrinakdi alacakla ilgili iflas masasına kayıt kabul isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, gayrinakdi alacağın reddinin hukuka aykırı olduğunu, çeklerin karşılıksız çıkması durumunda çek yasal yükümlülük tutarları depo edilmediğinden müvekkili Banka tarafından ödeneceğini, bu tutarın kredilere mahsup edilmek üzere değil, depo edilerek her bir başvuru sonrası ödenmek üzere istendiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür. Davacı tarafından iade edilmeyen çeklerle ilgili herhangi bir çek listesi veya bu çek bilgilerine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı görülmüştür. Müflis şirket hakkında 14.12.2019 tarihinde iflas kararı verildiğinden, çeklerin müflis şirketin iflas tarihi olan 14.12.2019 tarihi ya da öncesi itibariyle şirket yetkilileri tarafından keşide edildiği varsayıldığında ileride ibraz edilmeleri halinde ibraz süreleri geçmiş olacağından davacı bankanın ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, çeklerin iflas tarihinden önce, ancak ileri bir tarih atılarak keşide edildiğinin varsayılması halinde de iflasla birlikte şirket yetkililerinin temsil yetkileri kalmayacağından ileride bu çeklerin ibrazı halinde, yetkisiz kişiler tarafından imzalanmış çekleri, davacı Bankanın ödemesinin sözkonusu olmayacağı, sonuç olarak davacı Bankanın karşılıksız çıkma ihtimali bulunduğunu ileri sürdüğü çeklerden dolayı herhangi bir riskinin bulunmadığı doğmamış ve doğma olasılığı bulunmayan bir sorumluluktan bahisle masaya alacak kaydı talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 23 Hukuk Dairesi 2013/3023 E-2013/4687 K sayılı 05.07.2013 tarihli kararı)2-Davalı müflis şirket iflas idaresinin istinaf nedenleri değerlendirildiğinde;Davalı müflis iflas idaresi, dava konusu alacak için kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil ya da kefillerin bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise kefillere karşı bir işlem başlatılıp başlatılmadığı ya da kefillerden bir tahsilat yapılıp yapılmadığı, ayrıca yine kredi sözleşmelerinde kefil haricinde başkaca bir teminat bulunup bulunmadığı hususları incelenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür. Genel Kredi sözleşmesinden doğan kredi borcundan kaynaklı alacağın masaya kaydının talep edildiği bu davada, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 13.5. maddesi gereğince davacı bankanın kayıtlarının HMK'nun 193. maddesi anlamında kesin delil niteliği taşıdığı ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 11/04/2012 tarih, 2011/13982 E. 2012/6103 K. Sayılı ilamı) banka kayıtları esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporunda müteselsil kefillere karşı bir işlem başlatıldığına ya da kefillerden tahsilat yapıldığına yönelik bir tespitin yer almadığı,davalı müflis şirket tarafından da kefillerden tahsilat yapıldığına ve kefiller hakkında takip yapıldığına veya kefil haricinde başkaca bir teminatın bulunduğuna dair herhangi bir bilgi belge sunulmadığı, bu hali ile mahkemece tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Diğer taraftan davalı müflis şirket iflas idaresi, davanın açılmasına iflas idaresi tarafından sebebiyet verilmediği ve tamamen davacı tarafın eksik bildirimi neticesinde iş bu davanın açıldığını, davanın kabulü halinde dahi yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326'ncı maddesinde belirtildiği üzere vekâlet ücreti de dâhil yargılama giderlerinin davada haksız çıkan, yani aleyhe hüküm verilen tarafa yükletileceği düzenlenmiş olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/493 Esas, 2020/460 Karar sayılı ve 23/10/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.02/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2731550c2350b433","SID":"4ea0dd4ec5870c77"}}