{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/1834 <br>KARAR NO: 2024/655<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 31/05/2023<br>NUMARASI: 2023/211 Esas - 2023/432 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 25/04/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 11/08/2021 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul aracın seyir halindeyken müvekkili ile çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında plakası tespit edilemeyen aracın davalının sorumluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin söz konusu trafik kazası nedeniyle Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesinden alınan maluliyet raporuna göre %10 oranında malul kaldığını, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini belirterek, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000 TL sürekli iş göremezlik, 500 TL geçici iş göremezlik, 250 TL bakıcı gideri, 250 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 2.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından Tahkim Komisyonuna 29/07/2022-2022.E.279658 sayılı dosya ile başvuru yapılmış olup, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 14/10/2022-K.2022/2666992 sayılı kararı ile kazanın meydana geldiği ispatlanamadığından ret kararı verildiğini, işbu karara karşı davcı tarafça itiraz yoluna başvurulmadığını ve kararın kesinleştiğini, davacı tarafından müvekkili kuruma yapılan başvurunun da kazanın meydana gelmesinde bilinmeyen bir aracın varlığının ispat edilememiş olması nedeniyle reddedildiğini, yerleşik içtihat gereğince, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın varlığı somut delillerle ispat edilemez ise davanın reddedileceğini, müvekkilinin sorumluğunun kaza tarihinde geçerli olan teminat limiti ve poliçesi bulunmayan aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana geliş şeklinin, kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, dava tarihi itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin taleplerinin kesin hüküm nedeniyle HMK. 114/1-i ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, tedavi giderine ilişkin talebin ise esastan reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; meydana gelen müvekkilinin yaralandığı trafik kazasında plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında plakası tespit edilemeyen aracın ...'nın sorumluluğunda olduğunu,  müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ...'ın söz konusu trafik kazası nedeniyle, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi'nden 04/03/2022 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %10 oranında malul kaldığını, mahkemece verilen kesin hüküm nedeniyle reddine  karar verildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu kararında   trafik kazasının varlığı ispatlanamadığından davanın reddine karar verildiğini ancak dosya içerisinde var olan bilgi ve belgeler Sigorta Tahkim Komisyonu'nun sınırlarını aşan şekilde kapsamlı inceleme gerektirdiği için söz konusu hüküm verildiğini, trafik kazasının ispatı için yine Tahkim Komisyonu'nun sınırlarını aşacak şekilde tanık, keşif, bilirkişi ve sair delillerin toplanması gerektiğinden Sigorta Tahkim Komisyonu'nun kararı aslında bir nevi el çekme mahiyetinde olduğunu dolayısıyla söz konusu kazaya ilişkin  hukuk mahkemeleri tarafından inceleme yapılmasına engel teşkil edecek nitelikte bir karar olmadığını, kesin hüküm sayılmaması gerektiğini, dosyanın tahkimde esastan çözümlendiği gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince verilen bu karar müvekkili hak kaybına uğrattığını, mahkemece işin esasına girilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiğini  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 11/08/2021 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul motosikletin seyir halindeyken davacının kullandığı motosiklet ile çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiği iddiası ile davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Hazırlık incelemesinde incelenen kamera kayıtlarında kesin bir çarpışma görüntüsü belirlenmemekle birlikte iki motosikletin temas ettiği belirtilmiştir. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığınca olay ile ilgili daimi arar kararı verildiği görülmüştür.HMK'nın 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Konuya ilişkin Yargıtay  HGK'nun  2019/(7)9-759  Esas ve  2021/1663  Karar sayılı kararında \" Kesin hüküm, hükmü veren mahkeme de dâhil bütün mahkemeleri bağlar. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse mahkemeler aynı konuda, aynı dava sebebine dayanarak, aynı taraflar hakkında verilmiş olan hüküm ile bağlıdırlar; aynı uyuşmazlığı bir daha (yeniden) inceleyemezler; bu haliyle kesin hüküm bir def’i değil itirazdır. Bu bağlılık kural olarak hüküm fıkrasına münhasırdır ve gerekçeye sirayet etmez. Ancak gerekçe hükme ulaşmak için mahkemece yapılan hukukî ve mantıki tahlil ve istidlallerden (delillerden yargıya varma) ibaret kalmayıp, hüküm fıkrası ile ayrılması imkânsız bir bağlılık içinde bulunuyor ise istisnaen bu kısmın da kesin hükme dahil olduğunu kabul etmek gerekir. Hangi gerekçenin hüküm fıkrasına sıkı sıkıya bağlı olduğu her olayın özelliğine göre belirlenir. (HGK'nın 06.05.2018 tarihli ve 2017/19-1628 E.-2018/1098 K. sayılı kararı)  Maddi anlamda kesin hükmün amacı da bu hali ile mahkeme kararlarına güvenilmesini ve uyulmasını sağlamak, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kararın maddi anlamda kesinleştiği andan itibaren geleceğe yönelik olarak sona erdirmek ve nihayet çelişkili kararlar verilmesini önleyerek toplum hayatında hukukî istikrar ve güvenliği tesis etmektir.\" açıklamasına yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından eldeki davanın açıldığı 22/03/2023 tarihinden önce, sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin olarak 29/07/2022 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 14/10/2022 tarihinde trafik kazasının belirtilen şekilde gerçekleşip gerçekleşmediğinin ispat edilememesi nedeniyle talebin usulden reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmektedir. Bu kararın sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin olarak huzurdaki davada kesin hüküm oluşturacağı gözetilerek Mahkemece, eldeki davada bu taleplerin kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından görülen davada geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri tazminatı talep edilmiş eldeki davada da aynı talepler ile birlikte ayrıca tedavi gideri de talep edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece kesin hüküm kapsamı dışında kalan tedavi gideri ile ilgili olarak eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde Mahkemece yapılması gereken, Davacıdan tedavi giderleri ile ilgili ne kadar tazminat istediği husunda açıklama almak, belgelerini istemek, tedavi gideri ile ilgili olarak kusur raporu almak, kamera kayıtlarında davacı motosikleti ile temas halinde olduğu belirtilen motosikletin tescile tabi olup olmadığı, davalı  Güvence Hesabı'nın sorumluluğuna girip girmediğini belirlemek tespit edilen tüm veriler ve dosya kapsamına göre tedavi gideri ile ilgili olarak açıklayıcı gerekçe yazmak sureti ile karar vermekten ibarettir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f348627c289d90b4","SID":"a6f88df87199ea45"}}